ANASAYFA

 

A L E G O R İ

 

Güneşli,kapkaranlık,bembeyaz bir yaz günü

Kartopu oynuyorlar mor sakallı çocuklar

Kardan adamlarla,serçeler,kumrularla

Yıldız sağanakları altında...

Paltolarını,kukuletalarını veriyorlar

Üşüyen kardan adamlara...

İniyor öbek,öbek güvercinler,

Yürekleri dağlayan çılgın kahkahalarla,

Bakışlarında kuş olamamanın hüznü!

Gün kavuşurken doğu ufuklarında,

Birden ağlamaya başlıyor kardan adamlar!

Lav ırmaklarına atılıyor çılgınca

Aniden ortaya çıkan yunuslar!

Kel kartallar,kuzgunlar,yarasalar,domuzlar

Kanlı gagalarında kuru zeytin dalları,

Boğum,boğum mutluluk çığlıkları,alevler,dumanlar yükselen

Modern,görkemli kentlerin üzerine inerken,

Kırkayaklar,köstebekler,örümcekler,akrepler

Yürüyor dolunayın kılcal damarların(d)a...

Çelik kanatlı kocaman kuşlar

Alev güller serpiyor başlarımıza!

Koltukları tenekeden yuvarlak altın masalarda

Ahkam kesiyor dört köşe kafa(lı)lar!

Zifiri salonlarda kurulan mükellef sofralarda

Ağırlanıyor bin bir yüzlü konuklar!

Menüde gözyaşı,kan,irin salatası var,

Lime,lime doğranmış kavrulmuş yürek.ciğer...

İpleri gorillerin ellerinde şebekler,

Rollerini pek iyi ezberleyememişler!

Birden frekanssız bir sayha yankılanıyor her yanda...

Alt üst oluyor karalar,denizler,yerler,gökler...

Birbirine giriyor doğ(r)ular,batıl(l)ar,gurublar,şafaklar...

İçin,için yanıyor buzullar,sıradağlar,sahralar...

Apış aralarına almışlar kuyruklarını

Farelerin,tavşanların saldırılarından kaçıyor arslanlar!

Sonsuz alev kanatlı albatroslar

Fethe çıkmış girilmez sanılan mağaraları!

Kör kuyular taşıyor,dinmiyor gözyaşları...

Sarmaş dolaş oluyor galaksilerle okyanuslar!

Çiçeğe duruyor çınarlar,çamlar,kaktüsler,

Kar sağanaklarıyla ürperiyor aysbergler!

Çıldırıyor annelerine kavuşan bebekler,

Diz çöküyor mazlumların önünde zalimler,

Kesişiyor mahzun yüreklerde koordinatlar üstü koordinatlar...

Ve eriyor sonsuzluklar içinde sonsuzluklar!

***

4-6 R.AHİR 1440//11-13 ARALIK 2018

 

KALEM SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

KAYGI ÇAĞI VE KORKULAR (*)

 

Kaygılanmayın dostlar,düşmanlar,ey insanlar!(...dünyalılar!)

Alacaklı mısınız,yoksa borçlu musunuz,

Yalancı aynalara bakamıyor musunuz,

(Yalandan kendinizi alamıyor musunuz?)

Geleceğinizden mi kaygı duyuyorsunuz,

Işıksız kalmaktan mı,çok mu uzun yolunuz?

Çaresizliğinizi bahane ederseniz,

Ardınızda silik bir iz bırakamazsınız.

Gözleriniz kamaşır,düşer bakış açınız,

Ipıssız sahraları süsler seraplarınız!

 

Varlığınızı korku üstüne kurarsanız,

Elleriniz boş kalır,adım atamazsınız!

 

Korkmayın,korku sizden korksun bayanlar,baylar!

Ortaya serdiğiniz,serebileceğiniz

Rolleriniz ne kadar inandırıcı olur

Korkudan korkarsanız,kararır hayatınız,

Ufkunuza üşüşür kuzgunlar,yarasalar!

“LA İLAHE İLLALLAH!”sesi duyulmaz olur!

Aklınızı dinlemez,duymazsa yüreğiniz

RAHMAN’ın rahmetinden dışlanabilirsiniz!

O zaman kaygılanın,o zaman korkun işte!

İşler sarpa sarmıştır dünyada,ahirette!

___________________________________________________________

(*):TRT’nin aynı konu başlıklı İNSANLIK HALİ adlı proğramından esinlenerek.(İslami bakış açısıyla.)

 

 

ZAMAN(Çağ-lar) İNSAN VE İSLAM

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

  YALANCILAR VE YALANLARI

 

Yalan söylüyorsunuz yalancılar,alçaklar!

Allah’tan korkmayanlar,kuldan utanmayanlar,

Lafla peynir gemisi yürütmeye kalkanlar,

Ahlaksızlığı ahlak edinen kaltabanlar!

Nasıl bu kadar rahat olabiliyorsunuz?

Canınız Cehennem’e,orasıdır yurdunuz!

Issız mağaraları saray sanıyorsunuz!

Lotus bahçelerinden zakkum deriyorsunuz!

Ardınızdan koşanlar bakarkörler,sağırlar,

Ruhları bağnazlığın oyuncağı tutsaklar.(...sefihler!)

 

Varlığınız yalanlar üzerine kurulu,

En doğru eyleminiz kulun kula kulluğu!

 

Yanar mı,yanacak mı öğleye dek mumunuz?

Akletmiyor musunuz,ürpermiyor musunuz?

Lümpenleri aldatmak matah sanıyorsunuz!

“Aldatan bizden değil!”buyurmuş onurumuz. (...önderimiz.)

Niçin duymuyorsunuz,utanmıyor musunuz?

Lafazanlık lafazan için açık tuzaktır,

Aldatan aldanmıştır,aldatmak alçaklıktır!

Riyadır,riyakarlık en büyük haksızlıktır!

Işıksız labirentte başıboş koşturmaktır!

21-23 C.Evvel 1440//29 Kasım-01 Aralık 2018

 

TAHRİM SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

Y A N G I N !

 

Yanıyor cayır,cayır dumansız alevlerle

Avm’ler,ormanlar,köprüler,otoyollar,

Nehirler,sıradağlar,pantolonlar,çoraplar,

Gökdelenler,kondular,saraylar,tahtlar,taçlar.

Itırlar,orkideler,krizantemler,yürekler,

Nergisler,kelebekler,albatroslar,bulutlar...

Yanıyor için,için dumansız alevlerle

Açelyalar,lotuslar,kırmızı karanfiller,

Nöronlar,notrinolar,tanklar,toplar,uçaklar,

Güvercinler,martılar,kartallar,kırlangıçlar,

Işıksız,mağaralar,ışıltılı kumsallar,

Nebülözler,nötronlar,buzullar,okyanuslar...

Anneler,sevgililer,yetimler,ezilenler,

Yatlar,katlar,hamamlar,villalar,apartmanlar,

Çimenler,sekoyalar,eller,saçlar,çatılar,

Kitaplar,matbaalar,gazeteler,kalemler,

Uzun,kısa bacalar,gemiler,trenler,ruhlar,

Piyanolar,kemanlar,utlar,bilgisayarlar,

Kuleler,kulübeler,kuyular,uçurumlar,

Mescitler,kiliseler,havralar,manastırlar,

(Kabe’ler,katedraller,Aksa’lar,minareler...)

Ya farkında değiller,ya umursamıyorlar

Yangınlar ortasında gülüş/oynaş insanlar,

“İnsan” olduklarını ne gün anlayacaklar,

Onursuzluklarına ne gün son verecekler?

 

Sönmez,söndürülemez bu yangın ne yapılsa!

Bağnazlık duvarları bir,bir yıkılmadıkça,

Bencillik,gurur,kibir çöpe atılmadıkça,

Hoşgörü,sevgi,saygı baş tacı olmadıkça

İnsanlar birbirine aşkla sarılmadıkça...

 

Yangını söndürecek tek bir yol,bir çare var,

“Sözün en güzeli”ni dinleyecek insanlar,

“Sözün en güzeli”yle hareket edecekler,

Birbirlerine “güzel sözle” bağlanacaklar,

Mutlak Barış’a,sonsuz elle sarılacaklar...

17-18 R.Evvel 1440//25-26 Kasım 2018

 

AŞK MEDENİYETİ

 

Aşksız,soluk almadan,aşksız,adım atmadan (Aşkla...)

Şaşkın,umutsuz,yılgın,kararsız dolaşmaktan

Kurtulamazsın asla tutsaklıktan ey insan!

 

Medeniyet,adalet toprağında boy atan

Evrensel bir ağaçtır meyveleri aşk,şefkat,

Dengedir,özgürlüktür,hoşgörüdür,akıldır,

Erdemdir,merhamettir,empatidir,barıştır.

En aykırı görüşler için bir güvencedir.

Medeniyet fırsattır,fırsat eşitliğidir.

Nice tahtlar,saraylar medeniyetsizlikten,

İçlerinde bulunan akılsızlar yüzünden

Yerle yeksan olmuştur,silinmiştir tarihten.

Eleştiriye açık olmaktır medeniyet.

Toplumsal ve bireysel birliktir,uzlaşmadır.

Tarihe bir not düşmek,bir,ses,bir iz bırakmak

İsteyenler medeni olmak durumundadır.

Büyük düşünmek,büyük düşünceler üretmek

(Vahyin aydınlığıyla aydınlanmış bir yürek)

Çağlar’a örnek olan,gümrah ışıklar saçan,

Bilim,sanat üreten,barışsever,çalışkan,

Akıllı ve onurlu bir toplum inşa etmek.

(Vahyin aydınlattığı akıl selim akıldır.)

Medeniyet adalet,adalet,adalettir...

Sevenler,sevilenler gerçek medenilerdir.

 

Medeniyetin özü Medine Devleti’dir,

Model/medeni-insan Sevgi Peygamberi’dir.

Medine Sözleşmesi barış güvencesidir.

Mazlumlar,mustazaflar,sadıklar yan yanadır.

İnsan’ı tutulduğu ağır hastalıklardan

(Bencillik,putperestlik,kibir sendromlarından...)

Kurtaracak reçete evrensel sözleşmedir.(*)

Barışa,kardeşliğe,mutluluğa yol açan

En şaşmaz,en güvenli bir yol göstericidir.

______________________________________________

(*):Medine Sözleşmesi

11-15 R.Evvel 1440//19-23 Kasım 2018

 

TALAK SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

 

O R K İ D E L E R (*)

 

Orkideler o kadar,o kadar güzeller ki!

Renkleri,kokuları,türleri,şekilleri...

Kokla(n)maya kıyılmaz derler ya işte öyle!

Kırlarda,bayırlarda,kadim kabristanlarda,

İçimizi ürperten renklerde,kokularda,

İlahi zarafetin muhteşem simgeleri!

Dağlarda,doruklarda,yankısız kanyonlarda

Erişilmez estetik,incelik örnekleri...

Letafet denizinin alevli köpükleri,

Ebruli bakışların tükenmeyen düşleri,

Rezzak’ın (**)doğadaki güzelim nimetleri,

Kuşların böceklerin zengin hazineleri,

Destek üniteleri,yasam usareleri...

Olağanüstü evren dengeleri içinde

Ölümsüz Sanatkar’a hayranlığı arttıran,

O’na kulluk etmenin onurunu tattıran

Orkideler durmadan açıyor içimizde...(...büyüyor...)

Orkideler o kadar mutlular,iyiler ki,

Mutlu edebilirler en mutsuz yürekleri!

1-12 R.Evvel 1440//18-20 Kasım 2018

________________________________________________

(*):Aynı isimli bir belgeselden esinlenerek.

(*):REZZAK;Allah(CC)’ın kutlu isimlerinden.Her çeşit rızkı

daima veren.Yarattığı rızkı yarattıklarına her daim dağıtan.

 

 

HAZRETİ MUHAMMED VE GENÇLİK (*)

 

Hazreti Muhammed’i dinleyin ey insanlar!

Allah’ın Elçisi’ni,sözün en güzelini

(Açın kalplerinizi,can kulaklarınızı.)

Zikr’inde zamanlara/yerlere beyan eden

Rahman’ın hikmet yüklü ölümsüz sözlerini.

Eğer yitirdiğiniz değerleri yeniden

Tutmak,kaldırmak-için-düşürdüğünüz yerden,

İstiyorsanız başka bir yol yoktur,bir umar!

(İnsanı “insan” yapan evrensel prensipleri.)

Muhammed Mustafa’ya kulak verin insanlar!

(Açın sonuna kadar pencerelerinizi!)

Unuttuklarım(n)ızı hatırlatıyor size.(...bize.)

Hikmeti,adaleti,şefkati,tefekkürü,

Aşkı,ahde vefayı,alçakgönüllülüğü,

Merhameti,dostluğu,güveni,özgürlüğü,

Mutluluğu,ümidi,sabrı,dayanışmayı,

Mazlumu kollamayı,zulme başkaldırmayı,

Emeği,özgüveni,kardeşçe paylaşmayı,

Dosdoğru yaşamayı,onuru,utanmayı,

Dürüstlüğü,tevhidi,kula kul olmamayı,

Cömertliği,iffeti,selim aklı,takvayı,

Asaleti,katıksız imanı,empatiyi,

İdollerin peşinden sürüklenilmemeyi,

Gönül zenginliğini,tebessümü,sohbeti,

Yoksulu doyurmayı,ağlamayı,acıyı,

Yetimi gözetmeyi,gözyaşını silmeyi,

Zarafeti,heybeti,letafeti,selamı,

Misafirperverliği,komşuluğu,ikramı,

Hoşgörüyü,barışı,sempatiyi,hayayı,

Muhabbeti,edebi,iyiliği,dengeyi,

Koparılan bağları yeniden bağlamayı.

(Aile,arkadaşlık,okul,toplum bağları...)

Düşküne,ezilmişe,dula el uzatmayı...

 

Varlığımızı borçlu olduğumuz Halik’i,

Evrenin,zamanların/yerlerin Malik’ini.

 

Gençler,ey gençler!Yolun başındasınız daha!

En doğru,en güvenli hangisidir dersiniz?

Nasıl,niçin,ne zaman yola çıkacaksınız?

Çıktığınız yollarda karşılaşacağınız

Lotus bahçelerinden gül mü dereceksiniz,

Alev ırmaklarından su mu içeceksiniz,

Güneş ufuklarında ay mı göreceksiniz,

Yankısız kanyonlarda ses mi duyacaksınız,

Yolunu şaşırmıştan yol mu soracaksınız?

 

İçinizde O IŞIK yansın istiyorsanız,

İnsanlığa bir şeyler katalım diyorsanız

Karanlığa yiğitçe tavır almalısınız! (...savaş açmalısınız!)

(İnsan kendini gözden çıkarmış görünüyor,

Kirlenmiş elleriyle kuyusunu kazıyor!)

Üstün,büyük,kalıcı olsun hedefleriniz...

Dünyanın hay/huyuna kapılmamalısınız,

Sanal albenisine aldanmamalısınız.

Muhammed Peygamber’in şaşmaz önderliğinde

En yüksek hedeflere ulaşabilirsiniz,

Dünyayı,ahireti kazanabilirsiniz.

Ondan akıllısını,daha ahlaklısını,

Daha erdemlisini,daha güvenlisini,

Daha onurlusunu,daha medenisini,

Daha samimisini,daha yüreklisini,

Daha imanlısını,daha kahramanını

Bulamazsınız asla hiçbir yerde/zamanda.

Onunla yürüseniz ancak Allah Yolu’nda,

“İnsan” olmanın derin hazzını tadarsınız!

08-11 R.Evvel 1440/16-19 Kasım 2018

________________________________________________

(*)Gizli akrostiş

TEGABÜN SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

AKIL,VİCDAN VE AHLAK

 

Ancak akleden yürek mutludur,aydınlıktır,

Karanlıklar içinde parlayan bir yıldızdır,

Işığını nurların nurundan almaktadır.

Ledün ufuklarına kanat çırpan kartaldır.

(Ledün bahçelerinden gül derenler var mıdır?)

Vicdan içimizdeki ilahi haykırıştır!

İçimizdeki Ses’i duyabilirsek eğer,

Canlı olabiliriz,canlı kalabiliriz,

Doğru bakabiliriz,doğru görebiliriz,

Adalete,şefkate kucak açabiliriz.

Ne kadar vicdanlıysak o kadar iyiyizdir.

Varlığımız o kadar açıktır,belirgindir,

Evrendeki,yerdeki,zamandaki yerimiz.

Erdemin ışığıyla aydınlanır içimiz.

 

Ahlak “güzel ahlak”tır,model Allah Elçisi,

Hikmetin,adaletin,bilgeliğin simgesi.

“LA İLAHE İLLALLAH” hakikatinin sesi.

Ahlakı “ahlak” yapan vicdan değilse eğer,

Kalpler artık tağut’un uydusu,tutsağıdır.

4-7 R.Evvel 1440/12-15 Kasım 2018

 

ÖZGÜRLÜKTEN KAÇIŞ!(KAÇANLAR) (*)

 

Özgürlükten kaçıyor fellik,fellik insanlar!

Zavallılıklarından habersiz koşuyorlar,

Gözleri mühürlenmiş gibi bir halleri var!

Üstelik özgürlüğü kimseye brakmıyorlar!

Ruhlarına bukağı vurulmuş görmüyorlar!

Lümpenlerin(**) tercihi özgürlük mü,zillet mi?

(Yoksulluktan da acı,varsıllıktan da beter,

İnsanlığın çanına ot tıkayan idoller,

Ruhunu allak,bullak eden bakışlar,sesler...

İdoller tutsaklığın parlak objeleridir,

Ve onlar özgürlüğün gözde tuzaklarıdır!)

Üretmiyorsa insan özgür olabilir mi?

Kendini özgür sanan kişiliksiz tutsaklar, (...esirler,)

Tutsaklığı özgürlük sananlar ne tuhaftır!

En çok gerekli olan şey özgürlükse eğer,

Niçin dik duracakken insan boynunu büker?(...boyun eğmeyi Kimi nefsine tutsak,kimi paraya/pula, yeğler?)

Kimi şana,şöhrete,kimi makam,mansıba,

Kimi şeyhe,lidere,kimi gavsa,kutuba...

Allah’tan uzaklaşır özgürlükten kaçanlar.

(Allah’tan uzaklaşmak azatsız köleliktir!

Allah’a yakın olmak özgürlüktür,şereftir,

Varoluş sebebini idrak edebilmektir.)

Özgürlükten kaçmanın bedeli çok ağırdır,

Mazoşizm(***)kanyonuna düşüp parçalanmaktır.

Kendi olmaktan çıkar insan özgür değilse,

Eğer “Allah’a ait” (****)olduğunu bilmezse.

Dış dünyaya bağlanan bağları koparmadan

Özgürlüğe ulaşmak söz konusu değildir!

Sinenizdeki güller yangına dönüşmeden,

Söz etmeye kalkmayın sevgiden,özgürlükten!

Bir şeyi “yapmamayla,,”yapma” özgürlüğüne

Sahip olmanın başı,sonu aynı değildir.

(Eğer,zulme,zalime baş kaldırmıyorsanız

Özgür olduğunuzu nasıl var sayarsınız?)

Özgürlüğün anlamı nedir bir insan için?

İnsan,özgürlüğünü niçin diktatörlerin,

Onu yalnızlaştıran,horlayan idollerin

Eline bırakmakla,bir robot,bir biyonik

Adam gibi yaşamı kabullenebilmekle,

Ruhsal,zihinsel coşku ve yeteneklerinin

Körelmesiyle yeni,kalıcı hiç bir şeyi

Üretemez bir hale gelmektedir yazık ki!

Artık yakalamıştır onu kıskıvrak panik!

Çaresizdir,şaşkındır,mutsuzdur,güçsüz,sinik! (...silik!)

Esir olacak idol bulabilecek midir?

Çatışma başlamıştır kararsız benliğiyle!

Bilerek,bilmeyerek yitirilen benlikler,

Sürü içgüdüsüyle sürüklenen kitleler,

İnancını yitiren,yitirtilen yığınlar!

Kul,köle olacağı ilah peydahlayanlar!

Aydınlıklar üstüne abanan karanlıklar...

(Aniden özgürleşmek hayra alamet midir?

Yoksa dışlanmışlığın,yalnızlığın,zilletin

Sonsuz burgaçlarına kapılıvermek midir?)

Çağlar üstüne ancak özgürler çıkabilir,

Çağlar’a Çağlar üstü Söz’ü haykırabilir.

Islık çalmak ışığı getirmez karanlıkta!

Şahadet ederim ki,özgürlük inanmaktır,

Şahidim olsunlar ki,özgürler sırdaşımdır

Şanına and olsun ki,Allah özgürlerledir...(...şahidimizdir!)

O’ndan gayrı bir güce,bir idole tapmayız,

Bilmediğimiz şeyin peşi sıra koşmayız. (*****)

Bizim yolumuz vahdet,aşk,özgürlük yoludur,

Adalettir,barıştır,ışıktır,kardeşliktir...

Allah’a “has kul” olmak onur üstü onurdur!(..onurlar üstü onur!)

28 Safer-03 R.Evvel 1440//06-11 Kasım 2018

_____________________________________________________

(*)Yahudi asıllı Amerikalı psikanalist ve sosyolog Erich FROMM’un(23.03.1900-18.03.1980) aynı isimli çalışmasından yararlanılmıştır.(Fikirleri şaşılacak derecede

İslam düşüncesine(felsefesine) yakınlığıyla dikkat çekmek-

tedir.)

(**):Lümpen:Yoksul,sefil,sınıfsız,ayaktakımı.(Ya da sırf fark

edilmek için itici davranışlar sergileyen,sahip olmadığı

üstünlüğü,maddiyatı sahipmiş gibi gösteren,veyahut bilgili/

entelektüel olmadığı halde böyle davranan,üretimleri miras-

yedi mantığıyla tüketen,tavrı veya duruşu olmayan,tüketim

alışkanlıkları tarafından esir alınan bir sınıf/tip)

(****):Mazoşizm:İnsanın bireysel özünden kurtulma,özgürlükten

kaçma ve kendisini bir başkasına bağlayarak güvenlik

arama girişimi.(E.FROMM’un tarifi.)(Başka anlamlara da

gelmektedir.)

(****):FATİHA(1/7),BAKARA:(2/156) v.b.

(*****):İSRA;(17/36)

 

MÜNAFİKUN SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

CUMA SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

TUZAK(ÇI)LAR VE ANTİ TUZAK(ÇI)LAR (*)

 

Tuzak üstüne tuzak kuruyor tuzakçılar!

Uzun emellerini gerçekleştirmek için,

Zafer üstüne zafer kazanabilmek için

Akılları sıra bir hedef belirliyorlar!

Kıran kırana geçen rövanş yarışındalar!

(Çarşıdaki hesabı evlere uymayanlar,

Işığı karanlıktan ayırt edemeyenler!)

Lotus,gül,lale,nergis bahçeleri tarumar...!

Arkalarında utanç.nefret bırakıyorlar!

Ruhları örümceğin ağında çırpınıyor!

 

Vahşet,zulüm,kahpelik bunların sözlüğünde

Erdem,kudret,insanlık anlamına geliyor!

 

Anti tuzak kuranlar barış havarileri!

(Aşıklar,mücahitler,mukarrebler,sadıklar...)

Nur’un ışıltısıyla aydınlanmış yürekler,

Takva elbisesini kuşanmış soylu ruhlar, (...has yiğitler,)

İkincil ilahlara tapmayan muvahhidler,

 

Tuzakları tersine çevirebilmek için,(...başlara geçirebilmek...)

Uygun yeri,zamanı,fırsatı kolluyorlar!

(Zamanı geldiğinde düşler döner gerçeğe!)

Akıttıkları kanlar üstünde yürüyorlar

Kırmızı halılarda çalımla salınanlar!

(Çitayı yükseleyim derken kıran sakarlar,

Işığı karanlıktan ayırt edemeyenler!)

Lale,gül,nergis,lotus bahçeleri geriye

Alınır ellerinden zalim müstekbirlerin,

Ruhları kıskacına düşmüşken engereğin! (...örümceğin!)

24-26 Safer 1440/02-04 Kasım 2018

______________________________________________

(*):Akrostiş

 

SAF SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

MÜMTAHA(i)NE SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

KİMLİK EROZYONU

 

Kimlik erozyonundan muzdarip Ademoğlu!

Kanserli doku sarmış oyrumunu,ruhunu.

(Kişilik erozyonu,kimliksizlik sendromu!)

İnsan uzaklaşırsa,uzaklaştırılırsa, (...uzaklaştıkça/uzaklaştırıldıkça,)

Merhametten,şefkatten,sevgiden,adaletten,

“LA İLAHE İLLALLAH” ruhundan,ikliminden,

İnsanı “insan” yapan evrensel değerlerden,

KARİB (*),Rahman Olan’dan,Furkan’dan,Peygamber’den,

Koparılırsa doğal fıtratından,bağından (...ortamından...)

Dünyadan,kendisinden,insanlardan,evrenden,

Sanalın büyüsüne kapılır fark etmeden!

Alt üst olur dengeler,geçmişler gelecekler

Arap saçına döner duygular,düşünceler!

Boy gösterir sanemler,cici,bici idoller,

Onu çağırır hazza,hıza,kula kulluğa!

Kapılır gider şirkin dipsiz burgaçlarına,

Azatsız bağnazlığın zifir karanlığına...

Serkeş nefsinin budur tam da arzu ettiği!

(Mideler tıka basa dolmuş,ruhlar tamtakır,

Altın diye gözleri kamaştırıyor bakır!

İnsanın-bu gidişle-çıldırması yakındır.)

Tefekkürü,takvayı,ülküyü,utanmayı,

Affetmeyi,sevmeyi,hoşgörüyü horlayan,

Kendini unutturan ve yabancılaştıran,

İnsanı insanlıktan çıkaran davranışlar

Yadırganmak bir yana kanıksanmış olurlar!

(Mü’minin intikamı kemliğe iyiliktir!)(İnsanın...)

Erdem erdemsizliğin hedefi olur çıkar!

Erdemsizler baş tacı edilirler,o zaman

Bekleyin ufukları saracak yangınları,

Gözleyin doruklara inecek kuzgunları,

Bekleyin ummanları çıldırtacak tufanı,

Dinleyin sineleri yakacak çığlıkları,

Bekleyin yürekleri durduracak sancıyı,

Bekleyin sütunları devirecek sayhayı...

En değersiz nesneler,en değerliymiş gibi

Raflara dizilirse,hedef belirlenirse,

Organize oyunlar devreye sokulursa,

Zokayı yutmuş ahmak balığa döner insan!

Yaşam bir aldanışın kurbanı olabilir!

O artık kimliğini yitirmiş bir köledir. (...eli/kolu bağlanmış...)

Sudan çıkmış bir balık,kafeste güvercindir!

Ne doğru bakabilir,ne doğru duyabilir,

Ne yapacağını,ne istediğini bilir!

Ne yapacağımızı,ne istediğimizi,

Kimin peşinden niçin yürüyeceğimizi,

Evrendeki,yerdeki ,“an”daki yerimizi (...halimizi)

Fark edemezsek eğer kim,ne olduğumuzu,

Utancımız çok büyük olacaktır Mahşer’de.

Kim olursak olalım O Gün MEVLA’dan başka

Yoktur,olmayacaktır yardım edecek kimse!

24 Safer 1440//02 Kasım 2018

_________________________________________________________

KARİB:ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Çok yakın,yakınlıkta

sınır tanımayan,Yakınlıkta eşsiz,benzersiz olan.

 

KAATİLLER VE MAKTULLER

 

Kaşıkçı aşağıya,kaşıkçı yukarıya!

Kaşıkçı da,kaşıkçı tutturmuş gidiyorlar!

Adamcağız malzeme oldu kimilerine!

(Sinir bozucu sahte bir tartışma furyası!)

Telefonlar,zirveler,abur,cubur söylemler,

Gündem oluşturman telaşı içindeler

Cüce megalomanlar,megaloman cüceler!

Allah’tan korkun beyler,bayanlar,eyyamcılar!

Tarihte hiç cinayet işlenmemiş de sanki

İlk kez işlenmiş gibi abartıp duruyorlar!

Lafazan demagoglar,şarlatanlar,masumlar(!)

Lafla peynir gemisi yürütme pozundalar!

En klas kaatillerden haberleri yok gibi!

En klas katiller kimler,sultanlar,firavunlar!

Sultanlığa özenen akılsızlar,bağnazlar!

Benciller,müstekbirler ölü mü,diri midir?

RAHMAN’a ortak koşmak ölümden bin beterdir!

 

Vitrinleri süsleyen ipek paçavralarla

Ellerinden damlayan kanı silenler mi var?(...kimler?)

 

Maktuller mi suçludur,yoksa kaatiller mi?(...masumdur...)

Akletmeyen,sevmeyen yürekler yürek midir?

Kaatillik yalnızca insan öldürmek midir? (...katletmek midir?)

(Kula kulluk edenler ölü mü,diri midir?)

İmanını öldüren kendinin katilidir!)

Tutkularına tutsak olanlar diri midir?

Toplumları aldatan kaatiller değil mi?

Yeryüzüne adalet getireceklerini

Söyleyen,ancak vahşet,kan,terör sergileyen

Zalimler,egemenler,aç gözler tarafından(...paragözler yüzünden)

Sürdürülen amansız/aptalca savaşlardan,

Açlıktan ölenlerin kaatilleri kimler?

Dulların,çıplakların,açların,yetimlerin...

Saraylarda,köşklerde,şatolarda dökülen

Kanların bulaştığı eller,yüzler kimlerin?

Akılsızlıklarından,yanlış tercihlerinden

İnsanların baskın bir çoğunluğu mevtadır!

Uydulaşmış benlikler kimlerin kullarıdır?(...bendesidir?)

Laçkalaşmış toplumlar,laklakiyatla yaşar!

Letafetsiz bir hayat yaşanmış sayılır mı?(..ne kadar anlamsızdır!)

En büyük kaatiller çok mu uzağımızda?

RAHMAN’dan uzak kalmak zillettir,meskenettir,

Dünyada/ahirette düşüştür,yenilgidir.

(Hepimizin yakından,uzaktan vebali var!

Her ölen,öldürülen insan içimizdedir.

Biz kardeş değil miyiz,ana,babamız kimdir?)

17-18 Safer 1440/26-27 Ekim 2018

 

KAFKAS KARTALI

Şeyh ŞAMİL’e

 

Kafkas Dağlarında bir ak kartal yuva kurmuş!

Avrasya göklerinde uçan en soylu kuşmuş!

Fırsat kollayanlar var dağın eteklerinde

Kartalın yuvasını dağıtmak niyetiyle.

Akbabalar,kuzgunlar,yılanlar birlik olmuş

Saldıracak zamanı kolluyorlar sinsice!

 

Kartal işin farkında,önsezisi harika!

Ailesi,dostları,gönül yoldaşlarıyla

Rakiplerine karşı hazırlıklı,tetikte!

Taraflar arasında çıkan çatışmalarda

Akbabalar,kuzgunlar bozguna uğrayınca,

Lale bahçelerinde alev güller açınca,

Işık Kent’in bağrından yükseldi özgürlüğe,

Kartal,güvercinlerin ışık kanatlarıyla...

15-18 Safer 1440/24-27 Ekim 2018

 

B İ LG E  K R A L

Aliya İzzet Begoviç’e

 

Bir toplum mağdur,mahzun,yüreği mangal gibi,

İçin,için kaynayan alev bir pınar gibi,

“LA İLAHE İLLALLAH!”sayhasıyla tutuşan,(...ürperen/esriyen)

Galaksilerin sema ettiği evren gibi,

Evrenler ötesine sıçramak ister gibi!

Karanlık emelleri olanlar sinsi,sinsi

-RAHMAN’ın varlığından habersizmişler gibi-

Akılları sıra bir oyun kurguluyorlar. (...tezgahlıyorlar.)

Atamazlar bir adım bile,oyun bozanlar

Lotus bahçelerinden lale,zakkum dermeden,

Lal ufuklar ardından günbatımı doğmadan,

Lal olmuş dudaklardan son sözler dökülmeden...

 

Avrupa’nın “uygarlık” anlayışına göre

-Latin bağnazlığının çarpıcı bir örneği!-

İçlerinde yaşayan,uyum sağlayamayan

Yabancılara hayat hakkı tanınmamalı!

Acımasızlığın bu derecesi kimde var?(Anlayışsızlığın...)

İnsanlığın utancı,yüz karası uygarlar! (...yüz karaları bunlar!)

Zor zamanlarda çıkar isyan ruhu ortaya!

Zalimle savaşmaya,zulme baş kaldırmaya...

(Zulüm çaresizliktir,zalimin sonu hüsran,

Zalim değil mazlumdur sonunda yengin çıkan.)(...her zaman.)

 

Erdemin,merhametin,şefkatin,adaletin,

Takvanın,tevazuun,onurun,cesaretin,

Tefekkürün,sarsılmaz iradenin simgesi

Bir bilge,yiğit insan,özü sözü Müslüman,

Evrensel çağlar üstü Mesaj’ı özümsemiş,

Gözlerini kin,vahşet bürüyenlere karşı

O yükseltmiş sesini özgürlüğün bağrından,

Varlığına,yurduna göz dikenlere karşı (...kastedenlere...)

İmanın yenilmeyen gücünü o göstermiş.(...yüzünü...)

(Çağlar üstü Kelam’ın önüne geçen mi var? (...önünü kesen mi)

Buna cüret edenler avuçlarını yalar!

Sözün büyük gücünün farkında olmayanlar,

Gücün sözü önünde iki büklüm olurlar!)

Selam olsun EN GÜZEL SÖZ’ü dinleyenlere,

Sadıklar,aşıklarla yürüyen özgürlere,

Varlığını Canan’a armağan edenlere,

(............Ölümsüz Aşk’a adayanlara...)

13-15 Safer 1440/22-24 Ekim 2018

VAKI'A SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

M Ü E Z Z İ N

 

Muhteşem bir davetin habercisi olarak,

Üstün yeteneğiyle,sesiyle,yüreğiyle,

En yakın bayırlardan,en uzak iklimlere

Zamanlar/yerler üstü Çağrı’yı ulaştırmak

Zamanlar/yerler üstü bir çaba ister ancak! (...görev olur..)

İşte bunun hakkını verebilirse eğer,

Ne mutlu o insana,kutlanmayı hak eder. (...alkışlanmaya değer!)

5-13 Safer 1440/13-21 Ekim 2018

 

Ç A Ğ R I

 

Size sesleniyorum olanca inancımla,

ALLAH’a,KİTAB’ına,dosdoğru ELÇİSİ’ne

Duyduğum sonsuz aşkla,güvenle,haklılıkla,

Olanca içtenliğim.onurum,varlığımla!

Bay başkanlar,tiranlar,egemenler,fir’avnlar,

Muktedirler,varsıllar,bağnazlar,kodamanlar,

Büyüklük kompleksinden muzdarip kadavralar!

Egolarını ilah etmekte yarışanlar,

Nasipsizler,bağnazlar,nankörler,akılsızlar!

Nasıl bu kadar zalim olabiliyorsunuz?

Demokrasi,özgürlük,barış,huzur adalet

Getirmek niyetiyle girdiğiniz her yere

Getirdiklerinizi göremiyor musunuz?

(Kan,gözyaşı,mutsuzluk,yokluk,vahşet,sefalet...!)

Bu müthiş gücünüzü insanlığın hayrına

Kullanamaz mısınız,adayamaz mısınız?

Kendinize en büyük zulmü yapıyorsunuz

Şefkatten,merhametten uzaklaşıyorsunuz! (mahrum kalıyorsunuz.)

“Islah edicileriz dünyayı!”diyorsunuz. (*)

Hayır,siz ıslah değil,ifsat ediyorsunuz!

Çılgınlıklarınızı frenleyemiyorsunuz,

“İnsanlık” cevherini talan ediyorsunuz! (...heder...)

Kör tutkularınızın tutsağı olmuşsunuz!

Bir gün (gelir) sizi de (yakar),bitirir tuğyanınız!

(Kendi kendini bile yönetemeyen zevzek

Benlikler kalkışıyor İnsan’a yön vermeye! (Cüceler...)

Çocuk oyuncağı mı ülkeleri yönetmek?)

Kendi düşüncenize,görüşünüze göre,

Siz haklı olsaydınız,tasarladıklarınız

Eğer doğru olsaydı uygulamalarınız,

Bu halde olur muydu İnsanlık Ailesi?(Bu hale gelir miydi...)

(Kendinize bundan pay çıkarmıyor musunuz,

Yani bebekler kadar suçsuz,masum musunuz?)

Taşları yerlerinden oynatan oynatana,

Bağnazlığı,yalanı hortlatan,hortlatana,

Altın tabağa ağı kotaran kotarana,

Furkan’la bağlarını koparan,koparana,

Bela rüzgarlarıyla savrulan savrulana...

Taşları yerlerinden oynatmak hüner değil,

Onları yerlerine oturmak önemlidir.

Bunu başarabilen bireyler ve toplumlar

Ayaklarını yere sağlam basar,yürürler,

Dünyada/ahrette gerçeğe ulaşırlar...

 

Ey bilgeler,aydınlar,sanatçılar,bilginler,

(Söylenecek bir sözü olması gerekenler!

Her zaman söyleyecek bir sözü bulunanlar!)

Siz ne yapıyorsunuz,düşünüyor musunuz?

Bu olan bitenlerde yok mu sizin suçunuz?

Ne suya,ne sabuna pek yok dokunduğunuz!

(Bu yüzden mi kirlilik artıyor her tarafta?)

İşlenen günahları önleyemiyorsunuz!

Özgürce,korkusuzca gerçekleri açıkça

Haykıramıyorsunuz,düşünemiyorsunuz

Çözüm üretmek için bir şey yapmıyorsunuz.

Suçlusunuz,suçluyuz,sorumluyuz kuşkusuz!

Karanlıklardan ancak sizin aydınlığınız

Çıkarır İnsanlığı,üstün çabalarınız!

Ümidimiz sizsiniz,size inanıyoruz. (...güveniyoruz.)

O megalomanlara,yamuk mantıklılara

Söz geçirmek ölüyü diriltmek gibi bir şey! (Laf anlatmak...)

 

Kitleleri anlamsız,tumturaklı sözlerle

Kandıran demagoglar,yalancı kahramanlar!(...pehlivanlar!)

Şirkin burgaçlarına sürükleyen çılgınlar!

Açın gözlerinizi,saf yüreklerinizi

Masum kalabalıklar,mazlumlar,muztazaflar!

Aldatılıyorsunuz,kullanılıyorsunuz!

(İnsanlığın başına büyük belalar açan

“Üçlü Çete”nin(**) hala giden var artlarından!)

Tutulmuş aklınıza hiç gelmiyor mu yoksa,

Hakimler Hakimi’nin kuracağı Divan’da (...Yüce Sorgulanacağınız,yargılanacağınız? Mahkemesi’nde)

Olağanüstü Gün’e ne kadar hazırsınız?

Sorulacak sorular için cevaplarınız

Beraat etmenizi sağlayabilecek mi?

Düşünmüyor musunuz,akletmiyor musunuz?

-Sağır vicdanınıza koyarak elinizi-

Hesaba çekilmeden önceden kendinizi

Hiç hesaba çekmeyi,ömür endeksinizi,

Hayat grafiğinizi bir gözden geçirmeyi

Eksisi/artısıyla,akıyla/karasıyla,

Gelmiş,geçmişiyle,gecesi/gündüzüyle

En azından gereksiz,abes buluyorsunuz!

Siz gönül aynanıza hiç bakmıyor musunuz,

Orda olan biteni göremiyor musunuz?

___________________________________________

(*)BAKARA;(2/11)

(**)Marks-Freud-Einstein

___________________________________________

9-11 Safer 1440/18-20 Ekim 2018

 

A L L A H  V E  E V R E N

 

ALLAH bir “ak nokta”dan /hiçlikten “ol!”emriyle

“LA İLAHE İLLALLAH!”coşkusuyla,gücüyle

Letafetle,hikmetle,adaletle,şefkatle,

“An” içinde zamanı bütün türevleriyle

Hayatı ve ölümü gelmişi,geçmişiyle...

 

Varlığı yaratmıştır bir kaderle,ölçüyle,

Evren içre evrenler sonsuz yüzeyleriyle....

 

Evren mi zamandadır,zaman mı evrendedir,

(Evren mi değişkendir,zaman mı değişkendir?)

Genişlemekte midir,gerilemekte midir?

Varış başlangıç mıdır,başlangıç bitiş midir,

Ruhlar mı bedendedir,bedenler mi tindedir,

En hızlı giden nedir?Işık mı,evren midir? (...beyin midir?)

(En ilk mi en sondadır,en son mu en ilktedir?)

Geçmiş mi gelecektir,gelecek mi geçmiştir,

Neden mi sonuçtadır,sonuç mu nedendedir,

Cennet mi Cehennem’dir,Cehennem mi Cennet’tir.

Ötelere açılan sonsuz geçitler midir,

Kara delikler zaman üstü objeler midir?

Küreler mi yıldızdır,yıldızlar mı küredir,

Diriler mi ölüdür,ölüler mi diridir,

Gençlik mi yaşlılıktır,yaşlılık mı gençliktir,

Nebülöz mü nötrondur,nötron mü galaksidir...?

Gelenler mi gidendir,gidenler mi gelendir,

Big-Bang mı Kıyamet’tir,Kıyamet mi Big-Bang’dir?

Bu evrensel tablonun insan neresindedir? (Olağanüstü resmin...)

Evren mi insandadır,insan mı evrendedir?

7-9 Safer 1440/16-18 Ekim 2018

 

ALLAH   VE  BARIŞ(İSLAM)

 

ALLAH barışseverdir,şefkatlidir,kerimdir.

Layık olduğu neyse her nefsin lütfedendir.

(Laf değil,güzellikler üretenler sevilir.)

Akılsızlığa karşı savaş en güzelidir.

Hikmet en büyük nimet kabul edilmelidir.(...etkin silah...)

Vurulan her sineden,alından fışkıran kan, (...damlayan...)

En coşkun alevleri söndürebilir “o an.” (...söndürür zorlanmadan!)

Barış İslam demektir,İslam barış demektir.

Arzulanan barıştır,asla savaş değildir!

Ruhları incinenler mağlup değil,galiptir.

Işık karanlıkların şefkatli sinesidir!

Şahit olsun yüzyıllar;Barış söyleyecektir

İnsanlığa son sözü;”Sevgidir,kardeşliktir

Sorunları çözmenin tek yolu,düşünmektir,

Aklımızı vahiyle barıştırabilmektir,

Takva mimarisiyle inşa edebilmektir.

Tevhidle bütünleşmek “insan” olabilmektir!”.(Evrenle...)

Ey Barış!Alınyazın zafer üstü zaferdir!(...zaferler zaferidir!)

6-7 Safer 1440/15-16 Ekim 2018

 

A L L A H   V E   K U’R A N

 

ALLAH ki,sözlerin en güzelini O söyler!

Lalezarlar,gülşenler,çöller,ölü yürekler

Letafetiyle güler mazlumlar,çaresizler, (...ezilmişler,)

Acılar,çilelerle örselenmiş sineler

Hakikatin şefkatli eliyle gönenirler...(...hikmetli...)

(..............teselli eden sözleri yeter!)

Verilen bir sözü var RAHMAN’ın kullarına

Eğer onlar O’na kul olmakta yarışırsa!

KUR’AN karanlıkları delip geçen yıldızdır,

Uçsuz,bucaksız hikmet nehrinin pınarıdır, (...vahiy...)

Ruhun kanatlarını tutuşturan yalazdır,

ALLAH’ın çağlar üstü ölümsüz hitabıdır.(...Kelam’ıdır.)

Nadanlarla,narsistler ona karşı sağırdır!

(Uzak kaldıklarından dünyaları zindandır,

Ahretleri kayıptır,nedamettir,hüsrandır!)

5-6 Safer 1440/14-15 Ekim 2018

 

A L L A H   V E   İ NS A N -II-

 

ALLAH,sonsuz yaratma gücüyle/bilgisiyle

“LA İLAHE İLLALLAH!” tevhide davetiye ,(...vahdete...)

Layık olduğu yere İNSAN’ı yüksel(t)meye,

Aslına,fıtratına-çağrıyor-dön(dür)meye,

Hakikat iklimine doğru hicret etmeye,

Varlıktaki yerini değerini görmeye(...kadrini göstermeye/bilmeye)

“En güzel bir şekilde yaratılmış” haliyle...

 

İnsanın ilk görevi düşünmektir,düşünmek!

Niçin yaratılmışım,nasıl,tefekkür etmek!

Sonum nasıl olacak,başıma ne gelecek,

ALLAH’a verdiğim söz nasıl gerçekleşecek?

Nedenler ve sonuçlar ne zaman netleşecek!

5-6 Safer 1440/14-15 Ekim 2028

 

Lİ B E R A L İ Z M,S E K Ü L E R İ Z M, (*)

H Ü M A N İ Z M ... VE F U R K A N

 

Liberaller bakımlı kollarını sıvamış (...ellerini uzatmış,)

İleri teknoloji ürünüyle donanmış,

Baktığımızda şirin,sevimli tavırları,

Eylemleri çekici/cazip ürünleriyle,

Ruhları-özellikle-gençleri etkileyen

Uçurdukça uçuran,okşayan,göz boyayan

Albenisi oldukça yüksek söylemleriyle

Ceplerini doldurma telaşına düşmüşler!

Levanten salonların açgözlü soyluları(!)

İnsanlığa yeni bir yön vermek niyetiyle

“Yeni Dünya Düzeni” kurmak hayalleriyle,

Bireyi özgürlüğe kavuşturayım derken,

Zorluyorlar aşılmaz sanılan sınırları!

Kaş yapayım derken göz çıkarıyorlar yani!

Mazlumların ahları gökleri sar(sı)yorken,

Oyun içinde oyun kurgular,kurarlarken,

Sekülerler,zevkperest,dünyaperest benciller!

Erdemi,adaleti kulak ardı edenler,

Gündemi belirleyen,yol hartası çizen,

Geleceği okuyan,okuduğunu sanan

Post-modern müneccimler,ebleh aklı evveller,

Küreselleşmek için köşeleri tutanlar!

Kadim,sağlam,evrensel kültürü yozlaştırmak,

Ülküyü,tefekkürü,duymayı unutturmak,(..zayıflatmak/yıpratmak)

Onun yerine sanal/fantastik dünya kurmak, savsaklamak

Duyarsız,düşüncesiz,sorumsuz,omurgasız,

Lafazan,tüketici bir birey oluşturmak!

Efendisine köle/kul olan “özgür birey!”

(Nasıl bir özgürlüktür,özgürlük dedikleri,

Bireysel tercihleri;”özgür bir tüketici(!)”

Ruhu hazzın,tutkunun burgaçlarına düşen,

Tutsaklığı onura,özgürlüğe yeğleyen,

İnsani değerleri (h)iç olan,nesneleşen,

Zekası yapaylaşmış,fikirden soyutlanmış

Marka imaj tutkunu apolitik,seküler,

Kendini bir şey sanan megaloman cüceler!(...müsrifler!)

(Apolitik,seküler,tüketici sırf marka

Düşkünü,kendisini tanımayan bir nesne!

Üretmeden tüketen bir hilkat garibesi,

Ayarları bozulmuş tüketim makinesi!)

Kendinden uzaklaşan,yabancılaşan tipler!

Hümanistler,bilgiyi araştırmak,hikmete,

Ülfete,hidayete,basirete,rahmete

Ulaşmada gereksiz sayılan referanslar

Olmadan,alınmadan,içleştirilmeden

Ruhlar birbirlerine ne kadar baksalar da (...yaklaşsa da,)

(.......birbirleriyle ne kadar yüzleşse de,)

Maveradan bir ışık,bir ses,renk alamamış

Artık tutsak alınmış,kafese kapatılmış,

Gerçeği algılamaz biçimde tasarlanmış,

Niçin yaşadığının farkına varamamış,

Kendini evren(ler)in merkezine oturtmuş, (İnsanı...oturtan,)

Asıl sahibinin Kim olduğunu unutmuş, (...unutan,)

Zekasını,ruhunu robotlara kaptırmış, (...androidlere satmış,)

Tutuk,tıkanık bilinç,dünyevileşmiş “tek tip”,

Onurunu yitirmiş,sıradanlaşmış kimlik!(...benlik!)

“Munis,her şeye razı” bir dünya vatandaşı!

Artık kim olabilir onun yol arkadaşı?

(İnsanı-İnsanlığı-tek tipe indirgemek,

Niçin,nasıl,nerede,kimlerle,ne şekilde

Yaşadığına dair ilkeler belirlemek!

Nesnelerin peşinden koşa,koşa kendi de

Nesneleşen insanın kişiliği nerede?

-Gözden çıkarılarak her an harcanabilir!-

Beyni,bilinci iğdiş edilmiş bir zavallı (...engelli,)

Derin hazfa kaybı ile malul bir hasta (...vaka,)

Unutkan,kaybettiği değerlerin peşinden

Gitmeyi düşünmeyen,hayıflanmayan biri! (...birey/nesne!)

İçinden pazarlıklı içtensiz,derinliksiz,

Çıkarcı,müsrif,arsız,pragmatist,kişiliksiz,

Hazcı,faydacı,bencil,narsist,kurnaz,tatminsiz, (...doyumsuz,)

Yalnız “an”ı yaşayan geçmişsiz,geleceksiz!

Sorumsuzluğun derin burgacına kapılmış,

Selam vermeyen mağrur,selam almayan nadan,,

Paylaşmaktan gocunan,dayanışmadan korkan(!),

Kelebek tabiatlı,obez,maymun iştahlı

Vahşi kapitalizmin dişine göre lokma!

(İradesi uykuda,uyur gezer mi yoksa?)

Mazlumların ahları gökleri sar(s)ıyorken,

İnsanoğlunun büyük acılarına karşı

Kılı kıpırdamayan,dengesiz,merhametsiz,

Acımasız,şefkatten,düşünceden nasipsiz,

Duygusuz,patavatsız,dengesiz,meymenetsiz

Bireydir,bireylerdir ancak inşa edilen

Kali-Yuga Çağı’nın(**) torna tezgahlarında.

(Onlar da tam da bunu istemiyor mu zaten?)

Beşeri sistemlerden nemalananlar kimler?

Egolarını ilah edinen müstekbirler,

Benciller,muktedirler,zalim makyavelistler!

(makyavelist Yanlış üstüne yanlış yapıyor madrabazlar. zalimler!)

Kendileri batarken mülkü batıracaklar,

Kitlelerin canına okuyor kırk yalanlar, (...kaltabanlar,)

Onları alevlerin içine çekiyorlar... (...sürüklüyorlar...)

Onların peşi sıra koşuşturan alıklar,

Şirkin karanlığına gözü kara dalanlar,

Çılgınlığın ne zaman farkına varacaklar?!

Kimlerin çanına ot tıkıyor demagoglar?

Kirli amaçlarına ulaşabilmek için

Milyonlarca can sönmüş ne yazar,onlar için

Varsa yoksa ün,unvan,makam,mansıp,güç,hava!

(Kursaklarından nasıl geçiyor kor lokmalar

İnlerken yeryüzünde inim,inim milyonlar?)

Özlerine yabancı post-modern bağnazlar da

Çok zarar veriyorlar kitlelere aslında!

(Onların oltasından,ağından kurtulanlar,

Hiç kuşkunuz olmasın gerçek kahramandırlar.)

Sis çanları çalmaya başlamış görünüyor!

Yalnız doğal kaynaklar değil,benliklerin de

Geleceği pek parlak,umutlu görünmüyor!

Egemenlerin gözü doyacak gibi değil!

Güzellikler çirkinlik,çirkinler güzellik,

İyilikler kötülük,kötülükler iyilik,

Karanlıklar aydınlık,aydınlıklar karanlık,

Yanlışlıklar doğruluk,doğruluklar yanlışlık,

Diye dayatılıyor,empoze ediliyor.

Fitne,kin,ayrımcılık,savaş kışkırtılıyor.

(Enerji,tarım,siber,su,ilaç savaşları...)

İnsanlık pusulasız,kaptansız okyanusa

Açılan bir gemide olduğunu ne zaman

Fark ederek SOS yollayacak acaba?

Sürekli veriyor da kimseler mi duymuyor,(...duymuyor mu,)

Yoksa duyanlar var da duymazdan mı geliyor?

Duymazdan gelenler de o gemide mi yoksa?

İçlerinde kaptanlık yapacak biri yok mu,

Pusuladan anlayan,çalıştıracak biri?

Rotasını çizecek,sağ salim bir limana

Demir atacak kaptan,çarkçısı,serdümeni?

Vardır,olmaz olur mu,aranıp soruldu mu?

Aranıp,sorulursa bulunur kuşkusuz ki!

*

Rahman’dan,Elçisi’nden uzak kalınca insan

-Ayrı bırakılınca,uzaklaştırılınca-

Artık bir eser kalmaz onun insanlığından.

Rabb’e yönelmedikçe,Furkan’a dönmedikçe

Kurtaramaz nefsini Şeytan’ın sultasından. (tağut’un)

Artık insanlık dışı her şey beklenir ondan.

(Yolunun üzerinde bulunan açık/gizli

Engelleri aşması halis iman iledir.) (...takva...)

Son Elçi’yi en güzel model/örnek almadan,

Kutlu öğretisini,üstün kişiliğini

Hayatının en şaşmaz kılavuzu yapmadan,

Burnunu kurtaramaz çamurdan,bataklıktan!

-Başka hiç kimse buna layık görülmemiştir,

Kitaplar Anası’ndan sırf o gösterilmiştir

Her yönüyle örneklik olarak insanlığa.

(Hiçbir beşeri sistem/ideoloji/fikir

Rab tarafından asla onay görmeyecektir

Divan kurulduğunda Yüce Yargılama’da.)

Düşünsün başkaları ardından koşanlar bir,

Seçtiği,yürüdüğü yolun sonu neredir?-

(Hakk’ın Son Elçisi’ne lütfettiği ilhamla,

Yazdırdığı bir metin Medine Sözleşmesi.

İnsanın aradığı kurtuluş reçetesi,

Onu barış,kardeşlik,huzurla yaşatacak,

Dünyada,ahirette yüzünü ağartacak,

“İnsan” olmanın sonsuz hazzını tattıracak,

Onurunu kurtarıp Rabb’e yaklaştıracak

-İlkeler,öneriler ondadır and olsun ki,

-Boşuna aranmasın-başka bir şeyde değil!

-Gücü sadeliğinde,evrenselliğindedir,

Güvenirliğindedir,samimiyetindedir.-

İnsanlığın her çağda temel sorunlarına

Çözüm getirebilen çağlar üstü vesika. (...bir belge.)

İnsanlık tarihinin en uygar,en ideal

Toplumuna yön,şekil,hayat veren kurallar.(...yasalar/ilkeler.)

(Adalet,dayanışma,barış,güven,paylaşma...)

Ona dönmeden İnsan,bireysel ve toplumsal

Bir çözüm beklemesin ağır sorunlarına. (...çağdaş...)

Gözlerini kör etmiş egemenlerin kibir!

Onlar barış,kardeşlik,huzur istemiyorlar,

İşlerine geliyor kargaşalar,savaşlar,

Keselerini başka nasıl dolduracaklar!

Tamtakır olacağı günler pek uzak değil!

(İnsan insana nasıl bunca zulmedebilir,

“İnsan insanın kurdu” değil kardeşleridir.

İnsanı birbirine kırdırmak ilkelliktir!)

 

Çağımız insanının profilini çizince

Çıkan,serilen nedir gözlerimiz önüne?

Benliğinden,her türlü aidiyetlerinden

Koparılan,içi boş bir çuvala dönüşen

Birey ki,kuşatmıştır onu her tarafından

”Popüler kültür” denen alacakaranlıklar,

Sürüklemiş idoller,boş tutkular ardından,

“Yeni birey” ortama tam da biçilmiş kaftan!

(Onun için din,ahlak,medeniyet,aile,

Değersiz anlamsızdır kültür gibi kavramlar!

Din ancak hurafeler yığınıdır,uzak dur,

İmana,ibadete,inanca ne gerek var!

Gerçek olan barıştır,kardeşliktir,dostluktur!

(Onsuz gerçek kardeşlik,barış,dostluk mu olur?

Meydanı boş bulunca deistlik,ateistlik,

Kuşkusuz tavan yapar,güvensizlik,kalleşlik!

Böyle düşüncelere kapılmak kutsuzluktur.(...mutsuzluktur!)

-Siz böyle bir dünyada yaşanır diyorsanız,

Alnınızdan öperim üstün bir insansınız!-

*

Ey İnsan!Furkan’a dön,yok başka çıkar yolun,

Başka türlü aşılmaz yolları mutsuzluğun,

Başka türlü açılmaz kapısı mutluluğun,

Yüzyıllardır peşinden koşturduğun huzurun,

Adaletin sevginin,kardeşliğin,dostluğun,

Özgürlüğün,erincin vatanı sonsuzluğun...

Sana unutturulan,yitirdiğin değerler,

Elinden kaçırdığın fırsatlar,ganimetler

Ancak böyle yeniden yerine konabilir,

Elde edilebilir,geriye gelebilir,

Komaya giren beden hayata dönebilir. (...ruhun...)

Yangınlı ufuklara doğru yürüyebilir,

Ufuklar ötesine bile geçebilirsin!

İnsan olmanın büyük onurunu yaşarsın,

Nereden geldiğini,nereye gittiğini

Anlar,adımlarını ona göre atarsın!

Yoksa bencillik,hiçlik potalarında erir,

Utanç burgaçlarına kapılır,çırpınırsın,

Doruklardan yankısız kanyonlara düşersin,

Ömrünce dibi delik havanda su döversin,

Bir el uzatan olmaz unutulup gidersin...

Furkan’a bile,bile sırtını dönenlerin

Gideceği yer ancak dibidir Alevler’in.

(Ebedi yuvasıdır bencil müstekbirlerin!)(...vatanıdır...)

-Böyle olmaktan Sana sığınıyoruz Rabbim!-

_______________________________________________________

22 Muharrem-5 Safer 1440/02-14 Ekim 2018

_________________________________________________________

(*)Prof.Dr.Adnan Bülent BALOĞLU’nun BİLİNÇ TIKANMA-

SI isimli makalesinden,Aynı görüşleri/bilgileri paylaştığı-

mızdan.Katkılarımızla.(DİYANET DERGİSİ/Nisan 2018 Sh:46-49)

(**):Kali-Yuga:Karanlık Çağ(Kötülük Çağı)

 

B U Z   V E  A T E Ş

 

Buz mu yakar ateş mi,ateş mi yakar buz mu?

Uzaklar mı yakındır,yakınlar mı uzaktır,

Uyuyan mı düştedir,düşler mi uykudadır,

Uçsuz bucaksız çöl mü,buzullar mı sıcaktır?

Zaman mekansız mıdır,mekan mı zamansızdır?

Zafer mi yenilgidir,yenilgi mi zaferdir,

Zakkum mu bal şekerdir,bal şeker mi zakkumdur?

Vahdet mi kesrettedir,kesret mi vahdettedir?

Varlık mı yokluktadır,yokluk mu varlıktadır?

Evren mi beyindedir,beyin mi evrendedir?

Ateş mi yakar buz mu,buz mu yakar ateş mi?

Ateş yürekliler mi,yürekli ateşler mi

Buzu yakmış,eritmiş,buz mu ateşleşmiştir?(

Toprak mı ateştendir,ateş mi topraktandır,

Eller mi topraktadır,topraklar mı eldedir?

Şahinler mi serçedir,serçeler mi şahindir?

Şahitler mi mutludur,mutlular mı şahittir?

Buz mu yakar ateş mi,ateş mi yakar buz mu?

Ateş mi yakar buz mu,buz mu yakar ateş mi?

Ateşi için,için tutuşturan buz mudur,

Ateş mi buzun,buz mu ateşin bendesidir,

(...yitiğidir/yüreğidir)

29 Muharrem-02 Safer 1440/09-11 Ekim 2018

 

A L L A H  V E  Z A M A N

 

ALLAH zamanlar/yerler/boyutlar üstü Varlık,

“LA İLAHE İLALLAH” frekanslar üstü çığlık! (...zamanlar üstü...)

Lal ufuklardan eksik olmayan saf aydınlık,

ARŞ’tan,KÜRSİ’den gelen ışıklar üstü Işık,

Hikmet,özgürlük,rahmet,güven,şefkat,bağlılık...

 

Varlık içinde yokluk,yokluk içinde Varlık,

En yakın en uzaklık,en uzak en yakınlık...

 

Zaman tek boyutlu hız,çift boyutlu enerji,

Ardından üç boyutlu sonsuzluk özelliği.

Mekan zaman içi(n) mi,zaman mekan içi(n) mi?

“An”dan”an”a sıçrayan geçmişi,geleceği...

Neden/sonucun “bir/her an” (içinde)birleşmesi sürpriz mi?

5 Muharrem 1440/14 Ekim 2018

 

ALLAH VE İNSAN

 

ALLAH,özgürlük,barış,merhamet,

Letafet,hikmet,yücelik,rahmet...

LA İLAHE İLLALLAH...Mutlak Tek.

Adalet,kudret,şefkat,zarafet,

Hidayet,onur,sevgi,bereket.(Samed.)

 

Vahdet ufkunda kavuşmayan Ay,

Evrenlerin ruhunda sonsuz dalgalar...

 

İnsan unutkan,bencil,şarlatan,

Nobran,kibirli,dengesiz,nadan!

Sabırlı,uslu,özgür,kahraman,

Alçakgönüllü,cömert,paylaşan...

Nerede ALLAH,orada insan...

25 Muharrem 1440/05 Ekim 2018

 

ÇOCUK VE ALLAH

 

Çocuk yağmur damlası,

Okyanus parıltısı,

Can gülünün goncası,

Umudun has çığlığı,

(Uykuların bestesi)

Karanlığın şafağı...

 

Varlığın mucizesi,

Evrenlerin gözdesi...

 

ALLAH,nur sağanağı,

“LA”nın mutlak tanığı,

Ledün’ün son durağı,

Adaletin tuğrası,

(Aşıkların yazgısı,

Anaların sinesi...)

Hakikatin dogması...

24-25 Muharrem 1440/04-05 Ekim 2018

 

SONBAHAR DÜŞÜNCELERİ

(GÜZ VE HÜZÜN)

 

Akşamüstü çıkmıştım yürüyüşe sahilde...

Günbatımı muhteşem,yalım,yalım alevler

Tutuşturmuştu ufku ilahi yangınlarla..

O cıvıl,cıvıl kordon gitmiş sanki yerine

Gelmişti bilinmeyen bir zaman/mekan hali!

Tekneler biraz mahzun,biraz yorgun tekneler

Yazlık anılarının hala etkisindeler.(...di.)

Anılarına ortak oluyor palmiyeler,

Hala düşünebilen,duyabilen mahzunlar,

Boyunları bükülmüş krizantemler,kaktüsler...

Sere serpe uzanmış,keyif çatanlar da var.

Gün kavuştu,yangınlar söndü,sular ürperdi...

Camları,ağaçları,kayaları,ruhları

Tutuşturan yalazlar yavaş,yavaş sönüyor,

Kent’in bakışlarına bir hüzündür çöküyor!

Martılar,kırlangıçlar,kumrular,serçecikler

Kanat çırpmaya bile üşeniyor gibiler!

Alev yakamozlarla hareleniyor sular,

Seyrine doyulmayan bir tablo çiziyorlar.

Oturdum henüz ılık,ılık olan bir banka,

Düşündüm yeryüzünde,evrende,evrenlerde

İçecek bir yudum su,bir çorba bulamayan,

Sevmekten,sevilmekten,şefkatten,merhametten

Nasipsiz,savaşların,açlığın pençesinde

İnim,inim inleyen,bir tebessüm bekleyen,(...tebessüme razı)

Benliklerin varlığı hüznümü,umudumu

Dönüştürdü utanca,mutsuzluğa,acıya!

Yanı başıma inen martının soluğuyla

Kendime gelir gibi oldum olmasına ya,

Bir türlü gitmiyordu içimin burukluğu!

(...........dinmiyordu içimdeki uğultusu!)

Umarsızdım,güçsüzdüm olanlar karşısında!

Nasıl bu kadar bencil,amcasız,duyarsız

Olabiliyorlardı insanlar mağrur,arsız?

Yüce Yaratıcı’nın sınırsız ikramını

Ellerinin ardıyla nasıl itebiliyor,

Onurlu,özgür,mutlu olmaya,yaşamaya

Onursuzluğu tercih edebiliyorlardı?

Kardeşlik bağlarını nasıl koparıyorlar,

Evrensel ilkeleri göz ardı ediyorlar,

(..........ilkelere yüz/sırt çeviriyorlar,)

Başıboş yaşamayı “özgürlük” sanıyorlar,

Çılgın egolarına tutsak oluyorlardı!

Yürümeye çalıştım yankısız ufuklara

Başım dik.gönlüm kırgın,gözlerim dolu,dolu!

Bahçemde sonsuz alev gül goncalaşıyordu,

Işık/alev kanatlar bir,bir açılıyordu...

______________________________________________

24-25 Muharrem 1440/4-5 Ekim 2018

_______________________________________________

 

SONBAHAR (GÜZ )SONESİ

 

İşte tutuştu yine yapraklar,sular,canlar

Ufuklardan sıçrayan gümrah kıvılcımlarla...

İçin,için inliyor kökler,yorgun kumsallar

Poyrazın sinelerde sönen soluklarıyla.

 

Yalnız suyun,göklerin değil genizlerin de

Soluyor usul,usul cana can katan rengi,

Yürekleri dağlıyor anaç palmiyelerde

Üşüyen kumruların,serçelerin ahengi...!

 

Üşüyen kumrular mı,serçeler mi sadece?

İliklere işleyen ayazdan bir haylice

Nasibini alanın soran var mı halini?

 

Sonbaharı hüznüyle/coşkusuyla yaşayan

Buruk mutlulukların içli yüreklerini

Tan yeri ağarırken gören,duyan,anlayan?

22-23 Muharrem 1440/2-3 Ekim 2018

 

KU’RAN VE ÇOCUK

 

KUR’AN saf bir pınardır,

Umudun otağıdır,

Ruhların şifasıdır,

ALLAH’ın imzasıdır,

NUR’un ışıltısıdır,

Varlığın sergisidir, (...vitrinidir,)

Evrenin özetidir. (...bestesidir/öz dilidir.)

Çocuk masumdur,saftır,

Oyunları tuhaftır,,

Canların cananıdır,

Umudun bakışıdır...

KUR’AN/çocuk barıştır...

05.10.2013-02.10.2018

Çeşme

 

İNSANLAR ,ÇİÇEKLER VE KELEBEKLER (*)

 

İnsanlar,öbek,öbek,cıvıl,cıvıl insanlar...

Nereden geliyorlar,nereye gidiyorlar?

Sorsanız yüzünüze aval,aval bakarlar!

Akılları beş karış havada olanlar da,

Nereden geldiğini,nereye gittiğini,

Lafla peynir gemisi yürütüleceğini

Anlamaya çalışan sivri akıllılar da,

Ruhunu insanlığa sunan özgürler de var!

 

Çiçekler,insanlardan daha şanslı belli ki!(...mutlu belki de!)

İçlerinde bencillik,kıskançlık,haset,kibir

-Çiçeklerin dilinden anlayan iyi bilir-

Eşe dosta ihanet,arsızlık,kin yoktur ki!

Kelebeklerle dostluk kurduklarına göre,

Lotüsler,güller kadar kaktüsler de güzeldir.

Erguvanlar,laleler,krizantemler,leylaklar,

Ruhu kanatlandıran,mutlandıran zakkumlar!

 

Varlığa anlam katar kelebekler,çiçekler,

Eldivensiz ellere üşüşür kelebekler...

(Esintisiz başlara/elemli sinelere......)

 

Kelebekler,insanlar,çiçekler barışınca,

Eller kenetlenince,gözler kilitlenince,

Lal diller çözülünce,zakkumlar gülleşince,

Ekinler boyun büker bulutlar ağlayınca...

(............dua eder sağanaklar inince.)

Biz neden kavgalıyız,biz insanlar insanken?

Evrensel dengelere uymamız gerekirken,

Kelebekler,çiçekler kadar olamıyoruz!

Lale bahçelerini tarumar ediyorken,

Eyvanımıza konan kelebeği kovarken, (Ellerimize...)

Rönesansı ne yüzle,kimlerden umuyoruz!

18-21 Muharrem 1440/28 Eylül-01 Ekim 2018

_____________________________________________________

(.)Akrostiş

 

B İ R D E N B İ R E

 

Her şey,her şey,

Birdenbire oldu,

Birdenbire başladı

Birdenbire...

Birdenbire...

Evren(ler) “bir an”da yaratıldı

Bir “ak noktacık”tan...

Zaman/mekan,kalem/kelam...

Yerli yerine otur(tul)du

Atomlar,moleküller,galaksiler,

Akdelikler,karadelikler,nötronlar,takyonlar,notrinolar,

Boyutlar,dalgalar,koordinatlar üstü koordinatlar...

Yerler,gökler,arasındakiler...

Görünenler,görünmeyenler,

Bilinenler,bilinmeyenler...

Dağlar,ormanlar,denizler,

Gözler,kulaklar,ruhlar,yürekler...

Birdenbire,

Birdenbire

Çiçeğe,meyveye durdu

Çınarlar,çamlar,zeytinler...

Birdenbire,

Birdenbire

Taştı yataklarından okyanuslar,

Göller,kör kuyular,ırmaklar...

Birdenbire,

Birdenbire tutuştu

Ormanlar,sıradağlar,yürekler...

Birdenbire,

Birdenbire

Görmeye başladı amalar,

Koşmaya kötürümler...

Birdenbire

İkiz,üçüz doğurdu

Kısırlar...

Birdenbire,birdenbire

Gülşenlere dön(üş)tü kaktüsler,zakkumlar...

Birdenbire yeşerdi

Uçsuz,bucaksız çöller...

Birdenbire,birdenbire açıldı

Kapılar,pencereler,perdeler

Birdenbire kapandı...

Birdenbire

Karşılaştı bakışlar,

Birleşti eller...

Hicranla barıştı vuslat,

İnsan’a bahşedildi hayat!

Sevgi,merhamet,şefkat,

Kıskançlık,bencillik,haset...

Birdenbire

Koptu Kıyamet!

Birdenbire,

Birdenbire dürüldü sahifeler.

Geldi çattı

Ölüm denilen rahmet!

Birdenbire,

Birdenbire oldu

Ne olduysa!

Birdenbire,

Birdenbire

Nasıl başladıysa

Birdenbire sona erdi her şey!

Yenden başladı

Birdenbire...

Geçmişler,gelecekler

Yeniden boy gösterdi

Bambaşka boyutlarda,

Bambaşka zamanlarda/mekanlarda...

Birdenbire,

Birdenbire...

15.02.2008-01.10.2018

(Tarihler arasındaki uzaklık şiirin yıllar sonra yeniden ele

alınmasından kaynaklanmaktadır.Daha de geliştirilebilir.)

 

C O Ş K U !

 

Deniz dediğin dalgalı olmalı,

Köpürmeli,uğuldamalı...

Yelkenler(i)dol/dur)malı,.

Ruhları ferahlatmalı,

Dinginleşmeli,

Ayrı düşmüşleri kavuşturmalı...

Toprak dediğin cömert/münbit olmalı,

Ateş yüreği yakmalı...

At dediğin kişnemeli,

Şaha kalkmalı,rüzgar gibi koşmalı...

Kadın dediğin sevmeli,

Sevilmeli.

Erkek dediğin,

Kadının(ın) değerini bilmeli,

Su dediğin çağlamalı,fışkırmalı,

Gayzerlerle,bulutlarla yarışmalı...

Dağ dediğin,

Heybetinin farkına varmalı,

Ancak haddini bilmeli,

Heybetinin nereden geldiğini unutmamalı.

İnsan dediğin inanmalı

Özgürlüğüne,onuruna toz kondurmamalı.

Aşkını,ölümünü,hayatını

Ölümsüz Sevgili’ye adamalı,

Yaşamanın ne demek olduğunu bilmeli,

Hakkını vermeli!

Ölümle hayat arasında

Ölesiye yaşamalı!

18.12.2010-01.10.2018

 

E V R E N S E L    I Ş I K

 

Evreni aydınlatan nedir sanıyorsunuz?

Vahyin karanlıkları delen ışıltısıdır.

Ruhların,beyinlerin en sevdiği besindir,

En yüksek akılların özgürlük alanıdır.

Nereden geliyoruz,nereye gidiyoruz

Sorusuna en güzel cevap anahtarıdır.

En hikmetli sözlerin sonsuz sayfalarıdır...

“La” çığlığının sonsuz frekanslı yankısıdır.

 

Işıksız mağraların ebedi şafağıdır,

Şah Damarından Yakın Olan’ın tanığıdır.

(Işık okyanusunun sönmeyen feneridir.)

Işıksızlık hüsrandır,mutsuzluktur,utançtır!

Karanlığın ilacı nedir sanıyorsunuz?(...ışktır bilmiyorsunuz!)

(Karanlığa tutsaklık nedir görmüyorsunuz!)

18-19 Muharrem/28-29 Eylül 2018

 

MÜCADİLE SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

K İ M L İ Ğ İ M İ Z ( *)

 

Adımız anıldığı zaman diliyoruz ki, (...umuyoruz ki,)

Hiç kimse olmasa da çoğunluk yüz asmasın!(...kaş çatmasın!)

Medeniyet yolunun yolcuları peşinden

Elinde solgun bir gül ağır aksak seğirten

Derdi derdine derman eğri,büğrü bir adem!

 

Kur’an medresesinin en silik öğrencisi,

Allah’a layık bir kul,Muhammed’e has ümmet

Neşvesiyle,aşkıyla,şevkiyle.ümidiyle (Niyetiyle...)

Yaşayan,yaşamaya çalışan bir muvahhit.

Işıl,ışıl debisiz akan vuslat nehriyle

(............göklerde vuslat güverciniyle)

Lal ufuklar ardında hicranla kavilleşmek.

Mazlumla,muztazafla zalime kıyam etmek...

Alçak gönüllülüğün gümrah bahçelerinden(Aşıklar meclisinin...)

Zakkum derebilmenin sırrına varabilmek.(...erebilmek.)

14-16 Muharrem1440/24-26 Eylül 2018

___________________________________________

(*):Akrostiş

 

TARIK SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

MUHAMMED SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

KUR’AN’IN KİMLİĞİ

KUR’AN eşsiz,benzersiz bir kimliğe sahiptir.

Uydurma,saçma sapan,şaka,boş söz değildir.

Ruhlara huzur veren asude bir iklimdir.

Aşıkların gönlünü murada erdirendir, (...başını göklere...)

Nadanların başını önüne eğdirendir. (...boynunu büktürendir.)

Işıksız gecelerde kavuşmayan bedirdir.

Narsistlerin baktığı aynaları kırandır.(...dürendir/silendir.)

Kurtuluş KUR’AN’dadır,başka bir şeyde değil!

(Karanlık sistemlerde/düşüncelerde değil!)

İnsan’ı kendisine hatırlatan zikirdir,

İnsan’a bilmediği şeyleri öğretendir,

Maveradan haberler getiren güvercindir.

LA İLAHE İLLALLAH nehrinin debisiz pınarıdır,(...beytinin

Ledün ummanlarının sönmeyen feneridir temelidir.)

MUHAMMED RASULALLAH isminin tescilidir.

İnsan’ı egosuyla barıştıran elçidir.

İnsan için en güçlü,en akıllı rehberdir.

Göze en doğru bakış açısını verendir.(...kazandırandır.)

İSLAM’ın özgür,soylu ruhunun şifresidir. (iliğidir/kimliğidir.)

10-12 Muharrem 1440/20-22 Eylül 2018

ALLAH’IN KİMLİĞİ (*)

(HAŞR(59/22-24)

 

O öyle (Bir)ALLAH’tır (ki)-öyle bir kudrettir ki,-

O’ndan gayrı bir tanrı,bir ilah yoktur asla!

Gaybı da,açığı da bütün boyutlarıyla

Bilendir her yönüyle,tüm incelikleriyle,

Gelmişi/geçmişiyle-afakı/enfüsüyle.-

(İdrak edilebilen,idrak edilemeyen

Her şeyin alimidir,tam olarak bilendir

Eşyanın gerçeğini-kozmik hakikatini.)

Yerdeki,göklerdeki-ve aralarındaki-

Tüm canlılara karşı çok esirgeyicidir.

(Özünde merhametli,işinde merhametli

Ahrette mü’minlere karşı affedicidir.

Cümle yarattığına hiç bir fark gözetmeden

Merhamet eden,sonsuz nimetler ihsan eden,

Verilen nimetlere teşekkür edenlere

Muhteşem armağanlar,ecirler,mutluluklar

Bahşeden kat,kat misli sonsuz hazinesinden.

2

Özellikle ötede acıyan,kafirlerden

Ayıran,ayıklayan,koruyan mü’minleri.

(Rabbim,Rabbim,merhamet aştık sınırlarını,

Olağanüstü rahmet,oluklar doldu taştı,

Kapladı ovaları gözyaşı ırmakları,

Felekleri ürpertti muztazaf çığlıkları. (...feryatları.)

O,öyle ALLAH’tır ki,-kutlu bir Varlık’tır ki-

Kendisinin dışında bir ilah yoktur asla!(...başka!)

(O’nun dengi/benzeri/nitelik/niceliği)

O mülkün sahibidir,mutlak Tek Hakimi’dir.

Kutsalın kaynağıdır,kutsaldır/mukaddestir.

Mutlak bir kurtuluşun,huzurun,mutluluğun

Debisiz pınarıdır,sonsuzluk sinesidir.

Emniyet,güven,iman,esenlik bahşedendir. (...selamet...)

Gözetip,koruyandır kullarını her zaman.

(Kötü ile iyiyi belirleme yönünde)

Mutlak bir otorite,güç/kudret sahibidir.

Mutlak üstün ve yüce,muazzam/muhteşemdir.

Her şartta,her ortanda yüce iradesini

Yürüten,geçirendir kusursuz işletendir.

3

Kulunun eksiğini görendir,giderendir. (Kulun ihtiyacını...)

(Tövbe eden kulunu duyandır,affedendir.)

Dilediği bir şeyi-iradesi gereği-(...külli iradesiyle)

Kolayca,zorlanmadan/bir engel tanımadan

Yaptıran büyüklükte,kudrette,bilgelikte

Bir eşi ve benzeri olmayan yüceliktir.

Allah,putperestlerin-inkarcı dinsizlerin-

Bencil müstekbirlerin,kendini bilmezlerin

Ortak koştuklarından,yakıştırmalarından (...yakıştırdıklarından)

Koştukları şeylerden-putlardan/sanemlerden-

Cümle noksanlıklardan-beşeri sıfatlardan-

Uzaktır,arınmıştır,beridir,münezzehtir.

En üstün nitelikler ve erişilmezlikler

Yalnız O’na yaraşır,aşkındır,biriciktir.

(Kendisine asla bir ortak kabul etmeyen.)

Her şeyin ötesinde,her şeyin üstündedir.

O öyle ALLAH’tır ki,öyle bir kudrettir ki,

Mutlak yaratıcıdır,yaratan,var edendir.

Ve yarattıklarına en güzel bir biçimde

Şekil veren,düzelten Allah’tır,tek İlah’tır.

4

(Ve halk ettiklerinin-hayat verdiklerinin-

İlk örneklerini de-mükemmel bir şekilde-

Tasarlayan,bilendir,yaratan,var edendir.

(Ve o ilk örneklere suret(ler) giydirendir,

Dilediği surette meydana getirendir.)

Bütün mükemmellikler,erdemler,yücelikler,

En güzel isimler de yalnız O’na aittir,

Yalnız O’na yaraşır,yalnız O’nun hakkıdır.

Göklerde,yeryüzünde olanlar bir an bile

Durmaksızın coşkuyla-içtenlikle/inançla-

O’nu tesbih ederler,şanını yüceltirler.

Yalnız O’nun adıyla,Ölümsüz Varlığı’yla

Yaşar,hareket eder,O’na boyun eğerler...

Ve değerleri artar,özgürlüğü tadarlar.

O her şeye galiptir,çok üstün,çok yücedir.

Ve hikmet sahibidir,Alimler Alimi’dir.

(Her işinde,hükmünde,her karar verişinde

Asla yanılmayandır,tam isabet edendir.(...kusursuz mükemmeldir.)

(Rabbim!Rabbim!Kabul et bizi de kulluğuna!

Kuşat ruhlarımızı vahyin aydınlığıyla.)

12 Muharrem 1440/22 Eylül 2018

________________________________________________________

(*):BERCESTE SURELER’den(HAŞR SURESİ)’nden alınmıştır.

Not:ALLAH(CC),KUR’AN-I KERİM ve Hz.MUHAMMED(SAS) ile

ilgili daha geniş kapsamlı çalışmalara www.kanyilmaz.com isimli

Web sitemizden ulaşılabilir.

 

KU’RAN MEDENİYETİ

 

Kur’an’dan başka yerde aramayın boşuna

Uygarlığı,barışı,gerçek medeniyeti,

Rahmeti,özgürlüğü,tefekkürü,hikmeti,

Rikkati,hoşgörüyü,onuru,bereketi...

Adaleti,en başta adaleti,şefkati

Araması,bulması,yaşaması dururken

Neyin peşinde İnsan,ne arıyor çağlardır?

Maveradan masiva karanlığına inen

En doğru,güvenilir bilgi,hikmet ondadır.(...ondayken,)

Düşünmeyen,görmeyen,duymayan,üretmeyen

En gerilerde kalır medeniyet yolunda.(...uygarlık yarışında.)

Ne ki,düşünmemeyi,değer üretmemeyi

İlke,yaşama tarzı olarak benimseyen

Yarım akıllılardan ne beklenebilir ki(...yolları karanlıktır.)

Egolarına ilah diye tapmaktan başka?

Tutkuları peşinden koşanlar değil,ancak (Egoları...hayır,)

İnsanlığı FURKAN’ın dostları kurtaracak!(...sadıkların sevgisi...)

(İnsan’ı aşıkların bakışları kurtarır.)

7-8 Muharrem 1440/17-18 Eylül 2018 gecesi.

 

ÖZGÜR(LER) ve TUTSAK(LAR)

 

Özgürlük inanmaktır,duymaktır,düşünmektir.

Zafer üstü zaferler kazanan özgürlerdir.

Güvenip dayandığı asla yenilmeyendir,

Üstünlük taslayanlar karşısında yiğittir. (...yengindir.)

Ruhu nebülözlerin otağı evrenlerdir.

(Ruhunda sema eden çılgın galaksilerdir.)

Lekesiz alınları ezelden nişanlıdır,

Elleri gül kokulu,nefesi misk amberdir.

RAHMAN’ın buyruğuna boynu kıldan incedir.

 

Vuslatın özlemini çektiği hep hicrandır,

En mutlu aşıkların tutsaklığı vuslattır.(...vuslatı tutsaklıktır.)

 

Tutsaklık güçsüzlüktür,bahtsızlık,yalnızlıktır.

Umutsuzluk aydınlık içinde karanlıktır.(...karanlık...)

Tutsaklıktan kurtulmak gerçek bir yiğitliktir,

SULTAN’a kul olmanın ödülü kurtulmaktır.

ALLAH’ı gündeminden çıkarmak intihardır!(...çılgınlıktır!)

Kula kulluk en büyük utançtır,bahtsızlıktır!(...haksızlıktır!)

Liderler,gavslar,şeyhler,kutuplar ilah mıdır?

Artlarından gidenler,tapanlar insan mıdır?(...özgür mü tutsak Ruhları kanatları kopmuş kelebeklerdir! mıdır?

_______________________________________________________

3-7 Muharrem 1440/13-17 Eylül 2018

 

S A V U N M A

 

Sürüyor bağnazların alçak saldırıları

Barışa,kardeşliğe,sevgiye,hoşgörüye!

Onlar saldıradursun önlenmez kinleriyle,

Kararmış vicdanları,dinmez öfkeleriyle!

Savunanlar bulunur mazlum muztazafları

Uranyum beyinleri,pulsar yürekleriyle,

Nebülöz bakışları,frekanssız sözleriyle...

Kendilerini üstün sanmaları ham hayal!

Onların üstünlüğü tanklardır,uçaklardır,

Zulümler,fitnelerdir,yalanlar,altınlardır.

Üstün olan akıldır,katıksız bir imandır,

Barıştır,adalettir,kardeşliktir,etiktir. (...ahlaktır.)

Değer üretenlerdir,kültür,sanat,bilimdir,

Bilgidir,bilgeliktir,sevgidir,merhamettir,

Asla Yenilmeyen’in yanında saf tutmaktır.

O zaman açılırlar açılmayan kapılar,

Zamanlar üstü yolda yürünür ölmezliğe...

Sözün özü odur ki;Sözün gücü önünde

Gücün sözünün varlık göstermesi muhaldir. (...hayaldir.)

4-5 Muharrem 1440/1415 Eylül 2018

 

İMANIN ÖLÜMÜ

 

İman ruhun kanıdır,canıdır,her şeyidir.

Müslümanın imanı tek varlık sebebidir,

Allah’a,Kitabı’na,Elçisi’ne şahittir.

Nur sağanaklarına tutulan can delidir.(...diridir.)

Işıksız mağaralar,zindanlar Gülşenleşir,

Nergis bahçelerinden lotus/zambak derilir...

Ölümü “ölüm” kılan ölmezlik özlemidir.

(Ölümü ölen iman ölüme yenilmiştir.)

Lal olmuş dudakların çığlığı yürektendir, (...haykırışı içtendir.)

Üstünlüğün takvada olduğunu bilendir,

Müslüman,sorumluluk bilinciyle kaimdir,

(.................................nedir idrak edendir.)

Üzerine düşeni yerine getirendir.

(İmanı ölen insan ölü bile değildir!)

__________________________________________

21 Zilhicce 1439-03 Muharrem 1440/01-13 Eylül 2018

 

KAHRAMAN(LAR) VE SOYTARI(LAR) (*)

 

Kahramanlar gerçektir,samimidir,soyludur,

Allah’a,Kitab’ına,Elçisi’ne kurbandır,(tutkundur/vurgundur,)

Haksızlıklara savaş açan barış eridir,

Riyakarlık,kabalık bulunmaz sözlüğünde,

Adaleti ayakta tutmak için çırpınır,

Mutlu etmeyi,mutlu olmaktan öne alır,

Ahdine vefalıdır,dürüst,ağır başlıdır.

Namusta,nezakette,ferasette simgedir,

Liyakati,şefkati onu seçkinleştirir.

Alınları nişanlı,bakışları mahzundur,

Ruhu ilahi aşkın coşkusuyla esriktir...

 

Varlığa anlam katan yiğit mücahitlerdir,

Erdemsiz,şahsiyetsiz soytarılar değildir!

 

Soytarılar sahtedir,tutsaktır,riyakardır,

Oyun üstüne oyun kurmakta ustadırlar.

Yalancılık,kaypaklık vazgeçilmezleridir.

Terbiyesizlikleri övünç vesilesidir!(...onlara onur verir!)

Alaycıdır,arsızdır,aymazdır,ukaladır.

Rollerini oynarken çoğunlukla şaşırır!

Işıktan,aydınlıktan iz yoktur yüreğinde (...gözlerinde.)

Laklakiyatla geçer günleri,geceleri,

Amaçsız,boş hevesler peşinde ömürleri...

Ruhları kuru bir dal,solmuş çiçek gibidir.(Ruhu meyvesiz...)

18 Zilhicce-1439-01 Muharrem 1440/29 Ağustos-11 Eylül 2018

_____________________________________________________________

(*):Akrostiş

 

İRFAN,AŞK VE TEVHİD

 

İrfan çağrıyor “ben”i varlıkla bağ kurmaya, (...buluşmaya,)

Ruhu Hakikat için kendini adamaya,

Feraset doruğundan varlığı temaşaya, (...seyretmeye,)

Acıları imanın bağrında eritmeye,

Nadanlara temkinle,bilgiyle yaklaşmaya...

 

Aşk,frekanslar üstü bir çığlıktır,haykırıştır,

Şimşeklerin hiç eksik olmadığı afaktır,

Kasırgaların kasıp kavurduğu gülşendir...

 

Verdiği aldığından kat,kat fazla olanlar,

En karlı çıkılan bir alış-veriş yapmıştır.

 

Tevhid biçilmiş kaftan muvahhidin ruhuna,

(....... alevden gömlek ..........sırtına.)

En temiz,en değerli rızık düşmüş bahtına.(...payına.)

VAHİD’den (*) gayrısına boyun eğmez,güvenmez,

Hayatı özgürlüktür,başka bir şey düşünmez.(...istemez.)

İNSAN’ı ALTIN ÇAĞ’a o(nlar) taşıyacak(lar.

Devrimler üstü devrim yakındır,uzak değil!

8-28 Zilhicce 1439/19 Ağustos-08 Eylül 2018

____________________________________________________________

(*):VAHİD:ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Bir/Tek,Eşsiz,benzersiz

Tek.Mutlak ve (nitelik/nicelik bakımından)sonsuz(luk ötesi)Bir.

 

 

ŞİİRİN VE ŞAİRİN HÜZNÜ (*)

“ Dertsizlere benim sözüm benzer kaya yankısına”

Y.EMRE

 

Şiir,yerler/zamanlar üstü bir haykırıştır...

İçinde süper-nova kasırgaları esen (...kopan...)

İncinmiş,örselenmiş ruhun şahlanışıdır...

Ruh ki,hüznün,umudun,acının kozasıdır,

İçin,için kaynayan yer altı ırmağıdır...

Ne zaman,nasıl,nerden püskürüverecektir?

 

Varlığının varlığı Aşk’a adanmışlıktır,

Evrensel senfoniye coşkuyla katılıştır...

 

Şair,mahzun,hüznünü kime anlatacaktır!

Ağıyı bal eyleyen vuslat mı,hicran mıdır?

İçindeki yangını nasıl söndürecektir?

Rüştünü kanıtlamak için ölmeli midir,(...ne yapmalıdır,)

İkinci hayatına ertelemeli midir?

Nadanların haline ağıt mı yakmalıdır? (...gülüp geçmeli midir?)

Hangi kendini bilmez hüzünle kavgalıdır?( ...hüzünden Üstüne üstlük onu gücendirir,incitir... habersizdir?)

Zamanlar üstü aşklar hicranın zaferidir!

Nice tahtlar,saraylar,saltanatlar göçerken, (...yerle yeksan Üşüşür pervaneler vuslat alevlerine... olurken,)

_________________________________________________________

(*):Akrostiş

_________________________________________________________

20-24 Zilhicce 1439/31 Ağustos-4 Eylül 2018-

_________________________________________________________

 

 

HAŞR SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İSLAM’IN HÜZNÜ

 

İSLAM mahzun,yüreği cayır,cayır yanıyor,(...tutuşuyor,)

Sırtından hançerlenmiş ızdırabı çok derin!

Lal olmuş dudaklardan dökülen söylemlerin (...herzelerin)

Anlamını söyleyen biliyor,anlıyor mu? (...sarfeden...acaba?)

Muhteşem varlığından habersiz görünüyor!

Iğıl,ığıl akarken zaman ovalarında,

Nehrin kıyılarında fideler boy atıyor!

(...toplananlar artıyor/tomurcuklar patlıyor.)

 

Hüzün en çok yaraşan duygu mu müslümana?

Ümmetin ruhundaki yaralar büyüyor mu?

Zamanlar üstü Mesaj frekansını koruyor.

Nerede o Mesaj’ı haykıracak yiğitler, (...taşıyacak yürekler,)

Üzerlerine vahyin sağnakları düşenler?

(...Aşk’ın aydınlığı...)

____________________________________________________

6-18 Zilhicce/17-29 Ağustos 2018

 

 

SECDE SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

TO THE PRESİDENT

 

Tebrikler sayın başkan,gerçekten süpersiniz!

Olağan üstü işler çerez hayatınızda! (...rutin...)

Tarzınızın bu kadar büyülü olmasında

Hangi gizli saikler/bilgiler rol oynuyor?

En küçük bir ipucu verebilir misiniz?

Pardon!Bay başkan,geri aldık sözlerimizi!

Parıltılı bir hayat/söylem içindesiniz,(...halindesiniz,)

Pırlantadan değerli geveledikleriniz!(Paçavradan...)

Rolünüzü doğrusu iyi oynuyorsunuz,

Rahiplerin eliyle yazılmış senaryonuz!(Ruhbanların kanıyla..)

Ruhunuzda dinmeyen fırtınalar kopuyor!

Elleriniz o kadar güçlü ki,şefkatli ki,

Sargıları çözerken titriyor,küçülüyor! (Salyaları silerken/.sararken)

İnsan üstü bir zeka/deha sahibisiniz!

Doğrusu kıskanmamak imkansız halinizi!(...imrenmemek Erdemli,ağırbaşlı bir beyefendisiniz! halinize!)

Ne kadar onur duysa yerindedir ülkeniz,(...hakkıdır

Tarihin kaydettiği en hiper lidersiniz!!! milletiniz,)

11-13 Zilhicce 1439/22-24 Ağustos 2018

 

B A Y B A Ş K A N’ A

(TO THE PRESİDENT)

D.Trump’a

Dinleyin!Konuşuyor,konuşmak buysa eğer!

Dinleyenler ne kadar duyuyor,anlıyorlar,(...ciddiye alıyorlar,)

Duymayanlar ne kadar kârdalar,zarardalar?

-Düşleri Hakikat’ten ayırt edemiyorlar.

Ortalığı ayağa kaldırmak mı niyeti,

Oyunlar oynayarak velveleye vermek mi?

(Oyun içinde oyun,oyuna gelmek de var,

Oynanan oyunları başa geçiren de var.) (...boşa çıkaran...)

Neticede bay başkan(!) doğrusu bu konuda

Nitekim başarısız sayılmaz kendileri!

Narsizm iliklerine işlemiş beyzadenin!

Ağzını açıyorken yumuyor gözlerini.

Ağzını kapatmaya hele bir niyetlenin,

Ağzınızın payını alırsınız anında!

Lüks/gösteriş tutkusu kuşatmış benliğini,

Lafazanlıkta(n) yüksek notlar,puanlar almış, (...üstün bir yetenek

(...........................kimse su dökemez eline!) sahibi)

Liyakat kitabının kapağını açmamış,

Liderlik bahçesinden bir çiçek koklamamış...

(...ağacının meyvesinden tatmamış/sarayının kapısını çalmamış!)

Liderden başka her şey olur ondan and olsun!(...senden...)

Duyguda,düşüncede beterden daha beter! (...direkt sıfırı çeker!)

Dangalaklık kaba(k)lık yakışıyor haspaya!

Düzenbazlık,kurnazlık,zorbalık da ha keza!

Dalkavukluk ettiği(n) megalomanlara da! (...sözde muktedirlere!)

Duvarların ardından yükselen çığlıkları,

Dalları,budakları kıran uğultuları,

Dağları yerlerinden oynatan ekoları

Duyuyor musun yoksa kısmak mı istiyorsun?

Dünyanın jandarması olmak öyle kolay mı?

Traji/komik halinden memnun görünüyorsun!

(Tutunduğun dallara güvenme Trump efendi!)

Terörle/anarşiyle arandan su sızmıyor!

Tarihe yüz karası olarak geçiyorsun!

Tam bir klinik vak’asın,psikoloji dersine

Tarihten daha uygun bir derssin,fenomensin!

Ruhlarını kavuran bencillik,gurur,kibir,

Rahatını,lüksünü her şeyden çok düşünmek, (...üstün tutan,)

Riyakarlık,kin nefret,yalancılık,cehalet,

Rezillik,şımarıklık,vefasızlık,melanet...

(Rahiplerle birlikte dua ediyor musun?)

Uzak kaldığı(n) için hikmetten,sadelikten,(...adaletten,)

(Umduğun/düşlediğin şeyler olacak değil!-

Umudu(n)ve hedefi(n)fıtrata uygun değil!

Uçkurunu sıkmazsan başına çok şey gelir!

Unuttukların varsa bir hatırlatan çıkar.

Utanmayı unutan unutulmuş demektir.)

Merhametten,şefkatten,bilgiden,bilgelikten,

Medeniyetten,aşktan,dengeden,tefekkürden,

Mantıktan,özgüvenden,asaletten,bilinçten,

Patavatsızlığının bile farkında değil!

Politikadan başka her şeyden haberi(n) var!

Performansı beslenme kültüründen geliyor!

Patatesi,şarabı,jambonu pek seviyor!

Porsiyonları büyük,doyurucu tutuyor!

Para/pul hesapları(n) geri tepmek üzere!

(Hazır mısın iflasın bayrağını çekmeye

Geveleyip durduğun özgürlük gönderine?)

 

Allah bildiği gibi yapacak er/geç seni!

Anlarsın belki bunu açınca gözlerini

Ancak O Gün gerçekler ortaya serilince...

_______________________________________

9-11 Zilhicce 1439/20-22Ağustos 2018

 

KAMER SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

ÖZGÜRLÜĞE ÖVGÜ (*)

 

Özgürlük,ey özgürlük,kutlu şanlı özgürlük!

Ne onurlu,ne yüce bir başın,bir alnın var!

Süper-novalar ancak kıvılcımdır bağrında,

Galaksiler çılgınca sema eder ruhunda...

Yoldaşların cesaret,asalet.ölümsüzlük!

Sonsuz alev güvercin kanat çırpar kalbinde,

Debisiz ırmakların pınarıdır gözlerin,

O tebessümün yok mu devrimler üstü devrim!

Sen putların önünde değil,senin önünde

Onlar baş eğsin,boyun büksünler onursuzca.

Bukağılar bağ tutmaz ayak bileklerinde ,

Mağaralar,zindanlar,kaşaneler,saraylar

Anlam ifade etmez anlamlı hayatında.

Dolaşan alev/kandır kılcal damarlarında.

Kartallar,güvercinler,bülbüller,albatroslar

Yanan pervanelerdir vuslat alevlerinde...(...leriyle.)

(Ateş böcekleridir melekut aleminde.)(...göklerinde.)

Sen en yüksek tahtlara,en görkemli taçlara

Layıksın ,ancak dönüp bakmazsın bir an bile!

Tuz,buz,un/ufak olur frekanssız çığlığınla

Kuleler,sıradağlar,diken telli duvarlar...(Hisarlar...)

Doğar kavuşur sonsuz güneş ufuklarında.

Devrilir,yüzü koyun kapaklanır toprağa

Tahtlar,yüksek çatılar,altın başlı sütunlar...

Her adım atışında,her soluk alışında

Daha coşkuyla patlar dallarda tomurcuklar,

Değişir yörüngeler,doğa çıldıra yazar...

Gerçekten evrenlerin büyük mucizesisin.

Sonsuz goncalar açan gülsün aşk çöllerinde,

Bir şey boy ölçüşemez aşkınla,onurunla.

Sen bir varoluşsun ki,ömre anlam katarsın,

En ağır zincirleri kırarsın,parçalarsın.

Varlığın ışığısın,kokususun,tadısın,

Yıldız tarlalarının en soylu çiçeğisin.(...bahçelerinin...)

Tutsaklara bağrını açan kutlu mabedsin...

Sensiz bir hayat hayat,evren bir evren midir,

Senden uzak yürekler ölü mü,diri midir?

Ellerinde mevsimler üstü solmaz çiçekler, (...çelenkler,)

Dudaklarında candan gelen içli türküler,

Hüzün bayırlarında koşturan sevgilisin!

Süvarisiz,dizginsiz sonsuz kanatlı atsın...

Zalime,zulme savaş açan has mücahidsin!

Rahmet yüklü bulutsun,çaresiz tutsakların

Gözyaşlarını silen bükülmez,müşfik elsin!

Zindanlar saraylara dönüşür imanınla.

Örselenmiş ruhların yüzünü güldürensin

Şefkatin,merhametin,muhteşem iradenle...

 

Özgürlüğü gerçekten tatmak isteyen ruhlar,

Yüceler Yücesi’nin-özgürlük simgesinin-

Kozmik buyruklarını duyarlar ve yaşarlar,

Özgürlüğün ne demek olduğunu anlarlar...

Özgürlüğün ne demek olduğunu anlamak,

İnsan’ı süründüğü yerden tutup kaldırmak,(...ayağa kalkmak)

Kafesleri kırarak kuşları azat etmek,

Azatsız tutsakların can bağlarını çözmek...

 

Kullara kulluk değil En Yüce ‘ye kul olmak (...bağlanmak,)

Demektir “özgür” olmak,”insan” gibi yaşamak...

Onursuzluktan,kinden,kıskançlıktan kurtulmak,

Tutsaklığı,utancı Ölümsüz Aşk’la aşmak...

Ancak böyle mümkündür tağut’a yengin çıkmak...

(....galip gelmek/diz çöktürmek/baş eğdirmek...)

3-7 Zilhicce 1439/14-18 Ağustos 2018

__________________________________________________

(*):Ali ŞERİATİ’nin KENDİNİ DEVRİMCİ YETİŞTİRMEK

adlı çalışmasının KUTLU ÖZGÜRLÜK adlı bölümünden kısmen

yararlanılmıştır.

 

 

YÜZYIL’IN İNTİHARI (*)

 

Yüzyıl derin bir travma,bunalım geçiriyor!

Üzerinde öyle bir yük var ki taşınılmaz!

Zaman,zaman-nedense-kendini kaybediyor!

Yardıma çağıracak kimi,kimsesi de yok!

Israrla melankolik tavrını sürdürüyor! (...halini...)

Lotus bahçelerinden gül dermeyi düşlüyor,

Izdırab pınarından bal içmeyi seviyor!

Narsist saplantısından kurtulmak istemiyor!
(Nefret burgaçlarında mutluluğu tadıyor!)(...arıyor!)

İntihar etmek için bahane mi arıyor?

Niçin söylenenleri duymazlıktan geliyor?

Tam atmak üzereyken uçurumdan kendini,

İntiharın bir çözüm olmadığı gerçeği

Hayata dönüşüne bir vesile oluyor!

Ama nasıl bir hayat,nasıl bir yaşam şekli?

Ruhundaki ödemler bu gidişle onulmaz!

Işk’a dönmekten başka yapacağı bir şey yok!

Işk’a,ölümsüz aşka,Tek Ölümsüz İlah’a...

Işığın,merhametin,barışın kollarına... (...kucağına...)

1-3 Zilhicce 1439/12-14 Ağustos 2018

_________________________________________________________

(*)Akrostiş

 

 

YÜZYIL’IN PSİKOLOJİSİ (*)

 

Yüzyıl’ın ruhu/beyni sağlıklı gözükmüyor!

Ürkek bakışlarıyla ufukları tararken,

Zaman,zaman yüzünü elleriyle örtüyor!

Yalnızlık mı,korku mu,ümit mi,endişe mi,

Işık mı,karanlık mı onu tedirgin eden?

Laklakiyatla geçen ömrüne mi yanıyor?

Issızlığın ardından aniden çıkagelen,(...birden beliriveren)

Nefretin,kıskançlığı narıyla mı yanıyor?( burgacına düşüyor!)

Pişmanlığı(n),utancı(n) semtine uğra(t)mıyor!

Sınıfının en zeki,çalışkan öğrencisi

İçindeki ifriti bir türlü yenemiyor!

Kibir,gurur,gösteriş putlarına tapıyor!

Onursuzluğa,hazza,hıza kucak açıyor!(...pirim veriyor!)

Loş,ıssız bulvarlarda,yankısız kanyonlarda

Olduğundan başka bir kimliğe bürünüyor.

Jestlerinde görülen tuhaflıklardan belli!

İlkelliği uygarlık/post-modernlik sanıyor,

Sevgiye,hoş görüye,barışa hor bakıyor!

İçin,için eriyor,çürüyor,kokuşuyor!

1-2 Zilhicce 1439/12-13 Ağustos 2018

________________________________________________________

(*)Akrostiş

 

YÜZYIL’IN ANATOMİSİ (*)

 

Yüzyıl’ı yatırmışlar kadavra masasına!

Üzerinde çalışan hekimler,öğrenciler

Zor anlar yaşıyorlar,dehşetle bakıyorlar!

Yüzünde ağır yanık,derin kesik izleri,

Işıksız gözlerinde korku,güvensizlik var!

Lenfleri,damarları dolmuş altın suyuyla!

Isırıklık bir çiğnem kalmış karaciğeri! (...kadar...)

Neresi sağlam kalmış dili mi,dişleri mi?

 

Aortu yırtık,pırtık,katranlaşmış ciğerler! (...paramparça...)

Nöronlar arasında iletişim kesilmiş, (...kopmuş devreler,bağlar,)

Akıl,fikir/tefekkür işlevini yitirmiş!

Tamtakır bir kafadan saçmalamaktan başka (...kafanın...)

Ortaya konulacak ne beklenebilir ki!?

(...............koyacağı şey ne olabilir ki?)

 

 

Mide gurultusudur artık onun işlevi!

İkinci hayat için dağarcığında ne var?

Safrasından daha da korkutucu çıkanlar!

İşte Yüzyıl’ın hali,belki bundan da beter!

(İşiniz gücünüz ne sizin sayın hekimler?)

_________________________________________

29 Zilkade/01 Zilhicce 1439/11-12 Ağustos 2018

_________________________________________________

(*):Akrostiş

 

EVANGELİSTLER’E (*),(**)

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

EMPERYALİSTLER’E

 

Niyetiniz ne sizin,neyin peşindesiniz?

Sayın(!) emperyalistler,megaloman cüceler,

Egolarını ilah edilmiş müstekbirler! (...muktedirler!)

Nasıl bir beyniniz var,nasıl mantaliteniz?

Kaş yapayım derken göz çıkaran sizlersiniz!

Bu kadar mı yabancı serkeş benlikleriniz (...nefisleriniz)

Adalete,barışa,sevgiye,kardeşliğe,

Bilime,düşünceye,sanata,esenliğe...

Sizleri bitirecek gururunuz,kibriniz, (...çürütecek)

Saygısızlıklarınız,edepsizlikleriniz!

Kimlerin ellerinde pamuktan ipleriniz?

Kan dökmek,can yakmak mı bu dünyada işiniz,

Bu mudur yeryüzüne atılış sebebiniz?

Herkesin önünüzde boyun eğmesini mi (...secde etmesini...)

İstiyorsunuz yoksa,bu nasıl bir mantıktır?

ALLAH’tan başkasının önünde boyun eğmez,

Bir “insan”a,insana kulluk hayır getirmez!(...düşünülemez!)

Sizler de aynı şeyi yapmayı deneseniz

Nasıl olur acaba,hiç mi düşünmediniz?

Öyle ya,siz o kadar büyük,güçlüsünüz ki,

Tek ALLAH’a kul değil,size kul olmalıdır

İnsanlar,akılları şeylerinde olanlar!

(Onursuzlar,bahtsızlar,görmeyen,duymayanlar...)

(Allah’ı gündeminden çıkaranların sonu,

Sonsuz bir anafordur dibe çeken ruhunu!)

-“Yeni Dünya Düzeni” kurmak istiyorsanız,

Tüm renkleri,sesleri kucaklamalısınız!-

 

Öyle Bir Gün-kesinkes-Bir Gün gelecektir ki, (*)

Sizi ummadığınız,hiç beklemediğiniz

Bir zamanda,bir yerde kuşatacak özlemle(!)

Gururunuz,kibriniz,berbat fiilleriniz! (...eylemleriniz!)

O Gün gözler önüne serilince eksiksiz

Tanıklar huzurunda ömür envanteriniz,

Düşünmüyor musunuz ne olacak haliniz?

O Gün çok uzak değil,belki de pek yakındır!

________________________________________________

21-22 Zilkade 1439/03-04 Ağustos 2018

________________________________________________

(*):NAHL (16/26),MERYEM(19/68),ZÜMER(39/31) v.b.

 

PUTPERESTLİK(ŞİRK)

 

Gizli bukağısını vurmuş yüreklere şirk,(Alev...)

Kitlelerin putları,idolleri ibretlik!

Tek Ölümsüz’ün değil ölümlüler peşinden

(Albenili hanımlar,artistler,futbolcular,

Mal/mülk,para/pul,makam,lider,gavslar,kutuplar...)

Koşturmanın bedeli ağır olur gerçekten!

İnsanın hayatında en önemli şey nedir?

Özgürlüğü,onuru için ölebilmektir.

Özgürlük Tek İlah’tan,-Bir Ölümsüz Allah’tan-

Başkasına kul/köle olmamaktır vesselam!

İslam’a düşman olmak ahmaklıktan da öte!

Galib’e savaş açmak kahramanlıktan öte!!!

Aptallaştırılanlar ve aptallaştıranlar

Can ciğer,kuzu sarma,ne kadar da mutlular!

Hafızası silinmiş,şizofren toplumlarda

Kurnazlar,sahtekarlar kurulur koltuklar(d)a!

 

Kardeşlerim,müslüman,insan kardeşlerim siz,

Artık bir silkinseniz,kendinize gelseniz,

İdollere,putlara kulluktan vaz geçseniz!

Rahman’ın nezdindeki yüksek değerinizi,

Burdaki,ötedeki müstesna yerinizi

Anlasanız,bilseniz,düşünseniz,görseniz...

Siz inansınız,”insan” ne demek düşünseniz!

(Bundan büyük onura erebilir misiniz?)

Onurdan,özgürlükten,aşktan uzaklaştıran

Her şeyi elinizin tersiyle itersiniz.

İşte o zaman “insan” sayılabilirsiniz.

Ak alınla,dik başla yürüyebilirsiniz...

Evren yüzeylerine göz atabilirseniz,

“İnsan” olduğunuzu okuyabilirsiniz.

Sevginiz yürektense çıldırabilirsiniz,

Sevginizi çılgınca paylaşabilirsiniz,

Varlığa merhametle sarılabilirsiniz...

________________________________________________

15-21 Zilkade 1439/28 Temmuz-03 Ağustos 2018

 

NECM SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

TARİKATLAR,CEMAATLAR

VE MEZHEPLER

 

Tarikat”yol”demektir,”gidilen/yürünen yol!”

Ancak nasıl,nereden,nereye giden bir yol? (…çıkan…)

Ruhu karanlıklardan,bataklıktan kurtaran,

İnsan’ı esenliğe,kurtuluşa çıkaran,

Kuşkulardan güvene,doğruya ulaştıran ,(…çıkaran bir yol!)

ALLAH’a,aydınlığa,barışa,selim akla,

Tefekküre,hikmete,erdeme,meveddete,

Liyakata,edebe,bilgiye,bilgeliğe, (…adalete,basirete…)

Akleden kalbe,aşka,özgürlüğe,vahdete,

Rikkate,itidale,alçak gönüllülüğe…

 

Cemaatlar/mezhepler sekülerleşiyorsa,

Elle tutulur bir şey koyamazlar ortaya. (Dişe dokunur…)

Mavera ikliminden uzaklaşıyorlarsa,

Ayak uyduramazlar masiva şartlarına,(…dünyanın…)

Ayaklarını sağlam basamazlar toprağa.

Tökezlenir ardları sıra koşturup duran (…koşuşturanlar,)

Laklakiyat takımı yarım akıllılar da!

Akılsızlığın sonu kula kulluktur ancak,

Ruhun savrulmasıdır bağlarından koparak!

Varlıklarıyla yakın/uzak kuşaklarına (…çevrelerine)

Evrensel Çağlar üstü Mesaj’ı vermiyorsa… (…yaymıyorsa…)

(…Mesaj’la gelmiyorsa/durmuyorsa,)

 

Mollaların baktığı açılardan bakarsak, (…ufuklardan…)

Evreni,evrenleri süsleyen ayetleri (…kuşatan…)

-Zaman aşınımına uğramış bakışlarla- (…kafalarla-)

Hayatta göremeyiz,değerlendiremeyiz!

Eğer VAHDET’in büyük gücüyle donanmazsak, (…gücünü kuşanmazsak,)

Parçalanmış bütünü toplayabilir miyiz? (…nasıl toplayacağız?)

“LA İLAHE İLLALLAH” göklerinin altında, (…ağacının…)

Eller,canlar kenetli olarak toplanmazsak, (…toplanmadan,)

RAHMAN’ın Huzuru’na ne yüzle çıkacağız? (…çıkılacak?)

_______________________________________________

9-11 Zilkade 1439/22-24 Temmuz 2018

_______________________________________________
(*):Akrostiş

 

GENÇLİĞE SESLENİŞ

Gençler!Kucaklıyorum sizi aşkla,inançla,

En içten duygularla,olanca varlığımla!

Ne kadar iyisiniz,ne kadar zarifsiniz!

Çevreniz tuzaklarla dolu habersizsiniz!

Lotus bahçelerinin ufuklarını saran

İbibikler,martılar,turnalar,albatroslar,

Gündoğumundan önce,,günbatımından sonra

Eyvanları kuşatan dinginliğin ardından

Sonsuzluğun bağrından yükselen haykırışlar,

Evren çeperlerini zorlarken zaman,zaman,

Sizler neredesiniz,kimlerle birliksiniz?

Labirente girerken kimler yoldaşlarınız?

Elleriniz,ruhunuz,beyniniz,gözleriniz...

Ne kadar büyük,uzun hedef belirlerseniz

İnsanlığa o kadar büyük olur katkınız.

Şahit olsun yüzyıllar,ümidimiz sizsiniz!

__________________________________________

01 Ramazan-2 Zilkade/16 Mayıs-15 Temmuz 2018

 

DİRİLT KALBİNİ (*),(**)

 

Diriltmek istiyorsan,diri tutmak kalbini,

İlk önce dizginlemen gerek serkeş nefsini! (...arındırman...)

Ruhundaki karanlık noktaları,izleri

İyilikle,sevgiyle,şevkatle,hoşgörüyle,(...özgüvenle,)

Letafetle,bilgiyle,tefekkürle,vahdetle (...hikmetle...)

Temizleyebilirsin,aydınlatabilirsin!(...arındırabilirsin!)

Korkularını ancak böyle yenebilirsin,

Allah’a çıkan yolda ilerleyebilirsin,

(...adım atabilirsin/yolcu olabilirsin,)

Lale bahçelerinden zakkum derebilirsin,(...nergis...)

Barışla,adaletle dostluk kurabilirsin,

İncinmiş yüreklere el uzatabilirsin,

Nimetlerin en güzel olanını tadarsın,

(...olanına İmanının gücüyle Yüzyıllar’ı aşarsın... konarsın/erersin,)

6-8 Zilkade 1439/19-21 Temmuz 2018

___________________________________________________________

(*):Nouman Ali Khan’ın aynı isimli çalışmasından esinlenerek.

(**):Akrostiş

 

İNSAN BU MEÇHUL! (*)

 

İnsan’ın yüzyıllardır düşlediği,umduğu

İçinde fırtınalar kopar(t)an sonsuzlukken,

İzinden düşe kalka koşuşturup durduğu

Nedir düşündünüz mü?Düşünmek mi dediniz?

Neyi,ne zaman,nasıl değerlendireceğiz?

Nasıl içimizdeki in aydınlatılabilir ? (...yangın...söndürülebilir?)

Sahi o da ne demek lütfen söyler misiniz?

Sorumluluk yüklenen,sorumluluktan kaçan,

Sonsuzlukla,sonluluk arasında çırpınan,

Aklı her şeye erer,yeterli sandığından

Ateş,su arasında bir denge kuramayan...

Ahlak,din,sanat,bilim,aşk,nefret seçiminde

Net,doğru bir karara bir türlü varamayan,

Neyi seçtiği zaman önü açılabilir,

Neyi seçtiği zaman kendini bilebilir?(...kendine gelebilir?)

Bildiği bir şey varsa bir şey bilmediğidir!

2

Boynuna geçirilmiş bukağıdan habersiz,

Bağrını delip geçen temrenden şikayetsiz,

Uykusuz gecelerin şafağından güvensiz,

Umutsuzluk,pişmanlık,kıskançlık sarmalında,

Umut,şefkat,özgürlük,öfke burgaçlarında

Masivanın her zaman tuzaklarına düşen,

Mavera bahçesinden solmaz çiçekler deren, (zaman,zaman gül)

Muhteşem yalnızlığın hüznüyle hüzünlenen,

Ellerinde çiçekler,başında güvercinler

Ellerinde zakkumlar,başında kerkenezler

Evrenlerin fethinin düşleriyle uyuyan,(...uyanan,)

Çıta(yı) yükselttikçe kolaylıkla atlayan, (...yükseltildikçe...)

Çıta(yı) alçaltınca ayakları takılan, (...alçaltıldıkça...)

Çıta kaldırılınca olduğu yerde sayan!(...bir adım atamayan,)

Hayatın sonsuz yüzlü prizmasından yansıyan (...saçılan)

Hevenk,hevenk şavkların aydınlattığı yolda

Hayranlıkla,korkuyla yürümeye çalışan,

Uçkurunu uçurum kenarında bağlarken,

3

Uçurumun dibinden çember,çember yükselen

Uğultuyla ürperen,unutulmaktan korkan!

“LA İLAHE İLLALLAH!” çığlığını duymadan,(...duymayan,)

Layık olduğu yere-kuşkusuz-gelemeyen, (-nedense-)

Lüpçülük yarışını başarıyla sürdüren... (...yarışında başarıya doymayan!)

İnsan’ın bu gidişle varıp varacağı yer, (...duracağı...)

Olsa,olsa bir yılan,bir köstebek,bir kaplan

Yuvası,ya da dipsiz bir kanyon olabilir!

________________________________________________

19 Ramazan-1 Zilkade 1439/2 Haziran-14 temmuz 2018

__________________________________________________________

(*)Üçlü akrostiş.

 

AKTÖRLER VE SEYİRCİLER

 

Milyonlar meydanlarda bağırıp duruyorlar!(Yüz binler...)

Bir kişi konuşuyor onlar alkışlıyorlar! (...onu...)

Söylediği her sözü doğru var sayıyorlar,

Candan inanıyorlar,hiç sorgulamıyorlar!

Olağanüstü anlar yaşıyor,görüyorlar,

Bütün varlıklarıyla tanıklık ediyorlar...

Bulundukları “hal”in ne kadar farkındalar,

Ne kadar anlıyorlar,ne kadar duyuyorlar,

Çoğunun yürekleri,mideleri,elleri

Bomboş,ruhları ezik,ışıksız bakışları!(...fersiz...)

(İnsanlar günübirlik yaşıyor,günübirlik,

Her şeyleri yüzeysel,bilinçsiz,göstermelik!)(...eğlencelik!)

Bir insanın ardından gitmek akıl karı mı,

Ardından gidilecek ışık mı,karanlık mı?

(Uyanmak istemiyor bir türlü uykusundan (Uyandırılamıyor)

Halklar geçiyor yoğun bir travma kuşağından!)

Yazılan senaryo mu,tarih mi,manzume mi,

Yapılan gösteri mi,toplumsal anomi mi,

Aktörler rollerini iyi ezberlemiş mi,

(Roller aynı,değişen oyuncular sadece,

Seyirciler ne kadar işin farkında sizce!)

Sahneye konulanlar drama mı,trajedi mi,

Kitleleri uyutan ucuz kahramanlar mı,

Peşlerinden koşturan kurnaz demagoglar mı,

Hurafe şampiyonu din bezirganları mı?

(Ne zamandan beridir şarlatanlar kahraman,

Ucuz sermayeleri yalan üstüne yalan!

Bunca günahı nasıl kaldırıyorlar bunlar,

Nasıl bu kadar alçak,hin olabiliyorlar?)

Övündüğü şeye bak,kazandığı savaşlar, (...zaferler,)

Öldürdüğü insanlar,söndürdüğü ocaklar!)

Gerçek yurtseverlerin sevgi patlaması mı,

Akıl tutulması mı,güneş tutulması mı? (...çarpması mı?)

(Bedir,Uhud,İstiklal Savaşı,Çanakkale,

Bak sen 15 Temmuz’a geçti onları bile!)

Allah korusun eğer en küçük riya bile

Girmişse yüreklere,yeryüzünde,evrende

Alt üst olur dengeler,değişir yörüngeler,

Kanat çırpamaz olur bülbüller,güvercinler!

(Korkunç bir bilgisizlik burgacında toplumlar,

Ne duyabiliyorlar,ne görebiliyorlar!

Bilgisizliğin tavan yaptığı (bir) toplum(lar)da (Görgüsüzlüğün..)

Güneş göstermez olur yüzünü ufuklarda!)

 

Sizler de suçlusunuz aldatılan kitleler,

Sizler de,en az sizi o aldatanlar kadar...!

___________________________________________________

3-5 Zilkade 1439/16-18 Temmuz 2018

ÇEŞME

 

CAHİLİYE TOPLUMU

 

Cahilliğin anlamı kendini bilmezliktir! (...ölçüsü/bilmemektir.)

Ağzıyla kuş tutsa da bir insan dengesizse, (...kendini bilmiyorsa,)

Hayatında inişler/çıkışlar durmuyorsa,

İsterse eğitilsin en parlak okullarda,

Lobilerin en parlak üyelerinden olsun,(Lokallerin...)

İnsanlar-yakın/uzak hısımlar-arasında

Yeri,seçkin bir yeri,bir konumu bulunsun,

Eğer gururun,kibrin tuzağına düşerse,

Eğer kontrolden çıkar,havalara girerse,

Toplumsal travma başlar,alt/üst olur dengeler, (...değerler,)

Ortalık ana/baba gününe dönüverir.

Paranoyayla girer birbirine bireyler!

Parsayı toplayanlar kimler olabilirler?

Laf ebesi,eyyamcı demagoglar,hatipler!

Uzun sözün kısası:Cehaletin bedeli

Mutsuzluktur,zillettir,onursuzluktur,belki

Utançtır,pişmanlıktır yakın/uzak vadede

Unutulmuş olmaktır dünyada/ahirette!

_______________________________________________________

23-25 Şevval 1439/07-09 Temmuz 2018

ÇEŞME

R Ü Y A –II-

 

Bir rüya görüyorum,hemen,hemen her gece,

Hayırdır,hayır olsun diyorum uyanınca!

Olağanüstü güzel,yemyeşil,ağaçlıklı

Bir bahçenin içinde,müthiş atmosferinde

Bir yapı görüyorum gösterişsiz,aydınlık...

Ardına kadar açık kapısından girince,

Ruhumu sarmalıyor,okşuyor bir ferahlık...

Günün ışıklarıyla aydınlanmış salonda

Dünyayı yönetenler(!) gelmişler bir araya,

Olanca şefkatleri,babacanlıklarıyla.

Gerçekten şaşırtıcı,çok güzel bir tablo bu!

Dünya sorunlarını yatırmışlar masaya,

Önlerinde bir Kitab,Kitabların Anası,

Selim akıllarıyla tartışıyorlar güya!

(Kusura kalmasınlar şaşılacak bir şey bu!)

Yeryüzüne barışı,adaleti,şefkati,

Huzuru,kardeşliği,sevgiyi,iyiliği

Egemen kılmak,zulmü/haksızlığı,savaşı

Sona erdirmek için ellerinden geleni,

Yapacaklarına and içtikleri bir anda

İçlerinden birkaçı başlarına üşüşen (...tepelerine inen)

Baykuşlar,kelaynaklar,kel kartallar yüzünden

Masadan apar topar kalkıyor yüzlerinde, (...kalktılar...)

Anlamsız bir sırıtış,çapaklı gözlerinde

Ürpertici bir bakış,anlaşılmaz sözlerle

Ordan uzaklaşıyor bir özür dilemeden! (...uzaklaştılar...)

Şaşkın baka kalıyor masa arkadaşları...! (...kaldılar...)

Şaşırmayan bir kişi var ki aralarında! (...vardı...)

Yürüyor bastırarak Kitab’ı sinesine (Yürüdü...)

Gözleri dolu,dolu yangınlı ufuklara...

Sonsuz beyaz güvercin başının üzerinde,

Eşlik ediyor ona frekanssız çığlıklarla... (...ettiler..)

(Artık düş kırıklığı yoktu uyandığımda!)(...alın yazımda!)

(Yine düş kırıklığı vardı......)

______________________________________________

24-26 Şevval 1439/08-10 Temmuz 2018-ÇEŞME

 

MODERN KÖLELER (*)

 

Modern Çağ’ın en ilginç/özgün profilleridir,

Onlar,onlar gönüllü,azatsız kölelerdir.

Dünyanın hay/huyuna kapılmış zevkperestler,

Egolarını ilah edinmiş dengesizler,

Ruhlarını İblis’e rehin vermiş sefihler,

Narsistler,müstekbirler,mazlum makyavelistler!(...mağdur...)

Kölelere kölelik etmekle övünenler!(...eden beyefendiler!)

(.......etmekten hoşlananlar/etmekte yarışanlar/direnenler!)

Övgüler,alkışlarla çıldırtılan idoller!

Lafla peynir gemisi yürütmeye kalkanlar,

Evrensel değerlere yüz çeviren ahmaklar!

(...dudak büken Lüksün,ünün,ünvanın,makamın köleleri! eblehler!)

Esaretin,modern bir esaretin kriteri,

RAHMAN’dan başkasına-kula kulluk-etmektir!

2022 Şevval 1439/04-06 Temmuz 2018

______________________________________________________

(*):Akrostiş

 

YENİ BEYİTLER

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

TUR SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

ZARİYAT SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

M Ü Ş R İ K L E R

 

Müşrikler habersizler başlarına gelenden,

Üzerlerine çöken zilletten,meskenetten!

Şaşkınlığın,korkunun,kibrin burgaçlarında

Ruhları çırpınırken,onlardır secde eden

İdollere mihrabsız şirk tapınaklarında!

Kula kulluktan büyük onursuzluk mu olur?

“LA İLAHE İLLALLAH!” demek en büyük onur,

En doğru yola giriş,yürüyüş Kılavuz’la,

Ruhun kanat çırpması Özgürlükler Yurdu’na.

7-10 Şevval 1439/21-24 Haziran 2018

ÇEŞME

 

KAF SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İSYAN/BAŞKALDIRI

 

İsyan ediyorum,baş kaldırıyorum işte!

Zalim müstekbirlere,korkak muktedirlere,

Riyakar bağnazlara,akılsız mağrurlara,

Ahlaksızlığı meslek edinmiş arsızlara,

Kara paracılara,kara borsacılara...

İsyan ediyorum,baş kaldırıyorum işte!

Adaleti ayakta tutmayan hakimlere,

Doğruluğu ayaklar altına alanlara,

Evrensel yeminine uymayan hekimlere,(Hipokrat...)

Öğrencisinden geri kalan öğretmenlere

Olanca inancımla,aşkımla,çığlığımla...

Devlet hazinesine dadanan hırsızlara,

Aklı evvel geçinen ahmak eyyamcılara,

Çağlar sütü Mesaj’la uğraşan bahtsızlara,

Kitlelerin kanına giren demagoglara(...kanını içen...)

İnsan’ı tutsak alan ilahlara,putlara,

2

İnsan’a kan kusturan izmlere,idollere,

Ekolojik dengeyi bozan dengesizlere,

-Çiçekleri yolanlar,dalları kıranlara...-

İblis’le işbirliği yapan tabansızlara, (şarlatanlara,)

Hakikatin üstünü örtmeye kalkanlara, (önünü/yolunu kesmeye)

Bir değil,iki değil,beş maske takanlara

Paylaşmayı bilmeyen,sevmeyen varsıllara,

Onlardan haklarını sormayan yoksullara,

Elçi’nin çığlığını duymayan sağırlara,

İşitmeyen,görmeyen,dağınık sürülere (...yığınlara,)

Gemi’yi rotasından saptıran kaptanlara,

Allah’ı gündeminden çıkaran kansızlara...

İsyan ediyorum,baş kaldırıyorum işte,

Olanca yalnızlığım,tükenmez umudumla! (...içtenliğim...)

 

Sen ezilmiş,horlanmış mazlum kardeşim,sen de

İsyan et sana yalan söyleyen kancıklara,

Tepeden bakan sinsi,riyakar alçaklara!

3

Kaldır soylu başını haykır Çağ’a,Çağlar’a,

Ey Müslüman,ey insan kardeşim,karanlığa,

Özgürlüğün tadını çıkar aydınlığınla...

 

Velhasıl adalete,onura,asalete,

Sevgiye,kardeşliğe,barışa,hidayete,

İnanca,hoşgörüye,tefekküre,hikmete,

Vahdete,sadakate,meveddete,iffete,

(İnsan’ı “insan” yapan evrensel değerlere.)

İnanan,değer veren benlikler özgürdürler.

Ancak onlar vurulan bağı çözebilirler,

İnsan’ın yüreğine,diline,gözlerine

Saplanan dikenleri temizleyebilirler,

Basılan mühürleri söküp atabilirler,

Parçalayabilirler,gülleştirebilirler

Zakkum bahçelerini günahsız ellerliyle.

Solmaz gül derebilir ordan,yolu düşenler...(...geçenler...)

01-03 Şevval 1439/15-17 Haziran 2018_ÇEŞME

 

HUCURAT SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

SÖZ VE ONUR

 

Söz verdim hayatım ve onurum üzerine

Ölümsüz Sevgili’ye,ömrümüm sahibine.

Zamanlar,yerler üstü Mesaj’ın şahidine.

Varlığımı adadım sonsuz iyiliğine, (..merhametine,)

Erişilmez gücüne,yüce adaletine.

 

O’nsuz geçen bir “an”ı yaşanmamış sayarım, Narıyla yanıyorken,nurunun damlasıyım.

(........aynasıyım/kozasıyım/şafağıyım/prizmasıyım/çerağıyım)

Umudun son bulduğu yolun kavşağındayım... Ruhumun özgürlüğü için O’na kurbanım...

(.........................................................................tutsağım.)

25-26 Ramazan 1439/09-10 Haziren 2018

 

İLKYAZ SONESİ-II

Komşu bahçede kuşlar şafak şölenlerine (...seher...)

Başladığı an içim sığmaz olur içime. (...evrene.)

Evrensel senfoninin bu bahçeciğe kadar

Ulaşması ne kadar muhteşemdir,ne kadar!

 

Bir anda evrendeki bütün kuşlar bahçeye

İnmiş gibi bir coşku fırtınası halinde

Senfoninin temposu en üst oktava erer.

Zakkumlar gonca,gonca açan güllere döner.

 

Hele dev martıların özgür haykırışları

Kuşaklar ötesinden geliyormuşçasına,

Ürpertir yürekleri,kökleri,yaprakları...

 

Tan yeri ağarırken senfoni sona erer...

Hayır,hayır,dinleyin can kulaklarınızla,

Yankıları zamandan bile öteye geçer. (zamanı aşar geriye döner.)

24 Ramazan 1439/08 Haziran 2018

 

FETİH SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

M U V A H H İ D

 

Muvahhid bel bağlar mı beşeri sistemlere,

Müstekbirlerin gizli/açık oyunlarına,

Münafıkların sinsi yaltaklanmalarına,

Uğrar mı,yaklaşır mı bağnazlığın semtine,

Uğraşmaz,savaşmaz mı benciller,zalimlerle,

Uyar mı,aldanır mı post/modern söylemlere,

Varlığını yalanla sürdüren liderlere,

Varlığın varlığından habersiz münkirlere,

Verdikleri sözleri tutmayan döneklere?!

ALLAH’ın,Peygamber’in dosdoğru yolu varken,

Ahmaklık,onursuzluk değil mi kula kulluk,

ALLAH’ı gücendirmek bahtsızlık,umutsuzluk!

Akletmeyi bilmeyen fikirsizler,sefihler,

Akıl tutulmasına yakalanmış müşrikler!

Hayata anlam,değer katan FURKAN dururken,

Hayatı allak/bullak,darmadağınık eden,

Hakikatin üstünü örten,görmezden gelen (...önünü kesen)

Huzuru,kardeşliği,barışı köstekleyen,

Hazzı,hızı,yalanı hayat/yaşamak sanan,

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar!

İnsan beyninden çıkan kısır düşüncelerin (..den,)

İnsanın fıtratını bozan davranışların,(...dan,)

İnsanı tutsak alan idollerin peşinden (ardından)

Dinlemeyen,duymayan,bilmeyen,öğrenmeyen,

Doğru dürüst bir adım bile atamayanlar,

Düşünmeyen,görmeyen,sevmeyen kadavralar

-Dahası varlığının farkında olmayanlar-

Demir bacaklarıyla koşuşturup,dururlar!

(..............................koşturup duruyorlar!)

8-13 Ramazan 1439/23-28 Mayıs 2018

 

DUHAN SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

CUMHURBAŞKANI

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

A'LA SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İ N T İ Z A R (*)

(Bekleyiş/Özleyiş)

 

İntizar ediyoruz,içten inancımızla,

Eminiz,o günleri göreceğiz yakında!

Nerden,nasıl,ne zaman gelecek gelecekse...

Hazırlıklarınızı sürdürün gündüz/gece.

Birer hak ve adalet savaşçısı olarak

Tarihin haksızlıklar,savaşlar,istibdatlar

Konvoyunu durdurmak,yolundan alıkoymak (Sellerini...)

O kadar da güç değil,sabır,gayret,feragat,

Halis bir iman gerek,iman etmeyi bilmek!

İnanıyoruz bir gün er/geç yenilecekler

Zalimler,müstekbirler,şımarıklar,benciller...

Zafer,hakkın,dostluğun,kardeşliğin,vahdetin, (**)

İyiliğin,onurun,sevginin,adaletin,

Allah’ın sözlerinin,kutlu elçilerinin

Ve onları izleyen yiğit muvahhidlerin

Olacaktır,o zaman yeryüzü ve evrenler

2

Ruhları haset,kibir,bencillik,bağnazlıkla

Çürümüş olanların kahrından kurtulacak,

İnsanlık Altın Çağ’ın sesiyle uyanacak...

Mazlumlar,mustazaflar hükümran olacaklar,

Onlara yeryüzünün mirası verilecek (***)

Kor yaşlarla ıslanmış yüzleri gülecektir,

Yeter ki fark etsinler bulundukları yeri,

Akletmeyi öğrensin yeter ki yürekleri,

Yeter ki,öteleri görebilsin gözleri...

 

RAHMAN’ın sözü haktır,yerine gelecektir.

Gücün sözünü,sözün gücü alt edecektir,

26-28 Şaban 1439/12-14 Mayıs 2018-ÇEŞME

_____________________________________________

(*) :Ali ŞERİATİ(Dine Karşı Din).Sh:156-160

(**):TEVBE(9/24),MÜCADİLE(58/21)

(***):KASAS(28/5)

 

BURUÇ SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

RAHMAN SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

T U Ğ Y A N !

 

Bakın şu densizlere,kendini bilmezlere,

Yarım akıllılara,yarasa ruhlulara,

Nasıl saldırıyorlar kırık tırnaklarıyla! (...eksik...)

Neye güveniyorlar,hangi güçle,niyetle

Kalkışıyorlar buna şaşkınlar,madrabazlar!

Bunlar var ya,bu vicdan yetimi nasipsizler, (zavallılar,)

Kendini bir şey sanan,hiçbir şey olmayanlar!

İstedikleri şeyden belli ne oldukları! (...kalibreleri!)

Bakın şu hınzırlara,baykuş bakışlılara,

Çılgın egolarının azatsız tutsakları (...kuklaları!)

Deistler,nihilistler,sefihler,putperestler,

Vampirler,solucanlar,köstebekler,tilkiler...

Post modern şaklabanlar,ultra modern bağnazlar,

Maymunlar,maskaralar,renksiz bukalemunlar,

Cahillik burgacında çırpınan akıllılar! (Bencillik...)

Kokmuş soluklarıyla,nefret çığlıklarıyla

Ne kadar üfleseler asla söndüremezler

Allah’ın çağlar üstü sesini/ışığını.

(Rahman’ın sözlerini beğenmeyecek kadar

Terbiyesizleşenler,seviyesizleşenler...

Varmış demek insanlık(!) ailesi içinde.)

Onlar istemese de,yırtınsa,tepinse de

O tamamlayacaktır nurunu bir kez daha (*)

Zamanlar/yerler üstü gücüyle,bilgisiyle...

Güvercinler her yandan kuşatıyor onları, (...sarıyor

Kuzgunlar öbek,öbek iniyor üstlerine... ufukları...)

O Gün’ü (**) beklesinler,bekleyelim bizler de,

Kim haklı,kim haksızmış görelim hep birlikte...

 

Unutmayın,tuğyanın sonu tufandır,tufan!

GEMİ’ye binmeyenler kurtulamaz tufandan!

_______________________________________

(*): TEVBE(9/32),SAF(61/8)

(**): O Gün(Kıyamet/Mahşer.)

24-26 Şaban/10-12 Mayıs 2018

ÇEŞME

 

 

D İ N E K A R Ş I D İ N! (a)

 

Bir yanda indirilmiş,bir yanda uydurulmuş

Bir yanda arı duru,öte yanda yolunmuş (...bozulmuş)

Bir yanda tevhid dini,öte yanda şirk dini!

Bir tarafta zalimler,bir yanda halk cephesi,

Aldatılan,ezilen,sömürülen mazlumlar, (...kitleler/yığınlar)

Bir yanda mütref (b) ,mele (c)- yönetici varsıllar.- (...sınıflar.)

Öte yanda baş eğen,eğdirilen yoksullar...

(Bir yanda şımarıklar,bir yanda muztazaflar...)

Bir yanda medeniyet,öte yanda kan,vahşet!

Bir yanda peygamberler,onları izleyenler,

Sadıklar,mücahidler,şahitler,muvahhidler,

Öte yanda tağut’a (d) kulluk eden müşrikler.

Bir yanda güvercinler,bir yanda engerekler...

Bir yanda sahtekarlar,ahlaksızlar,kalleşler, (...kahpeler,)

Bir yanda albatroslar,bir yanda solucanlar,

Bir yanda yürüyenler,bir yanda sürünenler...

2

Bir yanda sınıfları ortadan kaldıran DİN,

Öte yanda sınıflar oluşturan sahte din!

Sınıflar arasında çıkan ayrılıklardan (...çatışmalardan)

Nemalanan,dolmayan kesesini dolduran

Arsızlar,açgözlüler,benciller,müstekbirler...

Bir yanda Muhammed’ler,Ali’ler,Ebu Zer’ler,

Öte yanda Bel’am’lar,Karun’lar,Firavunlar (e)

Bir tarafta AYDINLIK,bir yanda karanlıklar,

Bir yanda kanatlılar,bir yanda prangalılar,

Muhteşem mabedlerde tedirgin cemaatler...

Bir yanda bilgisizlik,öte yanda bilgelik,

Bir yanda sevgisizlik,öte yanda iyilik... (...güzellik.)

Bir tarafta adalet,şefkat,özgürlük,dirlik,

Öte yanda kin,zulüm,nefret,adaletsizlik!

Bir yanda ham yobazlar,şeyhler,gavslar,kutuplar(!)

Öte yanda vahiyle aydınlanmış benlikler...(...münevverler.)

Bir yanda gül yüzlüler,bir yanda maskeliler...

Kendini aklı evvel sanan yamuk akıllar!

3

Bir yanda kelebekler,bir yanda köstebekler,

 

Velhasıl GERÇEK DİN’in,uydurma dine karşı

Kıyamet Saati’ne kadar sürer savaşı.

Gerçek Din olacaktır sonunda yengin çıkan!

____________________________________________________

20-21 Şaban 1439/06-07 Mayıs 2018 -ÇEŞME

_____________________________________________________

(a): Ali ŞERİATİ’nin aynı adlı makalesinden esinlenerek/yararlanarak.

(b): mütref:Kur’an-ı Kerim’in,nimetin ve zenginliğin şımartıp,azdırdığı, şehvetlerine/tutkularına dalmış,zorba,istediğini yapan,büyük günah

işlemekte ısrar eden,hak,hukuk tanımayan,sapık,yalancı,ahreti

inkar eden,kibirli,kafir kimseler için kullandığı nitelik/tabir.

(c):mele:Yine Kur’an-ı Kerimde,toplumun önünde bulunan ve yön

verme gücüne sahip etkili bir topluluk anlamında kullanılan bir tabir.

(d):tağut:Kökü tuğyan kelimesi olan ve aşırı taşkınlık,azgınlık,isyan

haddi (Allah’ın sınırlarını)aşmak anlamına gelen Kur’ani bir tabir.

(e): Bir yanda iyiliğin,fedakarlığın,adaletin,öte yanda kötülüğün,kibrin bencilliğin simgesi figürler.

 

KUMSALDAKİ İZLER

 

Sonsuz ayak,el,beden,göz,yürek izlerinin

Kaynaştığı kumsalda yürüyor(d)um bağrımda

Olağanüstü sırlar,müthiş hatıralarla

Uğultulu medlerle kabaran mor suların, (...ürperen enginlerin,)

Tasasız varsılların,mahzun gemicilerin,(...denizcilerin,)

Hüzünlü martıların,özgür albatrosların

İliklere işleyen gür ,boğuk sesleriyle,

Ufuklar ötesinden gelen tsunamilerle

Silinir gibi olan izlerin iniltisi,(...inleyişi...)

Kumsalın damarları çatlatan ürpertisi...

Kalp gözüyle bakınca izlerin arasında

Silinmeyen izlerin olduğunu fark ettim!

O izler üzerinde yürümeyi denedim,

Ne bir adım ileri,ne geri atabildim!

Bir anlam veremedim,için,için ürperdim!

2

O izleri brakanlar görününce ufukta,

Anlatılmaz bir coşku fırtınası halinde

Bir kıyamettir koptu kumsalda,bağırlarda...

 

Zaman okyanusunun coşkun dalgalarıyla (...büyük gel/gitleriyle)

Tarih kumsalındaki izler siliniyorken,

Silinmeyen izlerin üzerinden geçerken

Kimlerle karşılaştım tahmin edemezsiniz!(...etmişsinizdir!)

Ne anlı,şanlı,güçlü hakanlar,kahramanlar (...firavunlar,)

Ganimet,ün peşinde koşan başkomutanlar,(!)

Ne sınırsız mal/servet toplayan,biriktiren,

Ancak paylaşmasını istemeyen,bilmeyen (...sevmeyen,)

Varlık içinde yokluk çeken yoksul varsıllar!

Sermayeleri yalan/dolan yüzsüz tüccarlar,

(Yalan üstüne yalan üreten demagoglar!)

Meydanları boş bulan yalancı kahramanlar, (...pehlivanlar,)

İnsanları Allah’la aldatan ham yobazlar,

Kendini bir şey sanan,benciller,kasıntılar,

3

Aklı evvel geçinen,tutulmuş akıllılar,

Bilgiye,düşünceye dudak büken nadanlar,

Irkları,soylarıyla övünen dangalaklar!(...avanaklar!)

Değildi rastladığım figürler,belirenler...

 

İnsanın çitasını yükselttikçe yükselten,

Yürekleri insanlık sevgisiyle ürperen

Peygamberler,şahitler,sanatçılar,bilgeler,

Sadıklar,muvahhidler,nebülöz yürekliler,

Tağut’a,kula kul değil ,Allah’a kul olanlar,

Kanlarını mürekkep yapan,destanlar yazan,

Tuzaklar kuranların oyunlarını bozan

Özgürler,onurlular,adanmış korkusuzlar, (..korkusuz adanmışlar,)

Yurtsever,barışsever evlatlar yetiştiren (...insan sever...)

Elleri,yürekleri öpülesi anneler, (...analar,)

İyi,yararlı şeyler üreten emekçiler...

Ne kadar insandılar,ne kadar bir görseniz!

İşte onlardı onlar,o yüce,soylu ruhlar

4

Kumsalda silinmeyen izleri bırakanlar!

Onların sinesinde sönüyordu dalgalar,

Onların sinesinden taşıyordu ummanlar,

Onların çevresinde dönüyordu evrenler...

Onlardı kucaklayan evrenleri şefkatle... (...mazlumları...)

16-19 Şaban 1439/2-5 Mayıs 2018

ÇEŞME

DÜŞÜNCENİN GÜCÜ

VE BAŞARIYA GİDEN YOL (a),(b)

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

MÜLK SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

YASİN SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İSLAM,MÜSLÜMANLAR VE İNSANLAR

 

İSLAM bitmiş,tükenmiş,zil çalıp oynuyorlar! (...oynayan var!)

Tükenen İSLAM değil,sizsiniz insansılar!(...dangalaklar!)

Ancak avucunuzu yalamak düşer(n) size!

Herkes İSLAM’dan dönse,İSLAM’a bir şey olmaz,

Olan dönene olur,bir el uzatan olmaz!

Kendi düşen ağlamaz,dönen,bakan bulunmaz!

Yüzü,gözü yarılır,dizleri,avuçları

Kanar,kırılabilir kolları bacakları!

 

Ne bir şey olduğu var,ne bir şey olacağı!

İSLAMİYET duruyor olanca arılığı,

Olanca ihtişamı,çağlar üstü varlığı, (...aşan...)

Şaşmaz,pörsümez,solmaz evrensel kuralları,(...prensipleri,)

Gümrah aydınlığıyla,her zaman insanlığa

Kılavuzluk etmeye,yolunu göstermeye (...ışıtmaya)

Hazırdır,yeterlidir özüne döndürmeye,

Silkip uyandırmaya,kendine getirmeye!

Hiç kimse sevinmesin,hiç kimse üzülmesin!

Şeytani düşünceler/eylemler üretenler (...projeler..)

İSLAM’ı yok edecek,FURKAN’ı susturacak

Planlar düzenleyenler,oyunlar oynayanlar,

Ham hayaller peşinde koşturan müstekbirler, (Olgun düşler...)

Elleriniz karanlık böğrünüzde kalacak,

Hevesiniz,hıncınız kanlı kursağınızda!

“Harcamış olduğunuz mesailer,servetler (*)

İçinize bir ukde olarak oturacak.(...sızı...)

Ve tükeneceksiniz nefret gayyalarında!

Size ödül(!) olarak Ateş verilecektir.”

Müslüman geçinenler,gözyaşlarını silsin,

Gavslara,kutuplara,şeyhlere güvenmesin!

 

İnsanlar,Müslümanlar yalnız bu çağda değil,

Her zaman sapkınlaşmış,günah işlemişlerdir. (..Yol’dan çıkmış..)

Günah işleyen ancak kendine zarar verir.

Kim nasıl yaşıyorsa,neler üretiyorsa,

Karşılığını görür,yaşar sonuçlarını.

Güzellikler,hayırlar,sevgiler üretenler,

Ödülsüz bırakılmaz,kınanmaz,unutulmaz

Herkesin can derdine düştüğü Son Saat’te.

 

Bütün işler/oluşlar/sebepler ve sonuçlar ( ...sebep sonuçlarıyla)

O’nun denetiminde,O’nun gözetiminde

Akar,gider kusursuz bir düzende,dengede,

Bir şey yoktur yolunda gitmeyen evren(ler)de...

Kim onlara uyarsa,güvenir,inanırsa, (Rahman’a...)

Yaşarsa,yaşatırsa,her iki dünyada da

Kazananlardan olur,görür karşılığını.

Uymazsa hem burada,hem orada hüsrana

Uğrayanlardan olur,yaşar ızdırabını. ( ...tadar utancını.)

 

Aklını kullanmayan,has insan olamayan,

O’nun sınırlarını,yüce yasalarını

Aşan,göz ardı eden,hayatından çıkaran

Ahmaklar,bilgisizler,mağrurlar,kibirliler,

Ödül mü bekliyorlar düşünce özürlüler?

Akıl vahiyle inşa edilmemişse eğer,

En değersiz olana verir büyük bir değer.

“Allah pislik yağdırır düşünmeyen başlara!” (**)

En akıllı görünen,en büyük budalalar,

Acunu cehenneme çeviren şarlatanlar,

Çıkarılmak üzere ipliğiniz pazara!

23-24 Ramazan 1439/10-11 Nisan 2018

ÇEŞME

______________________________________________________

(*): ENFAL(8/36)

(**):YUNUS(10/100)

 

DEİZM,ATEİZM,NİHİLİZM...

 

Moda haline geldi nedense günümüzde (nerdeyse son günlerde)

Deizm,ateizm genç kuşaklar arasında.

Kapılmış gidiyorlar aldanış sellerine...(...saçmalık...)

Deizm kolaycılıktır,sorumluluktan kaçmak, (*)

Yeryüzü hayatında yapıp ettiklerinin

Hesabını vermekten kurtulduğunu sanmak!

Evrenleri yöneten Yüceler Yücesi’nin

Değişmeyen,evrensel kozmik ilkelerinden (...yasalarından)

Yüz çevirmek,hayatı bağlamından koparmak, (...anlamından

Öze yabancılaşmak,kurda,kuşa yem olmak, saptırmak,)

Özgürleşeyim derken egoya tutsak olmak,

Onu ilah edinmek tanrı yerine koymak!

(Kafana göre takıl,hiç bir kural tanıma,

Hayat o kadar kolay,anlamsız değil asla!)

Yağma yok öyle baylar/bayanlar bedavadan

Hava atmak,kasılmak,bol keseden harcamak...

Yanmadan,kavrulmadan kül olup savrulmadan

Söz etmek mümkün müdür insandan,insanlıktan?

Özgürlüğü başıboş,sorumsuzca yaşamak,

Emeksiz,ızdırabsız ballı mirasa konmak

Sananlara en güzel cevap Yüce Furkan’da.(n.)

“Yoksa insan başı boş bırakılacağını mı (**)

Sanıyor?”aldatıyor kendi kendini ancak!

 

O Gün toplanacağız HAKİM’in Huzuru’nda (***)

Hesap vermek üzere yaşadıklarımızdan.

(Düşüncelerimizden,davranışlarımızdan) (****)

Sorgulanacaksınız,yargılanacaksınız,

En Yüce Mahkeme’de Divan kurulduğunda.

Kendiniz kendinize tanık olacaksınız. (*****)(Kendi aleyhinize...)

 

“Olmayan bir şey”e “yok” demek tuhaf değil mi

Kendi kendilerini yadsıyan ateistler?

Kendini bilmemenin bedeli ağır olur.

Kardeşler,kendinizi bilseniz nasıl olur? (...kendinize gelseniz...)

Hiçliğin neresinde duruyorsunuz sizler,

Hiçlik burgaçlarında çırpınan nihilistler?

Onurunu ayaklar altına alıyorken, (...alıyorsa,)

İnsan insanlığını nasıl yaşayabilir?

(...insanlığından nasıl söz edebilir?)

(Neler çektiyse İnsan “izmler”den çekmedi mi,

Gelen bütün belalar “izmler”den gelmedi mi?)

 

Deistler,ateistler,nihilistler,özgürler(!),

Kendini özgür sanan tutsaklar,nasipsizlet,

Bir sorun kendinize;”Ya böyle bir şey varsa?”

Bir yanılma payımız yok mudur bu konuda?

(Hiç mi yanılma payı yok kısa aklınızda?(...düşüncenizde?)

21-23 Recep 1439/8-10 Nisan 2018

____________________________________________________

(*):HAŞR(59/18);SAD(38/28) v.b.

(**):KIYAMET(75/36)

(***):AL-İ MRAN(3/158);TAHA(20/111);NEBE(78/17-18) v.b.

(****):İSRA(17/36)

(*****):ENAM(6/130);YASİN(36/65)v.b

 

SÖZÜN GÜCÜ MÜ,GÜCÜN SÖZÜ MÜ?

 

Güçlüler sözlerinin dinlenmesini ister!

Dinlenmeye değer mi söyledikleri şeyler? (...sözler?)

Oysa gücün sözünden sözün gücü yüksektir.

Onlar için güç altın,mal/mülk/evlat demektir.

Her şeye onlar layık,her şey onlar içindir!

Burunları Kaf Dağı,yürekleri prangalı,

Cepleri örümcekli,kilitlenmiş elleri!(...elleri kilitlidir.)

Bakışları mühürlü,kurşunlu kulakları!

O kadar mağrurdurlar,öyle bencildirler ki,

Ne görür,ne duyarlar yoksulların halini!

Ne halden anlarlar,ne bir zırnık koklatırlar! (Ne paylaşmayı bilir...)

Sözün gücü yenecek gücün sözünü er-geç,

Mazlumlar zalimlerin bileğini bükecek.

Mazlumun,muz’tazafın yüzünü güldürecek,(...ezilmişin...)

Derin acılarını özgürler dindirecek. (...sadıklar...)

ALTIN ÇAĞ sakinleri o günleri görecek,

İnsan ”insanlığını” o zaman fark edecek.

İnsanlık onuruyla yaşamayı seçenler,

SÖZÜN EN GÜZELİ’ni,en güçlü olanını

En güzel yaşayanla,Çağlar’a haykıranla,

Can,cana paylaşanlar hüzünlü bir coşkuyla,

O şafağı sabırla,özlemle bekliyorlar...

Şafak söktüğünde,tan yeri ağardığında,

Güneş her pencereden daha gür aktığında,

Zalimlerin yurdunda kıyamet koptuğunda,

Barış,özgürlük,sevgi her yanı sardığında

İnsanlık çağlar üstü Mesaj’la gönenecek... (...yüzleşecek...)

18-20 Recep 1439/05-07 Nisan 2018

ÇEŞME

 

B U M E R A N G

 

Bumerangı savurdu(m)sonsuza var gücümle, (gücüyle)

Uzun,oldukça uzun bir yokluğun ardından,

Milyarlarca “an” sonra geriye döndüğünde,

Elleri,ayakları titriyordu nedense!

(............şakakları zonkluyordu...)

Ruhunda fırtınalar koptuğunu yüzünden

(Ruhunu allak bullak eden-kozmik-fırtınalardan)

Anladı(m) akkor yaşlar süzülen gözlerinden!

Ne söyleyeceğini,söylemeyeceğini

Gerçekten bilmiyordu,nerden bilecekti ki?

(Gücünü,umudunu yoksa yitirmiş miydi?)

10-11 Recep 1439/28-29 Mart 2018

ÇEŞME

 

T S U N A M İ (*)

 

Tsunami dipten gelir,birden ortaya çıkar.

Toplumlar da sarsılır bazen tsunamilerle,

Toprağın sinesinden yükselir tiz çığlıklar. (...haykırışlar.)

Selleri,ne çıkarsa önüne sarar,yutar,

Sellerden kurtulanlar kurtulmuş sayılmazlar.

Saklanacak yer bulmak şansları ne kadardır?

Uyuyanlar yanında uyumayanların da,

Unutanlar yanında unutmayanların da,

Utananlar yanında utanmayanların da

Nasibi unutulmaz,paylarını alırlar.

Nuh’un Gemisi geçse kapımızın önünden,

Ne kadar zamanımız olur ona binmeye?

Akılları her zaman karış,karış havada,

Ağızları anlamsız sözlerin çağırtkanı,

Allah’ı gündeminden/hayatından çıkaran (düşüren)

Mankafaların sonu sellere kapılmaktır.

Malından,imanından,hayatından olmaktır,

Mavera ikliminden uzak,ayrı düşmektir.

(.........göklerinden masivaya...........)

İnsanın içindeki tsunami ihtirastır.(...tutkulardır.)

İçimizde kaynaşan/kabaran dalgaları (...tsunamiyi)

İnanç,merhamet,akıl,sevgi durdurabilir.

(...aşk yatıştırabilir.)

__________________________________________

(*):Üçlü akrostiş.

9-10 C.Ahir 1439/25-26 Mart 2018

27 Recep-19 Şevval 1439/14 Nisan-03 Temmuz 2018

 

 

YUSUF SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İSLAM’DA REFORM (*)

 

İslam zaten zamanlar/yerler üstü bir reform.

İnsanı “insan” yapan-unuttuğu-değerler,

İnsan’ın değerine değer katan kriterler…

Sistemler üstü Sistem,evrensel,ilahi form.

Sanatta,siyasette,bilimde,değişimde,

Sevgide,adalette,emekte,şahadette .(…meveddette.)

Lal olmuş dudaklardan dökülen hezeyanlar,

Lale bahçelerine dadanan yarasalar, (…kırkayaklar,)

Lal olmuş ufuklara çöken kara bulutlar…(…ufukları saran…)

Anlamsız düşünceler,yorumlar,yorumcular,(…fetvalar/fetvacılar,)

Aklı evvel geçinen allameler,bilgeler(!),

Akletmeyi bilmeyen mühürlü yüreklikler!

(ALİM’e bilmediği(!) şeyleri öğretenler.) (**)

Meydanı boş bulunca cazgırsız pehlivanlar,(…yalancı…)

Maya çalmadan yoğurt yapmaya kalkışanlar,

Meyve yüklü dalları budayan bahçıvanlar

Davetsiz misafirler gibi ortaya çıkar…

Dağılır sırtlanların sesleriyle kuzular, (…tilkilerin/çakalların…)

Dağılan yavruları toplayamaz analar…

Ana/baba gününe döner yeşil çayırlar! (…mümbit/gümrah…)

Aniden ufuklarda belirir güvercinler,

Ardından öbek,öbek kuzgunlar,kel kartallar!

 

Reform,eğer ruhlarda,beyinlerde olmazsa,

Riyaya,bencilliğe,bağnazlığa gün doğar, (…ahmaklığa…)

Rakip tanımaz olur hurafeci maymunlar!

 

Erişmek mümkün müdür barışa,özgürlüğe, (…ham hayaldir…)

Erdeme,kardeşliğe,dengeye,içtenliğe,

Edebe,basirete,hikmete,tefekküre,

Fanatizmin karanlık yüzüyle yüzleşmeye,

Fitnenin bağladığı kör düğümü çözmeye,

Firavunların bakış açısını çizmeye,(…silmeye,)

“Oku”madan ulaşmak bilgiye,bilgeliğe,

Olaylardan yorumlar çıkarmadan anlamak,

Objeleri bilmeden,tanımadan yaşamak!

Rahman’ın Rahmeti’nin şaşmaz rehberliğinde,(…Elçisi’nin…)

Ruhları adanmışlar,aşıklar,sadıklarla,

Rüştünü kanıtlamak için çaba harcamak,

Medeniyet yolunda yürümek özgürlerle…

Medeniyet Medine Vesikası demektir. (***)

(Medine sözleşmesi medeniyet demektir.)

Medeniyet yanında modernizm primitiftir, (…uygarlık…)

Medeniyet “insan”ın var olma sebebidir,

Medeniyetin ruhu adalettir,şefkattir,

Maddi/manevi/iç/dış sarsılmaz dengelerdir.

Melik’in insanlığa güzel hediyesidir. (****)

24-30 C.Ahir 1439/12-18 Mart 2018

_____________________________________________________________

(*):Üçlü akrostiş

(**):ALİM(Allah’ın kutlu isimlerinden)Her şeyi iç/dış boyutları,gizlisi/

açığıyla en mükemmel şekilde(kusursuz/eksiksiz)Bilen,

(***):MEDİNE VESİKASI(SÖZLEŞMESİ):Hz.Muhammed(AS) tarafından

Medine Site Devleti’nde (Allah’ın ilhamıyla)düzenlenen ve her renkten,

her inançtan insanın birlikte barış,kardeşlik,huzur içinde yaşamalarını

öngören anayasa metni.(Bu metin Medine Site Devleti’nde uygulanmış

ve büyük bir başarı sağlamıştır.Eğer insanlık barış,huzur,adalet,kardeşlik,

huzur ortamında kardeşçe bir arada yaşamak istiyorsa-ki yüzyıllardır

bunu aramaktadır-Medine Sözleşmesi’ni hayata geçirmek durumundadır.)

. (****):MELİK(Allah’ın kutlu isimlerinden)Eşsiz yönetici.Mülkünde mutlak

otorite sahibi olan.

 

A R M A G E D D O N

 

Armageddon Savaşı çıkaracaklarmış ya!

Artık güler misiniz,hayret mi edersiniz?

Ruhlarını İfrit’e ipotek ettirenler,

Rahat yüzü görmesin için dünyadakiler (...diye...)

Maksatlarını aşan oyunlar peşindeler!

-Maksadını aşanlar ne olur bilirsiniz!-

ALLAH’ı Kıyamet’e zorlayacaklarmış ya!

-ALLAH’la aşık atmak böyle bir şey demek ki!- (boy ölçüşmek..)

Güya mantıktan yoksun yamuk akıllarıyla!

Gerçekleştirmek için yüzyıllık düşlerini,

Ellerinden geleni koymazlar ardlarına.

En büyük projeleri ulvi(!) idealleri

Dünya Devleti kurmak,dünyayı yönetmekmiş!

Doğrusu ya gerçekten proje dev bir projeymiş!

Daha ne projeleri vardır kim bilir,belki (...artık...)

Dünya dışında bile devlet kurabilirler!

(Dibi delik havanda daha çok şey döverler!)

Onlara kalmış gibi Yeni Dünya Düzeni.

Oysa bilmedikleri,akledemedikleri (...görmedikleri...)

Neyi,ne zaman Kimin gerçekleştireceği,

(……………nasıl Kim düzenlemektedir,)

Neden ve sonuçları Kimin belirlediği? (...belirlemektedir?)

30 R.Ahir-02 Recep 1439/18-20 Mart 2018

ÇEŞME

 

FETİH Mİ,İŞGAL Mİ?

 

Fatihler,kumandanlar,sultanlar,firavunlar,

Başarı kazansınlar daha büyük(!) olsunlar

Diye sefere çıkar yurtlar işgal ederler!

(Kendilerine göre ülkeler fethederler!)

Size zarar vermeyen,kafa tutmayanlara

Zarar vermek,yok etmek fetih mi işgal midir?

Fetih mi insancadır,işgal mi efendiler?

 

Ülkeleri gücünle ele geçiriyorsun (...zorla zapt ediyorsun,)

Bayrağım oralarda dalgalansın diyorsun!

Neyle gururlanıyor,neyle övünüyorsun?

Onların,bayrağını senin topraklarında

Dalgalandırmasına sen razı olur musun?

(Göz yumabilir misin,sindirebilir misin?)

 

Marifet ülke değil,gönüller fethetmektir.

Hoşgörüyle,sevgiyle,şefkatle,merhametle

İnsan’ı kucaklamak,kazanmaktır tümüyle

Gönüllere girmektir,sevmektir,sevilmektir.

 

En büyük kahramanlar yürek fatihleridir!

14-18 C.Ahir 1439/02-06 Mart 2018

ÇEŞME

 

ÇİÇEKLERİN YILDIZLARLA DANSI

VE İNSAN

 

Çiçekler yıldızlarla,yıldızlar çiçeklerle

İç,içe dans ediyor evren bahçelerinde…

Çiçeklerle yıldızlar nasıl tanış olmuşlar…(…sarmaş/dolaş…)

En coşkun pulsarların nabız atışlarını

Krizantemler duyuyor kılcal damarlarında,

Lotüslerin bağrında galaksiler semada,

Evrensel senfoniye candan katılıyorlar…

Ruhlarında tayfunlar dinmeyen orkideler,

İçinde sonsuz alev gül açan ak delikler,

Novaların bağrını açtığı şakayıklar…

 

Yıldız çiçeklerinin diyecek yok keyfine!

Itırlar,ıhlamurlar,begonyalar,zambaklar,

Laleler,papatyalar,sardunyalar,fulyalar…

Dudakları kanatan,düşünceleri örten

Izdıraba aşina kırmızı karanfiller. (Izdırabla barışık…)

Zakkum yapraklarının gölgesinde kestiren, (Zeytin/uyuklayan,)

Leylakların sesiyle ürpererek uyanan

Ayçiçekleri büyük bir coşkuyla başladı

Raks etmeye evrenin sonsuz yüzeylerinde.

Lavantalar eşleşmiş gül süper-novalarla,

Almışlar yanlarına cümle yıldızları da…

 

Dansta olağan üstü figürler sergileyen,

Akla durgunluk veren,ruhu sarsan,esriten

Nergislerini güllerin gönül çelen (s)ırları

Süper nebülözlerin yakıyor yüreğini.(…dağlıyor…)

(Sonsuzluk bahçesinin yıldızları çiçekler…)

(……………..sahnesinin çiçekleri yıldızlar…)

Issızlığın evreni sar(s)ıyor çığlıkları!

Yok mu sizden katılmak isteyen bu coşkuya

Yıldızlaşmış beyinler,çiçekleşmiş yürekler?

 

Varlıktaki yerinden habersiz misin yoksa?

Evrenler buyruğuna verilmiş anlasana! (…görmez misin?)

Sensin ey insan aşan çağları,mevsimleri,

Evren bahçelerinin vaz geçilmez çiçeği.

Sarmış sonsuz yanını yıldızlar,nebülözler,

Raksa kalkmış sinende gizli,açık evrenler…(…yakın/uzak…)

Rahman’ın Katındaki değerini bil,anla!

13-20 C.Ahir 1439/01-08 Mart 2018

ÇEŞME

 

Ç i Ç E K D E N İ Z(LER)İ (*)

 

Limon,kiraz,portakal,nar,badem,limon,elma

Ağaçları donandı bir anda çiçeklerle…

Mevsimler,çağlar üstü çiçek denizlerinde

Bir lotus yaprağının üzerinde(y)dim sanki!

Savruluyorduk sonsuz gel/git dalgalarıyla (…dalgalı gel/gitlerle)

Günbatımı olmayan yangınlı çevrenlere. (…ufuklara.)

Duyuyorduk ufuklar ardından gelen Ses’i,

İçimizi ürperten,tutuşturan nefesi.

 

Aşkın burgaçlarından kurtulan lale miydi,

Laleye kan kusturan gülün diken miydi,

Gülün düşüne giren siyah orkide miydi?

Orkidenin ruhunu allak/bullak eden kim?(…ne?)

Niçin bükülmüş boynu mevsimsiz nergislerin,

Halini soran var mı mahzun güvercinlerin,

Yok mu sesini duyan kanatsız bülbüllerin?

 

Allah aşkına susun,biran susun dinleyin,

Sonsuz senfonisini çiçek denizlerinin,

Ne/kim olduğunuzu bir an olsun hissedin!

7-10 C.Ahir 1439/22-25 Şubat 2018-ÇEŞME

__________________________________________

(*):Y.KAWATABA’nın KİYOTO isimli romanından esinlenerek.

 

ÖZGÜR VATANDAŞ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

S E K Ü L E R L E Ş M E

(S e k ü l e r i z m )

 

Sekülerleşme,sözde vardığı,ulaştığı

En son aşamasıymış İnsan’ın tarihinde.

Kafaları karışık cüce megalomanlar,

Ürkütücü fikirler,eylemler üretenler (…düşünceler üreten,)

Liberaller,coşkulu özgürlük tutsakları(!).(...gönüllü…)

Evrenin merkezine “insan”ı yerleştiren (…oturtan(lar)

Rahman’ı gündeminden çıkaran hümanistler!

Laikler hoşgörüsüz,acımasız,yüzeysel!

Emperyal hayallerin önüne çıkan engel (…önünü kesen gerçek)

(…oyunların çanına ot tıkayan)

Şahitlerin Çağlar’ı sarsan haykırışları!

Makyavel’in müridi koyun postlu sırtlanlar’ (…tilkiler,çakallar..)

Epikür sofrasında boşalmayan sağraklar… (…sofrasının boşalan sağrakları.)

İzmler,mimzler “insan”ın canına okudular…

(…”insan”ı canından bezdirdiler.)

“Zararın neresinden dönülse kar!” diyenler

Muhammed’in Evrensel Çağrı’sına koşsunlar…

(…Çağrı’sını duysunlar…)

27-29 C.Evvel 1439/13-15 Şubat 2018

ÇEŞME

 

K I Z I L  E L M A

 

Kızarıyor Ağaç’ın dallarında yemişler

Işıltılı ellerin cömert sinelerinde (…illerin…)

(Işıklı yaylaların münbit topraklarında)

Zeytinler,çınarlarla,incirlerin yanında…

Işığa doğru dönen,ışığa doğru koşan (…tutkun olan..)

Lotuslar,güvercinler,ayçiçekleri,güller... (…laleler/süvariler)

 

Elleri,yürekleri o sevdayla tutuşan

“Liyakat,bilim,erdem,adalet!”sloganıyla (…onur,özgürlük..)

Medeniyet yolunun sonsuz kulvarlarında (zorlu etaplarında)

Akıl meş’alesiyle yürür geleceklere… (Aklın aydınlığıyla…)

(…sonsuzluklara…)

19-21 C.Evvel 1439/5-7 Şubat 2018

ÇEŞME

 

İ L A H İ  A Ş K

 

İn(l)iyor sonsuz alev kanatlı ak güvercin…

Lav sağanaklarıyla goncalaşan güllerin

Açmadığı bir mevsim varsa bilen söylesin!

Hayat damarı kopmuş/parçalanmış yüreğin,

İçin,için kaynayan,köpüren enginlerin

 

Acı çığlıklarını bastıran şimşeklerin,

Şimşeklerin ardından gök gürlemelerinin

Kartalın sinesinde açtığı yara derin!

(Kelebeğin bağrında/ruhunda…)

19-20 C.Evvel 1439/5-6 02.2018

ÇEŞME

 

BERCESTE AYETLER III

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

ZEYTİN DALI(AFRİN) HAREKATI

 

Zeytin dalı uzattık,kırdılar,savurdular…

“Zararın neresinden dönülse kar” sandılar. (….dediler.)

En güzel hayalleri kabusa çevirdiler. (…kabusla kararttılar.)

Ellerine bulaşan kan silinebilir mi,

Yunmayla,yıkanmayla temizlenebilir mi?

Tuz basılan yaralar iyileşebilir mi,

İncitilen yürekler avutulabilir mi? (…geri dönebilir mi?)

Nadasa kalmış toprak rahmeti düşlemez mi?

Dallar çiçeğe durur,ağaç meyve verir mi,

Ağaç meyve vermezse hüzünlenmez mi kuşlar?(..çocuklar?)

(…gölge vermezse ağlamaz mı analar/üşümez mi yolcular?)

Laf dinlemeyen çocuk köteği hak etmez mi,

Iskalanmış hedefin olur u mazereti? (Iskalanan…)

 

Afrin’e’ doğru yola koyulan Mehmetçiğin ( çıkan yiğit yurtseverlerin)

Fedakarlığın,aşkın,şahadet özleminin

Ruhunda kopardığı coşkun fırtınalarla,

İniyor tepesine nefretin,ihanetin…

Neler yaşıyorlarsa şaşırmıyor alçaklar!

 

Hak cephesi mazlumun yanındadır her zaman.

Allah’tan rol çalmaya kalkan müstekbirlerin,

-Ruhları oyuncağı olmuş engereklerin-

Emperyal hevesleri kursaklarında kalan

Kısa akıllıların nefretleri diner mi? (…kaprisleri biter mi?)

Arka çıkan sefihler bin bir beter onlardan…

(Atılacak her yanlış adım nereye çıkar?)

Tanklar,uçaklar,toplar,füzeler üzerine

Işık kanatlı kuşlar,güvercinler inse ya, (..konsa ya!Konmaz mı?)

Issızlığa gömülmüş hüzün beldelerine…(Issızlığın örttüğü…)

5-10 C.Evvel 1439/22-27 Ocak 2018

ÇEŞME

SAVAŞ,BARIŞ VE ŞİİR

 

Savaşmak bir sanatmış,savaşçılar sanatkar!

Aslına bakarsanız ölmeyi,öldürmeyi,

Vahşeti,kahpeliği,sömürüyü,nefreti

Ancak sanattan sayar zalim megalomanlar!

Şiddeti.zulmü,değil adaleti,şefkati… (…hor görür,dışlar…)

 

Bildiğim kadar savaş,barış için olandır,

Açları,çıplakları giydirmek,doyurmaktır.

Ruhları örselenmiş mazlumları kollamak,

Işıksız mağralarda meş’ale tutuşturmak,

Şah damarı yırtılan güvercini otamak,

Şehidin gözleriyle ufukları taramak, (ufuklara bakmaktır.)

 

Vatanın,insanlığın yolu üzerindeki

Engelleri kaldırmak için yola çıkmaktır.(…çabalamaktır.)

 

Şiirin ,saf şiirin frekanssız sayhasıyla,

Şairin,has şairin nergis bakışlarıyla (…lotus…)

İçleri ürperenler,yürekleri yananlar,

İnsan’a özgürlüğün yolunu açacaklar…

Ruhları satılmışlar apışıp kalacaklar!

4-7C.Evvel 1439/21-24 Ocak 2018

ÇEŞME

 

MEDENİYET VE DOĞAL /ÇAĞDAŞ

DÜNYA DÜZENİ (*)

 

Medeniyet denince nedir akla ilk gelen?

Ergin bir adaletin oluşturduğu güven.(…uygulandığı evren.)

Derin bir merhametin,özgürlüğün,şefkatin,

Engin bir hoşgörünün,kardeşliğin,sevginin, (Erdemin…)

Nereden bakarsanız gönülsüz bir görkemin, (…aşikar…)

İyiliğin,dostluğun,açık yürekliliğin,

Yazmanın,okumanın,sanatın ve bilimin,

En üstün yetenekli ruhların,beyinlerin

Tarihe not düşmesi zaman tabletlerine. (…sayfalarına.)

 

Var mıdır böyle yerler/zamanlar yeryüzünde?

Evet,hiç kuskusuz ki,pek uzak değil hem de!

 

Doğanın dengesini bozan eller günahkar!

Onların asıl kendi dengeleri bozulmuş.

Güzelim bahçeleri,çiçekleri tarümar,

Alaşağı ederler acımadan hoyratça!

Laf ebeliği en çok sevilen uğraş olmuş!

 

Çağdaş insan dengesiz,dünya perest,kibirli,

Aymazlıkta eline su dökemez hiç kimse! (…tutamaz kimsecikler elini!)

Güvensizlik,kaypaklık,yüzeysellik,hedonizm

Damarlarında akan kan değil,alev sanki!

Arsızlık,düzenbazlık,yalancılık,nefret,kin,

Şarlatanlık,bencillik,karamsarlık ha keza!

 

Düşünmekten,duymaktan yoksun brakıldığından

Ürkek,güvensiz,güçsüz,ümitsiz,çürütülmüş,(…sindirilmiş,)

Ne yaptığını bilmez bir hale düşürülmüş, (…getirilmiş,)

Yabancılaştırılmış öz benliğine insan!

Aptallaştırılarak aldatılan,aldanan… (…aldatılmış,aldanmış...)

 

Dünyada,evren(ler)de düzeni kurmuş kuran,

Üstelik en mükemmel,en kusursuz biçimde.

Zembereği boşalmış saat gibi dağılan

Evrensel yasalara uymayan şımarıklar,

Nasıl bu kadar gamsız olabiliyorlar ki! (…kolay aldanabiliyorlar/

İNSAN’ın çıkış yolu için tek rehber FURKAN! savrulabiliyorlar?)

_____________________________________________________________

(*)HİLAL TV’de yayınlanan aynı başlıklı programdan esinlenerek.

25-28 R.Ahir 1439/12-15 Ocak 2018

ÇEŞME

KUR’AN MÜSLÜMANLIĞI

 

Kur’an’daki İslam’ı yaşamak istiyorsan, (Kur’an müslümalığı…)

Unutmaman gereken ilk ilke güven olsun!

Ruhunda fırtınalar koparıyorsa KELAM, (FURKAN,)

Ancak işte gerçekten iman etmiş olursun! (..o zaman…)

Niyetin hep iyiden,güzelden yana olsun!

 

Mazlumun yanındaysan,zalimin karşısında…

Ülkene,yeryüzüne,evren(ler)e şefkatle,

Sevgiyle,merhametle,bakabiliyor musun?

(Sorumluluk yüküyle belin bükülüyorsa,)(

“La Sancağı” altında toplayabiliyorsan (…buluşabiliyorsan)

Ümmeti,insanlığı Evrensel Mesaj’ınla, (Çığlığın’la…)

Masumiyeti,aşkı,kadını koruyorsan (…yüceltiyorsan,)

Akılı,tefekkürü baş tacı ediyorsan, (…düşünceyi…)

Niteliğe,emeğe,özgürlüğe talipsen, (..prim veriyorsan,)

Liyakati üstün bir değer var sayıyorsan,

Israrla adaleti,sulhu savunuyorsan, (…haykırıyorsan,)

Gün derebiliyorsan sökmeyen şafaklardan,(Güneş devşiriyorsan..)

(Gül derebiliyorsan zakkum bahçelerinden,)

Işık saçabilirsin Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a…

18-20 R.Ahir 1439/05-07 Ocak 2018

ÇEŞME

 

YENİ DÜNYA DÜZENİ

 

YENİ DÜNYA DÜZENİ kurmak için mimarlar(!)

Ellerinden geleni doğrusu yapıyorlar!

Ne kadar yetenekli,ne kadar akıllılar!

İşlerini gerçekten çok iyi biliyorlar…

 

Dijital Çağı açan/başlatanlar da bunlar!

Üçüncü dünya için planlar tasarlayanlar! (…kolları sıvayanlar/

Nano’yu,bitcoin’i başımıza saranlar, projeler üretenler!)

Yanlışları doğrunun üzerine salanlar,

Aklını kullanmayı bilmeyen akıllılar…!

 

Düşünmeyi,duymayı,görmeyi unutanlar… (bilmeyenler/sevmeyenler.)

(Düşünmekten,duymaktan,görmekten utananlar!)

Üzerlerine doğru alçalıyor bulutlar, (Üzerinize doğru…)

Zakkum bahçelerini kurtaramayacaklar!

(Zafer hülyalarıyla avunup duruyorlar!)

Egosunun aklına vurduğu prangalardan,

Nefsinin sultasından,nefsini kurtarmadan

İnsan” insanlığına” nasıl kavuşacaktır?

(İnsan “insanlığını” nasıl savunacaktır? ) (…kurtaracaktır?)

(……”insanlığıyla” nasıl buluşacaktır?)

11-15 R.Ahir 1439/29 Aralık 2017-2 Ocak 2018

ÇEŞME

 

MODERN DÜNYA,İNSAN VE DİN (*)

 

Modern dünyaya bakın ibretle,basiretle!(…acuzeye…)

Okuyabilirsiniz çipil bakışlarında

Dengesiz,derinliksiz,düşüncesiz halini, (…tavrını!)

Endişenin,korkunun gölgesini alnında,

(Endişeyle,korkuyla yıpranan/sarsılan yüreğini)

Ruhunun gurubunu iç/dış ufuklarında!

Ne halde olduğunun farkında mı acaba? (…değil farkında bile!)

 

Doğrular üzerinde uyuyan Müslümanlar, (…doğulular,)

Üzerim(n)ize ölü toprağı mı serpildi?

Nasıl aldandık,nasıl düşürüldük bu hale?

Yanlışlar üzerinde uyanık batılılar!

Akıllarını örten neyse göremiyorlar!

 

İnsanı “insanlık”tan çıkaran davranışlar;

Nadanlık,gurur,kibir,bencillik,karamsarlık,

Sorumsuzluk,bağnazlık,yalakalık,korkaklık! (…aymazlık!)

Akla bukağı vurmak en büyük akılsızlık. (Aklını kullanmamak…)

Nisyan ile malulse(n) kafasızlığındandır!(…şavksız kalışındandır/

ışıksızlığındandır.)

Varlık içinde yokluk yaşayan modern insan,

En akıllı kendini sanıyor tuğyanından!

 

Derlenip toparlanmak,benliğiyle barışmak (…fıtratıyla…)

İstemiyorsa insan canavarlaşır ancak!

Ne zaman ki IŞIK’la kaynaşır insanlaşır…(…barışır…)

________________________________________________

(*):M.İslamoğlu’nun aynı konu başlıklı konferansından esinlenerek.

9- 13 R.Ahir 1439/27-31 Aralık 2017

ÇEŞME

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VE İNSANLIK AİLESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

 

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

 

Birleşmişler milletler,milletler birleşmişler!

İçlerinde her zaman sözü geçen güçlüler,

Ruhları,bedenleri örselenmiş olanlar,

Lale bahçelerinden zakkum derdirilenler. (…derenler de var!)

Ellerindeki kozu hoyratça harcayanlar… (…kullananlar…)

Şarlatanların cirit attığı bir ortamda (…platformda)

Maymunlar bayram yapar,kahrolur güvercinler!

İşgüzar kasalisler/çanak yalayıcılar

Şaha kalkan atlarla yarışmaya kalkarlar!

 

Medeniyet yolunda hedef belirleyenler,

İlkelerinden ödün vermeyenlerdir asla!

Laf ebeliği yapan şımarık demagoglar (..efeliği/düellosu…)

Laflarını altında ezilmek üzereler! (…üzeredir!)

Erdemin,adaletin,barışın,kardeşliğin,

Toleransın,sevginin,dengenin,iyiliğin,

Liyakatin,bilginin,akılın,düşüncenin,

Emeğin,üretmenin,zarafetin,şefkatin…

Ruhlara sindiği gün,İNSAN’ın yüzü güler…(BEŞER’in/evrenin)

29 R.Evvel-2 R.Ahir 1439/17-20 Aralık 2017

ÇEŞME

 

E M P A T İ

 

En önce kendinize bir çeki,düzen verin!

Mükemmellik fikrinden uzak durun,vaz geçin!

Pırıltılı hayatlar aldatıcıdır bilin! (…geçin)

Aldatıcı olmayan bir gerçek vardır ancak!

Tekdüze yaşamaktan kurtulabilmek için

İçimizde solmayan sonsuz gülü kokla(t)mak…

(…sonsuz gülle yaşamak/gülü paylaşmak…)

2 Safer-21 R.Evvel 1439/22 Ekim-21 Aralık 2017

ÇEŞME

 

(Kudüs’ü yitirişimizin 100.yılı(9 Aralık 1917) yılı münasebetiyle)

KUDÜS,KUDÜS EY KUDÜS

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

 

Acıyan,Bağışlayan Rabbin HASİB Adıyla

(YE’CÜC//ME’CÜC)

Ne yazık ki-aklını kullanmayan-insanlar

Kendi aralarında bölünüp parça,parça

Din/devlet işlerinin-kendi birliklerinin-

-Dirliğin,düzenliğin,barışın,kardeşliğin-

Dengesini bozdular,ölçüyü kaçırdılar,

Bölük,pörçük oldular,dökülüp savruldular! (…her yana…)

Oysa ki,hepsi Biz’e döndürüleceklerdir,

Haşredileceklerdir,hesap vereceklerdir. (Diriltileceklerdir…)

(Kulakları çınlasın fırka,fırka olup da (…hizip,hizip…)

Her biri kendisiyle övünen sefihlerin!) (…fırkasıyla…)

İlahi buyruklara-ölümsüz yasalara-

Kim inanmış olarak-gönül vermiş olarak-

İyi,güzel,yararlı davranış sergilerse,

Yönelik iş işlerse,ceht,çaba gösterirse,

Onun çabalarını ve atılımlarını ( …yaptığı hayırları)

 

Görmezlikten gelmeyiz,bir haksızlık etmeyiz.(…onu zayi…)

(Görmezden gelmek olmaz,haksızlık etmek olmaz.)

Kuşkusuz k onları-bütün yaptıklarını-

Yazmaktayız eksiksiz-olmasın hiç şüpheniz-

Olarak defterlere,ömür envanterine.

İyilerin lehine-her işin değerine-

Göre ödül veririz,yazıcılık ederiz.

Bizim yok ettiğimiz,rızkını kestiğimiz,

(Yok etmemiz gereken,buna karar verilen,

Haddi aştıklarından artık bunu hak eden.)

Bir kentin,bir kasaba halkının,uygarlığın

Yok edildikten sonra-sonu geldikten sonra- (…ecel…)

Artık mamur olması,yeniden canlanması,

Yok olma noktasına,geri dönülmez yola

Girdikten sonra ya da,onlar için bir daha (Geldikten…)

Geri dönüş yapması,tekrar hayat bulması,

Pişmanlık duyup tövbe edecek olsalar da,

İmkansızdır,yasaktır,haramdır,mantıksızdır.

(Kıyamet yaklaşınca,Son Saat gong vurunca,)

Ye’cüc, (*) Me’cüc (**) sedleri sonunda açılır da, (…açılıp da,)

Her bir tepeden akın,akın inerler onlar (…eder…)

Olanca hızlarıyla sökülüp dalga,dalga

Nasıl uğultularla,inişler/çıkışlarla

Sarar,kaplarsa seller her bir yanı kaplarlar (…sular…)

 

Dağı,bayırı,kenti,beldeyi,memleketi.

(Ye’cüc,Me’cüc,her çağda-her zamanda/mekanda-

Aydınlığa,ışığa karşı karanlığıyla,

Merhamete,şefkate,sevgiye,hoş görüye,

Dengeye,adalete,inanca,özgürlüğe,

Okumaya,yazmaya,akıla,sağduyuya,

Düşünce üretmeye,zarafete,iffete,

Selim akla,yüreğe,bilgeliğe,bilgiye,

Karşı zulüm,haksızlık,yalan,üç kağıtçılık,

Bozgunculuk,hayınlık,bağnazlık,inançsızlık,

Baskı,acımasızlık,yüzeysellik,kaypaklık,

İçtensizlik,kindarlık,zorbalık,ahlaksızlık,

Eyyamcılık,aymazlık,karamsarlık,kıskançlık,

Sinsilik,münafıklık,kurnazlık,talancılık…(…korkaklık…)

Silahlarıyla çıkan,gizli açık saldıran,

Günahtan utanmaktan çekinmeyen,korkmayan,

Negatif,tehlikeli süper güç(ler) birliği,

Anti vahiy cephesi-tağut’un avanesi!-

-Aynı kefeye girer onlarla müttefikler.-)

Bir yandan özgürlükten,barıştan söz ederken,

Öte yandan Allah’a –Tek Ölümsüz ilah’a-

Arsızca baş kaldıran,kaş yapayım derlerken

Göz çıkaran cımbızlar,insancıl(!)teagoglar!

Donmuş tereyağından kıl çekeyim derlerken,

 

Her şeyi düşünmeden,bilmeden berbat eden,

İnsanlığa parayla,yalanlarla,medyayla

-Gizli/açık silahlar,oyunlar/oyuncular…-

Yön vermeye çalışan,güç kullanan,hükmeden

Düzelteceğim derken,darmadağınık eden (Düzelteyim derlerken..)

Daha çok karıştıran,tüm dengeleri bozan,

Küresel egemenler,uslanmaz demagoglar!

İyi niyetlerinden kuşkuya düşülmeyen

İnsanlar üzerinde-ruhlarda,beyinlerde-

Oluşturduğu etkin psikolojik baskıyla (…etkiyle)

Yönetmeyi yol/metod olarak benimseyen

Teröristler,zorbalar,çeteler,eşkıyalar,

Şebekeler,şebekler,şebek yüzlü baykuşlar,

Mafyalaşan devletler,devletleşen mafyalar!

Tefekkürsüz dahiler(!),sefih megalomanlar,

Basiretsiz şahinler,kuzgunlar,atmacalar,

Zalimce kıydığınız ,dumansız braktığınız

Canların,ocakların,yetimlerin,dulların

Anaların,eşlerin,duvaksız gelinlerin

Hesabını vermekten asla kaçamazsınız,

Kaçamayacaksınız,yargılanacaksınız!

(Kimsenin gücü yetmez kaçmaya,kurtulmaya!)

Alemlerin Rabbi’nin,Hakimler Hakimi’nin

Yüce Mahkemesi’nden,şaşmaz adaletinden.

 

Söz verilen,hak olan-gerçekleşecek olan-

Son Saat yaklaştıkça-Kıyamet yaklaştıkça- (-ufuklar karardıkça-)

Bunun işaretleri apaçık,ya da gizli

Belirince,ortaya serilince aslında

Yaklaşmış olabilir,beklenmedik bir anda

Çıkabilir ortaya olanca varlığıyla. (..bütün ağırlıyla.)

Küfürde ısrar eden zalim müstekbirlerin

Kan çanağı gözleri fırlayacakmış gibi

Sanki yuvalarından birden donakalmıştır,

Belerip açılmıştır,kızarmış,morarmıştır!

”Yazıklar olsun bize,vay bizim halimize,

Başımıza gelene,geldiğimiz günlere! (…düştüğümüz hallere!)

Gerçekten bu durumdan,olacak olanlardan

Daha önce bizlere-gözlere/gönüllere-

(Yeryüzü ömrümüzde/dünya hayatımızda)

Haber verilmiş olan bütün bu olaylardan (..olanlardan)

Bizler habersizmişiz,zalim kimselermişiz!”

(“Ne kadar zalimmişiz ve ne kadar beyinsiz!

Hayır!Zalimlerdik biz,çok haksızlık etmişiz

Ah,kendi kendimize kıymışız beyinsizce!”

Derler hayıflanarak,kahrolarak utançtan! )

Siz ve Allah’tan başka-Yüce Allah dışında- (…yanında-)

Kulluk ettikleriniz,boyun eğdikleriniz,

İlah saydıklarınız,-o şeyler taptığınız-

 

Ateş yakıtısınız-siz buna layıksınız!-

Siz hepiniz oraya varıp gireceksiniz.

(Sunulacaksınızdır,konulacaksınızdır.)

Eğer taptıklarınız,ilahlaştırdığınız (Bu…)

Şeyler,sanemler,putlar,ardından koşulanlar, (…tapınılan idoller,)

Gerçek ilah olsaydı-bu güçleri olsaydı-

Oraya-Cehennem’e,kışkırtılmış ateşe-

Girmezler varmazlardı.-Girer varırlar mıydı?-

Oysa ki,tümü ile tapanlar,tapılanlar

Ebediyen orada-ateş okyanusunda-

Kalırlar,kalacaklar,artık kalıcıdırlar.

Onlar için orada-o dehşetli ortamda-

Derin iç çekiş vardır,utanç,nedamet vardır.

İnim,inim inlemek,ah,vah edip,üzülmek

Düşmüştür paylarına,yine onlar orada

İniltilerden başka bir şey işitemezler,

İyi haber duymazlar ve asla yoktur ölmek.

Şüphesiz Nezdimiz’den-Bizim tarafımızdan-

Kendilerine güzel-hayırlar,iyilikler-

Doyurucu mutluluk,hayırlı bir akıbet (…en hayırlı bir sonuç/

Sözü verilmiş olan-takdir edilmiş olan- gelecek)

Süre belirlenenler-sabırla bekleyenler-

Hazırlananlar var ya,güven duyanlar var ya,

İşte bu talihliler,bu imanlı yürekler

 

Cehennem yalazından-dinmeyen (g)azabından-(…öfkesinden-)

Uzak tutulmuşlardır ve kurtarılmışlardır.

Onun uğultusunu duymadıkları gibi,

Onlar gönüllerinin çektiği,dilediği

Sınırsız nimetlerin ortasında kalırlar. (…yaşarlar)

Bu bahtlılar sonsuza değin acı çekmeden.

En büyük dehşet,korku-Kıyamet’in dehşeti-

Bile onları asla-içten inançlarıyla-

Üzmez,tasalandırmaz,morallerini bozmaz.

Ve melekler o iyi,temiz yüreklileri

Şöyle karşılarlar da;”İşte bu gün sizlere

Söz verilen en mutlu gününüzdür mutlaka!” (…elbette!)

(Gözünüz aydın olsun,müjdeler olsun size!”

Derler saygı,sevgiyle,en içten dileklerle.)

-Böyle karşılanmayı istemeyen,ummayan

Koştursun boş hevesler peşinden yeryüzünde!-

ENBİYA(93-103)

_____________________________________

(*):Ye’cüc (Teagog),(**):Me’cüc(Demagog)

A K S A

 

Sen ey,ilk göz ağrısı,dinmek bilmez sancısı

Nişanlı alınların,nebülöz gönüllerin

Yeryüzünden göklere açılan aşk kapısı,.

Birinci basamağı vuslat merdiveninin.

Izdırab ağacının çekirdeksiz hurması,

Ebedi gönüldaşı Mabedler Mabedi’nin,

Anısıyla onurlu Dareyn Efendisi’nin…

 

Burak Süvarisi’nin göz,ayak,alın izi

Bağrını yakmıyor mu yüreğinin ateşi…

Kopan fırtınaları güçlendiriyor ruhta

Söyleşen güvercinler mahzun revaklarında…

Akıllar dondurucu,gönüller ürpertici

Evrenleri kuşatan rengarenk kuşaklara

Duymuyor musun seni çağıran Işık-Ses’i…

 

Ey,çağların övüncü,peygamberler otağı,

En seçkin cemaatin sonsuzluk secdegahı.

Muradım “taş” üstünde bir göz izi olmaktır,

Yerler zamanlar üstü boyayla boyanmaktır.

Sana yan bakan kimler,varsa söyle bilelim,

Zakkum bahçesinden gül dermeyi öğretelim,

Dürelim dürüm dürüm zamansız mekanları…

 

Çağlar’ın en karanlık bakışları altında

Yıllardır,yüzyıllardır dinmiyor ızdırabın.

Izdırab!En değerli armağanı inancın!

Kanayan bir yarasın canın şah damarında,

Ey Mabed,içimizde açan sonsuz al gülsün.

Sen herkesten çok bize yakınsın,yaraşırsın,

Yarana tuz basanlar bırak son bir kez gülsün.

 

Yalancı hekimlerin hünersiz ellerinde

Gül elleri,kolları bağlanmış,yarı baygın

Açıyor gözlerini içine karanlığın…

Zalimler,hokkabazlar,firavunlar,tiranlar,

Sığınacak bir ilah,bir kovuk arasınlar!

Çil yavruları gibi dağılsın,yok olsunlar

Hidayetin mevsimsiz ışık vadilerinde…

 

Yakındır başlarına geçmesi planlarının.

Dev’in yorgun bedeni yeniden güçlenecek!

Gitgide alçaklaşan,küstahlaşan,kokuşan

Kali-Yuga’nın kanlı beton yığınlarının

Arasından önlenmez bir coşkuyla fışkıran

Usul usul serpilen,gürbüzleşen bir çiçek

Elinde sütunları sarsarak yürüyecek…!

 

Yeni bir Çağ başlıyor,onlar istemese de!

Temeli atılıyor yepyeni bir dünyanın,

Gezegen aydınlık bir Kapı’nın eşiğinde…

Bir dünya ki sevginin,özgürlüğün,barışın

Başlarda tac olduğu gününde,gecesinde…

Sana uzanan eller kurusun,aksın gözler,

Yüreğini serin tut,sabret,yakındır zafer…!

 

Ey Aksa,uzak değil dinmesi can ağrının…!

 

(Yeryüzünü ve alemleri/evren(ler)i onurlandırmalarının

1446.yılı münasebetiyle.)

MUHAMMED RASULALLAH

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

O'NUN AHLAKI;HAZRETİ MUHAMMED'İ ZİYARET VE RESUL/NEBİ(SİRET)

ŞİİRLERİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İ N K I R A Z

 

İkinci adamlığa asla razı değildir!

İkincilik-doğrusu-olacak şey değildir!

İkinciler kentlidir,köylüler birincidir!(…birinci köylülerdir!)

İkilik çıkaranlar iki yüzlüler midir?

İki yüzlüler için onur bir değer midir?

Nerden,nasıl musallat olmuş ona bu fikir?!

Ne duygu,ne düşünce dengeleri normaldir,

Ne (de)davranışlar(ın)da uyum görülebilir.

Ne doğru bakabilir,ne doğru görebilir,

Ne net işitebilir,içten hissedebilir.

Karizması çizilir,egosu zedelenir!

Kibir,gurur,bencillik gayyaları derindir.(…burgaçları…)

Kendini bir şey sanmak kendini bilmemektir,

KEBİR’in karşısında arsızlık,serkeşliktir! (*)

“Kim yeri yarabilir,dağları aşabilir?” (**)

Işıksız kalan gözler artık perdelenmiştir!

(Işığın tükenmeyen saf kaynağı vahiydir.)

Işık’a sırt çeviren yolunu yitirmiştir.

Işık,bilgidir,aşktır,barıştır,adalettir.

Işık medeniyettir,coşkudur,kardeşliktir…

Ruhunu,bedenini saran nasıl illettir?(Ruhları,bedenleri…)

RAHMAN’ın onayından geçmeyen iş,iş midir?(***)

Rol yapanlar hayatı ötelemiş demektir.(…hayattan koparılmış…)

Rollerini en güzel oynayanlar kimlerdir?

Rejiyi memnun eden en üstün yetenektir!

(Rejisörün gözüne girmek kolay değildir!)

Ardında duymadığı neyin ayak sesidir?(…kimin…)

Akletmeyen bir yürek ne kadar talihsizdir!(…beyinsizdir!)

(…sinede bir akreptir/lekedir!)

Akıl tutulmasından habersiz midir nedir?

Akıllara durgunluk bir gaflet içindedir!

Akılın değerini bilmeyene ne denir?

Zalimin sonu zillet,mazlumun esenliktir. (…selamettir.)

Zafer mağlubiyetin ipekten maskesidir.

Zaman zamansızlığın balmumu heykelidir.

Zamanı geldiğinde gerçek görülecektir.

Zevalsiz saltanatın tek sahibi MALİK’tir. (…MELİK’tir.) (****)

__________________________________________________

(*):KEBİR:Sonsuz büyük,eşsiz,benzersiz ulu.(ALLAH(CC)’ın

kutlu isimlerinden)(**):İSRA(17/37)(***)RAHMAN:Rahmetin

sonsuz kaynağı.Özünde sonsuz rahmet kaynağı olan.(****):

MALİK:Varlığın mutlak sahibi olan.MELİK:Eşsiz yönetici.Mül-

künde mutlak otorite sahibi olan.

29 Safer-3 R.Evvel 1439/18-21 Kasım 2017

ÇEŞME

 

KAYNATILAN ORTA DOĞU

 

Kurmuşlar koca cadı kazanını sahraya,

Altında kum sıcağı,kızgın güneş üstünde.

-Yok “Ilımlı İslam”mış,güldürmeyin adamı!-

Nasıl daha fazla bir pay kaparım hırsıyla,

Arsızlar saldırıyor kepçeler ellerinde

Turtalı petro/dolar/doğalgaz çorbasına!(Turfanda…)

Işık’tan yoksun kalan ruhlar,gözler,vicdanlar,

Lal olmuş dudaklardan dökülen hezeyanlar, (Lanetli…)

Allah’ı gündeminden çıkaran dangalaklar ! (…hiç hesaba katmayan…)

Ne zaman geleceği meçhul SÖZ beklenirken,

 

Onlar kafa,kafaya planlar düzenlerlerken, (..birbirlerini yiyip

Ruh’un bir sayhasıyla yerle bir olabilir (…fiskesiyle) bitirirlerken)

Topları,füzeleri,nükleer başlıkları…(…uçakları/tankları…)

Allah’tan rol çalmaya yeltenen figüranlar,

Düşeceksiniz er/geç kurduğunuz kazana, (…kazdığınız kuyuya,)

Oyunlarınız sizi kuşatacak çepçevre. (…geçecek başınıza!)

Güvercinin soluğu,sesi kısılmaktadır.

Uzun lafın kısası;zaman daralmaktadır!

25-27 Safer 1439/14-16 Kasım 2017-ÇEŞME

 

(Bir Başka Açıdan)

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK (*)

 

Gazilik şahadete en yakın mertebedir.

Ancak onu gerçekten hak eden pek enderdir.(..nadirdir.)

Zafere ulaşmanın yolu uzun,çetindir. (…çilelidir.)

İleri siperlerde efsaneleşen kimdi(r)? (…sonsuzlaşan/ ölmezleşen kimlerdir?)

Mustafa Kemal neyi çağrıştırıyor bizde?

Uzun olmayan ancak dolu,verimli,canlı (…geçen)

Sıra dışı bir ömür dalgalı/çalkantılı… (…med/cezirli…)

Tarihin akışını değiştirecek çapta

Atılımlar içinde adımlar atabilen,(…cesur adımlar atan,)

Fikirde,düşüncede,duyguda,davranışta

Avrupalı,ruhuyla doğulu bir kişilik.(şahsiyet/komutan/kahraman)

 

Karakteri özgürlük,barış,vatanseverlik…

En zorlu zamanlarda,en olumsuz şartlarda (…elverişsiz…)

Morali bozulmayan,geri adım atmayan,

Ancak böyle zafere ulaşılacağını

-Liyakatin büyük bir değer sayıldığını.-

(Liyakati büyük bir değer olarak görmek.)

Allah’ın inayeti,rehberliği olmadan (Akılın ve bilimin…)

Tek adım bile asla atılmayacağını

Anladığı/bildiği içindir ki yürürken (…inandığı …yürekten)

Tutsaklığın parçalar paslı prangalarını. (..bukağısını.)

Ülkü ne kadar yüce,aşk ne kadar çılgınsa,

Ruhundaki yangınlar ne kadar coşkuluysa, (…ışıklar…)

Karanlıklar evrilir en yoğun aydınlığa…

________________________________________________

(*):Akrostiş

20-22Safer 1439/9-11 Kasım 2017

ÇEŞME

 

 

MEDİNE SÖZLEŞMESİ/VESİKASI

 

Medine,medeniyet,adalet,barış demek…

Elçi’nin liyakati,Rahman’ın yardımıyla (…ehliyeti/özgüveni…)

Devrimler üstü devrim gerçekleşti burada.

İnsanlık o güne dek haberdar olmadığı

Nice evrensel,üstün değerlerle tanıştı,

En yüce değer olan Barış’la onurlandı.

 

Sınıfsız ve sınırsız,savaşsız ve yalansız (…silahsız/bağımsız)

Özgürlüğün baş tacı edildiği cemiyet. (…olduğu bir…)

Zamanlar üstü Ses’in çağ,çağ yankılandığı ,(…çağları kuşattığı)

Letafetin,hikmetin,zarafetin,irfanın,

Empatinin,emeğin,hoşgörünün,saygının (…birliğin/şefkatin/anlayışın)

Şiirsel bir uyumla kaynaştığı toplumda

Melekleşen benlikler yaşar onurlarıyla.(…yaşarlar mutlulukla.)

Erdemin temel taşı olduğu site/devlet.

Sevgide,kardeşlikte,sosyal dayanışmada

İnsanlığın çağlardır sürdürdüğü arayış!(… dev yarış)

(……ulaşmak istediği son menzil/varış/hedef/nokta!)

 

Varsa,yoksa kin,haset,karanlık ilişkiler…(…riya/bağlantılar…)

En güzel günlerini hoyratça tüketenler (…harcayanlar)

Sağlam basamıyorlar,çırpınıp duruyorlar (…savrulup…)

İnsanlar-ya da-insan olduğunu sananlar,

Kibir,gurur,bencillik,tuğyan burgaçlarında.( ihtiras/kar fırtınalarında.)

Allah’tan,Elçisi’nden,Furkan’dan uzaklaşan,

Sorumluluktan kaçan,verdiği sözden cayan

Işık’tan yoksun kalır loş hayat yollarında… (…zor hayat sınavında.)

14-15 Safer 1439/3-4 Kasım 2017 gecesi.

ÇEŞME

KUR’AN-I KERİM’İN HÜZNÜ

 

KUR’an mahzun,yüreği kırgın,gözleri kanlı …(…yaşlı…)

Ufuklar kıpır,kıpır,tan yeri ağarıyor…(..şafak sökmek üzere…)

Ruhunda fırtınalar kopanlar uyanıyor ,

Aklı bukağılara vurulanlar uyuyor…

(Akıl bukağılara vurulmuş zalimlerce. (…bencillerce/hainlerce)

Akla hor gözle bakan ebleh oğlu eblehtir,

…….bukağı vurmak zulmün ta kendisidir!)

Nefsin karanlığından aklın aydınlığına

-Işığın karanlığı yenmesi mukadderdir.-

Kanatlanarak çıkmak tefekkür kartalıyla. (…aşkın kanatlarıyla.)

Ellerin oyuncağı olanlara sormalı,

Ruhlarının bu kadar güçlü mü ortaklığı (…ne kadar içtendir…)

İblis’le,İblisleşmiş insan posalarıyla?

Müslümanlar FURKAN’ı terk ettiğinden beri (*)

İki yakacıkları bir araya geldi mi? (…gelir mi?)

Ne zaman başlarına gelecek akılları?

 

HAKK’ın çağları aşan Evrensel Çağrısı’nın (Mesajı’nın…)

Üzerini örtmeye çalışan bahtsızların (…kansızların/ruhsuzların)

Zamanı geldiğinde tepetaklak başları

-Ne kadar sinsi planlar kuruyor olsalar da!- (…kuracak…)

Üzerine düşmesi yakındır,uzak değil!

__________________________________________________

(*):FURKAN(25/30)

12-14 Safer 1439/01-03 Kasım 2017

ÇEŞME

 

A Ş K,K A N V E G Ü L

 

Aşk bahçesinden bir gül dermeye yürek ister…

Şah damarını yırtan,parçalayan bir yürek,

Karakışı baharla barıştıran bir yürek!

(Kurşun yağmurlarına siper olan bir yürek!)

 

Kanayan yaralara tuz basan masum eller!

Acıları coşkuya dönüştürebilecek,

Nabızları çıldırtan tempoyla çarpan yürek!

 

Var’la yok arasında,yokla Var arasında

Engelleri aşmaya çabalayan bir yürek!

 

Güller,sonsuz goncalar açan som alev güller…

Üzerlerine inen gül sağanaklarıyla (…kor/nur/nar…)

Lalelerle kaynaşan zakkumlar,krizantemler!(..menekşeler!)

4-10 Safer 1439/24-30 Ekim 2017

ÇEŞME

 

GÖZYAŞI,KAN VE HÜZÜN

Gözlerimin önünden gitmiyor o sahneler…

Ölüm tırpanlarıyla biçilen gür ekinler,(…kosalarıyla…)

Zakkum bahçelerine döndürülen gülşenler…

Yankıları temelden sarsıyor sütunları (…yerinden oynatıyor…)

Ağızları gül kokan bebek çığlıklarının! (Alınları nişanlı…küf kokan..)

Şahit ol(s)un kartallar,albatroslar,yıldızlar,

Işık,dize getirmek için karanlıkları(a) (…yola/boyun eğdirmek…)

 

Kararlı görünüyor,kıpır,kıpır ufuklar…

Akıl tutulmasından muzdarip dangalaklar (…yaratıklar)

Neler yaptıklarının bilincinde değiller! (…yaptıklarını ne gün

f ark edecekler/anlayacaklar?

Vampirlerim maskesi düştü,düşecek gibi!

Ellerinden damlayan “ahlar”ı mazlumların! (“ah”ı mustazafların!)

(Ellerine bulaşmış…)

Hüzün yetersiz kalır olanlar karşısında!

Üzerimize çöken hüzünden başka bir şey! (…inen…)

Zehiri zehirleyen ızdırab yağmurları!(..bulutları/acı sağanakları!)

Üzerimize düşen,sağanaklar altında

Nasıl varmak değil mi menziller menziline? (…varabiliriz…)

28 Muharrem-2 Safer 1438/18-22 Ekim 2017

ÇEŞME

 

SENARYOLAR,OYUNCULAR VE ROLLER

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

YÜCE IZDIRAB (1)

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

AÇIK OTURUM(CU)LAR

 

Açık oturumları seyrediyor musunuz? (…seyrediyorsunuzdur…)

Çoğu ne dediğinin farkında bile değil!

Işıksız beyinleri,donuk bakışlarıyla (…yamuk…)

Konuları anla(t)ma,yorumlama anında

 

Ortalık bir panayır yerine dönüverir (…ana/baba…)

Tartışma adabından yoksun olduklarından…

Ulu orta uçuşur balon sözler havada,

Renkleri,kokuları karışır birbirine…

Uzun lafın kısası;Hitabet bir erdemdir.(Konuşmak bir hünerdir!)

Moderatör çırpınır durur boşu boşuna…

Curcunayı sürdürür onlar hiç aldırmadan (…bildiklerini okur…)

Uzun saatler boyu keyifle,rehavetle!

Laf olsun,torba dolsun,dolduruyor musunuz?

(Laf ola,beri gele,işitiyor musunuz?)

Aralarında aklıselim olan yok değil,

RAHMAN’dan tek kelime etmeyen enteller de!

(RAHMAN’ın varlığından habersiz nankörler de/densizler de/bilgeler de(!))

5-8 Muharrem 1439/25-28 Eylül 2017

ÇEŞME

 

HAKİKATLERİN HAKİKATİ

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

BRİTANYA HANEDANI

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

ŞEHİT

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

AŞK

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

 

İ S L A M O F O B İ (*)

 GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

Y I L K I   A T I

  

Yalnız başına,özgür salınıyor bozkırda…

Issız geceler,günler güç katıyor gücüne…

Lalezardır bozkırlar alev,alev yansa da.

Kartallar yoldaşıdır büyük yalnızlığında…

Irların suskunluğu işliyor iliğine… (…ta içine…)

(…yankılanır içinde…)

 

Akşam çökünce şafak söküyor gözlerinde,

Tan yeri ağarırken yeniden doğmuş gibi,

Irgatların bağrını yakar kişnemeleri…!

(Issızlığın bağrını deler…)

13-14 Zilkade 1438/05-06 Ağustos 2017

Çeşme

 

KEDER VE SEVİNÇ

 

Keder sevincin,sevinç kederin kaderidir,

Et tırnaktan ayrılır,onlar ayrılamazlar.

Duygusal zekaları silinmiş midir nedir (…sıfırlanmış mı…)

En zalimler ahmaklar içinden çıkıyorlar,

Ruhlarını Şeytan’a satmış kara bahtlılar!

 

Varsın saldırsın kurtlar,çakallar ahulara,

Eli erenler armut toplayacak değil ya!(Ekin ekenler…)

 

Sevincin olmadığı yeri keder doldurur,

En umulmadık anda,en beklenmedik yerde

Vurur mührünü sevinç kederin yüreğine. (…keder sevincin…)

İçi yanan kederin içtiği bengi-sudur. (…sevincin…)

Ne elemdir hayata yön veren,ne sevinçtir, (…değer/renk …insana.)

(Ne sevinçtir,ne elem insanı “insan” yapan)

Çağlar’ı aydınlatan aşığın gözleridir.(…şefkatin/sevginin..)

(Çağlar üstüne aşktır yürekleri sıçratan…)

(Çağlar’ı aydınlatan ruhtur aşka adanan…)

15 Şevval-6 Zilkade 1438/09-29 Temmuz 2017

Çeşme

 

75.Y A Ş S O N E S İ

 

Yaş yetmiş beş,bir ömür böyle mi geçmeliydi?(..geçecekti?)

En Yüce İdeal’e adanmışlık yeter mi?

Tarifsiz acılarla dağlanırsa ruh ancak (…dağlanan ruhlar…)

Muhteşem yalnızlığa kanat çırpar yanarak…

 

İçin,için kaynayan gönül volkanlarından (…yanardağından)

Şol fışkıran kor güller sonsuz goncalar açar,(Şu…)

Bülbüllerin frekanslar üstü çığlıklarından (…frekanssız acı…)

Erir sıradağları saran çığlar,buzlullar…(…karlar…)

 

Şahlanır özgürlüğün tutsağı doru atlar,

Yeri,gökleri tutar sonsuz kişnemeleri,

Açılır sonsuzluğa çıkan ışık kapılar…(…kanatlar…)

 

Şafağın süklüm/püklüm haline aldanmayın!

(Şairin boynu bükük durduğuna/duruşuna bakmayın!)

Işığının soluğu ürpertir geceleri (…evrenleri…)

Maveradan öteye yol bulunmaz sanmayın!

 

29 Şevval-3 Zilkade 1438/23-26 Temmuz 2017

Çeşme

 

Kimi insanlar kendilerini başkalarına beğendirmek için çırpınıp dururlar.Ünlü olmak,beğenilmek onların en büyük tutkuları,başarı ölçüleridir...Kimileri de başkalarına,-kendilerinde olmadığını sandıkları nitelikleri taşıdıklarını var saydıkları için-derin bir hayranlık,hatta taparcasına bir sevgi beslerler.Her iki tipin de sorunu(psikolojisi)aynıdır;Özgüven(sizlik!)

 

Y A N G I N (YANIŞ)

 

Yanıyor musun ey can?Yanıyorlar mı canlar?

Gönül gözelerinden çıkan gümrah ırmaklar

Akıyor gürül,gürül zaman ovalarında…

Boy atıyor lotüsler,alev güller,zambaklar

Sonsuzluk ummanına çıkan kıyılarında. (..varan/koşan..)

Güllerin ateşiyle tutuşuyor ufuklar,

Ufukların ardından yükseliyor çığlıklar…

Birdenbire sarıyor sonsuz kanatlı kuşlar

(Albatroslar,kuzgunlar,kırlangıçlar,martılar…) (güvercinler)

Ufukları,suları dumansız yangınlarla…

İçin,,için yandıkça özgürleşiyor ruhlar…

(…yanmadan özgürleşemez…)

 

Özgürlük yiğitliktir,onurdur,mutluluktur,,

Kardeşliktir,barıştır,utkular utkusudur,

Diriliştir,sevgidir,yengidir,sonsuzluktur…

11Şevval 1438/05 Temmuz 2017

Çeşme

 

A D A L E T

 

“Adaleti ayağa kaldırın!” (*) diyor FURKAN (RAHMAN)

Düşerse bir toplumun gündeminden adalet,

Artık temel taşları oynamıştır yerinden.

Lotüsler boyun bükmüş,solmuşlardır nihayet!

(……güller boyun büker,solar…)

Elde,avuçta bir şey kalmamıştır gerçekten!

Toplum nasıl yol alır(alsın) prangalar kırılmadan?

(………..kurtulur alev bukağılardan?)

__________________________________________________

(*):MAİDE (5/8) v.b.

10-11 Şevval 1438/04-05 Temmuz 2017

Çeşme

 

K U A N T U M

 

Kuruntu,vehim,bomboş hayallerden kurtulmak,

Uygun yerde,zamanda bizim için gerekli

Araçlarla iş,sağlık,yaşam alanı açmak…

Ne kadar yüksek/güçlü olursa enerjimiz (…enerjiniz,)

Tatmamız mümkün olur coşkuyu,bereketi,

Uzaklaşır kin,öfke,artar bilgeliğim(n)iz,(…bencillik…)

Mutluluğa açılan kapıdan girersiniz…

(Mutluluk doruğuna tırmanabilirsiniz/ulaşabilirsiniz…)

28-29 Ramazan 1438/23-24 Haziren 2017

Çeşme

 

B A Y R A M

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

L İ R İ Z M

 

Lal olmuş dudakların frekanssız çığlıkları (…haykırışı)

İnanlığın sesidir yüzyılları sallayan…(yüzyıllara yayılan…)

Ruhun ızdırabıyla tutuşan ufuklardan

İnen alev kanatlı sonsuz kuşun kanından,(…canından,)

Zamanın küllerinden doğanın göz yaşları

Muhteşem yalnızlığın can yoldaşı,sırdaşı…

22-24 Ramazan 1438/17-19 Haziran 2017

Çeşme

 

ÜTOPYA

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

RÜYA(Kıyam)

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

HEP BİRLİKTE KARDEŞÇE...

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

KAVUŞMA

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

Y E T E R !

(UYARI/SAVUNMA)

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

R E F E R A N D U M

 

Referandum ilk madde Ülke’nin gündeminde!

“Evet”,”hayır” savaşı kızışıyor gitgide!

Fikirler,düşünceler uçuşuyor havada…

“Evet” çıksa ne olur,ne olur “hayır” çıksa?

Ruhları saran fitne ateşi sönecek mi? (…yakan…)

Aramıza sinsice sokulanlar belli mi? (Arkamızdan…seğirtenler..)

Narsistlerin çılgınca gövde gösterileri!

Düşünmeyen,duymayan,görmeyen kitleleri

Uçurumlara doğru sürükleyen çılgınlar

Mahkeme-i Kübra’ya ne yüzle çıkacaklar?

25 C.Ahir-18 Recep 1438/

24 Mart-15 Nisan 2017

Çeşme

 


 

REFERANDUM TIKLAYIN

 

MÜSLÜMANLAR,AVRUPA VE DÜNYA

 

Müslümanlık nerede,nerede Müslümanlar? (…inananlar?)

Üstün körü bir ömür sürmek Müslümanlıksa, (..sürerse inananlar,)

Sözün gücü alçalır,gücün sözü yükselir!

(Çanın sesi yükselir,şerefenin kısılır/alçalır/şerefe hüzünlenir!)

La ilahe illallah Muhammed Nebiyullah…

Üçüncü şahısların etkinliği güçlenir.

Müslüman olabilsek,Müslüman kalabilsek,

And olsun önümüzde Yüzyıllar baş eğecek!

Nimetlerin kadrini kıymetini bilmezsek,

La ilahe illallah Muhammed Rasulaallah…

Alınır elimizden bilenlere verilir.

Ruhun çığlıklarını işitenler ürperir…

 

Avrupa’nın yırtılan kılcal damarlarından

Vehim,önyargı,gurur,kibir,tuğyan fışkıran!

Rövanş için olmadık oyunlara baş vuran

Uygarlığın beşiği(!)sis çökmüş topraklarda (…puslu coğrafyalarda)

Paranoyaya varan tutumlar,davranışlar

Ardından yoğunlaşan utançlar,karanlıklar…! (…pişmanlıklar!)

 

Vakitsiz gelen Haber,ödleri patlayanlar, (Vakitli…altına kaçıranlar!)

En güçlü anlarında en çaresiz kalanlar!

 

Dünya en bunalımlı günlerini yaşıyor,

Üçüncü savaş için yoksa gün mü sayıyor?

Nadanlar ellerini ovuşturadursunlar

Yalancıların dili lal olmak üzeredir. (…mumu akşama kalmaz söner!)

Allah sözünden caymaz tan yeri ağarıyor…

(..Altın Çağ yaklaşıyor/Işık Çağı geliyor…)

15-17 C.Evvel 1438/14-16 Mart 2017

Çeşme

 

 

 

                                                                                                      (*)

KUR’AN’SIZ MÜSLÜMANLIK

Kur’an’sız müslümanlık/Müslümanlar var mıdır? (…olur mu?)

Uydurulan/paralel dini İslam sananlar, (…kültürü Din…)

Ruhlarını Şeytan’ın buyruğuna verenler,

Akılları tutulmuş aklı evvel müşrikler! (…sefihler!)

Niyetlere göredir-hiç kuşkusuz ameller. (…fiiller.) (**)

Sorumluluk bilinci kuşanmış özgür ruhlar (…yüklenmiş duru/iyi…)

Işık’ın rehberliği olan yolda(n) yürürler. (…gösterdiği emin...)

Zanla hareket etmek yanlıştır,ayrılıktır. (…uzaklıktır/ihtilaftır.)

Müslüman doğru bakan,doğru gören insandır.

Üstünlük/erdemlilik takvada,kardeşlikte, (…takvadır,kardeşliktir,

Sadakatte,sevgide,barışta,adalette… (Sadakattir,sevgidir,barıştır…)

La ilahe illallah Muhammed Rasulallah…

Üçüncü şahısların kuyruğundan tutanlar (…peşinden seğirtenler)

Mankurtluk yarışının favorileridirler!

Allah’la aramızda aracılık(!) edenler

Ne kadar büyük bir suç işliyorlar bilseler! (..bir yük altına giriyorlar!)

La ilahe illallah Muhammed Nebiyyullah…

Işık’tan uzaklaşan için nasıl olacak (Işık’la barışanlar için mümkündür

Kötülüklere karşı iyilikle savaşmak? ancak

______________________________________________________

(*):Prof.Dr.Bayraktar BAYRAKLI’nın (KUR’ANSIZ MÜSLÜMANLIK adlı

çalışmasından yararlanılmıştır. (**):Hadis

10 C.Evvel-12 C.Ahir 1438/7 Şubat-11 Mart 2017 – Çeşme

 

 

 

ÇINAR VE SARMAŞIK TIKLAYIN

 

SU ALAN GEMİ

(Gemi Su Alıyor!)

TIKLAYIN

 

 

BAY BAŞKAN’A AÇIK MEKTUP GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

M A F İ A

 

Mantıksızlığı mantık sayanların işleri

Arap saçına döner,sonucu korkunç olur.

Fikir,duygu,düşünce sözlüklerinde yoktur!

İçlerindeki kuyu o kadar derindir ki, (..nefret…büyüktür ki,)

Atılan bir gül,daha solmadan dibi bulur!

(Ağızlarından çıkan her söz korkutucudur!)

16-18 R.Ahir 1438

14-17 Ocak 2017

 

ROHİNGYA TRAJEDİSİ (*)

 

Rohingya’dan hicrete zorlanan mustazaflar.

Okyanus sularında pusulasız teknede,

Hayatları sahte bir can yeleğine bağlı,

İnsanlık onurları yerle yeksan edilmiş (…edilen)

Nereye gittikleri kendilerinden bile

Gizlenen,söylenmeyen,sözleri dinlenmeyen (acıları dinmeyen)

Yuvaları,yurtları darmadağın edilmiş… (…edilen)

(Bedenleri,ruhları ezilmiş,örselenmiş)

Açılmayan kapılar ardındaki oyunlar! (…ardına saklananlar!)

Tuzak üstüne tuzak,darbe üstüne darbe,

Rollerini gizleyen sinsi “beyaz adam”lar! (vicdansız oyuncular!

Açılan kanatların altına sığınanlar. (…altında toplananlar.)

Jaketetay kılıklı kurtlar,bukalemunlar!

-Ekinlerin biçilme/toplanma mevsimidir.- (…biçiliyor onaltıncı Dinini yaşaması çok görülen mazlumlar! mevsimde.)

(Dünyaları zindana çevrilen Müslümanlar!)

İfrit’in parmağının girmediği yer mi var? (…yer var mı?)

Suları kırmızıya boyanan mahzun Nehir. (**)

İblis’in akılları donduran kurnazlığı! (…oyunları)

_________________________________________________________

(*):İslamı bu topraklara götüren Kürt tüccarların verdiği isim.Güneşin Doğduğu Topraklar. (**):Lemgo Nehri.

8 R.Ahir/2 C.Evvel 1438/6-30 Ocak 2017-Çeşme

 

P A T A N İ

 

Patani’li mazlumlar direnin zalimlere!(…kardeşler…)

Allah’ın söz verdiği günler uzak değildir.

Tağut’un hileleri zayıftır,etkisizdir. (…geçicidir.)

Allah tuzaklarını başlarına geçirir.

Netice almak için sarılın sebeplere.

İngiliz’in oyunu geriye tepecektir!

(İngiliz’in fitnesi tarihi bir gerçektir/vahşettir!)

 

Derine inen kökler kuruyuverecektir (..çürüyüverecektir)

Rahmetini kesince RAHMAN üzerlerinden. (…Gökler

Ağaç çiçeğe durmaz,meyve vermez şüphesiz üzerimizden.)

Meyvesiz kalan ağaç kurur,gider mevsimsiz! (..sebepsiz!)

IŞIK karanlıkları er/geç alt edecektir.

(IŞIK’ın karanlığı yenmesi mukadderdir…)

27-29 R.Evvel 1438/25-27 Ocak 2017

Çeşme

 

İ L L U M İNA T İ

 

İliklerine kadar sinmiş,işlemiş fitne!

Lavanta tarlasından derilmiş zakkumları

Lale diye sunanlar damarsız elleriyle.

(…sunmaya çalışan kaltabanlar!)

Uyuyan yığınların değişmez yazgıları! (…mi…)

(Ucuz kahramanların korkaklık sendromları!)

Masanın çevresinde kümelenen şeytanlar,

İpeklere bürünmüş kurtlar,bukalemunlar!

(…köstebekler,yılanlar/domuzlar!)

Nasıl bu kadar bencil,mağrur acımasızlar?

“Aydınlanmışlar” böyle karanlık mı saçarlar?

(Aklı evvel geçinen müptezel dangalaklar!)

Temelsiz görüşleri,tamtakır kafaları

(…saman kafalarıyla)

İle mi”YENİ DÜNYA DÜZENİ” kuracaklar?(..bunlar..)

19-23 R.Ahir 1438/17-21Ocak 2017

Çeşme

 

H Ü M A N İ Z M A

 

Hak edilen özgürlük,onur,saygınlık,değer (..edilmeyen..güven)

Üzerinden insancıl/barışçıl düşünceler!

Medeniyet yolunda yalpalı yürüyenler! (Modernite/Modernizm..)

(…yel yepelek koşanlar!)

Ateistler,deistler,agnostisler,marksistler… (…pragmatikler/

Ne istediği belli olmayan kararsızlar. (…dengesizler.) müşrikler!)

“İnsan”ı evren(ler)in merkezine oturtan,

Zaman içinde onu en yüce değer sayan, (..ona …yüksek değer

Mantığın varacağı sonuç “kusursuz insan!” biçen…)

Allah’tan rol çalmaya kalkışan kaltabanlar!

(…mankafalar/müstekbirler/saygısızlar!)

6-26 R.Ahir1438/04-24 Ocak 2017

Çeşme

 

D E M O K R A S İ

 

Demokles’in kılıcı başımız üzerinde!

En masum yalanlarla,en sinsi oyunlarla,

Maskara ediliyor toplumlar kurnazlıkla! (Madara…)

O kadar akıllılar,o kadar seçkinler ki, (…kibirliler/enteller ki,)

Kıl bile aldırmazlar havuç burunlarından!

Ruhları allak/bullak,kafaları toz/duman…

Akılları üç karış havada olanlarla (…olanlardan)

Sorunları çözmenin ne anlamı olur ki? (..çözmesi hiç beklenebilir mi?)

“İlkeler”le yetinmek yetersizlik belki de! (…ilkesizlik/güvensizlik..)

30 Şevval 1434-06 Eylül 2013

14 R.Ahir 1438-12Ocak 2017

Çeşme

 

ÇEŞME’DE YAZ

 

Çeşme’ye yaz gelince yerinden oynar taşlar,

En beklenmedik yerde,en umumadık anda

Şok eden görüntüler belirir karşınızda! (Şaşırtıcı vizyonlar…)

Masivadan açılır maveraya kapılar,

Erer sonsuz vuslata ayrı düşen aşıklar,

Deniz içli ezgiler besteler kıyılarda... (Dalgalar…fısıldar…)

En koyu muhabbetler sade kahve tadında.

(…sohbetler ki,türk kahvesi…)

Yakamozlar ürperir imbatın kollarında…

Alır başını gider tasalar,ızdıraplar… (…mutsuzluklar,anılar…)

Zaman durur,kararmaz olur artık ufuklar!

(…sonsuza dek kararmaz gurublar…)

23 Ramazan 1434/06 Ağustos 2013

27 R.Evvel 1438/25 Ocak 2017

 

L İ B E R A L İ Z M

 

Likörlü çukulata viskiyle iyi gider!

İçin,yiyin keyfini sürün hayatınızın! (…dünya ömrünüzün!)

“Bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler!”

En sonunda kazanan,haklı çıkanlar kimler?

Rahatlarından başka bir şey düşünmeyenler,

Akılsızlıklarıyla akıllı geçinenler! (…övünen akıllılar!)

Liboşlar,akla zarar başarılarınızın (…akıllara..başarınızın)

İlginç öyküleriyle uyutulan bebekler! (İlkel…)

Zırcahil entellerin ürettiği fikirler!

(Zevahiri kurtarmak için boşa çabalar/çabalayanlar!)

Mutsuzluktan mutluluk devşiren müstekbirler!(…bahçıvanlar!)

12Ramazan 1434/21 Temmuz 2013

11 R.Evvel 1438/09 Ocak 2017

Çeşme

S O S Y A L İ Z M

( G e m i )

 

SOS mi veriyor batmaz sanılan tekne? (…Gemi?)

Okyanus dalgaları iskeleden,sancaktan

Saldırıyor provadan,kıçtan,bodoslamadan…

Yelkenler paralanmış boralar,tayfunlarla,

Açık sulardan gelen uğultulu medlerle

Lombozlar tuzlanıyor,kaptan köşkü panikte!

İzliyor ufukları dürbünüyle dikkatle! (…özenle/pür dikkat!)

Zaman tamam olunca sesleniyor kaygıyla;(…korkuyla…)

“Makineler ileri tam yol,göründü kara!”

22 C.Evvel 1434/03 Mart 2013

08 R.Evvel 1438/06 Ocak 2017

Çeşme

NOT: Tarihler arasındaki uzaklık,yıllar önce başlanıldığı halde

yarım kalan şiirin yıllar sonra yeniden ele alınarak tamamlanma-

sından kaynaklanmaktadır.

 

    K O M UN İ Z M

 

Komünlerde yaşayan hamarat emekçiler…

Ortak mülkiyet için çözümler üretenler (…önerenler.)

Mülkiyetin sahibi asıl kimdir bilmeden!

Umudun tükendiği “an”ı belirlemeden,

Nereye gittiğine doğru/kesin karar vermeden,

İş verenle işçinin arasını bulmadan, (arasına girmeden(!))

Zamana kafa tutmak neymiş öğrenecekler,

Nasıl yola çıkılır tan yeri ağarmadan…! (Neyle…/Niçin…şafak

sökmeden!)

15.06.2013…04.01.2017

Çeşme

 

M Y A N M A R

 

Müslüman oldukları için mi bunca zulüm?

Yoksa başka sebepler yüzünden mi acaba?

Acılar,ızdırablar yazgısı mı güçsüzün?

Ne var ki inanırsa güçsüz sayılmaz insan!

(Müslüman olman için yeterli inanman?) (…olmak/inanmak?)

Aslında “iman etmek” yaraşır “Müslüman”a!

Rahman’ın istediği güvendir kullarından…

(…sevgidir/içtenliktir…)

4-6 R.Ahir1438/02-04.01.2017

Çeşme

 

S O M A L İ   D R A M I

 

Susun!Duyamıyoruz(m) annelerin sesini! (…mazlumları..)

Onlar ki yiğitlikte yoktur üzerlerine,

Merhamette,şefkatte,sabırda,metanette!

Anneler ki,tıkanmış,kurumuş gözeleri, (sineleri/göz pınarları,)

Lal olmuş konuşmaktan men edilen dilleri! (…kenetlenmiş dilleri,

İçiniz yanmıyor mu Çalab,Yalvaç aşkına! bakışları!)

 

Durun!Düşünün,bakın göremiyor musunuz?

Ruhları allak/bullak eden şeyler oluyor,

Alçaklıkta,zulümde sınırlar aşılıyor…!

Masum çığlıklarını işitmiyor musunuz? (…haykırışları…)

IŞIK hayat verecek Çağ’ın karanlığına!

(…yol gösterecek/çare olacak …hastalığına…)

30.08.2011…22.12.2016

Çeşme

 

A R A K A N

 

Arakan’da olanlar tüyleri ürpertiyor,

Ruhları allak/bullak ediyor,kavuruyor!

Allah’tan korkmayanlar,kuldan utanmayanlar

Kan dökmekten haz alan bir ahlak taşıyorlar! (..yürek..sergiliyorlar!)

Akılları tutulmuş sapkınlar,vicdansızlar,

Ne kadar nasipsizler,bahtsızlar,umutsuzlar!

10.09.2012…29.12.2016

Çeşme

 

Y A K A Z A

 

Yarı uyanık,yarı uykulu bir haldeydim,

Açılan bir kapıdan dolan gür ışıltıyla,

Kamaştı bakışlarım,tiril,tiril ürperdim!

Ayağa kalkmak için davrandım.sendeledim. (…tökezlendim.)

Zamanın durduğunu/donduğunu hissettim!

“An”ı yaşattığından şükrettim Yaradan’a.(…sığındım …)

(…yaşamak neymiş anladım şaşkınlıkla!)(…mutlulukla,coşkunlukla!)

 

11.06.2014…28.12.2016

 

YOK BİRBİRLERİNDEN FARKLARI (*)

 

Pek yakınlarındaysan eğer,birbirleriyle

Görebilirsin nasıl çekişip duruyorlar! (…durduklarını.)

Kimi şu partidendir,kimi bu partidendir,

Kimi şu mezheptendir,kimi bu görüştedir…

Biraz uzaklaşır da,bir tepeye çıkınca,

Tozu dumana katan(bu)süvariler sana (…tümüyle)

Toz bulutu halinde gözlerinin önüne (Aynı bir…)

Seriliverecektir,görünüverecektir. (…beliriverecektir.)

Şaşırma,hayret etme sakın gördüklerine!

Çünkü yoktur farkları birbirlerinden asla!

26 R.Evvel 1438/26 Aralık 2016

ÇEŞME

____________________________________________

(*)JURNAL -I(Cemil MERİÇ) Sh:208

 

YENİ BEYİTLER GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

KUTSAL İSYAN

 

Muhteşem bir kıyamla kıyam etti mazlumlar…

Daha bir aydınlandı zifiri karanlıklar…

Bir destan yazılıyor Bilgisizlik Çağı’nda

Kendini bilmezlerin,vicdansız zalimlerin

Kara vicdanlarının beyaz(!) sayfalarına!

Temeller sarsılıyor,çatırdıyor sütunlar, (…devriliyor…)

Tomurları patlıyor güllerin,zeytinlerin…

Taşıyor kör kuyular,çiçekle donanıyor

Çınarlar,palmiyeler,zakkumlar,çalılıklar,

Uğultulu medlerle taşıyor okyanuslar…

 

Bir telaş,bin şaşkınlık rüzgarlı kıyılarda,

Korku,dehşet,nedamet buğulu bakışlarda, (…mühürlü…)

Hüzünlü parıltılar nişanlı alınlarda,

Kavuşmayan bin güneş yangınlı ufuklarda…

1Recep 1435-25 R.Evvel 1438

30 Nisan 2014-25 Aralık 2016

ÇEŞME

 

MUSUL,HALEP VE ÖTESİ…

 

Göklerden rahmet değil,alev yağıyor alev…

Alevleri yağdıran hangi karanlık güçler? (…eller?)

Onların niyetleri belli olduğu halde,

Kurdukları tuzaklar,yığılırken üst,üste,

Kırılırken zalimce mazlumlar,mustazaflar,

-Kimden olursa olsun horlanan,ezilenler.-

Suçu başkalarında arayıp duruyoruz,

Bizler sütten çıkmış ak kaşık mı oluyoruz?

Onlar mı,yoksa biz mi uzaklaşan FURKAN’dan?

Problemleri çözerken ona baş vurmuyorsak,

Nasıl yardım bekleriz NASİR’den utanmadan?

Alevlerin gülşene dönüşeceği günler (rahmete döneceği o günler )

Uzak değil yakındır,yakın olması için (…yakınlaşması…)

Vahdet,ümmet bilinci,cihat/ceht coşkusuyla

Kenetlenmemiz gerek mahzun ruhlarımızla.

Son Evrensel Mesaj’a gönülden bağlanarak

Yürümemiz Zaman’a,Zamanlar üstü yoldan…

 

Küllerin,alevlerin içinden fışkıracak

Sonsuz goncalı güller,zakkumlar kuruyacak!

Kucaklarında güller çocuklar haykıracak;

“Dinleyin,gelin,koşun işte ardına kadar

Açıldı kapıları özgürlüğün,sevginin,

Şefkatin,merhametin,hürmetin,muhabbetin

Adaletin,birliğin,barışın,kardeşliğin,

Tefekkürün,hikmetin,erdemin,feragatin…”

Velhasıl insanlığın yitirdiği değerler

Yeniden kazanılmış,yüceltilmiş olacak

İnsan’ın MEVLA’sına dönmesi sayesinde. (…fıtratına…)

 

Tan yeri fışkırmaz mı karanlığın bağrından…?(..ağarmaz mı her gecenin

Selam olsun ışığı çağdan çağa taşıyan ardından?)

Hüzünlü bakışlara,sancılı bağırlara!

9-13 R.Evvel/1438/9-13 Aralık 2016

Çeşme

                            

                                                      (*)

AGNOTOLOJİ

 

A kıllı şapşalların,şapşal akıllılara (…cahillerin…cahil…)

G irişmiş oldukları sinsice oyunlarla (…cahilce…)

N ereye gittikleri,ne yaptıkları belli

O lmayan kitlelerin acınası halleri!

T oplumu çıkarları için yönlendirenler, (Topluma…şekil verenler,)

O nları bu duruma düşüren açıkgözler!

L iberaller,dinciler,dünyayı yönetenler…!

O nlar için adalet,kardeşlik,saygı,sevgi

J argonları önemli değildir kuşkusuz ki! (…and olsun ki!)

İ nsan’ı aldatanlar “insan” olabilir mi?

20-21 Safer 1438/20-21Kasım 2016

ÇEŞME

_________________________________________________________

(*):Menfaat gereği cehalet ve yanlış bilgi yaymayı inceleyen/öğreten bir

bilim dalı.

(Ali Riza SAYSEN’in ÇEŞME GÜNEŞİ Gazetesi’nin 18.11.2016 tarihli sayı-

sındaki “CAHİLLİKTEN KİM ÖLMÜŞ?”başlıklı yazısından yararlanılmıştır.)

 

 

 

ÇOCUKLAR(IMIZ)

 

Onlar çocuklarımız,bizim evlatlarımız,

Gönül çiçeklerimiz,ciğer parelerimiz.

Onlar ümitlerimiz,onlar geleceğimiz…

Onlar açan goncalar,fışkıran gür pınarlar

Ufuksuz gülşenlerde,mevsimsiz bahçelerde

Şakıyan kırlangıçlar,bülbüller,kanaryalar… (serçeler…)

Onları incitenler,canlarına kıyanlar

İnsanlık müsveddesi sırtlan ruhlu avcılar.

Göz göre,göre çılgın alevlere atanlar,

Duru yüreklerine,narin bedenlerine

Kol/kanat germeyenler şefkatle,merhametle,

İnsanlık onurundan uzak yaşayacaklar.

Hakimler Hakimi’nin Yüce Mahkemesi’nde

Rahmetten,merhametten yoksun brakılacaklar.

Hiç mi akletmiyorlar,hiç mi ürpermiyorlar? (…tefekkür

                                                                     etmiyorlar?)

Kavrulan ruhlarımız,akkor göz yaşlarımız

Boşuna mı çekiyor bunca acıyı canlar?

Hiç mi duymaz,sızlamaz oldu vicdanlarımız?

Üstümüze çöktükçe,çöküyor karanlıklar…

2-3 R.Evvel 1438-2-3 Aralık 2016

ÇEŞME

 

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR

 

Türkiye’m,canım yurdum,can feda olsun sana!

Ülkeler arasında var mı senin gibisi…(…senden güzeli…)

Ruhunda fırtınalar kopuyor son günlerde....

Karanlık oyunlarla çullanan çullanana (…emellerle…)

İçerden/dışarıdan bedenine/ruhuna…

Yüzyıllardır çoraplar örüyorlar başına

En yakın sandıkların ihanet şebekesi… ( bildiklerin…)

 

Nereye gidiyorsun,kimlerin peşindesin?

Ellerini dostlukla uzattıkların sana

Ruhunu incitmekten başka ne yaptılar ki? (…verdiler ki?)

En asil duygularla donatılmış ruhunla

Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a örnek olabilirsin,

En zorlu savaşlardan yengin çıkabilirsin!(…en çetin sınavlardan…)

 

Güvendiğin dağlara kar değil,taş yağsa da (…taş da yağsa,)

İçinde yankılanan Ses kısılabilir mi?(İçindeki Işık-Ses susturulabilir mi?)

Dua en tehlikesiz,en etkili silahtır…

İmanında samimi olduğun an inan ki,

Yolunun üzerine çıkanlar pusacaktır.

O zaman özgürlük,aşk,barış,adalet,sevgi

Rotasını çizen sen olursun insanlığa…


2-6 Muharrem 1438/3-7 Ekim 2016

Çeşme

 

DÜNYA NEREYE GİDİYOR

 

Dünya almış başını gidiyor bir yerlere…

Üzerinde yaşayan,yaşadığını sanan

Ne idüğü belirsiz,düşünmeyen,duymayan

Yaratıkların çoğu bihaber olanlardan,

                                    Altının büyüsüne tutsak beyinleriyle…( …büyüsüyle kamaşmış

                                                                                                                 gözleriyle…)
Nakit sıkıntısından panikteler varsıllar!

En beklenmedik anda bir sürpriz olabilir,

Rakamlarla oynamak akıl karı değildir.

Evdeki hesap uymaz çoğu aman çarşıya!

Yükselirken alçaklar,alçalıyor yüksekler…

Ezilenlerin yüzü bir gün güler mi,güler…

 

Gelecek çalkantılı değişimlere gebe!

İçinden pazarlıklı aklı evvel eblehler (…ebleh aklı evveller)

Dünyayı değiştirmek,yönetmek isteyenler

İçin,için çürüyen ruhlarına baksa ya!

“Yeni Dünya Düzeni” kuracaklarmış meğer…

Oyun üstüne oyun kurgularken sefihler

Rahman’ın düzeninden habersiz biçareler!

29 Zilhicce 1437-01 Muharrem 1438

01-02 Ekim 2016 - Çeşme

 

Y E N İ K A P I

 

Yenikapı hıncahınç,muhteşem görsel/şölen!

Eller,gözler,yürekler kenetlenmiş coşkulu…

Nitelik mi nicelik,nicelik mi nitelik?

İman,vatan sevgisi,şahadet,gözü peklik…

Keşke sonsuza kadar sürse barış,kardeşlik!

Allah,Rasul aşkına söylesin varsa bilen

Piyonların kurduğu oyunlar bozulur mu,

Işık karanlıkların kökünü kurutur mu?

4-10 Zilkade 1437/4-10 Ağustos 2016

Çeşme

 

K A L K I Ş M A MI

R E ST L E Ş M E Mİ?

Görmek için TIKLAYIN

 

S O N E

(Bir İlkyaz Gecesi)

 

Tüyleri ürpertici dinginlikte uyuyor

Gecenin merhametle açılmış kollarında

Sonsuz anılarıyla/düşleriyle mahzun koy,

Dolaşan alev midir kılcal damarlarında…?

 

Karanlığın ışıkla,ışığın karanlıkla

Dans edişi yakamoz şehrayini halinde…

O ışıklardan parlak,duru bakışlarıyla

Çocuklar sonsuz yıldız gecenin sinesinde…

 

İliklere işliyor imbatın solukları,

Gecenin can yakıcı dalgırlı bakışları…

Gecenin bağrı yanık,gecenin ruhu yorgun!

 

Tanık olduklarının ağırlığı altında

Ezilirken artıyor kırışıklar alnında…

Tesellisi n’ola ki kahırlı ruhumuzun?

23-24 Şaban 1437/30-31 Mayıs 2016

Çeşme

 

KÜÇÜK KIZ (*)

 

Mini minnacık bir kız,

Anasının bebeği,

Babasının çiçeği,

Yüreği gül bahçesi…

Bir aile dostunun

Sarılarak boynuna

Olanca saflığıyla,

Küçük,minnacık bir kız

Katıksız sevgisiyle;

“Amcacığım,ben seni

Çok seviyorum,bir de

Seni yarattığından,

Sende bana sevgiyi

Tattırmış olduğundan

Allah’ı seviyorum…

O’nu görsem,tanısam

Ellerini öpmeyi

Yürekten istiyorum!”

Şu müthiş söylemine

Lütfen bakar mısınız?

Büyük görünenlerden,

Büyük bilinenlerden,

Akil sanılanlardan

Fersah,fersah ilerde

Bu mini minnacık kız

Duyguda,düşüncede…

Ana/baba telkini

Büyük bir isabetle (…ihtimalle…

Ne güzel,ne yerinde

Bir tutum,bir davranış,

Örnek her aileye…

Keşke öğretmenler de

Minik öğrencilere (…ri)

Bu bilinci verse de,

(Böyle bilinçlendirse/bilgilendirse,)

Vahiyle aydınlanmış

Yürek,beyin taşıyan

İnançlı ve erdemli ,(…faziletli)

Yürekli,dirayetli,

Zorluklardan yılmayan

Kuşaklar yetişse de,

Hem bizler,hem insanlık

Çırpındığı karanlık

Burgaçlardan kurtulsa,

(Yolunu yitirdiği

Labirentostan çıksa)

Çağlardır özlediği

Mutluluk çağlarına

Bir an önce kavuşsa…

___________________________________________________

(*):Bir sohbet sırasında bir kardeşimizin dile getirdiği anısı üzerine.

11-12 Şaban 1437/18-19 Mayıs 2016-Çeşme

 

ÖZGÜRLÜK VE İSYAN SONESİ (*)

 

Kalk büzüldüğün yerden,kimden korkuyorsun ki!

Ey insan,ey Müslüman budur yaraşan sana!

Artık duy özgürlüğe çağıran Ses’i seni,

İnan,güven sadece Allah’ın dostluğuna…

 

Tutsaklık sana asla yakışmaz ademoğlu!(…göre değil ey…)

Allah’tan başkasının önünde boyun eğme!

(Allah’ın yanı sıra yedek ilahlar koyma!)

Mutlak özgürlük için yalnız O’na kulluğu

Tercih edersen eğer doğarsın sonsuzluğa…

 

İsyan etmeden zulme,zalime özgürlükten

Söz etmenin olur mu bir anlamı,değeri,

Ölümsüz Sevgili’nin vuslatına ermeden…?

(En Yüce İrade’yle iraden örtüşmeden…)

 

Haykır!”Allah dışında her şeye hayır!”diye,

Parçala ruhundaki prangaları sevgiyle,

Boyun eğdir,diz çöktür karşında zalimleri!

26.12.2010-16.05.2016 - Çeşme

 

___________________________________________________________

(*):Y.N.ÖZTÜRK’ün ÖZGÜRLÜK VE İSYAN adlı eserinden yararlanılmıştır.

 

İ K İ L E M
Görmek için TIKLAYIN

MÜLTECİLER

 

Mazlumların masmavi düşlerini karartan,

Üçüncü dünyalılar diye aşağılanan, (….küçümsenen,horlanan,)

Lale bahçelerini tarumar eden tufan,

Terleyen alınların terini kurulayan

Ellerin,başlarını okşadığı garipler… (…yetimler…)

Canları yananların çığlıklarını duyan,

İyilik,barış,sevgi,şefkat havarileri…

Lal dudakların mahzun/buruk tebessümleri

En katı yürekleri ürpertmiyorsa eğer,

Rezil/rüsva bir çağ’dan başka ne beklenir ki!

 

2-28 Recep 1437/9 Nisan-5 Mayıs 2016

Çeşme

 

HALİMİZ- II-

 

Allah aşkına susun,ne uzun dillisiniz!(…dilleriniz!)

Sizi dinleyenler var,ağızları üç karış!

Size güvenenler var,kendisinden habersiz,

Sürü içgüdüsüyle sürüklenen yığınlar…(…mazlumlar…)

Ah,bir görebilseler yüzünüzü maskesiz,

Nasıl çil yavruları gibi dağılacaklar…

O zaman ne olacak gizli projeleriniz,

Bitmek tükenmek nedir bilmez kaprisleriniz…(hayalleriniz…)

Muztazafların kıyam etmeleri halinde

Ne işe yarayacak derin devletleriniz,

Yere göğe bir türlü sığdıramadığınız,

Toz kondurmadığınız gururunuz,aklınız,

Yıkılmaz sandığınız kanlı saltanatınız? (…şanlı/kara/yeşil…)

Yakındır,uzak değil kağıt maskeleriniz (…çelik…)

Lime,lime olacak,küstah suratlarınız (…arsız…)

Şaşkınlık,hayret,belki –uzak bir ihtimal de

Olsa-utanç içinde kızarır mı dersiniz?

Yüzü güler mi güler mazlumların,olur ya,

Her zorluğun sonunda bir kolaylık vardır ya! (*)

Yeter ki Allah’a kul,Elçisi’ne has ümmet

Bilinciyle taç olsun başlarımıza vahdet.

O zaman önümüzde diz çöker müstekbirler …(…boyun eğer zalimler…)

 

Bilim/sanat üreten aklı selim benlikler,

Kendini,çevresini,ülkesini,çağını

Doğru okuyabilen,görebilen diriler , (…bakışlar,)

Vahiyle aydınlanmış akleden,özgür kalpler

Var oldukça,arttıkça günbegün sayıları, (…etkileri,)

İnsanlığın çağlardır ulaşmak istediği

Barış,kardeşlik,huzur,adalet,dayanışma,

Sevgi,saygı,anlayış,güven,hakça paylaşma ( candan…)

Günlerine kavuşma/erme mutluğunu

Tatması için hiçbir engel kalmadığını, (…yaşaması…)

Tağut tuzaklarının yerle bir olduğunu

Görebilir,yürekler aşkla yansın yeter ki! (…nabızlar…atsın…)

Rabbim!Işık Çağı’na,Son Mutluluk Çağı’na (…O Altın Çağ’a…)

Som aydınlık günlere kavuştur tez bizleri!

11 C.Evvel-11 Recep 1437

20 Şubat-18 Nisan 2016

Çeşme/Narlıdere

______________________________________________

(*):İNŞİRAH(94/5-6)

 

                                                          (*)

DÜNYA VE TÜRKİYE
Görmek için TIKLAYIN

 

                                                   (*)

ELİF SONESİ

 

Elif gibi dimdik dur,özgür/duru ruhunla,

Allah’tan başkasının önünde boyun eğme!

Hileye,aldatmaya tenezzül etme asla,

Çıkarlar,hazlar için nefsin peşine düşme!

 

Güzelim Peygamber’in öğününü hatırla!

O değil mi;”Aldatan bizden değildir!”diyen.

Yalnız Allah’a yaslan,yalnız Allah’a güven,

Dimdik dur yamru/yumru insanlar arasında! (…yusyuvarlak…)

 

Sen Müslümansın,zora talip olan insansın!

Elifin diyarında yaratılmışsan eğer,

Elif gibi olursun,sarsılmaz,yıkılmazsın!

 

Ye’se,ümitsizliğe kapılmaz,utanmazsın…

Velhasıl,”adam” olmak niyetindeysen eğer,(Has bir Müslüman…)

Aldatmaya tenezzül etmezsin,baş vurmazsın!

9-10 C.Evvel 1437

18-19 Şubat 2016 -Çeşme

________________________________________________

(*): 9-10 C.Evvel 1437/18-19 Şubat 2016 (gece yarısından sonra)Yeni Asya

takvim yaprağındaki “Elif Gibi Olmak” başlıklı yazıdan mülhem.

ÖZGÜRLÜK VE İSYAN

 

Özgürlükten söz etmek özgürlere yaraşır…(…kolay lokma değildir!)

Zamanlar/yerler üstü frekanssız bir çığlıktır.

Gün ışımadan önce,gün kavuştuktan sonra

Üşüyen çimenlerin,güllerin yanışıdır…(…bakışıdır…)

Ruhun kanatlanması mevsimsiz kuşaklara,(…yangınlı ufuklara,)

Lal dudakların birden dillenivermesidir,

Ütopyanın gerçekle devrilivermesidir, (…dürülüvermesidir,)

Karanlığın ışıkla sarılıvermesidir… (…ışığa evrilivermesidir…)

 

Volkanların bağrından güller püskürmesidir,

En görkemli putların yerlere geçmesidir…(…yerle bir olmasıdır…)

 

İçim içime sığmaz oluyor zaman,zaman,

Sormayın,söyleyemem,bilemem,bilemez ki

Yaşamayan,görmeyen,düşünmeyen,duymayan…

Akıl sır ermeyen bir duygu patlaması ki, (Anlatılamayan…)

Novalardan da coşkun,haksızlıklara isyan!

22 R.Evvel-26 R.Ahir 1437/

02.l-05.2.2016-Çeşme

 

G-20 Ş Ö L E Nİ…(ZIRVASI…)

Görmek için TIKLAYIN

 

HAC GÜNLÜĞÜ

(MEDİNE)

(5-6 Zilkade 1436/20-21 Ağustos 2015)

Görmek için TIKLAYIN

 

KAVUŞMA
Görmek için TIKLAYIN

 

VEDA

Görmek için TIKLAYIN

 

ÖZGÜRLÜK HAVARİSİ

                                     Hz.Ebu Zer’’e (R.A.)

Selam sana özgürlük havarisi kardeşim!

Yalnız ellere değil,kendine da zulmeden

Egolarını ilah edinen zalimlerin

Hakkından gelirsen sen,senin gibiler gelir…

Çağları aşa,aşa yankılanıyor sesin

Sonsuz fanuslarında imanlı yüreklerin…(…yiğit muvahhidlerin!)

Bencil,narsist,şımarık,küstah müstekbirlerin

Korkulu rüyasıydın,nasıl da özlenirsin! (…aranıyorsun!)

Meydanı boş bulanlar yine fitne peşinde!

Hep o acı tebessüm(!) maskeli yüzlerinde! (…çirkin…)

Değişen pek bir şey yok “insan”ın ahvalinde!

Bir yanda düşünmeden,görmeden,işitmeden

Yaşadığını sanan kadavralar,sefihler,

Cüce megalomanlar/megaloman cüceler,

Onların karşısında senin safındakiler…

Sözün gücünü kesmek için debelenenler,(*)

Tepe taklak gelecek sözün gücü önünde.

Hakk’ın sözü gerçektir ve gerçekleşecektir.

İnanıyorum,bir gün yüzümüz gülecektir!
_________________________________________________________________________________________________

(*)Saffat(37/171-175)

15 Ramazan 1434-3 Zilkade 1436/23 Temmuz 2013-18 Ağustos 2015

 

ÇİFTÇİ MEHMET AMCA

Görmek için TIKLAYIN

 

YALNIZLIK VE ÖTESİ

Görmek için TIKLAYIN

 

EVRENSEL ÇAĞRI

Görmek için TIKLAYIN

 

Ey Müslümanlar,ey insanlık ailesi!Günbegün artan ve yoğunlaşan sorunlarınız altında eziliyor,yetersiz/kusurlu aklınızla ürettiğiniz fikirler/düşünceler/ideolojilerle bunları çözmeye çalışıyor,ancak arttırmaktan ve yoğunlaştırmaktan başka bir şey elde edemiyor,çaresizlik burgaçlarında çırpınıp duruyorsunuz. O kadargururlu/kibirli/bencilsiniz,kendinizi öylesine beğeniyorsunuz ki,yalnız bu dünyanın değil,ahiret sorunlarınızı da çözebilecek tek ve en güvenilir kaynak olan Kur’an-ı Kerim’e baş vurmak aklınızdan bile geçmiyor!Hangi aklınızın?

 

AŞK,AKIL,TEVHİD VE ŞİRK

Görmek için TIKLAYIN

 

2.MUTLULUK ÇAĞI

(ASR-I SAADET)

Görmek için TIKLAYIN

 

 

                                          (*)

MELAMET SONESİ

 

Çekilsin Sevgili’yle kim varsa aramızda…

Kim pranga vuracakmış ayak bileklerime!

En gel olamazsınız sonsuzluk yollarında

Koşarken ayaklarım ne yarasın işime!

 

Neyimi kınarsanız kınayın kardeşlerim!

Hoş görüme bir fiske dahi vuramazsanız!

Rahman’ın malumudur candan samimiyetim,

Sizin kınamanızdan değil,O’ndan korkarız…

 

Gelin bu çetin yolda birlikte yürüyelim,

Yüreğimiz kanasın,yarılsın tabanımız…

Ne korkalım içtense katıksız imanımız…

 

Bizimle birliktedir Mevlamız hiç kuşkusuz.

Karanlıklara meydan okuyabilmek için

Daha ne bekliyoruz,daha ne istiyoruz!

____________________________________________________________

(*): Y.Nuri ÖZTÜRK’ün (Kur’an Verileri Işığında Tasavvuf Ve Tarikatlar)

isimli çalışmasından yararlanılmıştır.(C:1,Sh:296-308)

(29 Recep-1 Şaban 1436/18-19 Mayıs 2015)

 

ALLAH’IN GÜZEL İSİMLERİ
Allah'ın güzel isimlerini görmek için TIKLAYIN

 

YORUMSUZ

Görmek için TIKLAYIN

 

İNANÇ,ÖZGÜRLÜK,ÖFKE VE ÜMİT

Görmek için TIKLAYIN

 

RUBAİLER
Görmek için TIKLAYIN

 

BÜYÜK KIRILMA /KOPUŞ

 

Kırıldı yürek fayı,yırtıldı şah damarı,

Düşünceler,duygular büyük çatırtılarla

Savruldu sonsuzluğa frekanssız sayhalarla…

Sütunlar taşımaktan yoruldu çatıları

Koparıldı sinsice kirişlerin bağları,

Sohbetin tatlılığı,bakışı karartıldı

Muhabbet tabağına nadanlık kotarıldı!

 

Felaketi ganimet için fırsat sayanlar

Ellerinde baltalar çılgınca koşuştular

Yıkıntılar içinde neydi aradıkları?

Allah’tan hevesleri kursaklarında kaldı!(Neyse ki…)

 

Şimdi o kırılmayı mübarek elleriyle

Onarmaya çalışan gönüllüler ordusu

Olağanüstü bir cehd,çaba üstüne çaba

Göstererek yeniden yükseltiyor sevgiyle

Temeller üzerinde muhteşem sütunları,

Bağlıyor kirişleri birbirine özenle.

Çekindiği bir şey yok,kimseden bir korkusu

Tek derdi var,kapatmak bir an önce çatıyı,

Ve altında toplamak hüzünlü mazlumları…

Ölümsüzlük Yurdu’nun ak alınlı yolcusu…

 

01/12/2013-31.08.2014

Çeşme

 

ELİF’E SONE

Gözyaşı ırmakları hüzün denizlerinde

Olağanüstü medler oluşturdu bu son yaz.

Mevsimler üstü gümrah hicran bahçelerinde

Tutuştu lal ufuklar/zambaklar alaz,alaz…

 

Albatroslar,turnalar,bülbüller,meleklerle

Taşıdı incitmeden ruhunu Elifçiğin…

Karşıladılar onu en içten ezgilerle

Ölümsüz bahtlıları Firdevs Vadileri’nin…(Orkide Vadisi’nin)

 

Acılar,ızdırablar,hüzünler,coşkunluğa,

Mutluluğa dönüştü Vuslat’ın kollarında,

Gönül kendinden geçti sevgi üstü sevgiyle…(…ayrılık

                                                                            busesiyle…)

O şimdi şöyle diyor mahzun tebessümüyle,

Zamansızlık burcundan süzülen (g)sözleriyle;

“Varın oyalanın siz dünyanın hay-huyuyla!”

 

19-20 Şevval 1435/15-16 Ağustos 2014

Çeşme

 

Acıyan Bağışlayan mazlumun hakkını zalimden alan Allah’ın şanlı adıyla…

(ZALİMLERE VE YARDAKÇILARINA AÇIK MEKTUP)  
görmek için TIKLAYIN


SULTANLAR(PADİŞAHLAR) SONESİ

 

Sultanlar,padişahlar Peygamber aşıkları!

Saray duvarlarını ürperten haykırışlar…!

Suların/karaların muzaffer hakanları,

Hisarlar,şerefeler,yollar,kervansaraylar…

 

Bir yanda hasır döşek,öte yanda atlaslar,

Bir yanda gönülsüzlük,sadelik,şefkat,rahmet, (…yumuşaklık,)

Öte yanda ipekler,tahtlar,taçlar,saraylar,

Güç,kuvvet gösterisi,kibir,gurur,azamet…(….katılık…)

                            (…saltanat,hanedanlık…

 

Bir yanda gönülleri fetheden halis iman,(…ilahi aşk…)

Öte yanda canları yakan,yıkan kılıç,kan!(…ocakları söndüren…)

Kin,nefret uyandıran yanlışlar,taşkınlıklar…

(Geleceğe ekilen kin,nefret tohumları.)

 

Padişahlar,sultanlar,Peygamber aşıkları!

Suların/karaların yenilmez orduları…

Köleler,cariyeler,çil,çil atınlar,kullar!

 

19-30 Recep 1435/18-29 Mayıs 2014

 

Çeşme

 

SAMİMİ BİR UYARI
Görmek için TIKLAYIN


MEYDAN OKUYUŞ

Görmek için TIKLAYIN

 BERCESTE AYETLER
Görmek için TIKLAYIN

BERCESTE BEYİTLER
Görmek için TIKLAYIN

İ F T A R – 1
Görmek için TIKLAYIN

İ F T A R – 2
Görmek için TIKLAYIN

R A B İ A

 

Ruhu kanatlandıran,tutuşturan aşktır,aşk…

Allah’ın,Elçisi’nin safında yer bularak…(…alarak...)

Barışa,kardeşliğe bukağı vuranlara

İnsanlığın onuru için kıyama kalkmak,

Adaletin em olmak kanayan yarasına…

 

27 Şevval 1434/3 Ağustos 2013

Çeşme

TEVHİD(VAHDET) VE TEFRİKA

(TEFRİKA RİSALESİ)
Görmek için TIKLAYIN

 

T E F R İ K A
Şiiri görmek için TIKLAYIN

 

ULTİMATOM
(Manifesto)

Şiiri görmek için TIKLAYIN

 

  70.YAŞ SONESİ
Şiiri görmek için TIKLAYIN

 

 İNSAN
Şiiri görmek için TIKLAYIN

 

S İ Y O N İ Z M

 

Sınırsız bir gururun,kibrin,nefretin,kinin,

İhtirasın,hükmetme,yıkma histerisinin

Yaktığı,kavurduğu uslanmaz bir benliğin

Ortaya koydukları,karanlık tuzakları

Nasıl çıban başıdır yüzyıllardır Beşer’in…(..baş belasıdır…)

İnsanlık onuruna bu kadar kara çalan,

(……onurundan bu kadar uzaklaşan,)

Zulmetin ışığıyla yolunu aydınlatan

Mahkeme’de döker mi nedamet gözyaşları?

 

6 C .Ahir-6 Ramazan 1434/16/4-15/7/2013

Çeşme

 

BARIŞA KARDEŞLİĞE CAĞRI
Şiiri görmek için TIKLAYIN

 

M U T L U L U K - 2

 

Mermerden saraylarım,atlarım,altınlarım,

Hanlarım,hamamlarım,bahçelerim bağlarım,

Yatlarım,otolarım,köşklerim,yalılarım,

Cinlerim,viskilerim,romlarım,kumalarım,

Katlarım,takımlarım,kartlarım,kasalarım

Yok tahtlarım,taçlarım,dikili ağaçlarım…

 

Mutluyum,mutluluğum bir ukde yüreğimde!

Sonsuz mutluluğumu paylaşmaktır muradım

Dünyada,ahirette sevgili kardeşlerim….

 

Sonsuz alev kanatlı bir ruhum var,uçarım,

Frekanssız çığlıkların,ufuksuz bakışların,

Kokuların,renklerin,seslerin,ışıkların

Coşkunca kaynaştığı özgürlük ikliminde…

 

Ölümsüz Sevgili’den bir an ayrı düşmenin(Cananlar Cananı’ndan…

Ne demek olduğunu bir anlatabilseydim!

Peşinden koştuğunuz,tutsağı olduğunuz

Yalancı idollerden belki kurtulurdunuz!

Aşk’ın yalazlarıyla yanar,tutuşurdunuz,

Hicran tayfunlarıyla kül,kül savrulurdunuz…

 

21-23Şaban 1434/30 Haziran-2 Temmuz 2013

Çeşme

 

HALİMİZ
Şiiri görmek için TIKLAYIN

 

YENİ BİR DİL

 

Yeni bir dille yeni şeyler söylemeliyiz,

Eskimeyen eskiyi anlatabilmeliyiz…

Nadanlar,müstekbirler,narsistler,ham sofular

İçinize sindirin sindirebilirseniz…

 

Bu ölümsüz gerçeğe sırt çeviremezsiniz.

İnatla yüzyıllardır yeter direndiğiniz!

Ruhunuz aydınlansın vahyin ışıltısıyla…

(Rüşeyminiz canlansın vahiy sağnaklarıyla…)

 

Dilin bağı çözülsün diriliş soluğuyla,

İnsanlık onurlansın Çağlarüstü Mesaj’la;

“La ilahe ilallah,Muhammed Rasulallah…”

İnlesin yerler,gökler özgürlük marşlarıyla,

Tutuşsun lalezarlar Aşk'ın bakışlarıyla,

Eller,gözler,yürekler kenetlensin inançla...

 

21-26 Recep 1434/31 Mayıs-5 Haziran 2013
16 Şaban 1435/14Haziran 2014

Çeşme

                         (*)

D İ L E N C İ

 

Günlerden bir gün genç kral sabah gezintisine

Çıkar maiyetiyle ve bilge veziriyle…

Bir dilenciye rastlar yolunun üzerinde…

Kral ona;”Dile benden ne dilersen” deyince,

Buruk bir tebessümle gülümseyerek der ki;

“Benim istediğimi nasıl vereceksin ki!”

(Sen benim dileğimi gerçekleştirebilir misin?)

Kral alınır,kırılır,”istediği her şeyi

Yerine getirmeye gücünün yettiğini”

Söyleyince dilenci:”Bunu herhangi bir şeyle

Doldurabilir misin?”diyerek kayıtsızca

Küflenmiş çanağını uzatır mağrur krala.

Kıral kahkahalarla,vezirine altınla

Doldurmayı emreder uzatılan çanağı…

Vezir avuçlarıyla döktükçe altınları

Uçmaktadır paralar sanki buharlaşırca…

 

Olan biten bir anda yayılıp duyulunca,

Kırılan onurunu kazanmak amacıyla

Kralın pırlantaları,elmaslar,yakutları

Akıtılır çanağa ama gelin görün ki

Bir türlü dolmaz çanak dibi delinmiş gibi!

 

Kıral yenik düşmüştür,yakarır dilenciye;

“Tamam,kabul kazandın,dileğini yerine

Getiremedimse de,ne olur söyle bana

Itiraf et çanağın sırrı nedir,nerede,

Yapıldığı şey nedir,bilinmeyen bir şey mi?”

 

“Çok basit” der dilenci,”çanak insan aklından

Yani arzularından,taşkın tutkularından

Yapılmış olduğundan,doyumsuzdur her zaman.

Hayatın başkalaşır bu gerçeği kavrarsan,

Kurtulmam mümkün olur nefsin tuzaklarından.”

İstek ulaşılana kadar heyecan verir,

-Araba,ev,eş,makam,para-pul,vesaire…-

Elde edildiğinde anlamını yitirir,

Yeni istekler,yeni tutkular boy gösterir,

Bir boşluktan başka bir boşluğa düşersin de,

Artık tutkularının dilencisi olursun,

Tutku burgaçlarında çırpınır boğulursun…(..yok olursun…)

 

Sürekli yolculuğun sonu belli değildir,

Umduğunu her zaman bulamayabilirsin,

Beklenmedik yerlerde,şartlarda,zamanlarda

Beklenmedik şeylerle karşılaşabilirsin…

 

Geriye,evine dön,gem vur tutkularına,

Aydınlansın yüreğin vahyin ışıltısıyla,

Zakkumlar goncalaşsın fecrin soluklarıyla,

Çiçek açsın çınarlar,patikalar yeşersin…

 

Seni mutlu edecek öğeleri dışında

Değil,arayacaksan kendi içinde ara.

O zaman erişirsin mutluluğa,huzura,

Özgürlüğü tadarsın,yaşarsın zindanda da…

 

Ve gerçek kimliğinle görünürsün evrende…(…kimliğine bürünürsün..)

Yankılanır sözlerin sonsuzluk fanusunda, (…çığlığın…)

Nebülözler tutuşur,yanar bakışlarınla,

Yürürsün sonsuzluğa Çağlar üstü Mesaj’la…

 

 

21-27 Recep 1434/31Mayıs-06 Haziran 2013

Çeşme

________________________________________________

(*):Yakamoz Grup tarafından gönderilen e-mail’den esinlenilmiştir.

 

                             (*)

S O K A K L A R

 

Sokaklar cayır,cayır yanıyor,kavruluyor…

Yangını söndürmeye sağanaklar yetmiyor…

Bu yangın başka yangın,kolay,kolay sönmüyor,

Bu yangın yürekleri,içleri kavuruyor,

Yüreklerin yangını büyüdükçe büyüyor…(Yüreklerdeki yangın…)

 

Kartallar yaklaşıyor,bülbül uzaklaşıyor,

Damarlar morarıyor,alınlar daralıyor,

Cüzdanlar kabarıyor,binalar yükseliyor,

Çürük insan kokusu genizleri yakıyor…

Turizm gelirlerinde patlama yaşanıyor!

Beyinler uyuşuyor,ırzlar pazarlanıyor…

Yakalar arasında köprüler kuruluyor,

Yakaların altında bedenler ürperiyor,

Yürekler arasında köprüler yıkılıyor…

Minareler,kubbeler,sütunlar yükseliyor,

Düşünceler,duygular,eylemler alçalıyor…

Kişi başına düşen milli gelir artıyor,

Gösteriye dönüşen iyilikler,hayırlar(!)

Açların,çıplakların canlarını yakıyor…

 

Sokaklar cayır,cayır tutuşmuş kavruluyor…

Dağlar taşlar yanıyor,yanıyor evler,barklar…

 

Diller çatallaşıyor,güller zakkumlaşıyor,

Öfkeler bileniyor,dengeler bozuluyor,

Emeller uzadıkça akıllar kısalıyor…

Yatlar,katlar,villalar gözü kamaştırıyor,

Pınarları kuruyan gözler çapaklanıyor,

Çileler çözülüyor,yumaklar dolaşıyor,

Limuzinler,elmaslar,pırlantalar ışıyor,

Aydınlık mahzenlerde hayatlar kararıyor…

Kırmızı halılarda gizlenirken lekeler,

Zulmün satırlarıyla doğranıyor yürekler,

Ödüller,armağanlar bol,bol dağıtılıyor,

Görkemli gösteriler,törenler yarışıyor,

Sevgiler azalıyor,nefretler çoğalıyor…

  

Kristal avizelerin kararttığı salonlar,

Yürek yangınlarıyla aydınlanan sokaklar…

İrin dolu sağraklar,çığlıklı kahkahalar,

Frekanssız homurtular,salyalı horultular,

Anlamlı(!) sırıtışlar,iştahsız ısırışlar,

Maskelerin ardına gizlenemeyen sırlar,

   Soğuk karanlıklarda terleyen kaldırımlar…(…kaldırımlarda…karanlıklar...)

 

Sokaklar alaz,alaz,yer yerinden oynuyor,

İtfaiyecilerin kılı kıpırdamıyor…

Kürsülerin ardından herzeler savruluyor,

Mazlum çığlıklarından felekler ürperiyor…

 

Sokaklar yangın yeri,ortalık kavruluyor,

Alevlerin içinden geçenler tınlamıyor…

Mühürlenmiş olmalı yürekler katranlarla…

 

Bu yangın sönse,sönse Aşk’ın bakışlarıyla

Söner halis imanın kuşlarla,yıldızlarla

Seherlerde döktüğü akkor gözyaşlarıyla…

 

Mahkeme kuruluyor,Yargılama başlıyor,

Alçaklar yükseliyor,yüksekler alçalıyor,

Karalar aklanıyor,aklar karalanıyor…

 

17-22 Recep 1434/27-01 Haziran 2013

Çeşme

________________________________________________________________

(*):Hilal TV’de yayınlanan Engin NOYAN’ın “Derin Dalış,Yüksek Uçuş” adlı proğramından

esinlenilmiştir.

 

M Ü N A F I K

 

Müslümanlık maskedir meymenetsiz yüzünde,(… maskesi durmuyor

Maskesiz suratını görebilen tiksinir, suratında,)

Malumatfuruşluğun kristalden kulesidir,

Maddi çıkarlar için her yola baş vurandır… (…yapmayacağı yoktur,)

Megalomanlığına kim toz kondurabilir?

Meydanı boş bulunca baş pehlivan kesilir,

Madrabazlık üstüne destanlar yazabilir! (Martavallık…)

 

Ürkektir,kuşkuludur,sinsidir,tedirgindir, (…korkaktır...)

Üzülür müslümana hayır verildiğinde,(…bir kimseye…)

Üzerini örtmeye çalıştığı gerçektir,

Üstünlük taslayacak kadar aşağılıktır…

Ütopik dünyasında gerçekten bir iz yoktur,

Ünün,lüksün,gururun azatsız tutsağıdır,

Üstü kapalı işler çevirmek mesleğidir…

 

Nezakette nadanlar su dökemez eline,

Ne göründüğü gibi,ne olduğu gibidir,

Nemelazımcılığın soluksuz atletidir,

Nefsinin tutsağıdır,kuludur,bendesidir…

Nabza göre şerbeti verirken pek cömerttir!

Nankördür,içtensizdir,içten pazarlıklıdır,

Ne kokar,ne bulaşır,nemmamdır,müstağnidir!

 

Akıllı ahmaklığın en çarpıcı tipidir,( en güzel örneğidir,)

Allah’ı aldatmaya yeltenen mankafadır, (…aldanandır,)

Ağırlığınca altın verilse de yoksuldur,

Atlaslara bürünmüş kalastır,kerestedir…

Ağılıdır yüreği,dili baldır,şekerdir!

Ağzı iyi laf yapan yalan makinesidir.

Ateş’in en aşağı tabakası yurdudur!

 

Fitnede,fesatlıkta ustadır,hünerlidir,

Fırsat buldukça yılan,akrep,kırkayak olur,

Foyasının ortaya çıkmasından gocunur…

Fasıktır,çok kıskançtır,umutsuzdur,mutsuzdur…

Faydası bir kiloysa,zararı bin bir tondur.

Fikir çilesi nedir bilmeyen fikirsizdir,

Fis-kos salatasının tuzdur,biberidir… (…sofralarının…)

 

Işıksız yüreğinin konuğu ifritlerdir,

Işıktan korkan,kaçan yarasadır,vampirdir,

Iğrıp çevirmek için bin bir düzen kurandır… (…oyun…)

Isırırken dişleri incileşir,gülleşir!

Ivır-zıvır işlerin tetikleyicisidir… (…düzenleyicisidir…)

Islah edeyim derken,karıştıran,yıkandır, (…allak-bullak edendir,)

Iğıl,ığıl akan bir yer altı lav nehridir…

 

Kibirde,gösterişte,riyada rakipsizdir,

Kuyusunu kendisi kazan bir kadavradır,

Kartalla yarışmaya kalkan bir köstebektir,

Kolaycılığı,hazzı onura yeğleyendir…

Kara cahilliğini irfan,bilgelik sanır, (…cahildir ama,kendini aydın…)

Kübik karikatürün şaheser tablosudur! (…bir türüdür!)

Kendini bilmezliğin kendini bilmezidir…

 

8 C .Evvel- 6 C Ahir 1434(20 Mart-16 Nisan 2013)

Çeşme


YENİ YILIN BEYİTLERİ
“Yeni Yılın Beyitleri'ni" görmek için TIKLAYIN

 

EMPERYALİZM

 

En keskin azılara sahip olduğundan mı
(En dolgun pazulara…)

Masumların kanını emiyorsun iştahla!

          (…belini kırıyorsun uygarca!)

 
Perişan ettiklerin senden perişan değil!

Egon seni çekiyor dipsiz anaforlara!

Rakipsizsin besbelli bin bir suratlılıkta!

Yazdığın senaryolar tavsadı,tavsayacak,

Aktörler rollerini unuttu unutacak!

Lüks,konfor,gurur,kibir vazgeçilmezlerindir!

(Lüksün,gururun,kibrin,tafran ilkelerindir!)

İçindeki kanyonlar bir gün doruklaşır mı?

(…karanlık…aydınlanır mı?

Zaferlerin başına büyük işler açacak!

(Zehrini akıtırken benliğinin yılanı?)
 

Mahkeme’ye sunacak mazeretin kaldı mı?

21-25 R.Ahir 1434/03-07 Mart 2013

Çeşme

KAPİTALİZM

 

Kan emici vampirler kelebektir sinende,

Adalet ak güvercin kanlı pençelerinde!  

Para engel tanımaz biricik hedefindir,  

İnsanlığın karanlık yüzü bencilliğindir!

                     ( …yüzüdür bencilliğin!)

Tarihin sayfaları seninle kirlenmiştir.

Allah’ın buyruğuna karşı gelmek dinindir!
(Allah’a Elçisi’ne savaş açmak….)

 

Lüksün,konforun,kibrin yoksul zenginliğindir!

                             ( …varsıl yoksulluğundur!)

 

İçindeki korkular Ecel’in soluğudur…

 

Zulmün bir gün gelecek başını yiyecektir!

                                  (…başına inecektir!)

 

Mahkeme-i Kübra’da işin gerçekten zordur!(…iştir/güçtür!)

 

20- 25 C.Ahir 1434/02-07 Mart 2013

Çeşme

 

V A T İ K A N

 

Vampirler su dökemez eline şirinlikte,(…merhamette,)

Ahlaksızlık erdeme(!)dönüşmüş sözlüğünde,

Tan yeri ağarmaya utanıyor çevrende,(…ülkende,)

İçindeki ifritler seni yiyecek önce!

Karanlıklar üstüne aydınlıklar indikçe,(…karanlıklar

Artık sonunu gözle,deşifre edilince çöktükçe,)

Nice zamandır gizli tuttuğun sırlar sence!

 

3- 4 C.Ahir 1434/13-14.02.2013

Çeşme

TEVHİD/MUVAHHİD

 

Tan yeri ağarıyor hicran ufuklarında,

Evrenler ürperiyor Vuslat’ın kollarında,

Vahdet’in çığlıkları sarsıyor zamanları,

(Varlığın anlamına anlam katıyor Nazar…)

Hayatın şifreleri çözülme umudunda…

İçimizde Ölümsüz Sevgili’nin nefesi,

Devriliyor tağut’un kara bahtlı putları…

(Düğümler çözülüyor kader yumaklarında…)

 

Muhteşem bir Çağrı’nın frekanssız yankıları

Uykularını zehir ediyor zalimlerin,

Vuruyor can evinden kendini bilmezleri,(…kaya yüreklileri,)

Akın,akın iniyor göklerden nur kanatlar,(…güvercinler,)

Hisarları yerle bir ediyor muvahhidler,

(Haksızlıklara kıyam ediyor has yiğitler,)

Hilaller,dolunaya dönüyor alınlarda,(…bakışlarda,

İniyor karanlıklar üstüne aydınlıklar, ufuklarda,)

Doğuyor sinelerden Güneş’in güneşleri…

 

21-25 R.Evvel 1434/2-6 Şubat 2013

Çeşme

 

GÜZEL GÜNLERE DOĞRU

 

Uzun,zorlu yollardan geliyorum umutlu,

“La” çığlığım sarıyor,sarsıyor evrenleri,

Uykumdan kaldırıyor tağut’un kanlı eli,(…alev…)

Sonsuzluk senfonisi işliyor iliğime,(…iliklere,)

(Sınırlar siliniyor,herkes kucak kucağa…)

Tevhid’in diriltici,yakıcı soluğuyla

Açıyor gonca güller zakkum bahçelerinde,

Nadas dönemi sona eren topraklar mutlu…

 

Ümmet kucak açıyor bir ana şefkatiyle

Moral değerlerini yitirmiş insanlığa,

Medeniyet yolunu açıyor ışığıyla,(…yüreğiyle,)

“En Güzel Kelime”ye çağırıyor herkesi…

Tanık oluyor Zaman en çılgın kıyımlara,

En soylu kıyamlara,frekanssız çığlıklara…

 

“Galip gelecek er-geç Allah ve elçileri.” (*)

“En sinsi tuzakları geçecek başlarına.” (**)

Çağlar üstü Mesaj’ın şaşmaz önderliğinde (…kutlu rehberliğinde )

İnsanlık yüzyıllardır özlediği günlere

Şimdilerde kavuşma heyecanı içinde…

______________________________________________

(*):Mücadele(105/58);A:21,Saffat(66/37);A:171-173

(**):Fatır(42/35);A:10

 

13 R.Evvel 1434/29 Ocak 2013

Çeşme

 

BM Genel Sekteri Ban Ki-moon ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ye mektuplar  (YENİ)

“Mektupları" görmek için TIKLAYIN

MUHTEŞEM(!) TÜRKİYE’M…

 

Muhteşemsin Türkiye’m,gerçekten muhteşemsin!

Gelmişin,geçmişinle örneksin,biriciksin…

 

Yolların,köprülerin,boy,boy gökdelenlerin,

Bire bin,on bin veren bağların,bahçelerin,

Armadaları dize getiren zaferlerin, (…orduların,)

Görkemli kubbelerin,zarif minarelerin…

 

Bulanık beyinlerin,kirli düşüncelerin,

Caniler için kanlı gözyaşı dökenlerin,

Günahsız bebesini çöplüğe atanların,

Gözyaşını içine akıtan anaların,(…babaların,)

Öğretmenin canına kıyan öğrencilerin,

Boş emeller uğrun(d)a canından olanların,

                      Cehalet rekortmeni kara cübbelilerin,(…hoca efendilerin/malumatfuruşların)

Evliliğe birkaç ay dayanabilenlerin,

                            Hırs batağında yüzen kısa akıllıların(…Kin…akıl yoksunlarının,)

Tütmeyen bacaların,kanayan yaraların,

Yüreklere vurulmak istenen prangaların,

“Altın”ın büyüsüne kapılan alıkların,

                Zalimlerle can,ciğer olan Müslümanların(!),(…kol kanat geren…)

                  Karanlıklar üstüne çöken karanlıkların, …kuzu sarmalarının…)

Aydınlıklar üstüne inen aydınlıkların,

Meraklı böceklerin,demir kelebeklerin,

Kerameti kendinden menkul şarlatanların,

Toplumu “kesimlere” ayıran bahtsızların,(…sapkınların,)

Beyinleri,ruhları çürüten dumanların,

Bağımsızlıktan yana olmayan tutsakların,

İleri derecede akıllı ahmakların,(..ebleh akıllıların,)

Müslümanlığı sarık,cübbeyle ölçenlerin,

Kitab’ı parçalayan vicdansız kahpelerin,

Üretmeden tüketen hamarat tembellerin(!),

Egoları şiştikçe şişen gönülsüzlerin,(…cüce devlerin,)

Körpecik sineleri kavuran namluların,

Rahmetsiz,bereketsiz mükellef sofraların(!),

Kürsülerin ardından savrulan tafraların,

Barajların,yurtların,köşklerin,sarayların,

Birbirinin yüzüne karalar çalanların,

Kışların,baharların,yazların,umutların,

Güzel köstebeklerin,sevimli yılanların,

Mangalda kül brakmayan doğrucu Davutların,

Ayakların altında çiğnenen iffetlerin,

Hayvanlara insandan çok değer verenlerin,

Akleden yüreklerin,perdesiz bakışların,

Akletmeyen kalplerin,mühürlü bakışların,(…perdeli…)

Ne oldum budalası sonradan görmelerin,

Cüzdanı kabardıkça şımaran müflislerin,

Paradoks ormanında(n) mantık devşirenlerin,

Hoyratça koparılan güllerin,nergislerin,

Ufuksuz enginlere puslasız çıkanların,

Varlık içinde yokluk yaşayan varsılların,

Yürekleri incinen kızların,kadınların,

Sayfalar’ı açmadan okuyabilenlerin(!),

Yokluk içinde varlık yaşayan yoksulların,

İpleri firavunun elinde kuklaların,

Mahzun,onurlu,özgür,mazlum sanatçıların,

Onursuz,tutsak,zalim,el-etek öpenlerin,

Gün’e sırt dönenlerin,ipe un serenlerin,

Başaksız ekinlerin,buruk tebessümlerin,

Hevenk,hevenk dalları kıran fırtınaların,

Köprüsüz ırmakların,ırmaksız köprülerin,

Sütunsuz çatıların,çatısız sütunların,

Kılsız burunlarından kıl aldırmayanların,

Seherlerde ıslanan alev seccadelerin,

Dolu cüzdanlıların bomboş yüreklilerin,

Oyun üstüne oyun kuran düzenbazların,

Adalet,barış için ayağa kalkanların,

Hayatlarını hiçe sayan müvahhidlerin,

Allah’ın nimetini çöplüğe atanların,

Çılgın egolarının peşinden koşanların,

Efelerin,beylerin,barların,dadaşların,

Fetihsiz dorukların,dipsiz uçurumların, (…yankısız kanyonların,)

Pahalı korkakların,ucuz kahramanların,

(Korkak kahramanların,kahraman korkakların(!))

Ömrünce sırtında borç yükü taşıyanların,

Verdikleri sözleri tutmayan kaypakların,

Sudan bahanelerle hır-gür çıkaranların,

 

Şansa,talihe fazla umut bağlayanların,

Parmaklıklar ardında özgür yaşayanların,

Parmaklıklar önünde tutsak kadavraların,

Gül yüzlü dindarların,yüzsüz münafıkların,

Haklı haksızlıkların,haksız haklılıkların(!),

 

Hızlı trenlerin,uzun tünellerin,tüplerin,

Yalanların ardına takılıp yitenlerin,

Geceleri gündüze çeviren şafakların,

Günleri gecelere döndüren gurubların,

Bireysel sapmaların,toplumsal travmaların…

 

İlahi yasalara dudak bükenlerinle,

Burun kıvıranların,alay edenlerinle,

Onurlu,saygın,müşfik,yiğit atalarınla,

Karanlıklara tutsak özgür aydınlarınla(!),

Dev aynasında cüce megalomanlarınla,

Yanlış doğrularınla,doğru yanlışlarınla,

Basiretsiz,onursuz,tuhaf yurttaşlarınla, (…bazı…)

Haksızlıklara suskun dilsiz şeytanlarınla,

Saymakla bitmeyecek karalar,aklarınla…(…eksi,artılarınla…)

 

Muhteşemsin Türkiye’m,gerçekten muhteşemsin…

Gözleri kamaştıran yaşartan bir ülkesin…

Nerde aymazlığından yitirdiğin kimliğin?

 

Her şeyin ötesinde,her şeyin üzerinde

Birleşmek zorundayız sevgide,kardeşlikte…

Bunu bekliyor bizden geçmiş de,gelecek de…

(19.12.2012-19.01.2013-Çeşme)


HAK VE BATIL

                                                                    Hz.Hüseyin(RA)’e

 

Bir yanda Kutlu Işık,karşı yanda karanlık,

Biryanda aşk,adalet,hüzün,halis insanlık,(…kamil…)

Öte yanda hayinlik,zulüm,öfke,sapkınlık,

Güvensizlik,bencillik,gurur,kibir,uzaklık,

Nefsperestlik,alçaklık,dünyevilik,haksızlık…

 

Bir yanda kahramanlık,has iman,adanmışlık,

Öte yanda korkaklık,riyakarlık,hoyratlık.

Bir tarafta feraset,basiret,iyi niyet,

Öte yanda horgörü,açgözlülük,art niyet.

Bir tarafta bilgelik,teslimiyet,haysiyet,

Metanet,vahdaniyet,güven,asalet,haşyet,

Uhuvvet,tok gözlülük,muhabbet,hakkaniyet,

Bir tarafta sağduyu,bir yanda mantıksızlık,

Bir tarafta sadakat,öte yanda kaypaklık,

Bir tarafta risalet,takva,şefkat,kurbiyyet,

Bir yanda selim akıl,bir yanda akılsızlık,

Allah’a,Peygamber’e küstahlık,saygısızlık.

Bir tarafta nimetler,rızıklar üstü rızık,

Bir yanda talihsizlik,karamsarlık,bağnazlık.

Bir yanda gönülsüzlük,hoşgörü,irfan,hikmet,

İlim,tefekkür,rahmet,dosdoğru yol,fütüvvet,

Öte yanda kabalık,kin,fesat,nefret,zillet…

Bir tarafta nezaket,onur,zarafet,izzet,

Tek İlah’a inanan,kulluk eden özgürler,

Öte yanda gafletler üstü gaflet,dalalet,

Egolarına tapan tutsaklar,beyinsizler…(…nasipsizler…)

Bir yanda Hak Cephesi,bir yanda ötekisi…

Allah’ın,Peygamber’in gözü pek fedaisi,

Firdevs Bahçeleri’nin seyyidi,efendisi, (…saraylarının …)

Öte yanda Sakar’ın saygıdeğer gözdesi! (…bendesi!)

 

Galip gelen mağluplar,yenik düşen galipler…

 

İmanın evrenleri aydınlatan çehresi, (…evrenlere sığmayan

İliklere işleyen bakışları,nefesi…(…tebessümü/ ışıltısı…)

 

Kucak açan Cehennem,yaklaştırılan Cennet,

Özgürlükle mutlanan,kanatlanan yürekler,

Utançla,ızdırapla kavrulan dengesizler…(…bakar körler…)

 

Hakimler Hakimi’nin şaşmayan terazisi, (Adiller Adili’nin…)

İlahi adaletin ölümsüz tecellisi…

 

19-30 Safer 1434 /01-12 Ocak 2013-Çeşme

 

SENE SONU BEYİTLERİ
“SENE SONU BEYİTLERİ'Nİ görmek için TIKLAYIN

 

FİLİSTİN’Lİ KIZ

 

Gözleri sonsuz yıldız,yüreği bin galaksi,

Çocuk ama öfkesi büyük,evrensel,kutsal…

Yumuk avuçlarını sıkmış yumrucuğuyla,

Ta yüreğinden kopan coşkun çığlıklarıyla

Silahlı askerlere haykırıyor yiğitçe…

Kanıyor,kavruluyor belli ki yüreciği…

İçinden gelen sesler belki tek tesellisi,

             İnancının verdiği özgürlük düşüncesi…(…özgürlüğün nefesi…)

“-Siz korkaksınız,korkak pis casuslar,alçaklar,

Ben sizden korkmuyorum zalimler,çapulcular,

Babamla,ağbeyimi geri verin kancıklar,(…kalleşler,)

Onlara ne yaptınız,cevap verin erkekçe!”

 

“-Her gün evlerimizi basıyor bu hunharlar,(…caniler,)

Bize zulmediyorlar,kötü davranıyorlar,

Hep bizler oluyoruz horlanan,hırpalanan,

Bildiğim,bilmediğim diğer ailelerle…

Biz onlara ne yaptık,bizden ne istiyorlar?”

 

Haykır,haykır yiğit kız,uyansın uyuyanlar,

Yürekleri taşlaşmış insansılar,nadanlar,

Birden sınıf atlayan konformist Müslümanlar!

 

Senin çığlıklarınla,yaşlı bakışlarınla,

Ölü canlara hayat veren soluklarınla,

Mü’min yüreğindeki ateşle yanacaklar,

Dalından kopan yaprak gibi savrulacaklar…

 

Kıyam zamanı geldi,geçiyor bile belki…

İnsan’ın benliğine dönüş aşamasında

Senin payın çok büyük olacak kuşkusuz ki!

 

Dolunay yükseliyor nazlı,nazlı Hisar’dan,

Kabarıyor kıyılar uğultulu medlerle,

               Sonsuz özgür kanatlar frekanssız çığlıklarla(Güvercinler,bülbüller…)

Öbek,öbek fırlıyor ufukların ardından,

Çatırdıyor tomurlar sonsuz dal uçlarında,

Ürperiyor çimenler,sıradağlar,mağralar,

Tohumlar yarılıyor,taşıyor kör kuyular…

 

Son nefesini vermek üzere karanlıklar…

  

14-15 Muharrem 1434

28-29 Kasım 2012

Çeşme

 

FENER(SEPETÇİK) KOYU

 

Bu nasıl bir bencillik,bir gözü doymazlıktır,

Nasıl bir duyarsızlık,bir acımasızlıktır,

İnsan güzelliklere bu kadar mı uzaktır?

Güzelliğe düşmanlık yoksa uygarlık mıdır?(Güzelliği katletmek…)

Dengeleri bozanlar dengesizdir,zalimdir,

Çirkinliği güzele yeğlemek zevzekliktir!(…zevksizliktir/eblehliktir…)

 

Coşkulu dalgaların granit kayalıklarla

Sarmaş dolaş olduğu,yosunlu kumsallarla

Buluştuğu rüzgarlı,ışıklı yamaçlarda (…kıyılarda )

Yürürken,özgürlüğün doyum olmaz tadıyla

Esrirdim bir zamanlar,martı çığlıklarıyla

Ürperirdi hüzünlü yüreğim ta derinden,

Süzülürdü önlenmez damlalar gözlerimden…

-Daha kimler yürürdü kimler,yalnız ben değil,

Bazen omuz omuza,bazen habersiz benden…-

 

Çitlembikler,zeytinler,bal damlayan yemişler

Arasında,altında gönüle huzur veren

Göğüslerinden şifa akan gürbüz sürüler…

Yayılırdı dupduru,dingin bakışlarıyla,(…yürekleriyle,)

İliklere işleyen aşina sesleriyle…(…kadife…)

Çobanlar güler yüzlü ama hüzünlüydüler,

Kan damlayan yüzleri,çelik bilekleriyle,(…pazularıyla…)

Paylaşma yarışında bizden hep öndeydiler…

 

Gün doğmadan çıkılan,kavuşurken dönülen

Bereketli sinavrit,kefal volilerinden

Fazlasıyla alırdı payını komşularla (…konu,komşu,)

Şansı yaver gitmeyen av arkadaşları da…(…arkadaşların çoğu…)

 

İlk gençlik sırlarımı paylaştığım dost Fener,

-Ki olan bitenlerin gizli bir tanığıdır.-

İçini dökmek için kim bilir kimi bekler?

Yollar,yollar kesilmiş aşıklar özlem çeker…

 

Çakıllar arasından toplanan kavkılarla,

Güzel şeyler yapardık yumuk ellerimizle,

Çerçevelere süsler,oyuncak(lar),vesair(e)…

 

Akkor gözyaşlarıyla tutuşurken çimenler,

Uzadıkça uzardı yakarışlar,secdeler…

Gönül pınarlarından fışkırırdı gayzerler,

Titreyen dudaklardan dökülürdü bir şeyler…

Aşardı kanyonları gözyaşı ırmakları,

Kavuşurdu kıyısız ummanlara özlemle,

Yankılanırdı Aşk’ın frekanssız çığlıkları,

Sarsardı o ürperti boyutsuz kuşakları,

Yamaçlar savrulurdu hicran rüzgarlarıyla…(Tınazlar…)

 

Şenlenirdi kıyılar pikniğe çıkanlarla,

Çocukların çiçekler,kuşların çocuklarla,

Böceklerin otlarla,otların yıldızlarla

İmrenilen dostluğu değerdi yaşamaya…(…görülmeye…)

 

Bir “insan” bir çiçeği dermeye kıyamazken,

Öbürü nicesini ayırır sevdiğinden,

Söker,koparır,atar toprağın sinesinden…(…toprağından,kökünden..)

Ne diyelim şefkatli elleri dert görmesin, bağından,bahçesinden..)

Dünyanın,ahiretin sefasını sürmesin!

 

Güzelim bayırları beton yığınlarıyla

Doldurmak yetmiyormuş gibi,üstüne üstlük

Turkuvaz suların da bağrına inen hançer,

Onurunu inciten,kanatan çelik yü(k)s(z)ük,(Parmağını…)

Boynuna geçirilen alev dokulu tasma(Bileğine vurulan…)

Vuranların sırtına vuruluyor aslında…

 

Karanlık tutkuların dipsiz burgaçlarında

Çırpınanlar için bu taşınması zor bir yük.

O yükle çıkacaklar Yüce Yargılama’ya

Ve alınmış olarak ellerinden özgürlük…

O Gün para-pul,ün,şan hiçbir işe yaramaz,

Yargılama’dan asla yanlış bir karar çıkmaz…

 

Ancak akıllarını başlarına devşirir,

Bozuk,zararlı yoldan dönecek olurlarsa,

Kurulan dengeleri korurlar,bozmazlarsa,

Verilen nimetlere nankörlükten vaz geçer (…etmezlerse,)

İnsanlara tepeden bakmaz,şımarmazlarsa,

Yitirdikleri şeyler geri verilebilir,

Bukağılar çözülür özgürleşebilirler…

 

Tutsaklık utancıyla yaşamak ne demektir?(…hayat mıdır?)

(Onursuzca yaşamak tutsaklıktan beterdir!)

 

4-9 Muharrem 1434(18-23 Kasım 2012)

Çeşme

 

BİR GARİP ADAM

 

Yolumun üzerinde,biberin gölgesinde(…genç çamın…)

Ünlü süpermarketin kulakları dibinde,(…üç adım berisinde,

İmbatın yüreğe su serpen serinliğinde gözlerinin önünde,)

Sessiz,sakin,hüzünlü oturan garip adam,

Gelmiş bir yolcu gibi sanki çok uzaklardan…

Saç-sakal birbirine karışmış,üst-baş berbat,(…perişan,)

Uzanan kaç el,kaç göz var bu garibe heyhat!(Yönelen…)

Ama pek şikayetçi değil gibi halinden,

Buruk da olsa yansır bir tebessüm yüzünden,

Yılların yorgunluğu yüzünde(n),dizlerinde(n),

İnce,derin bir sızı kısık,tok ses tonunda(n)…

 

Ezan sesine tepki verir belli etmeden,

Bilir miyiz,bilmeyiz neler geçer içinden…

 

Geçimini sağlamak kolay mıdır,zor mudur,

Kent’in sokaklarında çöp bidonu mu yoktur?

 

Hal,hatır sorulunca,bir şeyler sunulunca,(…verilince,)

“Allah razı olsun!”dur teşekkürü kendince.(…insanca.)

Soracak olursanız nerdensin,kimsin diye,

Alacağınız yanıt suskunluktur nedense!

Yaralarını deşmiş olursunuz belki de!

Gözleri dolu,dolu olur bazen garibin,(…miskinin,)

Dalıp gittiği “anlar” yangınlı çevrenlere…(…ufuklara…)

Paylaşır azığını kediler,köpeklerle,

Kumrular,kırlangıçlar,böcekler,serçelerle…(Martılar…)

 

Feleğin sillesini yemiş gibidir ama,

Hiç mi suçları yoktur yanından geçenlerin,(…kabahat…geçenlerde,)

Kibrinden,tafrasından yanına varılmayan,

Elini soğuk sudan,sıcak suya sokmayan,

Bencillik batağından bir türlü çıkamayan,

Tutsaklık kafesini bir türlü kıramayan,

Cüzdanları,elleri dolu,yüreklerinde

Sevgiden,merhametten,şefkatten,paylaşmaktan

Bir kırıntı olmayan,belki ondan çok daha

Yoksul bir ömür süren insan geçinenlerin…(…kardeşlerinin!)

 

Vahyin aydınlığından uzak,habersiz olan

Bahtsız nasipsizlerin,cahil müstekbirlerin,

Keskin keser gibi hep kendine yontanların,

Kendini bir şey sanan kendini bilmezlerin,

Kılsız burunlarından kıl aldırmayanların,

Yaşadığını sanan süslü kadavraların,

Can gözleri mühürlü kalpsiz bakarkörlerin,

Onursuzluğu onur sayan onursuzların,

Matah bir şeymiş gibi dünyaya tapanların,

Mutsuzluk bahçesinden mutluluk derenlerin,

Mal çoğaltmak,ün,unvan için yarışanların,

Lükse,konfora tutkun aç gözlü müflislerin,

Aferin budalası şifasız hastaların,

Karanlığa aydınlık diye sarılanların,

Egolarını ilah edinmiş tutsakların…

 

6-15 Zilhicce 1433/21-30 Ekim 2012

Çeşme

 

TAVIR

 

Yine dil uzatmışlar,dili kopasıcalar ,

GÜZELLER GÜZELİ’ne çirkinler,nasipsizler,

Egolarını ilah edinmiş beyinsizler,

Kıskançlık burgaçları içinde çırpınanlar, (…nöbetleri…kıvrananlar,)

Çaresizler,güçsüzler,arsızlar,talihsizler!

Onlar da herkes kadar duaya muhtaçtırlar!

Yakışanı yapıyor onlar kendilerine,

Biz de onu yapalım bize yakışan neyse…(*)

 

Onlardan başka bir şey beklemek abes olur,

Fitne,fesat çıkarmak onların metodudur,(…şer yoludur,)

Bakış açılarıdır,”insanlık” boyutudur.

Onlar karanlıkların ortağıdır,dostudur, (...çocuğudur...)

Şeytan’ın askerleri,tağut’un ordusudur. (...veletleri...)

Bu-aslında-onlara Onlar’ın oyunudur!

Onlar da bize oyun oynamak istiyorlar…

      Onlar ki,dayanışma,birlik içindedirler, (**)(…halindedirler,)

Eğer sizler de (b)öyle yapmazsanız kardeşler (…bizler de …yapmazsak can…)

      Yeryüzünde zorbalık alır başını gider…(…büyük bir kargaşa,fitne çıkar…)

 

Öfkenin tuzağına düşmemeli mü’minler… (Kışkırtma....)

Oyunları yakında geçecek başlarına,

Allah hiç mi gelmiyor yarım akıllarına?!(…yamuk/çarpık…)

 

Allah’la,Elçisi’yle savaşmaya kalkanlar

(Allah’ın cephesine karşı savaş açanlar)

Her zamanda/mekanda yenilmeye mahkümdur,

Bu gerçeği bilmeyen/unutan umutsuzdur!

Vahyin aydınlığından uzak kalmak korkunçtur.

 

Umutsuzluk/Mutsuzluk adaletten,şefkatten yoksunluktur,

Kinin,hıncın,nefretin yankısız kanyonudur,

(Zehirli hamurudur/mayasıdır,dipsiz kör kuyusudur.)

Sevginin,hoşgörünün,kardeşliğin sonudur…

Mutsuzlar,mutlulara tahammül edemezler,

Mutluluk bahçesinden mutsuzluk devşirirler,

Çirkinliği,yalanı güzelliğe yeğlerler…

 

İslamiyet dünyanın/ukbanın umududur,

İnsan için en etkin çözüm,çıkış yoludur.

Çağlar üstü bir proje,pörsümeyen dokudur.(…kusursuz bir kurgudur,)

Mahşer’e dek geçerli ilahi senaryodur...

 

Tavrımızı ortaya koymalıyız mü’mince,

Muhammed Mustafa’ya yaraşır bir ümmetçe…

Şerleri iyilikle savabilirsek eğer,

Dağılır ufukları bunaltan yoğun sisler…

Eğer inanıyorsak üstün olan bizleriz, (***)

Yenilmiş görünsek de aslında galipleriz…

Cündullah’ın korkusuz şehid namzetleriyiz,

Firdevs Bahçeleri’nin mahzun varisleriyiz,

Nefret,kin,hased değil aşk havarileriyiz…

 

Müslüman dengeleri bozan değil kurandır,

Dengesizlere karşı dengeyi koruyandır...(****)(...sağlayandır...)

 

Gurublar şafak olur vahdetin güneşiyle,

Yalan yerlere göçer gerçeğin sillesiyle…(...geçer...)

(Hakikatin soluğu yalanın lodosudur.)

 

Allah,vekil olarak Müslümanlara yeter! (*****)

Yeter ki O’na sonsuz güven duysun yürekler…

 

Yak&##305;ndır güzel günler,son gülen iyi güler…!

_________________________________________________________________

(*):En’âm Sûresi(6);Âyet;135,İsrâ Sûresi(17);Âyet;84 vb.

(**):Enfal Sûresi(8);Âyet:73

(***):Âl-i İmran Sûresi(3);Âyet:139

(****):Bakara Sûresi(2)Âyet:143

(*****):Âl-i İmran Sûresi(3);Âyet:173

 

 

28 Şevval-12 Zilkâde 1433(15-28 Eylül 2012)

Narlıdere-Çeşme/İZMİR

 

İ F T A R

 

Son yazın son günleri,akşam üstüne doğru,

İmbatın iliklere işleyen soluğunu

Bağrımda duya,duya yürüyorum coşkulu(…uyla)

-Evrensel iradenin kusursuz hendesesi

Olağanüstü uyum,denge mucizesiyle

Hayranlıktan da öte esriyen yüreğimle…-

Sonsuz boyutlu gökler altında dağ yolunda…

 

Alev yakamozlarla ürperen turkuvaz su,

Can okyanuslarını kabartıyor doğrusu…

Ufuksuz bayırların can yakıyor nefesi,

Yalnızlığın hüznünü deriyorum bağ(r)ımdan.

(Hüzün devşiriyorum yalnızlık ağacından…)

Her yerde Sevgili’nin rengi,kokusu,sesi,

-Ne güzeldir tüketmek ömrü O’nun yolunda…-(…uğrunda…)

Tutuşan ufuklardan,çalılıklardan kopan

Kıvılcımlar sarıyor çevreni,evrenleri…

 

Kuşlar,kuşlar,bir başka coşkuluydular sanki!

İnsanların çoğunun fark edemedikleri

Olağanüstülüğün farkındaydılar belki!

En keyiflileriydi ağustos böcekleri…

 

Bereketli zeytinler,yemişler,çalılıklar

Arasında kesiksiz kıpırtılar,çığlıklar…(…fısıltılar…)

Hayat ovalarında akan gümrah ırmaklar,

Kıyısız ummanları saran kılcal damarlar…

 

Ev sahibinin sıcak,içten karşılayışı

Gürleştirdi içimi ısıtan kaynayışı…

 

Ufukları çıldırtan yangınlar esendikçe,

Göklerin maviliği laciverde döndükçe,

Daha bir serinleyen bahçedeki masaya

Bayanlar yavaş,yavaş başladılar servise…

Çorbalar kotarıldı kaselere ilk önce…

 

Derinden,çok derinden duyuldu Kutlu Çağrı,

Açılmayan kilitler dualarla açıldı,

Zincirler,bukağılar,mühürler parçalandı,

Özgürlük dallarının tomurları patladı…

 

Hüznüm yoğunlaşıyor,dönüyordu utanca

Nimet dolu tabaklar ardı arda dizildikçe…(Rızık…)

Bunlardan değil tatmak,isimlerini bile

Bilmeyen milyonlarca insan varken acunda(…kardeş…)

Düğüm,düğüm olmaz mı lokmalar kursaklarda?

Ya o olan bitenler üç-beş yıldızlılarda!

 

“Varsıl sofralarının ne başı,ne sonunda (*)

Bereket olmaz yoksul yoksa aralarında.”(Hayır…)

“Bizden değildir açken komşuları,tok yatan.” (**)

 

İnsan’a zırnık kadar katkısı olmayanlar

Omuzlar üzerinde taşınırken,bağrında

Hilaller,dolunaylar,nebülözler,ummanlar

Taşıyan yiğitlerin hallerinden kim anlar,

Kim hatırını sorar,seslerini kim duyar?

-Ağustos böcekleri bastırıyor belki de!-

Özlem fırtınaları büyürken bir yerlerde,(…yüreklerde,)

Pınarlar püskürmeyi bekliyor gözelerde…

 

Etliler,kızartmalar,leziz zeytinyağlılar,

Izgaralar,tatlılar,salatalar,meyvalar…

Ardından bardak,bardak gelsin tavşan kanları,

Şekerliler,sadeler ıslatsın damakları…

Bayram yapsın mideler,varsın inlesin açlar,

Bir tas çorba,bir yudum/lokma bulamayanlar…

 

Gülüş-oynaş,ekranda maçlar,olimpiyatlar,

Anlamsız muhabbetler,yavan şaklabanlıklar (…şakalaşmalar)

Yanında yer bulmakta güçlük çeken konular…(…zor yer bulan…)

Çelebiliğin dama atılan pabuçları,

Erdemin,zarafetin dinmeyen göz yaşları,

Adaletin ızdırab veren böbrek taşları!

Meydanları boş bulan nadanlar,kaltabanlar,

Atlarının nalları bal mumu kahramanlar!(…aşınmaz sanıyorlar!)

Nereden geliyorlar,nereye gidiyorlar?

“İnsan’ı başıboş mu brakılmış sanıyorlar?” (***)

 

Velhasıl,anlamından epey uzak kalınan

İftarların künhüne varır mıyız,ne zaman?(…ey…)

 

Ne zaman kurtuluruz kutsuz karanlıklardan?

_________________________________________________________________________________________________

(*),(**);Hâdis

(***);Kıyamet Sûresi(75);Âyet;36

24 Ramazan-3 Şevval 1433(12-21 Ağustos 2012)

Çeşme

 

ÜRPERTİ(LER)

  

Ürperiyor her zerre galaksiden atoma!

Hayatın coşkusudur gözyaşları,ürpermek,

Taştan bile beterdir ürpermeyen bir yürek…

Semaya kalkmamışsa nebülözler bağrında

Yaşadığını sanma ağzınla kuş tutsan da!

 

Ürper ey insan,ürper,kılcal damarlarında

Lav ırmaklar dolaşsın,yarılsın şah damarın

Ürper,ürper ey insan,fışkırsın yalım,yalım

Mutluluğun,utancın,inancın,acıların

Çağ’ı,Çağlar’ı sarsın,sarssın haykırışların…

 

Vuslat ufuklarının dolunayı doğmasın,

Hicran ufuklarında güneş hiç kavuşmasın…

 

Aşk’ın ne olduğunu yaşayanlar anlasın!

 

Yaşamayan nadanlar yaşadığını sansın!

 

10-15/03/2004….12/08/2012

 

SADAKA,HARÇLIK VE YEM…

 

Ne kıldığım namazlar,ne tuttuğum oruçlar,

Ne yazdığım şiirler,makaleler,destanlar,

Ne seher vakitleri döktüğüm göz yaşları

Beytullah’da,Ravza’da,Arafat’ta,Mina’da,

Bir incirin,zeytinin,bir çınarın altında,

Uğultulu medlerle sarsılan kıyılarda,(…kumsallarda,)

Secdeler,kıyamlarda,yürekten dualarda (…la)

Allah’a yaklaşmanın ararken yollarını,(…bir yolunu,)

Anladım keser gibi kendime yonttuğumu,

O’na yakın olmanın paylaşmak olduğunu…

-Gür akıntıya karşı kürek çekmek poyrazda,

Tuz tokmakla su dövmek dibi delik havanda…-

 

Ne zaman ki payını arttırmaya başladım,

Yoksula sadakanın,çocuklara harçlığın,

Kumrulara/kuşlara yemlerin/buğdayların,

Keyifle usul,usul gagalayışlarını(…narin,narin…)

Gördükçe yüreğimde duydum çığlıklarını,

Sonsuz alev kanatlı kuşun uçuştuğunu,

Yoksul ve çocukların mahzun bakışlarının

Bir kıvılcım kadar da olsa ışıdığını…

 

Kim ne diyebilir ki buruk mutluluğuma?

(Kim anlayabilir ki buruk mutluluğumu!)

 

9 Recep 1433(29 Mayıs 2012)

Çeşme

     

Ç İ Ç E K

 

Kendinizi hiç onu yerine koydunuz mu?

İster miydiniz size aynı şey uygulansın,

Ömür/hayat hakkınız elinizden alınsın?

Siz annesiniz,anne,şefkatin,merhametin

Güzelliğin,sevginin,iyiliğin,iffetin

Sonsuz çiçekler açan mevsimsiz bahçelerin

Solmayan,pörsümeyen dalı,yaprağısınız,

Bire bin,on bin veren münbit toprağısınız,

Sağanak yağmursunuz,debisiz pınarsınız,

Tohumları meyveye çeviren tansıksınız…

 

Egonuzun sesine kanmayın,aldanmayın,

Ne olur,siz,siz olun hırçın benliğinizin

Sinsi oyunlarına gelmeyin,incinmeyin!

 

Bir çiçeğe sulanmak,koklanmak mı yaraşır,

Yoksa hoyrat ellerce yolunmak mı revadır?(…reva mıdır?)

 

Siz hiç bahçenizdeki çiçeği yoldunuz mu,(…saksınızdaki…)

Ta içinizde onun sesini duydunuz mu,(İliğinizde…)

Kendiniz hiç onun yerine koydunuz mu?(…koyduğunuz oldu mu?)

 

22 Recep 1433(12 Haziran 2012)

Çeşme

      

                                                            (*)

ALLAH mı,”tanrı” mı?

 

“Tanrı”Allah olamaz,Allah,”tanrı” değildir!

Nitelik ve nicelik olarak Allah Tek’tir,

Tanrıların sayısı bile belli değildir!

Onların boş işlerden başka işlevi nedir?(…angaryadan…)

Tek Allah ölümsüzdür,tanrılar ölümlüdür,

Allah aşkın,hükümran,tanrılar güdümlüdür!

 

Allah’ı “tanrı” sayan tasavvur edilgendir,(…sanan/primitiftir,)

Derin bir yanılgıdır,sığlık,yüzeyselliktir,

Kısa akıllılıktır,şaşılası bir şeydir!

Vahyin aydınlığından nasibini almamış,

Önyargının karanlık burgacına kapılmış,

Metafizik boyutsuz beyinlerin işidir!

- “Her insan aklı kadar görür!”demiş ya şair!- (**)

 

Allah’ı tanımanın yolu Kur’an’dan geçer,

Belki ondan da öte yiğit bir yürek ister!

-Karşılıksız,çılgınca seven yürek yiğittir!- (…adanmış…)

Öyle yarım akılla bilinesi değildir! (…kavranması muhaldir!)

 

İnsanın içindeki en büyük tanrı nefstir!

Onun fısıldadığı büyüklük kompleksidir,

Bencilliktir,hasettir,gurur,kibirdir,kindir,

Zulümdür,kıskançlıktır,hor görüdür,nefrettir…

 

Allah’a güvenilir,O’ndan yardım dilenir,

O’na yaklaşıldıkça ölü canlar dirilir,

Duygular,düşünceler arınır,zenginleşir…

O’na saygıda kusur etmemek edeptendir…

 

Kan dökülmeyi sevmez Allah,zalim değildir,

Bu O’na yapılacak en büyük haksızlıktır,

Mahza saygısızlıktır,iftiradır,tuğyandır…

O’nun adına kim kan döküyorsa zalimdir!

Tanrılar(!)birbirini kanını dökebilir, (…emebilir,)

Piramidin harcını kanla yoğurabilir!

 

-Hangi kritere göre ölçüp,biçiyorsunuz,

Kimler hakkında nasıl hüküm veriyorsunuz?-

 

Tanrılar baş gözüyle görülebilirler de,

Allah’ı bilmek için can gözü gereklidir!

O,insana yakındır,”şah damarından yakın!” (***)

Kendini bilmeyenler nasıl bilsin,tanısın?

 

Kendini “tanrı” sanan insanlar olabilir… (…çıkabilir…)

Bunda “tanrı olmayan” Allah’ın suçu nedir?

Firavunlar,Nemrutlar tarihsel figürlerdir,

Egolarını ilâh edinmiş tutsaklardır,

Bahtsızlar,nasipsizler,kendini bilmezlerdir…(…kimliksizler…)

Allah onlara;”tanrı olun!”mu demektedir?

 

Tanrı adamlarının işleri hayırsızdır, (…boşunadır,amaçsızdır/nafiledir,)

Dengeleri bozucu,gönül inciticidir… ...zararlıdır,yararsızdır…)

Allah’ın kullarının güzeldir,hayırlıdır, (Allah adamlarının…yararlıdır,)

Dengeleri tutucu,gönül okşayıcıdır… (…canları yakıcıdır…)

Yarasaların yurdu ışıksız mağralardır,

Kartalların yuvası fetihsiz doruklardır…(…yankısız kanyonlardır.)

 

Yığınları “tanrı”yla aldatmak mümkündür de,

Allah’la aldatmanın sonuçları bellidir…

Geçmişte,gelecekte,dünyada âhirette,

Utançtır,şaşkınlıktır,hüsrandır,nedamettir,

Aldanıştır,zillettir,kayıptır,meskenettir…

 

Yüce Yargılama’da “müslümanlık”tan başka

Bir kimlikle çıkanlar Hakim’in Huzuru&rsquorsquo;na,

Uğrayacaklar büyük hayal kırıklığına!

________________________________________________________________________________________________

(*):Bu şiir(manzume),kimseye haddini bildirmek,-onu-kınamak,akıl vermek niyetiyle değil,bilerek/bilmeyerek,kötü niyetle/iyi niyetle,bilgi eksikliğinden/kirliliğinden kaynaklanan,her zamanda/mekanda yapıla gelen/yapılabilen bir yanlışlığa parmak basmak,ışık tutmak,onu biraz olsun düzeltmek,açıklığa kavuşturmak amacıyla kaleme alınmıştır.

Genelleme yapılarak okunması/değerlendirilmesi istirham olunur.

 (**): “Her insan aklı kadar görür!” Goethe

 (***): Kâf Sûresi(50);Âyet:16
 

27 Şaban 1433(17 Temmuz 2012) Şafak sökerken…

 

BİR PORTRE

  

Dönmüş Kıble’ye,atmış bacak,bacak üstüne,

Doğrusu diyecek yok çakma şeyhin keyfine!(…şeyhimizin…)

Nasıl ışık saçıyor görseniz çevresine!

Cebrail güç katıyor hikmetli sözlerine,

Eşsiz örnek(!) oluyor sadık müritlerine!

Müritleri görseniz,her birisi zamane!

Yamulmuş bilinçleri,çarpık mantıklarıyla,

Görenleri ürküten fersiz bakışlarıyla,

Rabbin âyetlerine karşı çıkışlarıyla,(…kayıtsızlıklarıyla,)

Kutlu buyruklarına ters yaşayışlarıyla,

İbret alabilenler için,ibretlik nesne!

 

-Efendi hazretleri Allah’tan,Peygamber’den

Allamedir,top yekün öteki alimlerden!-

 

Onlar birinci sınıf,seçkin Müslümanlardır,

Cennet’teki yerleri hazırdır,ayrılmıştır!

Hep burun kıvırırlar ikinci sınıflara,

Karalarda,sularda ölüm yoktur onlara!

 

Allah basiret versin yamuk bakışlılara,(…bakışlarına,)

Akıl,fikir lütfetsin çeyrek akıllılara!(…akıllılara)

(alçı kafalılara!)

BARNABAS İNCİLİ
BARNABAS İNCİLİ'Nİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

“BEYİTLER”LE ÇAĞIMIZ İNSAN(LIĞ)INI TEHDİT EDEN TEHLİKELER
“BEYİTLER”LE ÇAĞIMIZ İNSAN(LIĞ)INI TEHDİT EDEN TEHLİKELER görmek için TIKLAYIN

                         (*)

N E H İ R

Doğu ufuklarını çizen sıradağlarda

Serin,ürpertici bir mağarada kaynayan (…mağaradan fışkıran)

Debisiz pınarından kana,kana içtiğim

Nehrin kıyılarında hüzünlü yüreciğim

Kıpır,kıpır canımda ölesiye sevdiğim

Sevgili’nin varlığı onduran sancısıyla,(…olanca acısıyla,)

Sağanaklar,şimşekler,yıldırımlar başımda (…altında)

Güneş’in,Dolunay’ın kutlu aydınlığında

Yürüyorum yaralı sinem avuçlarımda…

 

Nehir’e katılıyor yeni kollar coşkunca

Doruklardan koparak,inerek yamaçlardan…

Yükseliyor,sarıyor Çağlar’ı yankılarla… (…dalga,dalga…)

Kıvrıldıkça kıvrılan,ufukları zorlayan (Uzadıkça uzayan…)

Sonsuz helezonların,gümrah lalezarların,

Gülşenlere dönüşen zakkum ormanlarının,

Fetihsiz dorukların,yankısız kanyonların

Arasından geçerek akıyoruz yan,yana,

Sevdalı Bakışlar’ın koruyla yana,yana…

 

İpek yeleleriyle,elmas toynaklarıyla

Yiğit muvahhidleri taşıyan küheylanlar

Soylu kişnemelerle koşuyor,koşuyorlar

Başları üzerinde uçuşan kartallarla,

Bülbüller,güvercinler,şahinler,kumrularla,

Albatroslar,kuzgunlar,serçeler,turnalarla,

Yanlarında koşturan ceylanlar,arslanlarla,

Karıncalar,arılar,tosbağalar,taylarla,

Kurtlarla,tilkilerle,çakallar,çitalarla…

 

Onlar,onlar taşıyor vahyin inşa ettiği(…aydınlattığı)

Aklın onayladığı imanı,adaleti,

Hoşgörüyü,şefkati,tefekkürü,hikmeti,

Saf aşkı,aydınlığı,birliği,kardeşliği,

Görkemi,inceliği,kudreti,sadeliği,

Hamiyyeti,vahdeti,onuru,şahadeti,(…tevhidi…)

Muhabbeti,iffeti,edebi,meveddeti,

Derinliği,güveni,bilgiyi,bilgeliği,

İyiliği,barışı,rahmeti,merhameti…

 

Zarafeti,dirliği,tevazuu,hürmeti,

Dostluğu,paylaşmayı,erdemi,güzelliği,

İçtenliği,dengeyi,duyguyu,estetiği,

Özgürlüğü,takvayı,hücceti,feragati, (…vefayı…)

Haksızlığa kıyamı,cihadı,yiğitliği,

Cömertliği ve sabrı,huzuru,dinginliği,

İtidali,hayayı,vakarı,affetmeyi…

Ne varsa insanlığın hayrına,yararına,

Kavuşturacak her şey tekrar insanlığına…

 

Nehr’in kıyılarında yükseliyor sütunlar,

Kubbeleri taşıyan kemerler,mukarnaslar,

Olağanüstü hatlar,bezemeli duvarlar,(…ler,hisarlar,)

Yüreği serinleten havuzlar,şadırvanlar,

Fıskiyeler,kurnalar,hanlar,kervansaraylar,

Gönüle huzur veren has bahçeler,saraylar,

Altında dünyaları barındıran çatılar,

Ruhları tutuşturan frekanssız haykırışlar,

Yollar,rasathaneler,çok amaçlı okullar…(…kurumlar…)

 

Köşkler,bimarhaneler,hastaneler,kasırlar,

Burç,burç surlar,kuleler,pandandifler,mihraplar,

Şarıl,şarıl çeşmeler,hamamlar,dev anıtlar,(Gürül,gürül…)

Revaklar,koridorlar,müthiş kompozisyonlar,

İçi,dışı aydınlık ışıl,ışıl şehirler,

Göz nuru,el emeği çizimler,tercümeler,

İnsanlığın ufkunu genişleten,yükselten,

Ruhunu ölümsüzlük iklimine yönelten

Selim akıllı,üstün yetenekli bilgeler…

 

Onlar öğretti onlar İnsan’a insanlığı,

Onlar,onlar düzeltti en büyük yanlışlığı,

-İnsan’ı “insanlık”tan çıkaran bağnazlığı!-

Onlar yakınlaştırdı,onlar uzaklıkları,

Onlar aydınlattılar zifir karanlıkları…(…zifiri karanlığı…)

Onları izleyenler şaşırmaz yollarını…

Onlar delebilirler karanlığın bağrını

Galaksi beyinleri,mübarek elleriyle,(Uranyum…bükülmez…)

Dolunay bakışları,pulsar yürekleriyle…

 

Onlar inşa edecek Bilgi-İnanç Çağı’nı,

Onlar aydınlatacak Çağ’ın karanlığını…

Darmadağın edecek küfrün oyunlarını… (…tuzaklarını…)

Kötülüğe karşılık vererek iyilikle

(Kötülüğü savarak sevgiyle,iyilikle,)

Parçalayarak Ruh’a vurulan prangaları

Onlar buluşturacak tekrar benlikleriyle

Egolarını ilâh edinmiş bahtsızları…(Tutkularına tutsak edilmiş...)

Allah’la,Peygamber’le,barışla,kardeşlikle,

Yeryüzünde,evrende lâyık olduğu yerle…

 

Doğu doruklarından,batı ufuklarına

-İnsanlık denizinin medli kıyılarına…-

Varan,ulaşan Nehr’in münbit deltalarında

Boy atıyor ekinler,sonsuz altın başaklı…

Ekinleri biçiyor ahû,nergis bakışlı

Işığın,özgürlüğün,acının çocukları…

Harmana koşuyorlar soylu,yağız atları,

Evrenleri sarıyor/sarsıyor çığlıkları…

Samandan ayrılıyor saplar dev tınazlarda..(…gür rüzgarlarda…)

 

Harmanlanan başaklar taşınıyor sırtlarda,

Öğütülüyor aşkın aşınmaz taşlarında,(…çarklarında,)

Yoğruluyor inancın vuslat potalarında,

Pişiriliyor canın hicran fırınlarında…

Somunlar,kucak,kucak,sele,sele somunlar,

Yedi iklim,dört bucak dağıtılıp durdukça,

Açlar doydukça,mutsuz çıplaklar donandıkça,(…paylaşıldıkça,)

İnsanlık kavuşacak yeniden onuruna,

İnancın huzuruna,sonsuz mutluluğuna…

________________________________________________________

(*):TRT-2’de yayınlanan,”Doğu’dan Batı’ya Doğru Akan Nehir” adlı belgeselden esinlenilmiştir.(İslâm(Doğu)Medeniyeti’nin Batı’ya ve tüm insanlığa kattığı değerler anlatılmaya/hatırlatılmaya çalışılmaktadır,amaçlanmaktadır.)  

9-21 Şaban 1433 – 27.05.2012-11.06.2012

Çeşme

KAHIR VE ÜMİT

 

Bir yanda ahmaklığın,onulmaz bağnazlığın,

Bir yanda kurnazlığın,kara münafıklığın

Sınırında yaşayan ümitsizler,bahtsızlar,

Batağında çırpınan kurnazlar arasında,

Karanlığı aydınlık sananların yanında (Çirkinliği güzellik...)

Brakın mutlu olmayı mümkün müdür yaşamak,

Kardeşlik,sevgi,dostluk bağlarını bağlamak….?

 

Her şeye rağmen ümit kesmemek gerek ancak…

En olumsuz şartlarda bile bir bakarsınız

Kayalar arasından fışkırır gür pınarlar,

Bataklıklarda açar sonsuz alev goncalar…

Gülü koklar,pınardan yudumlar yanarsınız…

 

Ruhunuzu boyutlar üstü kozmik boyutlar

Üzerine çıkarır ışık kanatlarınız…

                                         (*)

MODEL ÜLKE!

 

Ülkemiz “model ülke” olma iddiasında!

Güzel de,bu konuda ne kadar haklı içten

Ve ne kadar gerçekçi Çağ’ın tanıklığında?

 

Ah benim “model ülke”m(!) sen neyin modelisin?(…peşindesin?)

Sen olsan,olsan ancak gönüllü sömürgesin!

Sakın kızma,gücenme dost acı söyler bil ki! (…bilirsin!)

Yemin ederim hiçbir art niyetim yok benim,

Ama gerçekleri de söylemeden edemem…

Dokuz değil on dokuz köyden kovsalar bile

Doğruyu söylemezse ateş dokunur dile!

“Haksızlıklara susan,gerçeği haykırmayan

Dilsiz şeytandır!”diye buyurmuş kutlu Nebi.

 

Sana yakın yürekler,eller uzanıyorken,

Sen niçin geliyorsun onları görmezlikten?

Onlar senin dostların,kardeşlerin oysa ki!

 

Nice zamandan beri kanını emiyorlar

Arsız sivrisinekler,vampirler,solucanlar,(…sülükler…)

Senin gıgın çıkmıyor,kendine gel ne olur!

İt elinin tersiyle onları,bir silkelen!

Bu vurdumduymazlığın sonucu nice olur?(…başına belâ olur!)

 

Söyler misiniz nedir “model”in kriterleri?

 

Milli gelirden kişi başına düşen pay mı,

Ekonomik,siyasal,sosyal bağımsızlık mı,

-Her türlü birikimin hakça paylaşımı mı,-

Yoksulun,ezilmişin yanında yer almak mı,

Bilim/sanat/kültürde üstün başarılar mı,

Teknolojide büyük,yararlı buluşlar mı,(…katkılar mı,)

İşsizlik sorununa çözüm bulunması mı,

(İşsizliğin çözüme kavuşturulması mı,)

Yatırım/istihdamda güçlü bir performans mı,

Devletin,yurttaşlarla barışık olması mı,

Ahlâki değerlerin ivme kazanması mı,

Ödenmiş iç,dış borçlar denk olan bir bütçe mi,

Eğitim standardının çok yüksek olması mı,

Yurtta güven ve huzur ortamı sağlamak mı,

 

Her zamanda,her yerde statü ayırt etmeden

Adaleti ayakta tutmak,uygulamak mı,

Tüm renklere,seslere fon bir anayasa mı?

(Renkler,sesler,inançlar üstü anayasa mı?)

 

Yersiz,yurtsuzlar için barınma sağlamak mı, (…konut inşa etmek mi,)

Yetimleri,dulları,gazileri şefkatle

Kucaklamak,manevi,maddi destek vermek mi,

Doğal afetler için projeler üretmek mi,

Sağlıkta/ulaşımda Çağ’ı yakalamak mı,

Alt ve üst yapılarda dengeyi sağlamak mı,

Aykırı kimliklerin barıştırılması mı,(Problemli/Kırılgan kimliklerin

                 İnancı yaşamakta,fikrin ifadesinde                       yapıştırılması mı?)

Fırsat eşitliği mi,özgürlük mü,güven mi?

 

Deniz,hava ve kara taşımacılığında,

Madencilik,inşaat,iletişim,yazılım

Tarım ve sanayide standartları aşmak mı,

Sömürü sektöründe faizi kaldırmak mı,

Antiemperyalist bir dış politika,ya da

Antikapitalist bir ekonomik model mi,

Yoksa onlara kucak açmak,çanak tutmak mı?

 

Manevi değerlerin derin etkinliği mi,

Tutku tutaklarının bağlarını çözmek mi?

Barışın,adaletin,şefkatin,paylaşmanın,

Güvenin,hoşgörünün,içten inancın,aşkın

Baş tacı edildiği,insanı “insan”eden,

Fıtratına yeniden döndüren,şekil veren

İslâm’ın öngördüğü evrensel bir düzen mi…?

 

Sözün özü;Dört başı mamur,sorunlarını

Çözmüş,halkla devleti barışık bir ülke mi,

Demokrasi eksenli bir yönetim şekli mi,

Laik,bağımsız,sosyal bir hukuk devleti mi?

-Yalnız yönetim şekli “model”e yeterli mi?-

 

İşte benim Çağlar’a “model” olacak ülkem,

Bu mudur Allah için söylesin varsa bilen!

 

Gönül arzu eder ki,tümünün üstesinden

Gelmiş,&CcedCcedil;ağ’a,Çağlara “bir “model ülke” olsun.

Bu ona çok yaraşır,tarih şahidim olsun!(Ona yaraşan budur…)

 

23-26 R.Ahir 1433(16-19 Mart 2012) Çeşme ____________________________________________

(*):Mensur şiir olarak da değerlendirilebilir.

           

VARSILLARA ÇAĞRI !
Varsıllara Çağrıyı görmek için TIKLAYIN

                                 (*)

TAC MAHAL

 

Güzeller,güzeliydi,soyluydu,vefakârdı.

Şah-ı Cihan’ın büyük aşkı,sevdiceğiydi.

Ona nur topu gibi on üç evlat vermişti.

On dördüncü doğarken öteye göç edince,

Seven yürek derin bir acıyla sarsılmıştı.

Ölümsüz aşklarının yüce hatırasını

Mahşer’e dek yaşatmak için ne yapmalıydı?

 

Olanca ızdırabı,hüznüyle,ümidiyle

Gündüzünü geceye,geceyi gündüzüne

Katarak çok düşündü,taşındı uzun,uzun…

Nihayet büyük aşkı sembolize edecek,

Gözlere,gönüllere derinden nakşedecek,

Gönüllerin gönlünü gönülden fethedecek

Şeyi gördü bir gece gönül aynalarında…

 

Sonsuz akışlı zaman nehrinin kıyısında

Çağlar üstü bir yapı zaman/mekan dışında…

Zarafet,altın oran,derinlik onda olsun,

Su üstüne kurulsun,su gibi aziz olsun,

              Seyretsin kendisini suyun aynalarında,(Görsün güzelliğini…)

Aşk kadar güzel olsun,görenler aşık olsun,

Sadelik,güç,ihtişam,saflık,güzellik onda…

Gözeleri patlatsın,nabızları çıldırtsın,

Ummanları kabartsın,nehirleri taşırsın,

Şakakları zonklatsın,kulakları çınlatsın,

Cihanı tutuştursun,ukbayı hatırlatsın,

Yürekleri hoplatsın,düşmanları çatlatsın,

Bir gören sonsuza dek bir daha unutmasın!

 

Kutlu Başkent’ten davet edildi sanatkârlar,

İpek ruhlu hattatlar,üstün zevkli mimarlar…

Uğurlu elleriyle ameleler,ustalar

Tarafından atılan temeller üzerinde

Yükselen duvarları ışıldatan kristaller

-Sedefler,pırlantalar,zümrütler,firuzeler,

Mavi damarlı mermer,akik,yakut,inciler…-

Aşığın içi yakan bakışları yanında (Banu’nun…)

Bir avuç cam kırığı bile olamazdılar…

 

Gözyaşıyla karılan harcın her parçasında

Yankılandı durdu hep çığlıklar,hıçkırıklar…

Yankılanıp duracak sonsuza dek belki de

Konukların,yerlerin,göklerin sinesinde,

Zarif minarelerin,kubbelerin canında,

Parmaklıkları ışık özgürlük hücresinde,

Aşıkların sonsuza açık kabirlerinde,

Sonsuz alev kanatlı bülbül yüreklerinde,

Tüyleri diken,diken eden dinginliklerde…

 

Yâ-Sîn’in çepeçevre kuşattığı mekânda,

Güneşin,dolunayın kozmik bakışlarıyla

Alevlenen taşlara ruh,hayat veren dehâ,

Sanatta,estetikte,sadelikte münteha,

Dinmeyen fırtınalar ruhlarda,bakışlarda…

 

Müslümanın her işi güzeldir,değerlidir,

Zariftir,estetiktir,güçlüdür,evrenseldir.

O ki,çağlar üstü bir hiper medeniyetin

İnancın,kardeşliğin,barışın,adaletin,

İçtenliğin,saflığın,yiğitliğin,izzetin,

Zarafetin,sevginin,hoşgörünün,dengenin

Soylu,çalışkan,güçlü,dürüst temsilcisidir…

 

____________________________________________________________

(*):Babür Hint-Türk İmparatorluğu’nun(1526-1858) V.hükümdarı Şah Cihan  (Şah-ı Cihan – Dünyanın Şahı-1593-1666)tarafından,o zamanki imparatorluğun Başkenti Agra’da Jumna(Yamuna)Nehri’nin kıyısında,büyük bir aşkla sevdiği eşi Arcüment Banu’nun(Mümtaz Banu Begüm)doğum yaptığı sırada ölümü üzerine onun hatırasına Mimar Sinan’ın öğrencilerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi’ye (1630-32-1652-53) yılları arasında yaptırdığı,hatları Hattat Serdar Efendi tarafından yazılan,dünyanın en güzel mimari yapısı olarak kabul edilen anıt mezar/türbe.

 

IZDIRAP,COŞKU VE ONUR

  

Sınırsız bir coşkuyla,mutlulukla,onurla

Yüreğim ürperiyor,yaşarıyor gözlerim,

İftihar ediyorum ulusumla,halkımla…

 

İşte biz buyuz,budur yaraşan bize ancak!

Evrenlerce bir yürek halinde kaynaşarak,

Yalnız yüreğimizle değil,her şeyimizle,

-Olanca ümidimiz,iyi niyetimizle…-

Çağ’a,Çağlar’a bir kez daha örnek olacak,

Sevginin,hoşgörünün,gerçek medeniyetin

Tablosunu çizerken güzelim kardeşlerim,

Bizi birbirimize düşürmek,parçalamak,

Bizi can evimizden vurmak isteyenlerin

Karanlık oyunları yıkılsın başlarına,

Bayramlık hevesleri kalsın kursaklarında,

Olağan üstü tablo donsun bakışlarında,

Halâ ısrar edenler çirkin oyunlarında

Baş eğmeyi öğrensin Barış’ın karşısında.

 

Nasıl olurmuş dostluk,kardeşlik bir görsünler

Tekrar kazanılırken yitirilmiş değerler…

Felâketler umuda dönüşür inanınca,

Zakkumlar goncalaşır şefkatle bakılınca…

Uzansın küçük,büyük,sıcak,soğuk,gül eller,

Kenetlensin hüzünlü,akça,pakça yürekler…

 

Bu cömertçe paylaşım,bu içten dayanışma,

Canlarım,yurttaşlarım bizim harcımızdır hey!

 

Ey Çağ,ey Çağlar,iyi kulak verin,dinleyin,

Neler yapacağını görün dev bir Millet’in…

 

Neyi hatırlatıyor bize olan bitenler?

Yalnız orada değil,yeryüzünde,evrende

En büyük,en kalıcı,en etkili depremler

Yürekleri sallayan depremlerdir mutlaka!

Kozmik kırılmalarla sarsılmayan yürekler

Sarsılan yüreklerin hallerinden anlar mı,

Yaşadığını yaşar,tattığını tadar mı?

Onları Ölümsüzlük Yurdu’na çağırır mı?

 

27-29.10.2011-Çeşme

 

                                                                        (1)

MÜSLÜMAN TÜRK ORDUSU

 

Müslüman-Türk Ordusu soyludur,kahramandır,

Ülküsü evrenseldir,ölümsüzdür,kutsaldır,

Sıradağlar gibidir vatan savunmasında,

Lâyezal (2)zaferlerin silinmez imzasıdır…

Ülkesine adanmış,özgürleşmiş ruhunda

Muhteşem bir geçmişin kodları kayıtlıdır.

Ay-Yıldız’ın,Güneş’in kanatları altında

Nice zaferler için hazırdır,kararlıdır.

 

Türkler olmasaydı hiç tarih yazılır mıydı,

Ününe ün katıcı şefkati,adaleti,

Ruhlarda fırtınalar kopartan hamaseti,

Kalpleri kaynaştıran sevgisi,merhameti…?

 

Okyanuslar,ovalar,doruklar,karşısında

Ram olur,karalarda,sularda,gökyüzünde…

Dostuna can veresi,düşmanına merdane,(…dost canlısı)

Uyanıktır,tetiktir her zamanda,mekânda…

Sonsuz barış tutkusu Mehmetçik’in içinde,(…gönlünde,)

Uykusuz gözlerinin mahzun bakışlarında…

______________________________________________

(1):Akrostiş

(2):Zevalsiz,bitimsiz,ebedi.

 

29/05-04.06/2011

 

NAKBA GÜNÜ

 

Nakba/Büyük Felâket/zulmün doruk noktası…

Ana vatanlarından sürülen mazlumların

Kırılan kalplerinin tekrar onarılması

Bizlerin görevidir kardeş Müslümanların…

Aksâ’nın kapıları açılacak imanla,

 

“Geriye dönüş” için taşınan anahtarla…

Üstünlük kompleksinden muzdarip bahtsızların

Nasıldır araları Yüce Yargılama’yla?

Üzülmeyin kardeşler zafer yakındır,yakın...

 

ONLAR VE ONLAR(ÖTEKİLER)

 

Çağlarca sülük gibi emdiler kanlarını,

Kan,irin üzerine astılar çanlarını!

 

Oyun üstüne oyun,entrika,aldatmaca,

Herkes fare,köstebek onlar kartal,atmaca!

 

Kopardılar yürekler arasında bağları,

Nasırsız elleriyle çizdiler sınırları!

 

Kendilerine insan hakları,demokrasi,

Ötekilere zulüm,hayvan muamelesi!

 

Kendilerine viski,havyar,villâ,şampanya,

Ötekilere açlık,savaş,horluk,angarya!

 

Kendilerine gurur,kibir,ihtişam,tuğyan,

Ötekilere baskı,zulüm,tutsaklık,talan!

 

Kendilerine saygı,onur,sevgi,ün,unvan,

Ötekilere sinsi,sinsi yaklaşan yılan!

 

Her şeyin bir ömrü var,her şeyin başı,sonu,

Hüsrandan başka nedir zalimin,zulmün sonu?

 

Uzak değil yakında akıttıkları kanda

Boğulup gidecekler,gülecek mazlumlar da….

 

                                                               (*)

TAHRİR(ÖZGÜRLÜK) MEYDANI

 

Tahrir Meydanı sonsuz,kıyısız bir okyanus…

Alttan alta yükselen uğultulu dalgalar(…güçlenen…)

Halinde hakikati sırtında taşıyanlar,

Ruhlarını özgürlük ateşine atanlar

İmanın coşkusuyla,gücüyle akıyorlar,

Rab’den rol çalanlara kıyama kalkıyorlar…

 

Muhammed’e muhabbet bağıyla bağlananlar

En zorlu engelleri kartal olur aşarlar.

Yüreklerinden kopan frekanssız haykırışlar

Devirir mukavvadan sütunları ardarda…

Altın Çağ’ın anbean ağaran şafağında

Nergisler,güvercinler,güller çıldıra yazar…

Işık çocuklar koşun,sonsuzluktur yolunuz…
                        ___________________________________                    
(*):Akrostiş


12-15/05/2011
Çeşme

 

SIRADIŞI BEYİTLER

Derin bir depresyonda dünya ahir ömründe,

Pek düzgün yaşamamış ihtimal gençliğinde!
 

***

Akıllı şapşalların akıllılıklarından(!),

Arap saçına döndü her şey çıktı rayından.
 

***

Ateşi yakan yakmış içimizde,hiç sönmez,

Bu yangını söndürmek için gözyaşı yetmez!
 

***

Nelerle uğraşıyor aklıevvel enteller,

İncir çekirdeğinden küçük darbımeseller!
 

***

Dünyaya yön vermeye kalkışanlara bakın!

Bunlar egolarına tutsak olmasın sakın!

***

Gözlerimiz kamaşmaz,yüreğimiz ürpermez,

Pırıltılı hayatlar bir şey ifade etmez.(…imrenilmeye değmez…)

***

Yaşamaktan,sevmekten,utanmaktan bihaber,

Akleden kalpten yoksun kel kibarlar,enteller!

***

Yönettiğini sanan şarlatanlar acunu,

Sizler kaçırmışsınız çoktan İp’in ucunu!

***

Her ateş cirmi kadar yer yakar denilir ya,

Öyle ateşler var ki,kıvılcımıdır dünya!

***

Dümdüz Müslümanlık yok,fedakâr olacaksın,

Aşkınla,inancınla Çağlar’ı aşacaksın!

***

Adı konmadan önce gülün kokusu güldü,

Adı konduktan sonra yüzü daha bir güldü.

***

Refah toplumlarının şımarma histerisi,

Gurur piranhasının egoyu kemirmesi.
 

***  

Ne yergilere aldır,ne övgülerle şımar,

İnsanların verdiği notun ne önemi var…
 

***

Herkes herkese aynı yerden bakabilir mi?

Herkes herkesi aynı gözle görebilir mi?

***

Biz öyle bir içkinin sakisi olmuşuz ki,

Aşıklar meclisinde bizden sermesti yok ki!

***

Akiller boş tartışma,hezeyan yarışında,

Naakiller onlardan ders alma telâşında!

***

Dünyayı imar etmek için yaratılmışken,

Ey insan,sensin onu cehenneme çeviren…

***

Yürekler arasında kanallar kapalıysa,

Neye yarar denizler kanallarla bağlansa!

***  

Kendinden söz ettirdin epeyce bu günlerde,

Ne haltlar karıştırdın kalmak için gündemde?

***

İnsanlık ne çektiyse akıllılardan(!) çekti!

Kendini âkil sanan o kadar ebleh var ki!

***

Kahır içinde lûtuf,lûtuf içinde kahır,

Kahır bazen lûtuftan bile daha tatlıdır.

***  

Görünür firavunlar en azından bellidir!

Görünmezler onlardan kat,kat tehlikelidir.

***

Tan yerini ağartan ışığı kucaklamak,(…ışığa doğru koşmak,)

O ışığı çağların ötersine taşımak…

***

First leydiler güzellik,zarafet yarışında,

Yoğunlaşan dualar kavrulmuş dudaklarda!

***

Ucuz kahramanların pahalı kostümleri,

İncir çekirdeğini doldurmayan sözleri!

***

Namazımı kılarım,orucumu tutarım,

Ayaklarımı gerer,arka üstü yatarım!

***

Dönmez taşıma suyla değirmen arkadaşlar,

Beklenen cihetlerden esmiyorsa rüzgarlar…

***

Benim bildiği Allah zalime arka çıkmaz,

Yaptıklarını asla kâr hanesine yazmaz.

***

Modern hurafelere kapılan kapılana,(…inanan,inanana,)

Sırat-ı Müstakim’den sapıtan sapıtana.(…ayrılan,ayrılana…)

***

Tek bir şey istiyoruz,her şeye bedel bir şey,

Allah’ın hoşnutluğu geçmişler,gelecekler…

***

İnsanın huylarını güzelleştirmiyorsa, (…ahlâkını…)

Namaz kültür-fiziktir ruhu arıtmıyorsa…

***

Allah lâyığınız versin sayın lâikler,

Lâikliği en az siz biliyorsunuz beyler!
 

***

Allah’ı,Peygamber’i kendisine yeterli

Görmeyen nasipsizler ya ahmaktır,ya deli!

***

Can kardeşlerim neyi,niçin arıyorsunuz?

Allah,Peygamber,Kur’an,işte bizim yolumuz…

***

Ne yazar cümle âlem sizi tanıyor olsa, (…size tapıyor olsa,)

Yüreğiniz Canan’ın aşkıyla yanmıyorsa…

***

Mülkünle,iyâlinle şişinip duruyorsun,

Evrenleri ürperten Çağrı’yı duymuyorsun!
 

***

Hem Kur’an’dan söz eder heyecanla,saygıyla,

Fizan kadar uzaktır yaşamaya Kur’anla…

***

Bizi tanıdığını söyleyenler yalancı,

Onlar kendilerine bile uzak,yabancı!

***

Cihan sultanlığı mı,gönül sultanlığı mı?

Ölümsüz’ün aşkı mı,ölümlünün aşkı mı?

***

İnsanın insanlığı Müslümanlığı kadar,

“Müslüman” kalmalıdır her şartta Müslümanlar.

Bacak,bacak üstüne atmadım hayatımda,

Edebli olmalıyım Rabbimin Huzurunda.

***

Hazretin kendisinden menkul kerametleri,

Tarikatkoliklerin acınası halleri!

***

İslâm’da karmaşıklık,dengesizlik olamaz!

Onu öyle sananlar/görenler modern yobaz!

***

İnsanlardan bazısı Allah’tan rol çalmaya

Kalkışırsa acunda sona ermez kargaşa…
 

***

Siz olmasanız bile kimsenin umurunda,

Herkes-her zaman-olsun sizin umurunuzda.

***

Gözyaşını içine akıtmak yeterli mi,

Vuslatın yangınları gözyaşıyla söner mi?
 

***

Kurtların insanlığı yönetme taktikleri,

Spastik özürlülerin dâhilik hevesleri!

***  

Allah’ı gündeminden çıkaran çıkarana,

Dünyanın hay-huyuna kapılan kapılana…
 

***

Yobazların bitmeyen senlik/benlik dalaşı,

Uyuşuk yığınların onlara kapılması…
 

***

Yalanlar,entrikalar,tutkular,bağnazlıklar,

Yaşadığını sanan bahtsız üstü bahtsızlar!

***

O kadar sığ,anlamsız,yavan ki hayatınız,

Sizler yaşadığını sanan mevtalarsınız!  

***

Bu dünyaya takılıp kalmış hayatlarınız,

Sizin için en büyük ödül(!)yalanlarınız!  

***

Bir şey gördüğümüz yok,bir şey bildiğimiz yok,

Para sesinden başka duyduğumuz bir şey yok!

***

İnsan için en büyük iddia Müslümanlık.(1)

Onurlar üstü onur,özgürlük,kahramanlık…

***

Teslim olmak kayıtsız,şartsız Tek Yaradan’a,(2)

O’nun hakkını teslim etmek hakkıyla O’na.

***

Namaz kılmakla her şey bitti sanan safdiller,

Gaflet burgaçlarında debelenen gafiller!

***

Yaşamasını bilen ne kadar az acunda,

İnancını koruyan ne kadar az bağrında.

***

Her şey burada başlıyor Cennet de,Cehennem de,

Aşıklar mutlu olur hicran cennetlerinde.(…cehenneminde.)

***

Mü’min problem üreten değil,problem çözendir,

Uyguladığı yöntem moderndir,bilimseldir.

***

Sırtına geçirilmiş deli gömleği mi ne,

Vesayet mi yazılmış Millet’in kaderine?

____________________________________________

(1),(2):M.İslâmoğlu(Esma’ul Husna sohbetleri.)

 ***

“Yoğurdu üfleyerek yer sütten ağzı yanan.”

Bal damlayacak değil ya kanayan yaradan.

***

Ardı ardına hatalarla yıpranan,yıpranana,

Akıllılar çıkmışlar ahmaklık yarışına.

***

Aklınızdan geçenler başınıza gelmeden

Güzel,yararlı şeyler geçirin içinizden.

***

Ne istekleri biter,ne işvesi,ne nazı,

Cüzdanlar boşaltmakta hünerlidir el kızı!

***

Her kokunun rengi var,her rengin bir kokusu,

Hiçbir şeye benzemez yiğitlerin korkusu!

***

Ev-bark,eş,dost,han-hamam,dünyalık kesmez bizi,

Ölümsüz Sevgili’dir yakan ciğerimizi.

***

Her cemaat politik bir partiye dönüştü,

Tefrika bulutları ufukları bürüdü.

***

Aşktan daha değerli bir şey var mı dünyada,

İnançtan daha büyük bir onur öte yanda…?

*** 

Bunca lüks tutsaklığı,gösteriş ahmaklığı,

Hangi zaman/mekâna çıkarır insanlığı?

***

Yalan üstüne yalan uyduran münafıklar,(1)

Çarpıtılmış mantıklar,bedevi akıllılar.

_____________________________________

(1):Tevbe(9),Âyet:94

 

V O L K A N

 

Bir kor damlası düştü aşığın kirpiğinden,(güneşin gözlerinden,)

İnce bir çığlık koptu toprağın sinesinden.

O damardan yürüdü kor damlası derine,

Ulaştı nice çağlar aşarak yüreğine…

Yürek tutuştu,yandı gözlerin ateşiyle,

Ateşin iliklere işleyen sevgisiyle…

 

Yürüdü nice yerler/zamanlar geçe,geçe(aşa,,aşa,)

Yer altı dünyasında yolunu seçe,seçe,

Ateşi gül şerbeti yerine içe,içe

Ateş ırmaklarının akışına kapıldı,

Ateş denizlerinin kıyılarına vardı,

Yalçın sıradağların bağrında karar kıldı…

-Denizleri çepçevre sıradağlar kuşattı,

Sıradağları sular köpük bağrına bastı…-

 

Önceden gelenlerle,sonradan gelenlerle,

Yeşillerle,allarla,karalar,mavilerle

Barışık yaşamaya,kaynaşmaya çalıştı,

İşinin güçlüğünün çabuk farkına vardı!

 

Dingin,mutlu,huzurlu bir ortamda yaşarken,

Sanki bir gün başına neler geleceğinden

Haberi varmış gibi düşüncelere daldı,

İçin,için kavruldu yangını biter sandı!

 

Yıllar,yüzyıllar geçti anlamadı,bilmedi,

Yangını azalmadı anbean şiddetlendi…(…yoğunlaştı…)

Nereden geldiğini,nereye gittiğini

Bir türlü göremedi,bir türlü çözemedi…

 

Neden sonra günlerden bir gün bir şey oldu ki,

Ne onun,ne kimsenin aklından geçmemişti!

Sıradağlar öyle bir şiddetle sarsıldı ki,

Her şey biribirine girdi,yer değiştirdi…

-Bunun sebebi neydi nerden bilecekti ki!-

Yakın çevresinde mi,uzak çevresinde mi(…de,….de…)

Olan bir şeyler vardı,bir anlayabilseydi!

Velhasıl artık bir şey dünkü gibi değildi…!

Değişimin önüne geçilebilir miydi?

Kımıl,kımıl kaynayan ateş denizlerinde

Önlenmez bir oluşum başlıyordu belki de!(…herhalde

Bunun sebebi-belki-yukarda olanlardı!

 

Suların kıyısında,dağların çevresinde

Yaşayanlar sınırı aşmaya başlamıştı…

Barış,sevgi,adalet,kardeşlik,huzur varken,

Onlar ruhsuz putlardan medet umuyorlardı,

Zifir karanlıklarla dostluk kuruyorlardı,

Nankörlükte,nefrette ısrar ediyorlardı…

Sultanlar Sultanı’nı gücendiriyorlardı…

 

Bu büyük bir zulümdü kendilerine karşı.

-Haksızlığı ortadan kaldırmak işin başı,

Zalimin gözü şaşı,zulüm zalimin aşı!-

Haklı olarak Cemal gücendi,Celâl’lendi,

Değişmeyen ilâhi yasa devreye girdi.

O’nun yasalarında değişiklik olmaz ki!- (…yoktur ki!)

 

Ve ateş denizleri,ve ateş denizleri

Buyruğu işitince uğultulu medlerle

Yükseldi ürperterek inanan yürekleri…

Diplerden dalga,dalga gelen yüksek sesleri(…çember,çember…

Duyanlar mı yakındı,yoksa duymayanlar mı, gür selenleri…)

O’nun yasalarına aykırı yaşamayı

Matah bir şey sananlar,siz yaşıyor musunuz,

Bu paniğiniz nedir,neden korkuyorsunuz?

 

Bilinen,bilinmeyen gizli,açık sebepler

Yüzünden birbirine arka çıktı alevler…

Damarlarda alev-kan dolaşmaya başladı,

Lâv ırmakları sonsuz kollar halinde aktı,

Otları tutuşturdu,çınarları devirdi,

Gündüz geceye döndü,gece güne evrildi,

Göklerin maviliği kızıllaştı,grileşti,

Yer yerinden oynadı,yörüngeler değişti…

 

Topraklar alev aldı,dumanlar göğe ağdı,

Kıvılcımlar sonsuza öbek,öbek saçıldı,

Ateş kesildi her yer,enginler alev,alev,

Çatır,çatır yarıldı,parçalandı kayalar,

Ormanlar yaprak,yaprak ve kanat,kanat kuşlar…

Kiminin kirpikleri,kiminin canı yandı,

Kuruların yanında-yazık-yaşlar da yandı!

Celâl rüzgarlarıyla darmadağın oldular…

“Elleriyle işlemiş oldukları yüzünden”(1)

Oynattıkları için kayaları yerinden

Sarıldıkları şeyler alındı ellerinden.

 

Ezelden yananları ateş hiç yakar mıydı?

 

Alev-kanın debisi yükseldikçe patlayan

Sonsuz gözeden,sonsuz alev güldü saçılan

Sonsuz sıradağların en yüksek doruğundan…

 

Volkanın uğultusu bastırdı çığlıkları…

 

Siz miydiniz çiğneyen ilâhi yasaları,

Kulak ardı edenler kutlu uyarıları?

-Tutkularına tutsak güneşin çocukları!-

Nerede kaldı sizin insanlık onurunuz,

Hangi yolun yolcusu düşünceniz,duygunuz,

Niçin kesiliverdi sesiniz,soluğunuz?

 

Bunca güzellik varken,niçin kötülüklerle,

Hoyratlık,sevgisizlik,adaletsizliklerle,

Yamulmuş tasavvurlar,çarpık düşüncelerle,

Hileler,desiseler,kahpece düzenlerle,

Hırslar doyumsuzluklar,kinlerle,hasetlerle

Bu kadar içli-dışlı olabiliyorsunuz,

Bunun sonu ne olur düşünmüyor musunuz?

 

Kapılar kapanmadan,tan yeri ağarmadan,

Meleğin solukları gırtlağa dayanmadan,

Nedamet dalgaları eşikleri aşmadan

Kendine gel,kendine yabancılaşmış olan

“Emanet”i sırtına yüklenmekten kaçınan,

Kendini bul yol,yordam nedir unutan insan!

 

Göklerden sarkan İP’e sarılmadığımızdan,

Sarmaşıktan,ayrıktan medet umduğumuzdan

Toprak yarıldı,kaydı ayağımız altından…

 

Kim başıboş brakılmış(2)evren coğrafyasında,

Hangi tekne rotasız zaman okyanusunda?

 

Putlar yerle bir oldu parçalandı,dağıldı,

Ateşin değdiği her şey yeniden canlandı,

Kaktüs bakışlıların,zakkum soluklarıyla

Solmuş güller yeniden sonsuz goncalar açtı,

Bataklıklar kurudu,kirler yundu,arındı,

Hilâl Dolunay oldu,mühürler parçalandı,

Işık-alev kanatlar ardına dek açıldı…

 

Püskürmenin ardından yeni bir Çağ başladı…

(…başlayan Altın Çağ’dı…)

_________________________________________________________

(1):”İnsanların elleriyle işledikleri(günahlar)yüzünden karalarda ve

sularda fesat(bozulma/kaos)meydana geldi.” Âyet

(2):”İnsan(oğlu) başıboş bırakıldığını mı sanıyor?”Âyet


GÜNCEL BEYİTLER

Aptal kutusu değil,Pandoranın kutusu
Sinsi zaman hırsızı,yüreğe beyne pusu

Gönül sultanlığı mı cihan sultanlığı mı?
Ölümsüzün aşkı mı,ölümlünün aşkı mı?

Allah yolunda olan Allah yolunda ölür.
Allah yolunda ölmek mutlak ölümsüzlüktür.

Tarihin akışını değiştirenler kimler,
Taş kesilmiş sineler değil özgür yürekler!

Kadim cahiliyeden andolsun ki bin beter,
Modern cahiliyenin yedikleri naneler.

Pisliğini örtmeye çabalayan kediler,
Pisliğini örtmeyi bilmeyen kedigiller!

"Kendini bişey sanmak" büyük bir tehlikedir,
Gurur,kibir,göşteriş,ilkellik eblehliktir!

İnançsızlık insanın kendine ihaneti
Görememek  varlığı ,iradeyi vahdeti.

"Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir."(1)
Boşversene kardeşim günah dediğin nedir!
________________________________
(1):Hadis

Bu dünyada en büyük şanssızlık inaçsızlık,
En büyük şansı varın siz tahmin edin artık.

Bizim yan  gözle bile dönüp bakmadığımız,
Sizi bukağılara vuran tutkularınız!

Saf,dupduru,riyasız bir aşk yaşamak için,
Vuslat cehenneminde yanmalı için için.("SEVGİLİNİN")

S E L

 

Bir çiy damlası düştü gökten gül yaprağına(…gülün bağrına)

Alacakaranlığın serin dinginliğinde (…dingin serinliğinde)

Kuşlar şölenlerine başladığı demlerde.

İçin,için ürperdi saçından,tırnağına…

Kim ne diyebilirdi gülün mutluluğuna…

 

Ve daha bir coştular hafızın gür sesiyle,

Şafağın cana canlar katan soluklarıyla ,(…iliklere işleyen soluğuyla,)

Toprağa,göğe,suya sinen sıcaklığıyla

Yanan,yandıkça yakan aydınlık çağrısıyla…(…onduran/kurtuluş…)

Gül yürekler titredi sonsuz çiy damlasıyla,

Tutuştu seccadeler akkor göz yaşlarıyla…

 

Tan yeri ağarması gecikti geciktikçe,

Karanlık yoğunlaştı doğu ufuklarında

Anbean ışıyarak açılacağı yerde…

Belirdi gizem yüklü gri,ak,siyah yığınlar

Viyoleden kızıla çalan sonsuzluklarda…

 

İlk şimşek çakışları ardından kulaklarda

Çınladı gümbürtüler camlarda,doruklarda,

Yankılandı yankısız sanılan kanyonlarda,

Ruhun sonsuz boyutlu kristal fanuslarında…

Önceden cisil,cisil rahmet inceliğiyle

Serpilen,serpildikçe ürperen damlaların

Savrulan,savruldukça inleyen kristallerin

-Ki tanıklarıydılar sırlar üstü sırların,(la)

Sonsuz yörüngelerle donanmış evren(ler)in.-

Ardından bir sağanak olanca şiddetiyle

İndirdi ki,göz gözü görmez oldu nedense…

 

İnleyen gül yaprağı darmadağın savruldu,

Dağlar boynunu büktü,kırlar sarardı soldu,

Kuşlar gizlenecek bir kovuk aradı durdu,

Uzak,yakın bedenler birbirine sokuldu…(Sıcak,soğuk…)

 

Pınarlar pınarlarla,çavlanlar çavlanlarla,

Damlalar damlalarla,ırmaklar ırmaklarla,

Denizler denizlerle,gözeler gözelerle

Kaynaştı,yerden göğe yükseldi uğultular,

Taştı yataklarından okyanuslar,ırmaklar,

Damarlarla buluştu kör kuyular,kaynaklar,

Önlerine çıkan ne varsa yıkıp,yuttular

Sonsuz periyodlarla yuvarlanan dalgalar…

 

Mukavvadan maketler gibi yerle bir oldu

Gökdelenler,köprüler,barajlar,yüksek surlar,

Sekoyalar,çimenler,çınarlar,ıhlamurlar,

Şakayıklar,zambaklar,orkideler,lotuslar,

Tahtlar,taçlar,sütunlar,maskeler,madalyalar,

Karıncalar,arılar,kelebekler,kartallar,

Güvercinler,serçeler,bülbüller,albatroslar,

Kadillaklar,fiatlar,mercedesler,volvolar,

Arslanlar,tosbağalar,ceylanlar,kangurular,

Kubbeler,şerefeler,dev kuleler,şatolar,

Çalımından yanına varılmayan saraylar,

Broşlar,çelik kasalar,avizeler,fıçılar,

Elmaslar,pırlantalar,astraganlar,yakutlar…

 

Haykırışlar,çığlıklar,inleyişler,susuşlar,

Kokudan,şaşkınlıktan donuveren bakışlar,

Utançtan,pişmanlıktan duruveren yürekler…

 

İnsanın saygınlığı,gücü,kibri,gururu,

Göğsünü gere,gere savunduğu onuru,

Velhasıl onu “insan” yapan moral değerler

-Zenginleştiren sesler,renkler,soylu duygular…- (…çizgiler…-)

Mahşeri hengamede iki paralık oldu…(…eridi,tuz-buz…)

 

Bu olan bitenlerin bir sebebi yok muydu? (…sebebleri…)

Kim göz ardı etmişti doğa yasalarını?

Kendisine yaptı&##287;ı en büyük haksızlığı

-İnancın ışığını söndüren bağnazlığı.-

Yoksa bilmiyor muydu,yoksa görmüyor muydu?

İnsan insanlığını inkâr mı ediyordu?

 

“Elleriyle işlemiş oldukları yüzünden(1)

Karalarda,sularda oynadı yer yerinden.”

_________________________________________

Sûre Rûm(30):Âyet:41

 

Dengesi bozulanlar,dengeleri bozanlar…

Kuruların yanında yaşlar da tutuştular,

Cehennem sellerine onlar da kapıldılar…

 

Gitgide uzaklaşan insan öz benliğinden

Habersiz evrendeki yerinden,değerinden.

Tutkularına tutsak olduğundan belki de

Güller goncalaşmıyor,çiçek açmıyor dallar

Mevsimler üstü,sonsuz gönül bahçelerinde,

              Uykusuzluk akıyor çapaklı gözlerinden… (Mutsuzluk püskürüyor…)
(Uykusuzluk akıyor…)

 

Bu seller bir şey değil,bir gün gelir geçerler,

Bir gün gelir silinir bıraktıkları izler.

İnançsızlık seline kapılmışsa toplumlar

Şafaklar sökmez olur,ışımaz karanlıklar.

O selleri önleyen ancak tek bir şey vardır,

O da içten,katıksız,dosdoğru bir inançtır,

Karanlıkları delen,aydınlatan yıldızdır.

O yıldızı bağrında taşıyan müslümandır.

(Müslüman o yıldızı bağrında taşıyandır.)

 

Onlar için dökülen riyasız gözyaşları

Aştı yüksek sedleri,fetihsiz dorukları,

Dalga,dalga sel oldu varlık ovalarında,

Besledi kurumaya yüz tutmuş pınarları,(..vahaları,)

Mazlumlar yelken açtı vuslat ummanların(d)a,

Dolunay’ın yumuşak,müşfik aydınlığında…

 

Gözyaşı ırmakları karışınca sellere,

Sellerle kaplı yerler dönüştü gülşenlere…

Gülşenlerden derilen gülleri gülsüzlere

Sundular gül çocuklar gülşen tebessümlerle…

Gül kokulu çocuklar koşuştu ötelere,

Nişanlı güvercinler kanat vurdu göklere,

Göklerin kapıları açıldı sevenlere,

Sevenler mutluluğa kandılar Sevgili’yle…(…koştular ölesiye.)

09.01-01.02.2011

 

KIYAM ET !

 

Kıyam et zalimlere ey mazlum kardeş kıyam!

Gemi azıya aldı Nemrutlar,Firavunlar…

Egolarını ilâh edinen şarlatanlar,

Büyüklük kompleksinden muzdarib cüce devler,

Aydınlıklara düşman karanlık bakışlılar…

 

Ayaklara,ellere vurulan bukağılar

Bir gün gelir çözülür,parçalanabilirler,

Nasıl çözülebilir yüreğe vurulanlar,

Nasıl aydınlatılır zifiri karanlıklar…?

 

Sen elini kolunu bağlar,boyun bükersen,

Kuzu,kuzu oturur sesini yükseltmezsen,(…çıkarmazsan,)

Zalim insafa gelir ümidini beslersen, (..belki diye beklersen,)

Kudret Eli uzanmaz öteler ötesinden…

 

Ölüm bahçelerinden kor güller deremezsen,

Tutsaklık bukağısı çözülmez yüreğinden,

Özgürlük ateşini içinde yakamazsın.

Özgürlük ateşini içinde yakamazsan,

Ölümsüzlük yolunda bir adım atamazsın,

Rahman’ın Huzur’una ak yüzle çıkamazsın…

 

G Ü N C E L  B E Y İ T L E R

 

Ey tarih yazan Millet,tarih okumaz oldun!(1)

Kimliğini unuttun,kuru bir yığın oldun.
 

***

Dünyayı ahirete yeğleyen yeğleyene,

Temiz çamaşırları kim koydu şu leğene?

***

Bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrarlayan

Taş kafalı aydınlar(!) uzak olsun toplumdan!

***

İmajınız kurusun imaj kumkumaları,

Kaypak İmaj Çağı’nın maymun maskaraları!

***

En kolay işi yapan eleştirikolikler!

Ortaya koyduğunuz yapıtlar(!) neredeler?

 

***

Zakkum tebessümlerin kıskançlık nöbetleri!

Yürek burgaçlandıran entel muhabbetleri!

***

Bilmediği bile bilmeyen çok bilmişler!

Lafazanlığı sohbet sanan çatal dilliler!

***

Koltuksuz tiyatronun perdesiz sahneleri,

Ucuz kahramanların gövde gösterileri!

***

Malzemesi “sansasyon” tuhaf,politik tipler,

“Devlet adamlığı”nın teğet geçtiği çember!

***

___________________________________________

(1): Alev Alatlı’nın bir makalesinden.

 

G Ü N C E L B E Y İ T L E R - II

 

Entel,mentel geçinen süper-kültür cahiller!

İğnenin deliğinden deveyi geçirenler!

***

Toplumun,bireylerin altını oyan fitne!

İşsizlik ve yoksulluk ucu zehirli iğne!

***

Dehşetle ürpertiyor,ruhumu kavuruyor,

İnançsızluk sendromu İnsan’ı çürütüyor!

***

Ne övgülere aldan,ne yergilerden utan!

Yolunu şaşırmazsın frekansını bozmazsan.

***

Yol gösterenler idik,yol gösterilir olduk,

Kendi silahımızla sırtımızdan vurulduk.

***

Bizi bizden ayıran,uzaklaştıran nedir?

Hangi sinsi emeller güzel görünmektedir?

***

Bireysel ve toplumsal bir travma yaşıyoruz,

Bize şifa verecek Hekim’i görmüyoruz.

***

Kimlik erozyonuna uğramış bir toplumuz,

Allag selamet versin,eğri-büğrü yolumuz.

 

G Ü N C E L B E Y İ T L E R -III-

Baltayı taşa vuran acemi oduncular,

Bilmeden Kopmaz İp’in ucunu kaçıranlar.

***

Devlet adamlığına nedir en doğru kriter?

Değil herhalde bizim çağdaş karikatürler!

***

Bu kadar kolay günah işleyen bir toplumda

Sapla,saman karışı fitne ambarlarında!

***

Eller doldurulurken,yürekler boşalıyor,

Karanlık bastırıyor,aydınlık direniyor…

***

İffetsizliğin övgü konusu yapıldığı

Bir çağda yaşamanın hazzı büyük bayağı!

***

Günlük martavallarla uyutulan yığınlar,

Kaşla göz arasında elden çıkarılanlar.

***

Törenler,madalyalar,unvanlar diplomalar,

İnsanlık okulundan mezun olamayanlar…

***

Değişen pek bir şey yok,hep aynı teraneler,

Ciddiyet kumkuması bilgiçler,gevezeler.

***

G Ü N C E L B E Y İ T L E R -IV-

 

Niçin bir türlü mutlu olamıyor insanlar?

Onlar kendilerinden,O’ndan uzak kalanlar…

***

Kuru nutuklar atan kuru kafa hatipler!

Onları ağızları üç karış diyenler!

***

Bu sancılar büyük bir değum(ş)un habercisi.

Sedef içinde gizli yüzyılların incisi.

***

Uhrevi(!)kafaların dünyevi hesapları!

“Beyaz Müslümanlar”ın buğulu hayatları.

***

Bu insanlar kaç yüzlü,kaç yürekli Allah’ım!

Yitirdiği şeyleri nasıl kazandıralım?

***

Değişen hiçbir şey yok,eski tas,eski hamam,

Tellâklar,müşteriler memnun hayatlarından.

***

Siyaset sahnesinin inmeyen perdeleri,

Ciddi komedyenlerin,gayri ciddi rolleri!

***

İnsanlar iki şeyin peşinde;şehvet,para!

İkisi de insanı toslatırlar duvara!


İSLÂM VE MÜSLÜMAN
ŞİİRİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN


NOSTALJİ – II

İçim yanıyor içim,kavruluyor yüreğim,

Gözlerim biber biber,gözlerim sicim,sicim…

Düşlerime giriyor yitirdiğim günlerim,

Dupduru çocukluğum,hüzünlü ilk gençliğim…

 

Taptaze yosun kokan,özgür kanatlar konan

Bir zamanlar turkuvaz mavisiyle okşanan (…boyanan)

İmbatlı kıyılarda,granit kayalıklarda

Her adım atışımda,her soluk alışımda

(Bu gerçek değil,sanal bir yürüyüş aslında!)

Beton bloklar altından gelen çığlıklarını,

Bakımsız koruluktan gelen yankılarını

Duyuyorum coşkulu,mahzun ilkgençliğimin,

Akıllı kefallerin,baba sinavritlerin,

Besili levreklerin,narin karideslerin…

 

Martılar küstü,yosun kokuları yok oldu,(…nerede?)

Atadağ yamacından güneşin doğuşunu

Seyrederken yüreğim pır,pır etmiyor artık.

Martıların tiz,içe işleyen seslerini (…yürek burkan çığlıklarını )

Doklardan yükselen tok çekiç,balyoz sesleri

Aldı,çamur deryası haline getirilen (Bastırıyor…)

Darmadağın edilen sahillerde gezinen

Sevgililer hicranı iliklerinde duydu.

Cömert Sepetçik Koyu hırsın kurbanı oldu,

Kadim,sadık dostumuz Fener büktü boynunu.

 

Nasıl bir doyumsuzluk,acımasızlıktır bu,

Kibirdir,bencilliktir,bir saygısızlıktır bu? (…düşüncesizliktir…)

 

Dev ro-ro’lar kapladı,karattı ufkumuzu,

Kruvaziyer rüyası bir gün gerçek olur mu?

  

Marina alış-veriş merkezimiz gerçekten

Büyük başarılara(!) imza attı şimdiden!

Özellikle geceler iğne atacak yer yok,

Tıklım,tıklım marketler,restoranlar,kafeler,

Hıncahınç mağazalar,barlar,bilmem nereler…

Yüksek kiracıların keyfine diyecek yok!

-Bakalım ne olacak kış bastırınca artık!-

Dünyalık kazanç hırsı,üretmeden tüketmek,

Kaldıracağından çok fazlasını yüklenmek.

-Oldukça akıllıca bir davranış doğrusu!-

(İnsanoğlu tutulmuş tüketim hummasına,

Neredeyse kusacak kuştüyü yastığına!)

 

Harcama,görgüsüzlük yarışında züğürtler,

Gurur,kibir,gösteriş ikliminde elitler(!)…

Bunun gerçekliğine nasıl da inanmışlar,

Sanal albenisine nasıl da kapılmışlar

Tek dünyaya hapsolmuş özgürlük(!) tutsakları,

Binek,kadeh,kariyer,ödül bağımlıları…

İğreti tebessümler,zoraki kahkahalar,

Elmas taşlı yüzükler,kolyeler,tenezzühler,

Mutluluklar ardına gizlenen mutsuzluklar…(Yapay mutluluklarla

Değerli değersizler,değersiz değerliler, örtülen…)

Dengesiz dengeliler,dengeli dengesizler…

 

Yeryüzünde,evrende milyonlar bulamazken

İçecek bir tas soğuk çorba,bir yudumcuk su,

Günde en az üç,dört,beş öğünlük ziftlenmeyi

İçine sindirenler hangi yolun yolcusu,

Kursaklarından nasıl geçer koca lokmalar?

(Paylaşmaktan kaçınmak bencillik,utanç,zillet,

Milyonlar aç inlerken tıka-basa ziftlenmek!)

Ne olur kaş çatmadan,dudak bükmeden önce

Bir düşünün modernler nedamet neye yarar

Can boğaza gelince,can boğazdan gidince…

  

Uygarlık,modern yaşam hiç kuşkusuz güzeldir,

Güzelliğe çirkinlik maskesi takmak değil…

Başıbozuk,kuralsız yaşamak mıdır yani?

Bizim anladığımız –ne yazık ki-bu değil!

Medeniyet dengedir,estetiktir,sevgidir…

 

Velhasıl efendiler,hanımlar şu gerçek ki; (Sözün özü hanımlar…

Sözün gücü olacak yengin çıkacak yine, efendiler,şudur ki;

Üstün gelecek olan gücün kara sözüne… (…kara gücün…)

 

İnsanoğlu dönecek yitirdiği özüne…  

10-12 Recep 1431

22-24/07/2010

Çeşme

 

Ü Ç  A Y L A R
 

Rahmet sağanakları indirdi indirecek,

En çorak toprakların beklediği gün geldi,

Cennetin kokuları gürleştikçe,gürleşti.

Ekilen tohumların ürününü devşirmek

Puanları eksiden,artılara çevirmek…(…artıya çevirecek.)

 

Şerefli,nurlu,ulvi iklimlere erişmek,

ALLAH’ın rızasını kazanmayı dilemek

Beratını alanlar için ne büyük nimet.(emek.)

ALLAH’ın Resul’ünün sevdiklerini sevmek

Ne büyük bir mutluluk,ne onur,ne muhabbet…

 

Ruhları hamlığından kurtarabilmek için

Ateş çemberlerinden geçirmek gerekmez mi?

Masiva gayyasından,mavera göklerine (iklimine)

Açılan kapılardan herkes geçebilir mi?

Zakkum bahçelerinden güller derebilmenin

Anlatılmaz hazzına her can erebilir mi?

Ne kadar güç Müslüman-insan-kul olabilmek…(kalabilmek)

K E R V A N S A R A Y

 

Kervansaray yıllardır,çağlardır süre gelen

En hüzünlü/acılı günlerden kurtuluyor,

Ruhundaki sancılar sevince dönüşüyor.

Varislerinin kadir bilmezliği yüzünden  

Aldığı yaraları kapanıyor,onuyor.  

Neredeyse başına çökecekken gök kubbe,

Sonsuzluğa açıyor ışıltılı bağrını,

Alev,alev başıyla,turkuaz gözleriyle…  

Renkler,sesler,ışıklar sonsuz bir armoniyle

(menevişlerle)

Açılarak iç,içe kuşatıyor çağları…

Yükseliyor anbean umudun yankıları…

 
KATLİAMA ÖFKE!

Rabbim!Bu nasıl bir kin,nasıl bir düşmanlıktır,
İnsanlık denizinde nasıl dibe dalıştır...?
Nasıl bir utanmazlık,nasıl bir haksızlıktır...
Silahsız,savunmasız insanların bağrına
Sıkılan kurşunların sıkanların canına
Okuyacağı günler uzak değil,yakındır...
Alçakça saldırıyı yapanlara bir bakın!
Adaletin,şefkatin,özgürlüğün,barışın,
İnancın,aydınlığın,topyekün insanlığın
Yüreğine saplanan kanlı eller kurusun!
Cürmü kadar yer yakar sanılan çılgınların
Yaptığınıa "dur!" diyen yok mu Allah aşkına!
Olmaz olur mu!İşte kınayan,kınayana...!
O yine bildiğini okuyor fütursuzca...
-Yüce Yargılamayı hiç mi düşünmüyorsun,
Ne yüzle çıkacaksın Hakim'in Huzuru'na...?
Nerede müslümanlar?İnsanlık neredesin?
Sesiniz,soluğunuz niçin,çıkmıyor,niçin...?
Onlardan önemsiz mi(!) aymazlığımız bizim!

Gazze...Acılı yurdu yiğit muztazafların...
Gazze...Sonu olacak onulmaz bağnazlığın...

 

TESBİTLER/ DOKUNUŞLAR

Birkaç yıl önce yazdığım bir makalede,artık siyasi/politik içerikli konulara girmek istemediğimi,girmeyeceğimi belirtmiştim.(Aslında bazı şiirlerimde siyasal/toplumsal boyutların/bölümlerin bulunması zaten kaçınılmazdı.)

Ama Ülkemizde ve dünyada öyle şeyler oluyor,kalabalıklar öylesine iğrenç yalanlarla/oyunlarla oyalanıyor,aldatılıyor ki,daha fazla susmanın doğru olmayacağına kanaat getirerek,olanca iyi niyetim,inancım ve naçizane 45 küsur yıllık okumalarım ve gözlemlerim doğrultusunda bazı tesbitleri ve dokunuşları dile getirmeyi,-karınca,kaderince bazı kardeşlerimi de uyarmak,bir özeleştiri yapmak-niyet ve amacıyla kendime bir vicdan borcu olarak ittihaz ettim.

Kuşkusuz bu tesbitler ve dokunuşlar,sadece günümüz dönemiyle sınırlandırılmamalı,yakın geçmişten süre gelen sorunların da göz önünde bulundurulması gerçeği unutulmamalı,göz ardı edilmemelidir.

Beni asıl hüzünlendiren,utandıran hatta kahreden bu yanlışları yapanların “Müslüman”(geçmişte de,bugün de)kimliğiyle ortaya çıkmış olmalarıdır!

İşte o tesbitler ve dokunuşlardan ilk aklıma gelenler…

1)-Zina(gayrimeşru,nikahsız ileri derece ilişki)yasal olarak suç olmaktan çıkarılmıştır.

2)-Devletin en üst kademelerinden,en alt kademelerine kadar akıl almaz bir israf ve gösteriş söz konusudur.Dünyanın en zengin ülkelerinde dahi bu kadar “makam aracı”yoktur!Bu israfın halka yansımasını günde 10.000.000(on milyon) ekmeğin çöpe atılması olarak örnekleyebiliriz.Örnekleri –her alanda-çoğaltmak mümkündür.Beldemizde bile bir ekmek alamayacak kadar güç durumda olan onlarca insan bulunmaktadır.
(Yurt dışında –Norveç ya da İsveç olabilir-çalışan bir arkadaşım bulunduğu şehrin hanım valisinin makamına bisikletle gidip geldiğini anlatmıştı bana.)

Bir de kolay zengin olmanın yollarını bularak kısa zamanda hayatı değişen ve tam bir “sonradan görme psikolojisi” içinde hareket eden bazı kesimler vardır ki halleri gerçekten yürekler acısıdır,ibret vericidir.

3)-Yabancı bir şirket tarafından işletilen Gümüşhane’deki altım madeni alanında 1 ton topraktan 126 gr altın çıkarıldığı halde 10 gr gösterilmekte,1 milyar dolar kazanılmasına karşılık sadece 20 milyon dolar vergi verilmektedir.Oysa gerçek kazanç bunun en az on katıdır.Diğer maden işletmelerinin de durumu bundan farklı değildir.

4)-İç ve dış borçlar,cari açık Cumhuriyet tarihinin en büyük meblağına ulaşmıştır.(Bugüne kadarki toplam borçları geçmiştir diyen ekonomistler vardır.)

5)-Yurdumuzdaki bankaların dünyadaki ekonomik bunalımdan en az etkilenerek,en çok kar ettikleri bir dönem yaşadıkları söylenmiştir.Kapitalizmin mabedleri olan bankaların-sermayelerinin-% 70-80’ninin yabancıların elinde olduğunu hatırlatmak, kazanılan paranın kimlerin cebine gittiğini anlamak için yeterlidir sanıyorum.Borsanın durumu da aynıdır.Yatırım olarak Türkiye’ye girdiği söylenen milyar dolarların da büyük bir bölümü-belki de tamamı-istihdam ve üretim için değil paradan para kazanmak için yapılmaktadır maalesef.

 6)-Yüklü miktarlardaki birikimini bankalara faize yatıranlardan,astronomik futbol transferlerinden beş kuruş vergi alınmazken,seyyar satıcıdan,emekliden,emekçiden,memurdan,küçük esnaftan kazancının/maaşının yarısına yakın vergi alınmaktadır.%50’lere varan kayıt dışı ekonomi kontrol ve denetim altına alınamamakta,bu yüzden milli servete katılması gereken trilyonlarca lira vergi kaçakçılarının cebine girmektedir.

7)-İşsizlik had safhadadır.Ve bir çare bulunamamaktadır.Y.okul mezunları asgari ücretle çalışmaya razı olmakta,işverenler de bu fırsatı kurnazca değerlendirmektedir!

8)-Fuhuş,uyuşturucu kullanımı ilkokul çağlarına kadar inmiş,entest(aile içi ilişkiler),çocuk kaçırma olayları inanılmaz oranlarda artış göstermiştir.

9)-İntihar olayları %35 artmıştır.Gasp,soygun,adam öldürme v.b.suçlarda ürkütücü rakamlardan söz edilmektedir.

10)-Şans oyunları(kumar da diyebilirsiniz),spor-toto,loto,iddia,milli piyango (emeksiz kazanç) % 34 oranında artmıştır.

11)-Milli servetin temel taşları(kaynakları)olan en büyük tesisler(KİT’ler) (içlerinde kar edenler de dahil olmak üzere)değerinden çok daha düşük bedellerle elden çıkarılmış,yabancılara kaptırılmıştır.

12)-Terörle mücadelede altıyüz milyar dolar harcandığı halde bugüne değin kesin bir sonuca varılamamış,başarıya ulaşılamamıştır.(Bu meblağın yarısından çoğu başka işler için harcanmıştır!)

13)-IMF’nin gelirlerinin % 60’ı Türkiye’nin ödediği faizlerden elde edilmektedir.(Geçmiş dönemlerle birlikte ödenen faiz bir buçuk trilyon dolar olarak belirtilmektedir.)
(Maden rezervlerimizin ekonomik değerinin de bu civarda olduğu tahmin edilmektedir.)

14)-Her ile üniversite açıldığı,ancak öğretim/öğrenim düzeyinin dünya standartlarının çok altında kaldığı,hiçbir üniversitemizin dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına giremediği,bilim adamı/öğretim üyelerimizin okuma,araştırma alışkanlıklarının pek olmadığı-pek azı dışında-dünya çapında bilimsel başarılar elde edemedikleri de bir gerçektir.(Üniversite mezunlarının iş bulamamaları da ayrı bir sorundur.)

15)-İstihdam/üretim/tüketim dengeleri tam/sağlıklı olarak kurulamadığından ekonomi bir türlü istikrara kavuşamamakta,rayına otur(tula)mamaktadır.

16)-Sam Amca’nın başımızın üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi sallanmasına engel olunamamakta,aksine emperyalist emellerine bizi de alet etmesine göz yumulmaktadır.

17)-Suni,yüzeysel gündem oluşturularak,toplum(kalabalıklar) asıl sorunlardan uzaklaştırılmakta,özellikle futbol,aşırılıklar içeren eğlenceler v.b.aktivitelerle beyinler/yürekler uyuşturulmakta,karartılmakta,düşünmeyen,hissetmeyen yığınlar daha kolay yönlendirilmekte, yönetil(ebil)mektedir.

18)-Rekorlar kıran alkollü içki tüketimine bağlı olarak ani ölümlerde ve trafik kazalarında patlamalar yaşanmaktadır.

19)-Tarım,hayvancılık v.b alanlarda büyük gerilemeler görülmektedir,yaşanmaktadır.Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye’nin buğday,pamuk,et ithali utanç vericidir.İthal edilen hayvanlara domuz yemi yedirildiğinden domuz DNA’sının etlerine karıştığı uzmanlar tarafından dile getirilmektedir.Dünyanın en pahalı eti Yurdumuz’da satılmaktadır.

Benim aklıma-şimdilik-gelenler bunlar…Daha başka konular da mutlaka vardır,okuyuculardan yardım bekliyorum…

Sağlık,emeklilik,ulaşım(hızlı tren,duble yollar,metrolar v.b.),dış politika…alanlarında olumlu çalışmalar yapıldığı da bir gerçektir…Ama yapılan yanlışlar ve verilen zararlar yanında bunlardan söz edilmeye değer mi bilmiyorum.

Ben de her vatandaş gibi ülkemin dünyada hak ettiği onurlu,etkin,saygın yerini almasını,yurttaşlar arasındaki korkunç uçurumların,(gelir dağılımı,eğitim,barınma,beslenme,giyim-kuşam,sağlık,seyahat,fırsat eşitliği…v.b)adaletsizliğin ortadan kaldırılarak mutlu,huzurlu,barış,kardeşlik,dirlik-düzenlik içinde sağlıklı,dengeli bir yaşama kavuşmasını yürekten diliyorum.

Her şeye rağmen geleceğe iyimserlikle,ümitle bakanlardanım.

Yurttaşlar-ve topyekün insanlık ailesi-dibe vurduğunun farkına varacak ve kendine(özbenliğine,yitirdiği değerlere)yeniden dönecektir,kavuşacaktır.

Biz de iyi niyetli,dürüst…yurttaşlar/insanlar olarak her şeyi devletten/başka- larından beklemek yerine,üzerimize düşen yurttaşlık/insanlık görevlerimizi her alanda-içtenlikle,hakkıyla- yerine getirme yükümlülüğünü ve bilincini kuşanmalıyız.

O günlere en yakın zamanda ulaşmak dilek ve arzusunu taşıyan ve olanca iyi niyetiyle,inancıyla sahip olduğu maddi/manevi imkanlarını /argümanlarını bu yolda seferber eden herkese selam olsun…Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun…

Kalın sağlıcakla…


KURBAN SONESİ(1)

 

Al takva bıçağını çal nefsin boğazına

Aksın kokusuz kanı hiçlik denizlerine.

İçindeki hayvanı-incitmeden-boğazla

Kavuşsun tutsak canın mutlak özgürlüğüne.

 

Kıyam et adanmışlık ruhuyla ilâhlara.

Kibriyle,gururuyla,kini,bencilliğiyle

Benliğinin tutsağı olmuş zavallılara

Makam,mansıp,para pul,mal tiryakilerine.

 

Suskunluk haykırıştan etkilidir çoğu kez.

Sen de suskunluğunla frekanslar üstü bir ses

Olarak zamanları/mekanları dillendir.(gönendir.)

 

Bir adım geri atma alem karşı çıksa da

Ahrette bayram yapar kurban olan dünyada.

Ey adanmış ruhlar,en güzel son sizlerindir.

_________________________________________________________

(1):M.İslâmoğlu’nun “Adayış Risalesi”ndeki görüş ve yorumlarından

yararlanılmıştır.

GÜNCEL BEYİTLER

Entel,mentel geçinen süper-kültür cahiller!

İğnenin deliğinden deveyi geçirenler!

 ***

Toplumun,bireylerin altını oyan fitne!

İşsizlik ve yoksulluk ucu zehirli iğne!

  ***

Dehşetle ürpertiyor,ruhumu kavuruyor,

İnançsızluk sendromu İnsan’ı çürütüyor!

  ***

Ne övgülere aldan,ne yergilerden utan!

Yolunu şaşırmazsın frekansını bozmazsan.

  ***

Yol gösterenler idik,yol gösterilir olduk,

Kendi silahımızla sırtımızdan vurulduk.

 *** 

Bizi bizden ayıran,uzaklaştıran nedir?

Hangi sinsi emeller güzel görünmektedir?

 ***

Bireysel ve toplumsal bir travma yaşıyoruz,

Bize şifa verecek Hekim’i görmüyoruz.

 ***

Kimlik erozyonuna uğramış bir toplumuz,

Allah selamet versin,eğri-büğrü yolumuz.

***

Baltayı taşa vuran acemi oduncular,

Bilmeden Kopmaz İp’in ucunu kaçıranlar.

***

Devlet adamlığına nedir en doğru kriter?

Değil herhalde bizim çağdaş karikatürler!

***

Bu kadar kolay günah işleyen bir toplumda

Sapla,saman karışı fitne ambarlarında!

***

Eller doldurulurken,yürekler boşalıyor,

Karanlık bastırıyor,aydınlık direniyor…

***

İffetsizliğin övgü konusu yapıldığı

Bir çağda yaşamanın hazzı büyük bayağı!

***

Günlük martavallarla uyutulan yığınlar,

Kaşla göz arasında elden çıkarılanlar.

***

Törenler,madalyalar,unvanlar diplomalar,

İnsanlık okulundan mezun olamayanlar…

***

Değişen pek bir şey yok,hep aynı teraneler,

Ciddiyet kumkuması bilgiçler,gevezeler.

***

Niçin bir türlü mutlu olamıyor insanlar?

Onlar kendilerinden,O’ndan uzak kalanlar…

***

Kuru nutuklar atan kuru kafa hatipler!

Onları ağızları üç karış diyenler!

*** 

Bu sancılar büyük bir değum(ş)un habercisi.

Sedef içinde gizli yüzyılların incisi.

*** 

Uhrevi(!)kafaların dünyevi hesapları!

“Beyaz Müslümanlar”ın buğulu hayatları.

***

Bu insanlar kaç yüzlü,kaç yürekli Allah’ım!

Yitirdiği şeyleri nasıl kazandıralım?

***

Değişen hiçbir şey yok,eski tas,eski hamam,

Tellâklar,müşteriler memnun hayatlarından.  

***

Siyaset sahnesinin inmeyen perdeleri,

Ciddi komedyenlerin,gayri ciddi rolleri!  

***  

İnsanlar iki şeyi peşinde;şehvet,para!

İkisi de insanı toslatırlar duvara!

***

ALLAH  ile aldatmak en büyük zulüm,kahır,

Allah ile aldatan kimdir,hangi soydandır?

***

Dünyevi başarılar nefsin oyunudurlar,

Gözleri boyayıcı,hep aldatıcıdırlar.

***

Para kazanmak için hiçbir çabam olmadı

Çünkü "başarı" ölçüm "iyi insan olmak"tı.

***

Pazara çıkarılan iplikler kapışıldı ,

Temiz(!) çamaşırları asacak ip kalmadı!

***

Karnımızı doyurmak için çırpınıyoruz,

Gönlümüzü doyurmak için ne yapıyoruz?

***

ALLAH'ın-belki-en çok sevdiğ şey affetmek!

En çok beklediği şey bizlerden,samimiyet!

***

Beyinler susam kadar,Kaf Dağı'nda burunlar,

Selam olsun sizlere bakarkör açık gözler!

***

El-etek öpe,öpe aşınan ağızların,

Tanıklığı geçerli olur mu bugün,yarın?

***

Yalanlar,kıskançlıklar,fitneler,yolsuzluklar,

Bireysel çürüyüşler,toplumsal erozyonlar!

***

Belirlediğin hedef çok kısa be kardeşim!

Sonsuzluğun yanında nedir ömür dediğin!

***

Müslümanlar o kadar uzaklar ki Kitap'dan,

Neredeyse halife olacak bir lafazan!

***

Dipsiz çöp sepetinin kapağını açtılar,

Genzileri yakmaya başladı gür kokular!

***

Tahtaravelliden de kararsız benlikleri,

Kırık dalga boyları üreten beyinleri!

***

"Müslüman"olmamaktan daha büyük bir kayıp,

Var mıdır bir kul için daha büyük bir ayıp?

***

ALLAH selamet versin,müslümanlara bakın!

Kimlerin ardısıra koşuyor akın,akın!

***

ALLAH'ı gündeminden çıkaran çıkarana,

Aldanış batağına saplanan saplanana!

***

Müslüman adaletin,özgürlüğün simgesi,

Geçmişin geleceğin mucizesi,dengesi.

***

İhramlı kefenlenmiş ölü gibi olmalı,

Ömür boyu ihramı taşırca yaşamalı.

***

Müslüman müslümana düşürülüyor,dikkat!

Küfrün oyunlarına gelmek büyük hamakat!

***

ALLAH'ın "bak-gör" dediği yerden bakamayanlar,

O'nun yaptıklarından birşey anlayamazlar!

***

Hiç kimsenin fikrine saygı duymuyorsunuz,

Nasıl bu kadar "uygar" olabiliyorsunuz?

***

ALLAH'ı hoşnut etmek insanları etmekten,

Çok daha kolay eğer sevmesini bilirsen!

***

Aklın kılavuzluğu ne kadar güvenlidir?

Öteler ötesine geçmek gönül işidir.

***

Paylaşmayı bilmemek,bencillik,utanç,zillet!

Milyonlar aç inlerken dört,beş öğün ziftlenmek!

***

Beşer'i tutsak almış evrensel enaniyet,

Özgürlüğe çağrıyor ölümsüz medeniyet!

***

Çirkin politikanın yamru-yumru tipleri,

Güncel müslümanların traji-komik halleri!

***

ALLAH'tan Peygamber'den başkasına bağlanan,

Su çekmeye çalışan bir ama kör kuyudan!

***

Sevgiler sevgisini tadanlar bu dünyada,

Hiçbir sevgiyle kanmaz,doymaz ne yapılsa da!

***

Nelerle uğraşıyor şu devlet adamları(!)

Ellerinde kalıyor ne varsa tuttukları!

***

Her hangi bir can için can verebiliyorsan,

ALLAH için verecek birşeyin yok mu insan?!

***

Siyaset sahnesinin inmeyen perdeleri,

Ciddi komedyenlerin,gayri ciddi rolleri!

 

EVRENSEL UTANÇ : GAZZE

 

Uykusuzluk yoldaşım bugünler / gecelerde

Gözlerimin önünden gitmiyor,düşlerimden

O yüzler,o bakışlar,o çığlıklar içimde

Başka ses duymaz oldum onların seslerinden

Yangınlar gürleşiyor sızlayan yüreğimde.

Duran kalpler,kapanan gözler,susan ağızlar,

Devrilen şerefeler,çöken yüksek çatılar,

Işıkların üstüne abanan karanlıklar,

Acemice darbeler yeryüzü tuvalinde…

 

Olan bitenler yalnız mazlum Gazze'de değil!

İnsanlığın çatısı çöküyor oyun değil!

İnsanlığın gözleri körelmiş yalan değil!

Pencerelerde sönen yalnız ışıklar değil

Barışın ışığı da soluyor ufuklarda,

Dualar birleşiyor dudaklarda,ruhlarda.

 

-Problemin çözümü zor ufuksuz akıllarla,

Kapalı kapıların ardında masalarda...-

 

Bu nasıl bir vicdandır sızlamaz kanamaz mı?

Bu nasıl bir yürektir,korkmaz mı utanmaz mı?

Yaradan'ın verdiği canı insan alır mı?

Mazlumların ahları kanı yerde kalır mı?

 

Güvercinler uçarken mevsimsiz kuşaklara,

Akbabalar gömülür yankısız kanyonlara…

 

Bu utancı yüklenmek,taşımak kolay değil!

Bu günahtan tövbeyle kurtulmak mümkün değil!

Sultan'ın huzuruna çıkmak oyuncak değil!

 

Sözün-Kelâmın- gücü mutlak yengin çıkacak(galip gelecek)

Gücün sözünü(n) er-geç defterini dürecek(yeryüzünden kovacak)

 

Kini dinin yerine koyanlar boğulacak

Onun bataklığının sonsuz burgaçlarında,

Kan kokan elleriyle kendi sonlarını da

Hazırlayanlar onlar,o çılgınlar olacak!

Onlardan bahtsız değil onları kışkırtanlar,

Gün gelecek çok pişman,çok mahcup olacaklar!

 

Ümmetin suskunluğu BİRLİK’ten uzaklığı

Kahreden bir gafletin taşınmaz ağırlığı!

 

Uzun,geceler uzun,şafak kolay sökmüyor

Gece ne şafaklara gebe,sancı büyüyor…

Dolunay ufukları bürüdükçe bürüyor.

Gözyaşı ırmakları kıyısız ummanlara

Iğıl ığıl akarken taşıyor kıyılara.

Nergisler papatyalar,güller aşkla sabırla

Derilecekleri o “kutlu an”ı bekliyor…

 

Zaman,zamansızlığın yollarını gözlüyor…

 

ERGENEKON DESTANI ( ! )

 

Destan yazıyor destan,bizim aklı evveller

Yaptıkları işlere ne akıl ne sır erer.

Vatan elden gidiyor bir şeyler yapmak gerek.

Başımıza çok çorap ölecek gericiler!

 

Atatürk olmak için yetmez ona özenmek!

Yurt,insanlık aşkıyla çarpmıyorsa bir yürek

Bir mermi boyu bile yol alamaz aslında,

Kendini erişilmez bir yarışçı sansa da.

 

Bir yanda yurt severler(!),bir yanda sevmeyenler,

Bir yanda güvercinler bir yanda köstebekler,

Bir yanda kel kartallar,bir yanda albatroslar.

 

Efsanevi yiğitler(!) arz-ı endam ediyor,

Vatanı kurtaracak tırnaklar bileniyor.

Kazma,kürek,tüfek ne geçerse ellerine

Onları biliyorlar sallıyorlar ha bire(!)

 

Kendi kuyularını ,kazıyor kendileri

Kuyu kazıcıların dert görmesin elleri!

Güvercinlere soluk aldırmayan şahinler,

Kedilerle saklambaç oynayan cin fareler

 

Siyaset sahnesinde ateşli oyuncular,

Ucu kanlı kalemle yazılan senaryolar.

Oturacak yerleri olmayan tribünleri

Hınca hınç dolduranlar,huzursuz düşünceli.

Zaman,zaman dekorlar değişiyor sahnede.

Gladyatörler alıyor onların yerlerini.

 

Kimin eli kimlerin cebinde belli değil,

Kimin gözü kimlerin özünde belli değil!

Hak ,hukuk ,demokrasi barış havarileri

Sözleriyle birebir ters olan eylemleri.

Çamur atma yarışı kızışıyor gitgide.

Kimler et veren ata,ot veren kimler ite?

Siyaset panayırı çok renkli hareketli.

Pazarın ne esnafı ne müşterisi belli?

 

Hırsızlar,yalancılar ”Müslüman(!)”edasında.

“Vatan kurtaran arslan”sahte kahramanlar da

Onlardan pek aşağı kalmıyor doğrusu ya!

Toplumsal anomiyi tetikleyen ne böyle?

Kim baş edebilecek hızlanan çürümeyle?

Gözleri kamaştıran gıcır gıcır koltuklar.

Onları kapmak için koşuşturan tutsaklar.

İnsanlığın üst üste yığılan sorunları

Nefsinin oyuncağı dev devlet adamları(!)

Sağ duyunun pabucu dama atıldığında

Diller,gözler,yürekler devreden çıktığında.

İplerini koparır kin ilkellik,bencillik

İnsanın ümüğüne çöreklenir zalimlik.

Bir gün herkes verecek her şeyin hesabını.

Mazlum geri alacak zalimlerden hakkını.

Yalancı pehlivanlar el ense çekiyorlar.

Künde üstüne künde gelenler tırsıyorlar.

Doğrusu ya merdane hepsi de birbirinden

Ergenekon destanı yazılıyor yeniden!

 

Yazanlar,yazdıranlar habersiz birbirinden!