ANASAYFA



<S O N E L E R >

 

ÖNSÖZ

 

Sevgi/saygıdeğer okur,

“SONELER,ilk gençlik yıllarımdan artık şakaklarımın ağarmaya başladığı bugünlere değin,beni derinden etkileyen olayların,duygu ve düşüncelerimde(ruhumda ve beynimde)oluşturduğu med-cezirlerin,çalkantıların,dalgalanışların(beşeri aşktan,ilahi aşka geçiş sürecinin)dile getirilmeye çalışıldığı içten,yalın lirik dizelerdir.

Gerek nitelik ,gerek nicelik bakımından Türk-belki de dünya-edebiyatında böylesine kapsamlı bir “SONELER” demeti olduğunu sanmıyoruz.

“SONELER” aynı zamanda hayatımdan-ve her yaştaki/kişilikteki insan(lar)ın hayat(lar)ından-önemli,çarpıcı kesitler taşıdığı için ilgi alanının geniş olacağını sanıyor,umuyorum…

“SONELER” için,bir bakıma,Batı şiir kalıpları içinde,Doğu düşüncesinin anlatılma denemesi de denebilir.

Bu içten,yürekten gelen duygu,fikir ve düşüncelerimi paylaşma nezaketini,inceliğini,duyarlılığını ve sabrını gösterdiğin(iz) için sonsuz teşekkürlerimi,gönül dolusu sevgilerimi,saygılarımı kabul ediniz.

Allah’a emanet olunuz…


Bu kitaba yeni eklenen soneleri görmek için TIKLAYIN

 

***YENİ SONELER'İ GÖRMEK İÇİN [TIKLAYIN]

KİTABIN BİR BÖLÜMÜ AŞAĞIDADIR.DEVAMINI PDF FORMATINDA GÖRMEK İÇİN [TIKLAYIN]
                                                                                                                                                                          

SONBAHAR (GÜZ )SONESİ

 

İşte tutuştu yine yapraklar,sular,canlar

Ufuklardan sıçrayan gümrah kıvılcımlarla...

İçin,için inliyor kökler,yorgun kumsallar

Poyrazın sinelerde sönen soluklarıyla.

 

Yalnız suyun,göklerin değil genizlerin de

Soluyor usul,usul cana can katan rengi,

Yürekleri dağlıyor anaç palmiyelerde

Üşüyen kumruların,serçelerin ahengi...!

 

Üşüyen kumrular mı,serçeler mi sadece?

İliklere işleyen ayazdan bir haylice

Nasibini alanın soran var mı halini?

 

Sonbaharı hüznüyle/coşkusuyla yaşayan

Buruk mutlulukların içli yüreklerini

Tan yeri ağarırken gören,duyan,anlayan?

22-23 Muharrem 1440/2-3 Ekim 2018

 

S O N E

(Ağaç)

 

Kuşun havalanmasıyla sallanan dal…

Düşüyor taze yapraklarından biri.

Mahzun,garip kuşçağızın gönlünü al,

Sende görsün hiç değilse iyiliği…

 

Bir ağaç kadar bile olamıyorsan,

Gönül ağacına bir kuş konduğunda,

Kökünden yaprağına ürpermiyorsan,

Su dövüyorsun demektir boş havanda!

 

Gül yaprağına düşen bir çiy damlası

Gülün yüreğini nasıl yakıyorsa,

Veyl sana yüreğin öyle yanmıyorsa…!(…olsun…)

 

Uzat avuçlarını göklere doğru,

Aç ışıklı sonsuzluklara ruhunu,

Sen ol gül yaprağında bir çiy damlası…

 

İ M A M  S O N E S İ

 

İmam toplulukların koruyucu meleği,

Merhametle,şefkatle,sevgiyle,adaletle

Çarpar,ürperir,yanar arı/duru yüreği. (…mahzun…)

Varlığı okumayı bilir can gözleriyle.

 

Kitablar Anası’nın şaşmaz rehberliğiyle (…rehberliğinde)

Donatılmış ruhuyla,bedeniyle,beyniyle, (Vahiyle..inşa edilmiş..)

Elçiler Elçisi’nin kutlu öğretisiyle

Yürür gün kavuşmayan özgürlükler yurduna.

 

Tut güçsüz ellerinden yolunu şaşmışların

Yürüt mevsimler üstü zamansız kuşaklara,

Ey İmamlar İmamı dünlerin,yarınların…

 

Barışın,adaletin,şefkatin,iyiliğin

Baş tacı edildiği yerlere/zamanlara.

Bu gün geldiği nokta erdemsizlik Beşer’in!

 

VİCDAN SONESİ

 

Nerden yankılanıyor bu frekanssız çığlıklar?

Gözleri kamaştıran,ruhları tutuşturan

Bu ışıklar nereden vuruyor,yansıyorlar?

Sonsuz yüzlü prizmanın sonsuzluk aynasından…

 

Sonsuz kanatlı atlar zaman ufkuna doğru

Sonsuz nal koştururken,güvercin öbekleri

İniyor hevenk,hevenk bakışları buğulu, (…gözleri buğu,buğu,)

Nebülözlerden daha aydınlık yürekleri…

 

Sonsuz güneş doğuyor vicdan ufuklarından, (…hicran…)

Kabarıyor ummanlar büyük uğultularla,

Savruluyor medlerle dalgalar kıyılarda(n)…

 

Çocuklar,çocuklar mı işten çığlıkları?

Yoksa dağlar,ormanlar,kuşlar mı,yıldızlar mı

Katılıyor onlara amber soluklarıyla?

 

ÖVÜNÇ SONESİ

 

İnsanlar kasılıyor sahip olduklarıyla! (…övünüyor…)

Ülkeler şişiniyor yapıp ettikleriyle

Çizik karizmaları,kısa akıllarıyla,

Dev gökdelenleriyle,asma köprüleriyle!

 

Mal/mülk/ün/şan/kariyer/ana-baba/sevgili…

Övünsünler bakalım,hakları da yok değil!

Giydiği elbisenin markasıyla ilgili

Ne söylense doğrusu inkarı mümkün değil!

 

Altın tabaktan yesen ne olur,ipek giysen,

Yemek aynı tattadır,değişmiş olmazsın sen! (…bedenin aynı beden!)

Kristal avizelerin ışığı başka mıdır?

 

Asıl övünç kaynağı Sultanlar Sultanı’dır,

O’nun cephesinde yer alan onurlulardır,

Dünyada ahirette başı dik duranlardır. (…alnı ak olanlardır.)

 

İNSAN SONESİ

 

İnsan deyip geçmeyin,insan çok büyük bir şey.

Bir bakışı ürpertir galaksi yürekleri,

Bir sözüyle değişir evrende yörüngeler,

Bir çığlığıyla yakar,kavurur ilikleri…

 

En ulu doruklar da,yankısız kanyonlar da , (…dipsiz uçurumlar da,)

Mevsimsiz bahçeler de,öfkeli alevler de,

Debisiz pınarlar da,coşkun yanardağlar da

İçindedir,beyninde,ruhunda,gözlerinde…

 

Zifiri karanlıklar,en yoğun aydınlıklar

İç içe,çepeçevre sarmıştır,kuşatmıştır (…çember,çember…)

Prangalar,bukağılar,alev kollar,urganlar…

 

Onları parçalamak,kırmak dağıtmak için

Kendisine verilen gücün farkında mıdır? (Ona verilen gücün ne kadar

Başka çaresi yoktur özgürleşmesi için… farkındadır?

22.12.2004…20.12.2016

Çeşme

 

S O N E

 

Kimse diyemez kötülüğümü,

Çünkü seviyorum Yaradan’ı.

Bir gün duyarsanız göçtüğümü

Sanmayın terk ettim buraları..

 

Aranızdayım yine her zaman

Olduğu gibi özgür ruhumla.

Ben olacağım o doruklardan

Olanca inancımla,aşkımla

 

Hakikati haykıran Çağlar’a

Dünya/ahiret kardeşlerimle

Yürüyen sonsuz aydınlıklara…

 

Zamanlar üstü Kutlu Mesaj’ı

Taşıyan yorgun/argın kalbiyle (…omuzlarında,)

Durduran nabız atışlarını! (Çıldırtan…)

30/03/973-29-02.2016

 

S O N E

 

Kağnı gıcırtısına benzer garip seslerle (…sesine…gıcırtılarla)

Yürür Zaman’ın paslı demir,boş arabası

Sonsuza çıkan yolda yaşlı müşterilerle (…yolcularıyla)

Şaklar arabacının lazer uçlu kamçısı. (…kırbacı)

 

Arabacı sabırsız,atlar soluk soluğa

Ne kadar haberliler varacakları yere (…den)

Çıkanlar bu gizemli,önemli yolculuğa

Korkusuzca,güvenle göğsünü gere,gere?

 

Yollar uzun,engelli,sır vermiyor ufuklar

Ancak bir kez çıkılmış yola,geri dönülmez,

Başa gelecek gelir önüne geçilemez! (…gelen çekilir…)

 

Yola çıkan her şeyi göze almazsa eğer,

Daha yolun başında tökezler,geri döner.

Düşler,arzular söner,suya düşer umutlar!

20/02/1973-01/03/2016

 

S O N E (*)

(Ney,Ateş Ve Su)

 

Üflüyor mahzun bir genç şadırvanın başında,

Suyun şırıltısıyla ürperiyor ney sesi…

Kıyametler kopuyor “duyanlar”ın bağrında,

Tutuşturuyor suyu neyzenin gül nefesi… (…kor…)

 

İçin,için yanıyor su,mermer,ney ve neyzen,

Tutuşuyor iç mekan,dış mekanlar,evrenler…

Varlık’ta yok oluşu oldular ilk kez sezen (…olanlar/oluyor…)

Yangını iliğinin canına işleyenler…

 

Aşk,vuslat,hicran,hüzün,acı,coşku,adanış,

Alev dokunuşlarla inleyen kamışlıklar,

Boyun eğiş,yakarış,yanış,yakış,aldanış… (…çıldırış…)

 

Sonsuz dolunayların eğleştiği bakışlar,

Bağrında galaksiler çalkanan okyanuslar,

Evren çeperlerini dalga,dalga zorlayış…

____________________________________________________________

(*):Kızlarağası Çarşısı’nın yanındaki bir kitapçıda karşılaştığım neyzene atfen.

05.02.2006

 

                                                               (*)

AKABE SONESİ

 

Yol uzun,labirentler,yokuşlar,hedef uzak…

Olsun,yüreğinde aşk,iman vara aşarsın

En aşılmaz sanılan engelleri koşarak. (…uçrak.)

Özgürlüğün gücüyle zincirleri kırarsın! (…prangalar parçalansın!)

 

Tutkularından sıyrıl,kurtul bağımlılıktan

-Hizip,parti,coğrafya,mezhep,tarikat,et,kan…- (…ırk…)

Haykır zamanlar üstü Mesaj’ı var gücünle,

Uyandır uyku(sun)dan sürü içgüdüsüyle

 

Davranan,aldatılan,aklını işletmeyen (akletmeyi bilmeyen)

Dağınık kitleleri kurtar zincirlerinden… (…esaretinden.)

Ne kadar mutlu olur güvercin kafesinde? (…bir bülbül…)

 

Paylaş sahip olduğun en değerli şeyleri…

Barış,kardeşlik,şefkat,adalet,hikmet,sevgi... (…iyilik…)

Ve yürü sonsuzluğun sancısı yüreğinde…(…coşkusu iliğinde…)

28-29 Şaban/1437/4-5 Haziren 2016-Çeşme

______________________________________________________________

(*):Y.N.ÖZTÜRK’ün KUR’AN UYARIYOR isimle çalışmasından yararlanılmıştır

(Sh.290-292)

 

S O N E

(Bir İlkyaz Gecesi)

 

Tüyleri ürpertici dinginlikte uyuyor

Gecenin merhametle açılmış kollarında

Sonsuz anılarıyla/düşleriyle mahzun koy,

Dolaşan alev midir kılcal damarlarında…?

 

Karanlığın ışıkla,ışığın karanlıkla

Dans edişi yakamoz şehrayini halinde…

O ışıklardan parlak,duru bakışlarıyla

Çocuklar sonsuz yıldız gecenin sinesinde…

 

İliklere işliyor imbatın solukları,

Gecenin can yakıcı dalgırlı bakışları…

Gecenin bağrı yanık,gecenin ruhu yorgun!

 

Tanık olduklarının ağırlığı altında

Ezilirken artıyor kırışıklar alnında…

Tesellisi n’ola ki kahırlı ruhumuzun?

23-24 Şaban 1437/30-31 Mayıs 2016

Çeşme

ÖZGÜRLÜK VE İSYAN SONESİ (*)

 

Kalk büzüldüğün yerden,kimden korkuyorsun ki!

Ey insan,ey Müslüman budur yaraşan sana!

Artık duy özgürlüğe çağıran Ses’i seni,

İnan,güven sadece Allah’ın dostluğuna…

 

Tutsaklık sana asla yakışmaz ademoğlu!(…göre değil ey…)

Allah’tan başkasının önünde boyun eğme!

(Allah’ın yanı sıra yedek ilahlar koyma!)

Mutlak özgürlük için yalnız O’na kulluğu

Tercih edersen eğer doğarsın sonsuzluğa…

 

İsyan etmeden zulme,zalime özgürlükten

Söz etmenin olur mu bir anlamı,değeri,

Ölümsüz Sevgili’nin vuslatına ermeden…?

(En Yüce İrade’yle iraden örtüşmeden…)

 

Haykır!”Allah dışında her şeye hayır!”diye,

Parçala ruhundaki prangaları sevgiyle,

Boyun eğdir,diz çöktür karşında zalimleri!

26.12.2010-16.05.2016 - Çeşme

 

___________________________________________________________

(*):Y.N.ÖZTÜRK’ün ÖZGÜRLÜK VE İSYAN adlı eserinden yararlanılmıştır.

                                               (*)

ELİF SONESİ

 

Elif gibi dimdik dur,özgür/duru ruhunla,

Allah’tan başkasının önünde boyun eğme!

Hileye,aldatmaya tenezzül etme asla,

Çıkarlar,hazlar için nefsin peşine düşme!

 

Güzelim Peygamber’in öğününü hatırla!

O değil mi;”Aldatan bizden değildir!”diyen.

Yalnız Allah’a yaslan,yalnız Allah’a güven,

Dimdik dur yamru/yumru insanlar arasında! (…yusyuvarlak…)

 

Sen Müslümansın,zora talip olan insansın!

Elifin diyarında yaratılmışsan eğer,

Elif gibi olursun,sarsılmaz,yıkılmazsın!

 

Ye’se,ümitsizliğe kapılmaz,utanmazsın…

Velhasıl,”adam” olmak niyetindeysen eğer,(Has bir Müslüman…)

Aldatmaya tenezzül etmezsin,baş vurmazsın!

9-10 C.Evvel 1437

18-19 Şubat 2016 -Çeşme

________________________________________________

(*): 9-10 C.Evvel 1437/18-19 Şubat 2016 (gece yarısından sonra)Yeni Asya

takvim yaprağındaki “Elif Gibi Olmak” başlıklı yazıdan mülhem.