ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

 

İNSAN(LAR)A DAİR (*)

 

İnsan hayra(ı) çağırır gibi şerri(e)çağrıyor!(...çağırır!)

Ve hayır duasıyla şerri davet ediyor!

(Ne kadar istiyorsa hayrı,ister şerri de!)

İnsan aynı zamanda-dünyalık hayatında-

Tez canlıdır,acele eder çoğu işinde.

-Acele şeytandandır-bunu bildiği halde!

(Öyledir gerçekten de,kısa ömür içinde

Yapılması istenen,planlanan,düşünülen

Öyle çok şey vardır ki,onları elde etmek,

Bir an önce ortaya koymak,gerçekleştirmek

İçin var gücümüzle çalışır,çabalarız.

İşler yolunda gider,bir aksilik çıkmazsa,

Mutlu keyifliyizdir,yoktur şikayetimiz!(...bizden iyisi/bahtlısı!)

Bu telaş,bu acele içinde işler bazen

Ters gider,güçlük çıkar,yerine gelmez hemen

Uzun dualarımız,içten niyazlarımız.(...saf yakarışlarımız.)

 

O zaman öfkelenir,bağırır,çağırırız,

Ardı ardına gelir küfürler beddualar!

Başımıza gelene sabırla,metanetle

Karşı koyacağımız,inancımız,aklımız,

Selim düşüncemizle-eğitim,öğretimle-

Hısım akrabamızla,eşimiz dostumuzla,

Bilgiyle,birikimle-şahsi deneyimlerle-

-Ve asıl önemlisi-Allah’ın yardımıyla

Onu aşacağımız-yumuşatacağımız-

Gelecek kuşaklara güzel,iyi,yararlı,

Şeyler brakacağımız-bu olsun mirasımız-

Yerde isyan ederiz,Rabb’e baş kaldırırız!

(Ki O ister her zaman bizlerin hayırını.)

Kötümser ve ümitsiz olarak şöyle deriz;

“Allah’ım!Canımı al,kurtar beni bu dertten!”

Bu bağışlanmaz yanlış sürükler,atar bizi

Dipsiz uçurumlara,zifir karanlıklara.

-Güzel yaratılışından esfel-i safilin’e.-(Üstün...)

En,en aşağılara dünyada ve ukbada

Hatamızdan tövbeyle hemen dönmezsek geri.)

 

-Her şey yolunda gitse bile tövbe etmeye,

Duaya,yakarışa,Allah’a sığınışa

Olmalıdır ve vardır her an ihtiyacımız.

Çünkü amellerimiz yetmez kurtulmamıza.-

***

13-14R.Ahir 1441//10-11 Aralık 2019

__________________________________________________________

(*):İSRA SURESİ(17/11)

 

İ S R A & M İ R A Ç

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

ÖLÜLER VE DİRİLER

 

Ölü olanlar yalnız kabirdekiler midir?

Onlardan bazıları braktıkları eserler,

Üstün kişilikleri,güzel ahlaklarıyla,

Asla unutulmayan güzel anılarıyla

Her zaman içimizde yaşamıyorlar mıdır?

Onlar ölümüdürler,yoksa diri midirler?

Aramızda dolaşan her birey diri midir?

Bunlardan öyleleri vardır ki,sorumsuzca,

Başına buyruk,süfli,düşüncesiz,çılgınca

Yaşamayı “yaşamak” sayıyorlarsa eğer,

Aldatmışlar demektir kendi kendilerini!

Bunlar diri midirler,yoksa ölü müdürler?

Düşünmeyen,duymayan,inanmayan,sevmeyen,

Paylaşmayı,şefkati,tebessümü bilmeyen

İnanmadığı halde inanıyor görünen,

Ömürleri boyunca havanda su dövenler,

Bir arpa boyu yolu bile aşamayanlar,

Bakış açılarını değiştiremeyenler

 

(Ne alçaltabilenler,ne yükseltebilenler)

Kendine,çevresine,yurduna,insanlığa

Olumlu bir katkısı olmayan,sırf kendini

Düşünen,kibirlinin,bencilin tekiyseler,

Bunlar ölü müdürler,yoksa diri midirler?

Bu kriterlere göre soralım kendimize.

Yaşıyor muyuz,yoksa ölümüyüz aslında?

Diri kalmamız için ne yapmamız lazımdır?

(Ne yaparsak böyle bir şey gerçek olabilir?)

Ne yaparsak ölmeden evvel ölebiliriz,(*)

Cümle kötülüklere karşı koyabiliriz,

İyilik savaşında(n)yengin çıkabiliriz?

Ne yaparsak ölümden bir şey çalabiliriz?(**)

Nasıl diri kalırız öldükten sonra bile?

Çılgın benliğimize söz geçirebiliriz?

***

10-11 R.Ahir 1441//7-8 Aralık 2019

_________________________________________________________

(*):Hadis,

(**):Andre Gide (Günceler’den)

 

İNSAN-I KAMİL SONESİ

 

Uzun bir yolculuğun başında duran adam

İlk adımını atmak için niyet edince,

Bakar ki bir karaltı yaklaşmakta ufuktan,

Bekler ulaşmasını kendisine iyice.

 

Bir de ne görsün alev kanatlı bir at apak!

Binsin mi,binmesin mi kararsız düşünürken,

Bir çocuk çıkagelir koşarak,haykırarak,

Tutar yumyumuşacık eliyle ellerinden

 

Atla birbirlerine aşina gibidirler...

Mahzun bakışlı ata sarmaş,dolaş binerler

Sınırsız arzularla,en büyük umutlarla...

 

At fırlar kişneyerek,uçar ışık hızıyla,

Sonsuz kuşaklar aşar ruhuyla,oyrumuyla...

Son durağa gelince inmez sırtındakiler!

10-11 R.Ahir 1441//7-8 Aralık 2019

 

ZAMAN SONESİ

 

Sonsuzluk pınarından fışkıran zaman nehri

Akıyor ığıl,ığıl zamansızlığa doğru.

Bilinen,bilinmeyen kuşaklardan geçişi

Sırasında gördüğü,hissettiği,duyduğu

 

Sırları da taşıyor ufuklar ötesine...

Sonsuz kanatlı,sonsuz kelebek yana,yana

Tutuşmuş yürekleri dalgırlı gözleriyle

Eşlik ediyor zorlu yolculuğunda ona.

 

Zaman zamansızlıkla,zamansızlık zamanla

Buluşuyor ufuksuz suların kıyısında!

Nabızlar çıldırıyor med/cezir demlerinde...

 

Bu büyük serüvenin biz(ler)neresindeyiz?

Ne kadar dışındayız,ne kadar içindeyiz?

Geçmiş,hal ve gelecek “o an”ın mı içinde?

7-8 R.Ahir 1441//4-5 Aralık 2019

 

BAŞARININ ÖLÇÜSÜ(SIRRI)

 

İnsan yıllar,yıllarca,ömür boyu çılgınca

Kurduğu hayalleri,planları,projeleri

Canla başla çabalar gerçekleştirmek için!

Kimi politikacı,büyük(!) devlet adamı,

Kimi sporcu,kimi doktor,mühendis,mimar,

Kimisi iş adamı,havalı iş hanımı,

Kimi profesör,kimi kalantor,bilgin,alim,

Kimi artist,şarkıcı,şair,ressam,romancı...

Bileğinin hakkıyla,yeteneği,aklıyla,

Başarılı olanlar çabasıyla,bahtıyla

Olduğu gibi vardır baş vuran bahtsızlar da

Çoğu kez yalanlara,kara entrikalara!

Amaç daha çok para,daha çok ün kazanmak,

Daha konforlu,daha gösterişli bir hayat!

(Yatlar,katlar,villalar,rezidanslar,altınlar,

Elmaslar,pırlantalar en mükellef sofralar!)

Beşeri ölçülerde her an yanılma payı

Olduğu için kimse ben ünlüyüm,zenginim,

 

Güçlüyüm,sağlıklıyım diyerek başarılı

Sanmasın,aldatmasın kendisini boşuna!

Ahlaksızlığı bile başarı(!) sayanlar var!

Kurnazlık,aç(ık)gözlü(lük),üç kağıtçılık,hile (...fitne)

(Kanıksamış değil mi toplum böyle şeyleri?)

Akıllılıkla aynı kefeye konuyorsa,

Dallara kumru değil kuzgunlar konuyorsa,

Gül bahçeleri yangın yerine dönüyorsa,

Ufuklara karanlık çöktükçe,çöküyorsa,

İnsanlar birbirini sevmiyor,saymıyorsa,

At izi it izine,it izi at izine

Karışıyor,izleri bir silen çıkmıyorsa,

Orada başarıdan söz edilebilir mi?

Yurt ve dünya çapında büyük başarılara

İmza atan yıldızlar,gençler,bayanlar,baylar

(Gurur,kibir tuzağı kişisel başarılar!)

Hiç mi akıllarına gelmez yurtta,dünyada

Milyonlarca aç,çıplak,mazlumun inim,inim

İnleyerek bir yudum su içemediğini(...bulamadığını,)

Onların,kendisinin bir öğünde yediği

 

Şeyleri yıllar boyu yiyemeyeceğini...

Bir de ömrü boyunca bir şey başaramamış,

Derler ya;bir baltaya bile sap olamamış,

Aymazlar başarılı(!) olanları alkışlar,

Akılsız başlarına taç ederler çılgınca!

Bilinmez ne beklerler onlardan,ne umarlar?

Belki böylece tatmin,mutlu olur,rahatlar,

Belki bazı dünyalık kazanımlar beklerler,

Elde edebilirler,gelip geçici zevkler

Peşinden seğirterek yaşıyoruz sanırlar!

Oysa onlar yürüyen birer kadavradırlar,

Bunun bile farkında değildir(ler) bahtsızlar.(...zavallılar!)

“İnsan” olduklarının değerini bilmezler!

Onurlarını sırça ayakları altına

Alırlar,tutsaklığı özgürlüğe yeğlerler!

O kadar beceriksiz,öyle sakardırlar ki,

Bir işe,bir eyleme girişmeye görsünler,

Birbirine dolanır elleri,ayakları,

İki adım atmadan tökezleniverirler!

Kimisi ana,baba,evlat eline bakar,

 

Kimisi taştan,dişten çıkarır ekmeğini.

Kimisi asalak bir hayatı tercih eder,

Emeksiz bir şey elde etmeye fırsat kollar!

Tembellik yarışının rekortmenidir bunlar!

Pişkinlikte kimse su dökemez ellerine!

Bunlardır toplumların fuzuli şagilleri,

Duyma,görme,akletme,idrak özürlüleri!

Başarının ölçüsü para kazanmak mıdır,

Rahman’ın rızasına uygun bir hayat mıdır?

Bundan büyük mutluluk,onur olabilir mi?

Mutluluk değil midir başarının hedefi?

Mutlu olmak erdemli olmaktan geçer ancak!(*)

HAKİM’in Huzuru’na zengin,ünlü olarak

Çıkan,çıkanlar değil,tertemiz bir yürekle

Çıkan,çıkanlar berat edebilirler ancak!

Bu da duru,erdemli bir hayat yaşamakla,

Vahyin ışıltısıyla içten aydınlanmakla

Mümkündür,başka bir yol varsa bilen söylesin!

Asıl “muhteşem zafer”-başarı-budur işte!(**)

***

5-6 R.Ahir 1441//02-03 Aralık 2019

____________________________________________________________

(*):”Mutlu olmak istiyorsan erdemli ol!”-Aristoteles

(**):TEVBE(9/72/100,),YUNUS(10/64),(HADİD(57/12)

 

Ç I Ğ L I K !

 

Hiç kimse alınmasın,kusuruma bakmasın!

Yakın,uzak çevrende,ülkemde,yeryüzünde

Gözlerimin önünde olanlar karşısında

Sesimi yükseltmeden duramıyorum işte!

Duyar gibiyim sizin;”Sen kim oluyorsun da,

Sesini çıkarmaya kalkıyorsun be adam!

Kim duyar,dinler seni bu kaos ortamında?”

Dediğinizi,ancak bilmem işittiniz mi

“Susan dilsiz şeytandır haksızlık karşısında!” (*)

Sözünü insanların en saf akıllısının?

Bir Müslüman olarak eğer O’nun yolundan

Gidiyorsam haksızlık karşısında susamam!

Her zamankinden fazla yükseltirim sesimi!

Hatta çığlık,çığlığa haykırırım Çağlar’a...

Kim duymuş,kim duymamış,elden ne gelebilir?

(Onların kulakları kurşunlu kepçelerdir!)

Elimle düzeltmeye gücüm yetmiyorsa da,

 

Dilimle düzeltmeye çalışırım çevremde

Olan haksızlıkları elimden geldiğince...

Duymayanlar kimlerdir?Zalimler,densizlerdir!

Sözde egemenlerdir,bencil müstekbirlerdir.

Münkirler,nankörlerdir,sefihler,mücrimlerdir.

Egolarını ilah edinmiş müşriklerdir,

Ucuz kahramanlığa soyunan korkaklardır!

Kasalarını akrep basmış yoksul zenginler,

Hırsızlar,vurguncular,alçaklar,arsızlardır...

“Eğlencelerini din haline getirenler,(**)

Dinlerini eğlence haline getirenler...”

Duyanlar yetimlerdir,dullardır,mazlumlardır,

Açlardır,ezilmişler,yoksullar,çıplaklardır...

Saldırıya uğrayan mağdur edilenlerdir,

Özgürlük,barış için çırpınan meleklerdir.

Nefretlere sevgiyle karşılık verenlerdir,

Hüzünlü yüreklere kol,kanat gerenlerdir,

Somurtkan çehreleri güzelleştirenlerdir,(...güldürebilenlerdir,)

Zakkum bahçelerinden gül derebilenlerdir,

Sorunlara çözümler üreten beyinlerdir.(...yüreklerdir.)

 

Onların çığlıkları aleve dönüşecek,

Kurşunlar eriyecek,kulaklar delinecek,

Sözün gücü önünde gücün sözü sinecek,

Mazlumlar,mustazaflar,yetimler gönenecek,

Yeryüzüne Özgürlük Barış Çağı gelecek!

***

3-4 R.Ahir 1441//30 Kasım-01 Aralık 2019

_______________________________________________________

(*):Hadis

(**):EN’AM(6/70),A’RAF(7/51)

 

MÜSLÜMANLIK VE İNSANLIK

 

Müslümanlık denince akla ilk gelen nedir?

Düşünmektir,çok yönlü,çok boyutlu düşünmek!

Sonra samimiyettir,hoşgörüdür,güvendir.

“Oku!”maktır,insanın kendisini,dünyayı (*)

Baştan başa evreni,insanları,doğayı...

İffettir,adalettir,erdemdir,zarafettir,

Onurdur,iyiliktir,paylaşmaktır,edeptir,

Sevgidir,dinginliktir,şefkattir,merhamettir

Kardeşliktir,barıştır,bilgidir,bilgeliktir...

“Barışta hayır vardır!”diyor,daha ne desin!(**)

“Bir kimseye/topluma duyduğunuz kin,nefret (***)

Onlara karşı sizi adaletli olmaktan

Sakın alıkoymasın!”diyor,daha ne desin!

“Sizden,birbirinizi sevmekten başka bir şey(****)

İstemiyorum!”diyor,daha başka ne desin!

“Kalpler ancak Allah’ı anarak huzur bulur,!”(*****)

(Kalbi yatıştıracak başka hiçbir şey yoktur!)

Allah’ın sözlerini dinlemediği süre (...için)

Müslümanlar,insanlık bir huzur beklemesin!

Barış,huzur,adalet kardeşlik isteyenler,

-Bilerek,isteyerek,severek,güvenerek-

Allah’a kul,Rasül’e ümmet olsunlar yeter!

(Barışa,mutluluğa kavuşmak öncelikle

Allah’a kul,Rasül’e ümmet olmaktan geçer!)

“Siz toplumlar içinden seçilmiş toplumsunuz,(******)

İyiliğe çağırır,şerden alıkorsunuz!”

Boşuna çırpınmasın başka yol deneyenler!(...arayanlar!)

Karlı yolda patinaj yapan lastik gibidir,

Bir yarın kenarına tutunmuş dal gibidir

Böylelerinin hali,hala mı anlamazlar?

Çırpınıp didinmekle bir yere varılamaz!

Müslümanlık ayağa kalkmadıkça insanlık

Belini doğrultamaz,buhrandan kurtulamaz!

Müstekbirler,müşrikler,münkirler,egemenler,

Nadanlar,kaltabanlar,taş kafalı bağnazlar

Kafanıza dank etsin,bunu anlayın artık!

Yol yakınken,iş işten geçmeden çeki düzen

Verseniz kendinize mumunuz tükenmeden!

”Allah,elçileri ve onlara tabi olan (*******)

Mü’minler bir gün elbet yengin çıkacaklardır”

Tağut oyunlarını boşa çıkaracaklar,

Vahdet meş’alesini tutuşturacaklardır.

Gurubları şafağa çevirecek olanlar

Rabbim’e and olsun ki onlar olacaklardır.

İşte ancak o zaman mutsuzluktan bunalan

İnsanlık,insanlığın künhüne varacaktır.(...varlığının farkına...)

Mutluluğu,onuru yeniden tadacaktır.

Allah’ın verdiği söz yerine gelecektir.

(En sonunda Rahman’ın dediği olacaktır.)

Dünyanın kaderini değiştirecek olan

Akıllı,yiğit,bilge,halis Müslümanlardır,

Yarım akıllı,korkak,alçak zalimler değil!

O günler uzak mıdır,belki de çok yakındır!

Ölesiye isterdim o günleri görmeyi,

O mutlu insanların gözlerinden öpmeyi,

Özgürlük yollarında birlikte yürümeyi...(Mutluluk...)

***

1-3 R.Ahir 1441//28-30 Kasım 2019

_______________________________________________________________

(*): ALAK:(96/2),(**):NİSA(4/114-128),(***):MAİDE(5/8),(****):ŞURA

(42/23),(*****):RAD(13/28),(******): AL-İ İMRAN(3/110) ,(*******):

MÜCADİLE(58/21-22)

 

NEDİR BU KEPAZELİK?

 

Nedir bu kepazelik,bu düzeysizlik nedir?

Bunlar nasıl tiplerdir,nasıl karakterlerdir?

Akılları,ruhları,vicdanları nerdedir?

Bu kadar hazımsızlık,kıskançlık,öfke,yalan,

Nasıl barınabilir bir insanın bağrında?

Birbirinin altını oyan,tuzaklar kuran

En ünlü,en akıllı,en güçlü görünenler!(...sanılanlar!)

Hiç mi utanmıyorlar,hiç mi sıkılmıyorlar?

Birbirinin yüzüne nasıl bakabiliyor,

Nasıl bu kadar rahat,pişkin olabiliyor,

Dolaşabiliyorlar,rahatça ortalarda?

(Bunca yalanı nasıl uyduruyorlar,

Bunca günahı nasıl kaldırabiliyorlar?)

Başlarını yastığa koyabiliyorlar mı,

Uyuyabiliyorlar,kalkabiliyorlar mı,

Bir an olsun aynaya bakabiliyorlar mı?

İnsanları yönetmek için öne çıkanlar (...talip olanlar)

Bunlar mı yol verecek,gösterecek önderler?

Daha kendilerini kontrol edemiyorlar!

İnsanca tartışmayı bile bilemiyorlar!

(Yüzeysel düşünenler tartışmayı bilmezler.

Onlar kavga etmeyi iyi bilirler ancak!)

Asıl şaşılacak şey,-ya da utanılacak,-

Yalanların ardından koşturanlar olması!

Yarın Yargılama’ya çağırıldıklarında,

Ne cevap verecekler hiç mi düşünmüyorlar?

Varsa yoksa iftira,kin,haset,çamur atma!

Kumpaslar,traji-komik senaryolar,oyunlar!

Topu biçilen rolü oynayan oyuncular...

Gündem oluşturmayı iyi beceriyorlar!

Doğrusu şovmenliği kimseye brakmıyorlar!

Asıl sorunlarımız-kimlik erozyonumuz.-

(Ki öz benliğimize yabancılaşıyoruz.)

Göz ardı ediliyor,arka planda kalıyor.

Milyonlarca işsiz,aç,hasta çile çekiyor.

Fuhuş,uyuşturucu,alkolizm,intiharlar,

Karanlık bağlantılar,hırsızlar,yolsuzluklar,

Vicdanları kanatan zülümler,haksızlıklar,

Ahlaksızlık,aile içi ensest olaylar

Toplumu için,için sarsıyor,çürütüyor.(...kemiriyor.)

Kulaklarının ardı bile terlemeyenler,

Nasıl bu kadar uzak,duyarsız kalıyorlar?(...soğuk olabiliyor?)

Güdükleşmiş,pörsümüş duygusal zekaları,

Burunlarını bile görmüyor bakışları!

Köprüler,gökdelenler yükselirken görkemle,

Alçalıyor moraller,düşünceler gitgide...

Bir de yalakalıkta yarışanlar yok mu ya!

Onlardan daha feci bunları serencamı!

Her şeyini bu kadar kolay saçıp,savuran

(Aklını,zamanını,moral değerlerini...)

Bireylerin/toplumun ahvali ne ola ki?

(Tarihin niçin büyük yalanlar,boşluklarla

Dolu olduğu bugün yaşananlardan belli!)

Gönülden dileğimiz,hayalimiz odur ki

Aklı başına gelsin Millet’in bir an önce!

Bugün düştüğü yerden kalkması için ancak

Bin elle sarılması gerekir MÜSTE’AN’a (*) (...tefekküre!)

Düşüncesiz yapılan hiçbir iş sonuç vermez,

İlerlemiş olsa da bir toplum yükselemez,

Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a hiçbir şey söyleyemez!

___________________________________________________________

(*)MÜSTE’AN:ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Yegane yardım

mercii.Eşsiz,benzersiz yardım kaynağı

***

30 R.Evvel-01 R.Ahir 1441/27-28 Kasım 2019-

 

HAKİKİ DOST

 

Nice arkadaşlarım,dostlarım olduysa da,

Biri var ki,hiçbiri onun tırnağı bile

Olamaz asla,kimse su dökemez eline!

Hiçbir şeye değişmem onu hiçbir şekilde!

Ondan akıllısını,ondan vefalısını

Ondan bilgilisini,ondan samimisini

Tanımadım,bilmedim,tanıyacağımı da

Hiç sanmıyorum,hatta bundan eminim bile!

O bana tefekkürü,iyi insan olmayı,

Erdemi,adaleti,kardeşçe paylaşmayı

En sevdiğim şeyleri seve,seve herkesle.

Şefkati,merhameti,affetmeyi,hikmeti,

İffeti,En Yüce’ye kayıtsız güvenmeyi,

Saygıyı,baş eğmeyi,sevmeyi,adanmayı.

Selamı,tebessümü,doğruluğu yaymayı,

Alçakgönüllülüğü,karamsar olmamayı,

Korku,ümit arası hep iyimser olmayı,

Hayrı tavsiye edip,şerden alıkoymayı,

 

Kula kul olmamayı,onurlu yaşamayı,

Çağlar üstü Mesaj’ı Çağlar’a haykırmayı,

Hakikat’in nuruyla,vahyin ışıltısıyla

İliklerime kadar aydınlanabilmeyi,

Dünyanın hay-huyuna kapılıp gitmemeyi.

Akıldan daha üstün değer olmadığını,

Saf ölümsüz sevginin güç veren sancısını

Ruhumda tada,tada vuslatı yaşamayı!

Nefsin tuzaklarını başına geçirmeyi,

BASİR’in “gör” dediği yerden bakabilmeyi,(*)

Masiva gayyasından,mavera göklerine

Doğru çığlık çığlığa kanat açabilmeyi,

Sonsuz labirentosta çıkış yolu bulmayı,

Hayatın sillesini tersine çevirmeyi,

Mustazaflarla aynı sofraya oturmayı,

En büyük bağnazlığın önyargı olduğunu,

(Bağnazlığın sapkınlık,haksızlık olduğunu!)

Zakkum bahçelerinde gonca güller dermeyi,

Karanlıktan ışığa doğru emeklemeyi,

Zamandan zamansızlık ufkuna sıçramayı,

 

Altın,ün,makam,mansıp peşinden koşmamayı,

Karanlık günler için ışık biriktirmeyi,

Aşa su katmamayı,büyük konuşmamayı,

Bilgeliğin “kendini bil” mekten geçtiğini,

Ahlakın ahlaksızdan öğrenileceğini,

Sabrı,ahde vefayı,cehdi,dayanışmayı,

Haksızlık karşısında sesimi yükseltmeyi,(...gerçeği haykırmayı,)

Yoksula,horlanmışa kol ve kanat germeyi,

Hoşgörüyü,insanı,hayvanları,doğayı

Sevmeyi,korumayı,özgüveni,kayrayı

Saf inancı,takvayı,cömertliği öğretti!

Onun dostluğu varken daha ne istenir ki?

Herkese önerimdir,dileğim naçizane!

Kur’an’la dostluk kurun,Kur’an’la dostluk demek

Çalab’la dostluk demek,Yalvaç’la dostluk demek...

Özgürlük,onur demek,mutluluk,huzur demek!

“İnsan” olmak,”insanca” örnek bir ömür sürmek...

(Ondan uzak kalanlar,dostluk kuramayanlar

Dünyada,ahirette pek birşey ummasınlar!

***

28-30 R.Evvel 1441//25-27 Kasım 2019

____________________________________________________________

(*): BASİR:(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Her şeyi gören.Her

şeyi,her durumda bütün detayları/koordinatlarıyla/enfüsü/afakıyla

en mükemmel şekilde gören.)

 

  ÖĞRETMENLER(İMİZ)

 

En içten sevgilerle,en derin saygılarla

Selamlıyoruz sizi sevgili öğretmenler!

Üzerimizde ana,babalarımız kadar,

Belki-bazı yönlerden-onlardan daha fazla

Emeğiniz,hakkınız vardır hayatımızda.

Bize verdikleriniz ödenmesi imkansız

Değerlerdir ki,bunlar bilgidir,terbiyedir,

Kültürdür,içimiz aydınlatan ışıktır. (...beynimizi...)

Kimliktir,kişiliktir,güvendir,deneyimdir.

En soylu düşünceler,en ince duygulardır...

Siz çorak topraklara can veren sağanaklar,

Karanlık geceleri aydınlatan yıldızlar,

Gönül bahçelerinde hiç solmayan çiçekler (...goncalar,)

Afakta kavuşmayan güneşler,dolunaylar,

Elleri öpülesi kutlu insanlarsınız...

Sizi anlatmak için yetersiz kelimeler...

Değeriniz ölçülmez altınla,pırlantayla,

Kuru,sıkı övgüler,çakma madalyalarla.

 

Sizler maddi,manevi en büyük ödüllere

Layık bahtlılarsınız,seçkin varlıklarsınız.

Helallik diliyoruz sizlerden içtenlikle.

Rahman’dan dileğimiz her iki dünyada da

Size mutluluk,onur,huzur lütfetmesidir.

O zenginler zengini,cömertler cömerdidir...

***

27-28 R.Evvel 1441//24-25 Kasım 2019

 

A H L A K

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

SONBAHAR SONESİ

 

Sesler,renkler,kokular tavır değiştiriyor!(...ışıklar...)

Ortalıkta görünmez oldu aşina yüzler.

Ne çabuk geçti son yaz,insan inanamıyor!

Bakışlardaki hüzün kim bilir neyi söyler?

 

Aşılanmış dalların doğum sancılarını

Hayata döndürüyor köklerle buluşan su.

Ağlayan bulutların sevinç çığlıklarını

Ruhunda duyan toprak mutluların mutlusu!

 

Sonsuz goncalar açan krizantemlere bakın!

Onlar mı sırdaşları örselenmiş ruhların?

Nefesleri kesiyor alev,alev dalgalar...

 

Eriyor damla,damla canları yıldızların,

Suskunluğu sürüyor dağların,kumruların.

İçimdeki yangından tutuşuyor ufuklar!

***

25-26-R.Evvel 1441//22-23Kasım 2019

 

A K I L

 

Aklın sınırlarını ölçmeye kalkarsanız

Sonsuz adım atsanız bile ilk adımınız

Ancak atılmış olur zaman kulvarlarında!

Gözleriniz unutur bakmasını “bir an” da,

Şah damarınız çatlar,yarılır boydan boya!

Vahyin aydınlığıyla aydınlanmamış akıl,

Kanatları kırılmış albatrostan farksızdır.

Hakikat’e ulaşmak,aklın kanatlarını

Yakarak vuslat,hicran,elem kuşaklarını

Geçerek ulaşması için çırpınışıdır...

“Düşünmüyor musunuz,akletmiyor musunuz?”(*)

Pek parlak görünmüyor duruşunuz,sonunuz!

Düşünmek de yetmiyor,tefekkür etmek gerek!

Çok boyutlu,kapsamlı,derin düşünebilmek!

Düşünmeyen,duymayan,ekletmeyen roplumlar

Bir varlık gösteremez,hiçbir şey yapamazlar!

İnsanlık onuruna hiçbir şey katamazlar!

“Allah akıllarını kullan(a)mayanları (**)

Murdar,inkarcı kılar-zelil,hor,hakir kılar!-

Onların üzerine-başına/yüreğine-

Yağdırır ilencini,bırakır tüm pisliği.

Onlar için iğrenç bir hayatı uygun görür.”

Onlar için yaşamak dayanılmaz bir yüktür.

Onlar yaşadığını sanan birer ölüdür.

Ya yanlış düşünmekten,ya hiç düşünmemekten,

Aklını kullanmayı gerçekten bilmemekten

Müslümanlar,insanlık bugünkü hale geldi!

İnsanı “insan” yapan evrensel değerlerden,

Kendinden uzaklaştı,kimliğini yitirdi!

“Yeryüzünün en şerir varlıkları aklını(***)

Kullanmayan dilsizler,körlerdir,sağırlardır”

İnsanlığın başına gelen musibetlerin,

(İnsanlık dışılığın,kinlerin,nefretlerin...)

-Bireysel ve toplumsal ve evrensel ölçüde-

En önemli sebebi aklını gereğince

Amacına uygun bir şekilde kullanmamak,

-İşin asıl kötüsü-kullandığını sanmak!

Kendini yere,göğe bile sığdıramamak!

İşte-belki-bu kibri onun sonu olacak!

Duygusal zekaları sıfırın altındaki

Kafasızlar yüzünden,borusunu öttüren

Haksızlıktır,kaostur,arsızlık,bağnazlıktır,

İnsan’ı perçeminden kavrayan,sürükleyen

Tutsaklıktır,zillettir,meskenettir,yıkımdır.

“Dünyada fitne,fesat çıkarmayın!”denince;(****)

Onlar;”Biz yeryüzünü ıslah edicileriz!”

Derler ya,asıl ifsad ediciler şüphesiz

Onlardır,yaptıkları apaçık ortadadır!

İki dünyaları da zifiri karanlıktır.

Akılsızlıklarının farkında değillerdir!

 

ALLAH akılsızlıktan korusun insanları!

***

22-25 R.Evvel 1441//19-22 Kasım 2019

_____________________________________________________________

(*):BAKARA(2/44),EN’AM(6/32),MÜ’MİNUN(23/89),

SAFFAT(37/138) v.b.

(**): YUNUS(10/100)

(***): ENFAL(8/22)

(****): BAKARA(2/11-12)

 

GAZİ(LER) VE...

 

Şahadet iksirini en az şehitler kadar

İçmeye hakkı vardır gazinin,arzusu da.

Çünkü o da o niyet,o arzuyla cepheye

Koşmuştur yüreğinde din,vatan sevgisiyle.

Ama kaderde gazi olmak varsa sadece,

Bu da büyük ödüldür Rahman’dan kuşkusuz ki!

Şehit olmayı candan istemişse belki de

Yazılmış olabilir bu sevap hanesine.

Bir de insanlık için,barış,adalet için

Beyniyle,yüreğiyle,gücüyle,servetiyle

Savaşan kahramanlar,yoksula,ezilmişe

El uzatan,kol kanat geren soylu ruhlar da,

Göçtükten sonra,ya da eğer öldürülürse,

(Katıksız bir inançla şahitlik ediyorsa,

Allah’ın,Peygamber’in,ahretin varlığına.)

Bu sevaba/ödüle nail olamazlar mı?

Kararan ufukları aydınlatamazlar mı,

Acılı yüreklere umut olamazlar mı?(Umutsuz...veremezler mi?)

 

Çarpık bakışlılara,yarım akıllılara,

İçinden pazarlıklı,maskeli suratlara

Rehberlik edemezler,örnek olamazlar mı?

Birbirine ödüller,unvanlar dağıtanlar!

Beşeri ödüllerin en gösterişlisinin (...en,en değerlisinin)

Allah’ın verdikleri yanında ne değeri

Ne önemi,ne kadar ömrü olabilir ki,

Dünyada,ahirette ne yararı,etkisi?

Allah’tan ödül almak hem çok daha kolaydır,

İnsanlardan almaktan,hem çok daha karlıdır.

Ödüllerin ödülü Rahman’ın rızasıdır.

Bu ödülü kazanmak için ne yapmalıdır?

Katıksız bir imanla,takvayla,adanışla

Vahdet’e yönelmektir,Aşk’a aşık olmaktır.

Olanca içtenliği,aşkıyla,çabasıyla

İnsanlığın onuru,alınyazısı için

Hayatını ortaya koyabilmek yiğitçe.

***

16-23 R.Evvel 1441//13-20 Kasım 2019

 

ANMAK MI,ANLAMAK MI?(*)

(Sonsuzluğa göçüşünün 81.yılında)

 

Sirenler çalınıyor,çelenkler diziliyor,

Nutuklar atılıyor,saygılar sunuluyor...

Başlar,boyunlar bükük,yürekler ürperiyor,

Gözler buğulanıyor,şakaklar ağarıyor,

Soluklar tutuluyor,nabızlar hızlanıyor...

Ana baba gününe dönmüş dev Anıtkabir!

Atalarını anmak için gelmiş yurttaşlar...

Genciyle,yaşlısıyla,çoluğu,çocuğuyla

Gazi Mustafa Kemal saygıyla,gözyaşıyla

Sonsuzluğa göçünün ardından anılıyor...

Allah rızası için bir Fatiha okuyan,

Yok mu bir dua eden,birkaç ayet gönderen?

(Konferanslar,paneller,oyunlar,senaryolar,

O’nu anlatmak için ortaya konulanlar

Ne kadar kalıcıdır,ne kadar yeterlidir?

Daha başka bir şeyler yapmak mı gereklidir?)

Yeryüzünde bu kadar sevilen ve sayılan

 

Başka bir lider yoktur,ne kadar güzel bir şey...

Ananlar arasında O’nu bilen,tanıyan,

O’nun arzuladığı derecede anlayan

Kaç kişi vardır lütfen söylesinler bilenler!

(Niyetimiz hakaret,saygısızlık değildir.

Ancak iyi niyetle fikir beyan etmektir.)

Onu bir idol değil,bir insan/kul olarak

Negatif yönleriyle,pozitif yönleriyle

Değerlendirmediğimiz zaman,doğru,yerinde

Bir karar veremeyiz,bir sonuç alamayız

O’nun gerçek kimliği,kişiliği hakkında!

(Önyargılar aşılır ancak aklı selimle)(Yanlışlıklar...)

İnsanlar arasında sevilmek ve sayılmak,

Hatta tapınılarak göklere çıkarılmak,

Ya da yerin dibine geçirilmek,horlanmak

O insana Allah’ın nezdinde bir saygınlık

Çok özel,seçkin bir yer,bir statü,ayrıcalık,

Kazandırabilir mi,kaybettirebilir mi?

Onun için verdiği hükmünü,değerini

Azaltır,çoğaltır mı,değiştirebilir mi

 

(Her kul için geçerli olan bu değil midir?)

Rahman’la bağlarını koparmışsa o başka!)

“Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiştir.”(**)

Allah;”Bana temiz bir kalple gelin!”diyorsa, (***)

O insan,o kul O’na öyle yöneliyorsa,

Onun ne övülmekten,ne yerilmiş olmaktan

Artık bir endişesi kalır mı efendiler?

Onu sevip saymakla birlikte,anlamaya

Çalışsak hiç kuşkusuz ruhu şadan olacak

Çektiği ızdıraplar,çileler son bulacak...

Ne gerek var bağırıp,çağırıp tartışmaya,

Birbirimize cephe almaya,ayrışmaya?

(İlk O karşı çıkardı görse bu halimizi!)

Bilim,kültür,sanatta en ileri gitsek de,

-Ki bunu O,herkesten çok arzu etmektedir-

Bizi ”biz” yapan moral değerlerimizi de,

İhmal etmemeliyiz,elden brakmamalıyız.

Ancak o zaman devlet,ulus,halklar olarak

Her şeyin üstesinden yiğitçe gelebilir,

İç ve dış,düşmanların sinsi oyunlarının,

 

Korkunç tuzaklarının,çılgın arzularının

Farkına varabilir başlarına yıkarız!

Bu millet ne taşınmaz yükler altına girdi,

Ne büyük acıları,yaşadı,aştı,yendi!

Zifir karanlıkları aydınlığa çevirdi,

Yürekten inancıyla yüceldikçe,yüceldi.(...güçlendikçe güçlendi.)

Ne kadar asil,yiğit olduğunu gösterdi.

(Bugün de gösteriyor,gösterecek yarın da!)

Gençler!En büyük görev size düşüyor size!

Siz yön vereceksiniz geleceklerimize

Bilginiz,ahlakınız,sevginiz,gücünüzle.

“Biz milletler içinden seçilmiş bir milletiz,(****)

İyiliği önerir,kötülükten men eder,

İnsanları barışa,kardeşliğe,hayıra

Çağırırız olanca iyi niyetimizle .

Kurtuluşa erenler,erdirenler bizleriz

Allah’ın yardımıyla,izniyle,ikramıyla.

Geçmişte ettiğimiz gibi gelecekte de

İnsanlığa önderlik,rehberlik edeceğiz.

Milliyetçilik nedir?Yaşamak değil midir

 

Kardeşçe bir arada kucaklaşmak,kaynaşmak,

Yurduna,insanlığa yeni değerler katmak...

Bize düşen ulusal mirasını taşımak

Gelecek zamanlara renkler,sesler saçarak..

***

13-21 R.Evvel 1441//10-18 Kasım 2019

____________________________________________________

(*):(81 mısra)

(**):ŞEMS(91/9)

(***):ŞUARA:(26/89)

(****): AL-i İMRAN(3/104-114) vb.

M İ Y A R !

 

Asıl değerli olan nedir bilmediğinden,

Allah,Furkan,Peygamber kurtuluşa çağrırken,(...özgürlüğe...)

İnsanlar koşturuyor idollerin peşinden!

Onlar dünya ufkunu aşamadıklarından

Ezilirler hayatın ağır yükü altında.

Ve çareyi başıboş yaşamakta bulurlar,

Başına buyrukluğu özgürleşme(k) sanırlar!

(Sorumlu olan kimler başına gelenlerden?)

Bu nedenle onların büyük bir çoğunluğu

Ahmakça,ahlaksızca yaşarlar ömür boyu!

Bu yüzden tadamazlar bir türlü mutluluğu!

Bilmiyorlar Allah’ı gücendirmek ne demek!

Her şeyimizi borçlu olduğumuz Rahman’la

Bağların kopmasının neye mal olduğunu!

Asıl muhteşem zafer nasıl elde edilir?

Beşeri ölçülere göre bir yere gelmek,

En yüksek makamlara adım,adım yürümek

 

Gerçek başarı için yeterli neden midir?

İlahi kriterlere göre başarı nedir?

“Adam” gibi yaşamak “adam” gibi ölmektir.

Mutluluğun ne demek olduğunu bilmektir!

İliklerine kadar özgürlüğü içmektir!

Rabbin buyruklarına,kozmik yasalarına

Uygun erdemli,soylu,yalın,mutluluğunu

Herkesle paylaştığı bir hayat yaşamaktır.

Uymayan kim olursa olsun mutlu olamaz!

İnsanlık onurunu yaşayamaz,tadamaz!

(O’dur sonsuz pınarı onurun,mutluluğun!)

Bir insan istediği kadar akıllı olsun,

Dünya makamlarının en yüksek olanı da,

Beşeri unvanların en şatafatlısı da,

Çakma kişiliğine yamanmış bulunsa da...

Velhasıl,varlığına,fıtratına ters düşen,

Moral değerlerini zedeleyen,kirleten

Ne varsa kimliğine iliştirilmiş olsun,

En bilge ve en üstün erdem sahibi olsun

Yüzde yüz doğru karar vermesi imkansızdır,

 

Her zamanda,her şartta yanılma payı vardır.

Kalpler O’nu anmakla huzura erebilir.(*) (...mutmain olabilir!)

Doğru düşünebilir,güzel davranabilir.

İnsanı inanmaktan alıkoyan kibirdir,

Kendini bir şey sanma,gururdur,bencilliktir!

En önemsiz,değersiz şeylere önem veren,

Gözlerinde büyüten için ne gelir elden?

O kendi değerini düşürmektedir zaten!

Kim egosunu ilah edinmişse and olsun (**)

Artık söz edilemez onun insanlığından!

Bir farkı kalmamıştır içi boş bir çuvaldan!

Başka ne beklenir ki bir kula kul olandan?(,,,kula kulluk edenden?)

***

16-18 R.Evvel 1441//13-15 Kasım 2019

______________________________________________

(*): RAD(13/28)

(**): CASİYE(45/23)

BİZ(LER)VE ONLAR

 

Sevgili dünya,ukba-müslüman-kardeşlerim!

Ne olursunuz artık kendimize gelelim!

Bize karşı oynanan oyunları görelim,

Kurulan gizli,açık tuzakları bozalım,

Yolumuza döşenen kayaları kıralım!

Bizi gafil avlamak,çökertmek istiyorlar!

Bizi kendilerine benzetmek için onlar

Ellerinden geleni artlarına koymazlar!

Doğrusu başarılı olmuyor da değiller!

“Onların dinlerini,inanç sistemlerini(*)

Moral değerlerini,yaşam biçimlerini

Biz kabullenmedikçe bizden razı olmazlar,

Bize el uzatmazlar,gerçek dostluk kurmazlar!”

(Kurmuş olsalar bile samimi değildirler!)

Acımasızlıkları,megalomanlıkları,

Yoğun bencillikleri,saçma kibirleriyle

Onlar hem insanlığı,hem de kendilerini

Bitiriyorlar ama bizi bitiremezler.

 

(Başaramayacaklar,bitiremeyecekler...)

Bize duydukları kin o kadar büyüktür ki,(**)

Hınçlarından uzamış tırnaklarını yerler!

Bundan daha büyüktür içlerindeki öfke!(...haset/fitne!)

Nasıl bu hale geldik,kimlerin oyunuyla?

Rahman’dan,kendimizden bu kadar uzaklaştık,

Uyuduğumuz için farkına varamadık!

En büyük sorunumuz kimlik erozyonumuz!

Çalab,Yalvaç aşkına “Müslüman” olduğumuz

Belli mi şu halimiz,tavrımız,edamızla?

Bu cendereden nasıl çıkar,kurtulabilir,

Gerçek kimliğimize tekrar dönebiliriz?

Göklerden inen İp’e sımsıkı sarılmazsak(***)

Kopan bağlarımızı yeniden bağlamazsak,

Mevlütler,ilahiler,dualar okumakla,

Hacılık,hocalıkla,namazlar,niyazlarla

Bir yere varamayız,hatta hafız olmakla!

Bunun için tefekkür etmek gerekmektedir

Ortak akılla fikir,çözümler üretmektir.

Bu namazla,niyazla olacak iş değildir!

 

Akleden yüreklerle,düşünen beyinler de

Devreye girmelidir,bomboş yürekler değil!

Ümmet silkinmelidir,kendine gelmelidir!

İnsanlığı şefkatle kucaklayabilmeli,(****)

Seçilmiş olduğunu gösterebilmelidir.

Gündemi onlar değil biz belirlemeliyiz!

Sırf siyasette değil,bilimde,kültürde de (...sanatta da)

Biz öncü olmalıyız,biz icat etmeliyiz

En modern araçları,bizler üretmeliyiz

En bilimsel,sanatsal,düşünsel ürünleri...

İnsanlığın ufkunu yükseltebilmeliyiz...

“Gevşeklik göstermeyin,üzülmeyin,yılmayın(*****)

-Ölümlü idollerin sözlerine kanmayın!- (...peşinden seyirtmeyin!)

Üstün olan sizsiniz inanmışsanız eğer.”

“Onlar ne kadar engel olmak isteseler de, (******)

-Bunu istemeseler,kıçlarıyla havanda

Soluksuz kalana dek su dövüp dursalar da,

Allah nurunu sonsuz gücü,iradesiyle

Tamamlayacak,doğru,iyi,güzel olanlar

 

Yengin çıkacaklardır,kurtulmuş olacaktır.”

İnsanlığın-yitirmiş olduğu-onuru da.

Bilgi/Işık/Özgürlük Çağı başlayacaktır.

***

12-15 R.Evvel 1441//09-12 Kasım 2019

__________________________________________________________

(*):BAKARA:(2/120)

(**):AL-İ İMRAN;(3/119)

(***):AL-İ MRAN(3/103)

(****):Ümmet kelimesinin kökü “ümm” (anne) olup insanlığı anne

şefkatiyle kucaklayan toplum demektir

(*****):AL-İ İMRAN(3/139)

(******):SAF(61/8)

 

A Ş K -II-

 

Dolaştım mahzun,kırgın mevsimsiz bahçelerde

Sonsuz goncalar açan güllerden dermek için...

Batan dikenlerinden kanayan yüreğimin

Çığlığıyla ürperen,ürken güvercinlerin,

Çıldıran bülbüllerin,suskun kelebeklerin

Tutuşmuş kanatlarla havalanmalarıyla

Boyunları büküldü o güzelim güllerin!

Birdenbire indiren çiy sağanaklarıyla

Güller teselli buldu solan umutlarıyla.

Nabzım duracak gibi olunca sendeledim!

Oturdum bir fidanın hemen yanı başına,

Göz yaşlarım karıştı şebnem kristallerine...

Duydum zikredişini içimde evrenlerin,

Büyük çığlıklarını sevgiden ölenlerin...

O an-o hal üzere iken-ölmek istedim!

Ölmek ölümsüzlüğün,Ölümsüz Sevgili’ye

Kavuşmanın tek yolu değil midir efendim! (...erenler!)

Vuslat mı,hicran mıdır arzulanan sevgide?

 

Her şeyden hayırlısı,doğrusu ne acaba?

(Böyle bir şey mümkün mü bu dünya şartlarında?

Ne parlak yıldızlar var uzay karanlığında!)

Çevremize örülen duvarları yıkacak,

Kopan bağlarımızı yeniden bağlayacak,

“İnsan” olduğumuzun künhüne vardıracak,

Kardeşçe bir arada yaşatacak,tutacak

Başka ne olabilir Ölümsüz Sevgili’ye

Duyulan yapmacıksız,katıksız aşktan başka?

Her şeye razı olur insan aşkı uğruna,

Kılını oynatmadan olanca varlığıyla!

Unuttuğu “beşeri” değerleri yeniden(Yitirdiği “insancıl”...)

Elde edebilmeyi bile deneyebilir!

Mutluğu,barışı,özgürlüğü derinden

İliklerine kadar tadar,tattırabilir!

Bu,onun yüzyıllardır düşlediği özlemdir...(...gerçektir...)

***

11-12 R.Evvel 1441//8-9 Kasım 2019

 

A Ş K -I

Aşk’a dair söylenen sözlerin hepsi yalan,

Bir de bizden dinleyin aşkı,bir sevdalıdan…

Aşk’ı anlatabilmek yaşamaktan daha zor,

Aşk’ı yaşayabilmek anlatmaktan daha zor…

Aşk’a inanabilmek çılgınlıktan da öte,

Aşk’la aşık atmaya kalkmak kimin haddine.

-Aşk’ı Aşk bile bilmez,anlatamaz hakkıyla,

Kimdir karanlıkları delen kor bakışlarla…?-

Ne kalkarsın a çocuk boyundan büyük işe,

Aşk’ı-hele bu çağda- yazmak senin neyine…!

Aşk,ezelden çıkarak koşmak ebediyete,

Açılan sonsuz ışık kanatların önünde

Kucağında bir demet alev çiçek halinde

Evrenleri sunmaya yeltenmektir Canan’a.

Atılmak seve seve Hicran’ın kollarına,

Sipersiz,cephanesiz savaşlar savaşında…

Aşk,ilahi bir yangın vuslat ufuklarında,

Akkor bir çiy damlası çimen yapraklarında,

Kendine doğru koşmak benlik labirentinde……

Aşk,acının çarkında hançer hançer bilenmek,

Çözülmesi imkansız düğümü çözüvermek.

Sonsuz atın koşması sonsuzluk vadisinde,

Sonsuz gülün açması hazan bahçelerinde.

Aşk,sonsuz yanardağın bir anda patlaması,

Haz lavlarının kül kül sonsuza savrulması…

Aşk,evrenler içinden evrenlerin geçmesi,

Vuslat doruklarına yıldırımlar düşmesi,

Ceylanların gözyaşı ırmağına inmesi,

Gamzeli gülüşlerin,hareli bakışların

Yansıması ruhlara ötesinden çağların…

Aşk,sırlar üstü sırrın saklandığı nur fanus,

Kaptansız teknelere geçit vermez okyanus…

Aşk,acının hükmünü geçirmesi sevince,

Gönlün gülşenleşmesi zakkumlar derildikçe.

Aşk,vuslat ateşiyle hicranın potasında

Yanmaktır,erimektir zamansız mekanlarda.

Kozmik fırtınaların ışık kanatlarıyla (alev soluklarıyla)

Sürüklenmek,savrulmak evrenlerin kalbine…

Aşk,can ummanlarında suların feleklere

Değmesidir ürperten uğultular,medlerle…

Evren alfabesinin ilk harfi,ilk sınıfı,

Ve hayat okulunun son dersi,son sınıfı…

Mevsimsiz bahçelerden sonsuz ay güllerinin

Katmer katmer goncalar açması iri,narin…

Hasatsız gümrah alev tınazlarının hür hür

Taşınarak Vuslat’ın kanatlarında tül tül

Serpilmesidir gönlün münbit topraklarına,

O bire sonsuz veren hayat kaynaklarına…

Aşk,bir damlada umman,bir ummanda damladır,

Olmakla olmamanın arasında berzahtır…

Ezelle,ebediyet,ebediyetle ezel

Arasında yıldızsız göklerde gazel gazel

Savrulmaktır kesiksiz bela rüzgarlarıyla…

O’nun sonsuz kudretli nur-alev kollarında

Tatmaktır acıların en kutsal olanını…

Ve örtmek sevinçlerin altın pancurlarını

Mutluluk ülkesinin sonsuzluk sarayında

Acı bir tebessümdür Aşk,kavruk dudaklarda,

Sonsuz çiy yağmurudur alev ormanlarında.

Som altın sağraklarda sunulan ağıdır Aşk,

O ağuyu içerek soluksuz,bir yudumda

Çılgınlaşmak,yeniden canlanmak,sonsuzlaşmak…

Yüreğe tutturulmuş nebülöz taşlı iğne,

Yuvarlanmış bir billur gönül cehennemine…

Ufuksuzluk ufkundan sonsuz bedir doğması,

Canların O Bakış’la yanması,kavrulması.

Zamansız mekanlarda,mekansız zamanlarda

Ölmek,ölmek dirilmek Sonsuzluk Kapısı’nda.

Aşk,sonsuz güvercinin alev kanatlarıyla

İnmesi bulut bulut revaklı avlulara,

Nişanlı alınların süslediği başlara

Evrenleri ürperten acı haykırmalarla…

Bütün tomurcukların hep birden patlaması,

Dal uçlarından sonsuz hevenklerin sarkması.

Acılarına şerbet olmak Çağ’ın,Çağlar’ın,

Tekmil çilelerini paylaşmak mazlumların…

Hiç sönmeyen alev bir top halinde dolaşmak

Evrenleri bir uçtan bir uca tutuşturmak…

Ebemkuşağı taklar altından dolu dizgin

Zafer naralarıyla geçmek bir şafakleyin.

Fetihsiz doruklardan seyretmek can gözüyle

Tutuşmuş ufukları ruhun alevleriyle…

Nice bin sel halinde akmak,çağlamak,coşmak,

Gürül gürül sesleri,ışıkları kuşatmak…

Aşk,bir ter damlasıdır Burak Süvarisi’nin,

Şanlı,nişanlı,nurlu alnında Sevgili’nin.

Hayatı mevsim mevsim yeniden yaşamaktır,

Ufuksuz ummanları bir solukta aşmaktır…

Kabuğun yarılması,özün kıpırdaması,

Kesiksiz depremlerin yüzyılları sar(s)ması,

Debisiz nehirlerin köpürmesi,taşması,

Ateşböceklerinin yanması,kavrulması

Fosforlu küllerinin sonsuza savrulması…,

Aşk,sonsuz pervanenin,sonsuz mumlu şamdandan

Havalanıvermesi kanadın oynatmadan…

Aşk,güneşin kıvılcım olduğu sonsuz yangın,

Bir yangın ki,değişmez şifası soy ruhların…

Sonsuz yemişler veren,sonsuz dallı bir ağaç,

Renkler,sesler,mevsimler üstünde ışıyan taç.

Anbean gürleşen ses zaman labirentinde

Yakamoz şehrayini gönül denizlerinde…

Sonsuz okçunun sonsuz akla vurduğu hedef,

Felekleri coşturan,raksa davet eden def.

Kadransız,yelkovansız,akrepsiz,gongsuz saat,

Sonsuzluk Mabedi’nde sonsuz haz veren taat.

Yırtılan damarlardan fışkıran kafurlu kan,

Ve yükselen son dua onulmayan yaradan…

Bir ahu kirpiğinden damlayan kor şebnemin

Getirmesi altını üstüne evrenlerin,

Yolunu şaşırması günlerin,gecelerin…

Yüreğinde bin sızı cephedeki askerin,

Donup kalmış bir damla şakağında annenin.

Kat kat karanlıklarda içinin ışığıyla

Yürümek aydınlıklar üstü bir aydınlıkta…

Ölmezlik Ülkesi’nin dayanmak kapısına,

Nebülöz tarlasından derilmiş bir yürekle…

Ateşin,suyla,suyun ateşle barışması,

Karanlığın ışıkla beklenen andlaşması…

Kıyasıya vuruşmak sarılmış cephelerde

Galaksi gönüllerin dumansız aleviyle.

Gülşenleri çevirmek birer yangın yerine,

Frekanslar üstü Ses’in kapılmak büyüsüne,

Mahşer ürpertisini duymak iliklerinde…

Alev çemberlerinin içi içe açılması,

Işık atlar sırtında çağların aşılması.

Usul usul büyüyen ekinlerin dolması,

Hareli başakların sonsuzu zorlaması…

Sonsuz kamışlıkların can yakan inleyişi,

Azatsız kuğuların ilahi senfonisi…

Uzak,esrarengiz,loş lotus vadilerinde

Mevsimsiz sağnakların buğusu yüreklerde…

Mekansız Işık-Ses’in çember çember uzayı

Silinmez yankılarla kuşatması,sarması…

Kıyamet öncesinde kıyametin kopması,

Tahtların,sütunların,taçların paslanması…

Yokluğun nur halinde Varlık’a karışması,

Varlığın nur halinde yokluğa yansıması…

Aşk nedir,ne değildir,bilen varsa söylesin,

Ruhumu allak-bullak eden bu humma dinsin,

Kağıt,kalem bitmeden bir gerçek dile gelsin…!

(Şiir uzun yıllar önce-tahminen 15-20 yıl- yazıldığından tarihi belli değildir.)

 

HİCR SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

R U H

 

Varlık ufuklarında

Çakarken sonsuz şimşek,

Yokluk gayyalarında

Debisiz akan ırmak

Coşarak,kükreyerek

Zaman ovalarında,

Hicran doruklarını

Aşarak ürpererek,(...gürleyerek)

Vuslat okyanusuna

Kavuştuğu an başlar

Yangınlar bağırlarda

Güneş,dünya,ay,gökler,(...yıldızlar,)

Atomlar,nebulalar,

Çılgın süper-novalar,

Çimenler,galaksiler

 

Ruhun kanatlarında

Sonsuzluğa uçarlar...

Sevinç çığlıklarını

Duyanlar çıldırırlar...

***

10-11 R.Evvel 1441//7-8 Kasım 2019

 

BİR İLAHİ UYARI BİR MÜJDE!

 

Ey insanlar dinleyin!Rahman buyuruyor ki,

Ölümsüz sözleriyle bizi uyarıyor ki;

“Durmadan fena işler,kötülük tuzakları(*)

Düzenleyip kuranlar,entrikaya dayalı

Gizli,açık suçları,zulmü/haksızlıkları(...acımasızlıkları)

Yapanlar,işleyenler Rabbin kendilerini

Yere batırmasından-batırmayacağından-

Ya da kendilerine bilemeyecekleri

Bir yerden azabının-acının,ızdırabın-

*Adaleti gereği hak edilen cezanın-

Ulaşmayacağından-uygulamamasından-

-Ulaşıvermesinden,erişivermesinden-

Emniyette midirler?Bundan emin midirler?

Ya da o inançsızlar,dönüp dolaşırlarken,

-Günlük telaş içinde koşuşturup dururken,

Dünyanın hay,huyuna kapılıp gitmişlerken,(...kapılıvermişlerken,)

Pervasız,düşüncesiz,amaçsız gezinirken,

Rabbin kendilerini tutamayacağından,

(Asla savuşturmaya güç yetirilemeyen

Bir belanın onları enselememesinden) (...alt,üst etmemesinden)

Yakalayacağından-bırakmayacağından-

Güvende mi oldular?Nasıl aldanıyorlar!

Kuşkusuz onlar buna engel de olamazlar.

Onlar Ulu Allah’ı aciz bırakacak da,

-Aldatabilecek de-değillerdir elbette!

Yeryüzünde/göklerde,geçmişte/gelecekte

Yoksa Yüce Allah’ın-Ölümsüz Tek İlah’ın-

Bir süreç içersinde,endişeyle,korkuyla, (...dehşetle)

Her türlü afatlarla,çözülme,çürümeyle

Tüketerek yavaşça-için,için usulca-

Yakalayacağından-cezalandırmasından-

(Safha,safha ortadan kaldırmayacağından)

Onlar emin midirler,ne kadar emindirler?

Hiç kuşkusuz Rabbiniz-iyi kullarsanız siz-

İyidir,şefkatlidir ve pek merhametlidir.”

 

“Ey Rasul/Nebi!De ki;-İnsanlara bildir ki;- (**)

Ey Allah’ın kulları!Pis ve kötü olanla

Kuşkusuz bir değildir-olamaz eş değerde-

İyi ve güzel olan/kötü ve çirkin olan.

Aklını başına al,düşün,taşın ey insan!

Bir taraf seç kendine,duruşunu belirle!

Pislerin,kötülerin-çarpık niyetlilerin-

Çokluğu tuhafına gitse,ya da hoşuna

Bu böyledir,gerçektir,hayatın gerçeğidir.

Hayat dediğin nedir?İyiliktir,sevgidir.

O halde siz kapsamlı,çok boyutlu ve derin

Kavrayış sahipleri-saf akıl sahipleri-

O’na karşı saygıda,sevgide,baş eğişte,

Hiç kusur etmeyiniz,haşyetle ürperiniz!

Sorumluluk bilinci ile kuşanınız ki,

(Allah’a,Peygamber’e,ailene,yurduna

Karşı sorumluklar topyekün insanlığa.)

Arınabilesiniz,kurtulabilesiniz.

En üstün başarıya ulaşabilesiniz.”

***

7-9 R.Evvel 1441//4-6 Kasım 2019

________________________________________________________

(*):NAHL(16/45-47),(**).MAİDE(5/100)

 

SALAK ŞOFÖR!

 

Bir adam temiz yüzlü,iyi yürekli biri!

Direksiyon sallayan bir otobüs şoförü.

Aracında bulduğu oldukça ağır yüklü

Cüzdanı sahibine dolu(!) teslim edince,

Sosyal medyada adı “salağa” çıkmasın mı?

Dürüstlüğü “salaklık”,enayilik var sayan

Bir toplumun geldiği,bulunduğu noktayı (...konumu)

Varın değerlendirin aklı seliminizle! (...siz hesap edin...)

Asıl büyük hırsızlar,arsız vurgunculardan

Toplum hiç de rahatsız,uzak olmadığından,

Böyle tepki vermesi-tavır sergilemesi-

Pek şaşılacak bir şey değildir ne yazık ki!

Şaşılması gereken bir toplumun bu hale

Nasıl gelmiş olduğu,nasıl getirildiği,

 

Bu gidişle nereye varabileceğidir!

Bu kafayla,bu ruhla ne yapabileceği,

Geleceğe ne gözle bakabileceğidir,

Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a ne söyleyeceğidir?

***

5-7 R.Evvel 1441//2-4 Kasım 2019

 

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ

 

Amerika Birleşik Devletleri deyince,

Megalomani,gurur,şımarıklık,bencillik,

Entrika,doyumsuzluk,hoyratlık,dengesizlik,

Riyakarlık,haksızlık,acımasızlık,kibir,

İkiyüzlülük,fitne,tahakküm,yüzeysellik

Kıskançlık,tutarsızlık,kaypaklık,güvensizlik,

Akla gelen şeylerdir,başat özelliklerdir!

 

Bakmasını bilince,doğru ölçüp,biçince,

İsabetli,kararlı adımlar atabilir,

Ruganlarınız kirden,pastan arınabilir!(...kurtulabilir!)

Lale bahçelerini kurtarabilirsiniz,

(Lotus bahçelerinden kor güller derersiniz!)

Erdemi,özgürlüğü yüceltebilirsiniz,

Şiiri,kardeşliği önerebilirsiniz.

İnce,derin,çok yönlü fikir üretebilir, (... düşünebilir,)

Kurulan tuzakları fark edebilirsiniz.

Karanlıklardan ışık üretebilirsiniz...(...devşirebilirsiniz...)

 

Düşünceden,duygudan uzaklaştıkça insan,

En anlamsız,en korkunç eylemleri sergiler!

Vahşeti kahramanlık ölçüsü sayabilir!

Lafazanlıkta kimse su dökemez eline! (Lüpçülükte...)

En iyi başardığı iş katakulliliktir!

Tamtakır bir yürekle,hiçbir önlem almadan

Labirente girene kim yol gösterebilir?

(En çok sevdiklerinin başında altın gelir!) (...petrol...)

RAHMETEN LİL ALEMİN tek rehber bilinince,

İnsanlık işte o gün kendine dönecektir!(...felaha erecektir!)

***

05-07 R.Evvel 1441//02-04 Kasım 2019

 

DİN VE HİKMET (*)

 

Katımdan kime hikmet verilmişse lütfumla,

Ona büyük bir nimet,bir hayır verilmiştir. (...servet...)

(Sorumluluk bilinci kuşanmış olanlara,

Rabbin buyruklarını ciddiye alanlara,

O’nun ilkelerine uygun yaşayanlara,

Adalet,aşk,iyilik peşinde(n) koşanlara,

Aka,karaya aynı gözlerle bakanlara,

Çalab’a kul,Yalvaç’a has ümmet olanlara,

Kahhar’dan gayrısından korkmayan yiğitlere,

Vahid’den başkasına boyun eğmeyenlere,

Bir yetimin başını şefkatle okşayana,

En sevdiği şeyleri severek paylaşana,

Yoksula,ezilmişe kol,kanat gerenlere,

Gönülsüz olanlara,sözünü tutanlara,

Ömrünü göz kırmadan Hakk’a adayanlara,

Zakkum bahçelerinden ak güller derenlere,

Aile,yurt,insanlık için koşturanlara,

Velhasıl “insan” olmak için and içenlere...)

 

Hikmet verilen nefsin kalp gözü açılmıştır.

Hikmet duru kalplerin ilahi gıdasıdır.

Hikmet sahibi insan Allah’ın “bak” dediği (...”gör”...)

Yerden baktığı için gerçeği görebilir.

Yanlış ile doğruyu,kötü ile iyiyi

Birbirinden kesinkes ayırt edebildiği (...ayırabilmesiyle)

İçin sağlam,güvenli adımlar atabilir.

Hayatın eğri,büğrü,sürprizli yollarında

Yolunu şaşırana rehberlik edebilir.

***

2-3 R.Evvel 1441//30-31 Ekim 2019

________________________________________________

(*):BAKARA(2/269)

 

YANILANLAR VE YANILTANLAR

(Aldatılanlar Ve Aldatanlar)

 

Yanıltıyorsunuz,aldatılıyorsunuz!

Doğru,gerçek olandan uzaklaşıyorsunuz!

Uzaklaştırılıyor,saptırılıyorsunuz!

Sınırlı olan insan aklıyla üretilen

Beşeri sistemlerin,ideolojilerin

Sınırsız külli aklın ürettiği kusursuz

Sistemin karşısında ne gelir ellerinden?

Ancak gurura,kibre öyle kapılmışlar ki,

Kendilerini bir şey sanıyorlar yazık ki!(...ne yazık!)

Evren(ler)i yaratan,yöneten,yönlendiren

İlahi iradenin önüne geçmek için

-Bilerek/bilmeyerek-çabalayıp duranlar,

Bir kuldan başka bir şey olmayan idollerin

Peşinden koşturanlar,kullukta yarışanlar

Seçeneğiniz yanlış,davranışınız çarpık!

 

Önünüz ya uçurum,ya zifiri karanlık!

Nasıl bu kadar sefih olabiliyorsunuz? (...ebleh...)

KİTAPLAR ANASI’nın çizdiği,önerdiği

Profile hiç uymuyor taptığınız ilahlar!

Aklınız başınıza bir geliverse(ya)artık!

Yıllardır,yüzyıllardır arayıp durduğum(n)uz,

Mutluluğa,huzura,barışa,adalete

Kısa akıllarıyla kavuşmayı umanlar,

Hüsrana,pişmanlığa her an hazır olsunlar!(...dünden razı...)

Bugün hatırlatılan,size söylenenlerin

Dosdoğru olduğunu yarın göreceksiniz!

Birer fal taşı gibi açılan gözleriniz,

Böğrünüze kenetli günahkar elleriniz,(...güçsüz ellerinizle)

Bir düşünün o zaman ne olacak haliniz?

***

1 R.Evvel 1441//29 Ekim 2019

 

NUR VE ZULMET

 

Etle,tırnak gibidir,yerle,gök nur ve zulmet!

Aydınlıkla,karanlık,imanla,imansızlık!

Bir zar,bir çizgi vardır ancak aralarında!

O kadar hassastır ki dengeler evren(ler)de,

Bir bakış,bir dokunuş,bir haykırış,bir anlık

Bir tebessüm her şeyi değiştirmeye yeter!

Nur zulmetin bağrında,zulmet nurun alnında

Kesiksiz sema eder,çılgındır semazenler!

Güneş,yer,ay,yıldızlar,esrimiş nebülözler

Sonsuz,ufuksuz zulmet deniz(ler)inde yüzer!(...yüzerler.)

Nur onları kuşatır limitsiz bir merhamet,

Ölümsüz bir sevgiyle,beklemez bir karşılık!

Aydınlık düşünceler,karanlık düşünceler

Savaşırlar çılgınca alacakaranlıkta,(Tartışırlar...)

Yengin çıkan kesinkes belli olmaz genelde!

Ne zulmet nursuz,ne nur zulmetsiz yapabilir!

Yerle,gök,etle,tırnak,yürekle kan gibidir!

Beden ve ruh,gün/gece,ruh,beden nur ve zulmet!

 

Her şey olağan üstü yeryüzünde,evrende,

Sevgiler üstü sevgi ürperen yüreklerde.

Duyan,düşünen için hayretler üstü hayret!

***

26-27 Safer 1441//25-26 Ekim 2019

 

HAKİKATİ GÖREBİLMEK

 

Hiçbir şey göründüğü gibi değil and olsun!

Sizde biliyorsunuz,sezebiliyorsunuz!

En akıllı görünen,sanılanlara bakın!

En akılsız işleri bunlar yapmıyorlar mı?

O kadar megaloman,o kadar benciller ki,

Bir değer vermiyorlar hiç kimsenin fikrine!

Yaptıkları her işin doğru,yerli yerinde

Olduğuna o kadar,kesinkes eminler ki, (...kesin inanmışlar ki,)

Onlar Arap saçına çevirdikleri halde,

Olayları,işleri,yola koyduklarını,

Yeryüzünde barışı tesis ettiklerini

Söyleyebiliyorlar tuhaf bir pişkinlikle,

Gözlerimiz içine baka,baka sinsice!

(Barıştansa daha çok savaştan yanadırlar,

Onlara göre böyle çözülürmüş sorunlar!

Ne kadar akıllıca bir yol,yordam değil mi?

Nitekim yerkürede azalacağı yerde,

 

Sorunlar artmıyor mu bunların sayesinde?

Onları pohpohlayan,destekleyen savunan,

Olduklarından başka gösteren,göz boyayan,

Gözlerinde büyüten,hatta ilahlaştıran

-Böylelikle en büyük günaha-şirke-batan-

Medya organlarının-çıkar odaklarının-

Kula kullukta yarış eden yandaşlarının, (...tutsaklarının)

Allah aşkına var mı onlardan kalır yanı!

İnsanları aldatmak,bilerek isteyerek

Yanlışa yönlendirmek,örterek,gizleyerek

Gerçek,doğru olanı,onursuzluk olmaz mı,

Haksızlık,sorumsuzluk,ahlaksızlık belki de!)

İçtensizliklerini,çaresizliklerini

Gizleyebiliyorlar yalan maskeleriyle!

Göremiyor musunuz,duyamıyor musunuz

Traji-komik profiller çiziyorlar aslında!

Bir ışık,bir parıltı var mı bakışlarında,

Tumturaklı,ama boş,anlamsız sözlerinde?

Onlara güven duyan,inanan toplumların (...bahtsızların)

Vay haline dünyada,arafta,ahirette!

 

Aldatılıyorsunuz,oyalanıyorsunuz,

Kullanılıyorsunuz,savuruluyorsunuz...

Sevgili kardeşlerim,aklınızda bulunsun!

Aklınız ne kadarsa görebiliyorsunuz(*)

Demektir o kadar da doğruyu,hakikati!

Birilerinin özel,kişisel başarısı

Kendisine aittir,siz alkışlıyorsunuz!

İnsanlık onuruna siz ne katıyorsunuz,

Kendinizin adına siz ne yapıyorsunuz?

***

22-23 Safer 1441//21-22 Ekim 2019

________________________________________________________

(*):İnsan aklı kadar görür-Göethe

GÜNCEL DEVAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN