ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

 

SAPKIN ALİMLER!

 

Her çağ olduğu gibi bu çağ da aramızda

“Alim” diye bilinen,görünen,gösterilen

Bazı yamuk akıllı,mantıklı muhteremler(!)

Hz.Muhammed’e MURSİL’in indirdiği (*)

-Ve onun zamanlara eksiksiz bildirdiği-

Kitapların Anası aziz Kur’an hakkında

Akıl almaz,kanları donduracak fikirler,

Düşünceler,yorumlar ileri sürüyorlar!

Kimi,onu Hz.Muhammed uydurmuştur,

Kimi,üçte ikisi hikayedir,meseldir,(...masaldır,)

Kimi,indiği çağın/toplumun dışındaki

Toplumları(n)/çağları(n) muhatabı değildir, (...ra muhatap olmamıştır,)

Onunla çağdaş hiçbir sorun çözülmez diyor!(**)

(O zaman Kıyamet’in kopması da yakındır!)

Tüyler ürpertici bu herzeler,iftiralar (...hezeyanlar)

İnsanlar-özellikle genç kuşak-arasında

Ateizmi,deizmi,hiçliği,müşrikliği

Ürkütücü oranda yukarlara taşıyor!

Ortaya “yeni bir din” koymak mı istiyorlar,

(Dinsizliği Din’e mi çevirmek amaçları?)(Din’i dinsizliğe mi...)

Bile,bile mi yoksa bilmeden mi çizmeden

Yukarı çıkıyorlar,ne yapmak istiyorlar

Anlamak mümkün değil bu müşrik mantığını!

Bilmiyorlar mı çağlar boyunca bu alanda

Yapılan girişimler hep sonuçsuz kalmıştır,

Her zaman galip gelen Ulu Rahman olmuştur.

Akıl hayret ediyor bunlar nasıl bu kadar

Akılsız,patavatsız ,saygısız oluyorlar?

O’nunla aşık atmak hangi akla hizmettir,

Bu nasıl bir densizlik,kendini bilmezliktir!

Akıl tutulması da olabilir aslında!

Kur’an olanca gücü,bütün ihtişamıyla

Işıklar saçmaktadır,hep öyle kalacaktır.

İnsanoğlunun her çağ temel sorunlarına

Çözüm getirecek en güvenilir kaynaktır.

En yüksek,en kapsamlı bakış açısı odur.

İnsanın ufku onun çok aşağısındadır.

O ufka yaklaşanlar onurludur,mutludur,

Yitik değerlerini kazanmış olanlardır.

Ondan uzaklaşanlar mutsuzdur,onursuzdur,

Yitik değerlerini kazanamayanlardır.

Ona yaklaşmak için çabalanacağına,

Yapılanlara bakın Çalab,Yalvaç aşkına!

Sorunları çözmede hangi beşeri sistem

Bugüne dek ne denli başarılı olmuştur?

Demek ki insan aklı buna yetmemektedir.

İnsan soyu hiçbir çağ bu kadar çetrefilli

Sorunlar üretmemiş,çaresiz kalmamıştır.

(İdeal birey,toplum profilleri en güzel,

Kur’an da çizilmiştir,çözüm gösterilmiştir.)

Kim ne yaparsa yapsın,her iki dünyada da(***)

Bunun karşılığını tastamam görecektir.

FURKAN’dan uzaklaşmak insanlıktan çıkmaktır.

FURKAN’a yakın olmak iyilik,güzelliktir.

***

22-23 C.Ahir 1441//16-17 Şubat 2020

_______________________________________________________________

(*): MURSİL.(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Gönderen(vahyi irsal

eden.)Eşsiz,benzersiz sevk edici.

(**): Bkz.EN’AM(6/151-152),İSRA(17/22-37),FURKAN(25/30)V.b.

(***): ZİLZAL(99/7-8)

 

B A Ş K AN

 

Bir işi bitirmeden ötekine başlayan,

İki elle,on elin yapacağı işleri

Yapmaya çabalayan,bu yüzden hiçbir işi

Tam olarak yapacak zamanı bulamayan

Birisine benziyor bizim sayın bay başkan!

Allah bile kuluna kaldıramayacağı (*)

Bir yükü yüklemezken,bu kadar yük altına

Nasıl girer-şaşmamak elde değil-bir insan?

Durmadan koşuşturan,yılmadan,usanmadan

Yurduna,insanlığa verdiği mesajlarla

Zalimlerin zulmüne uğrayan mazlumlara

Arka çıkan olanca gücüyle,inancıyla!

Zalimler duyuyor mu yapılan çağrıları,

Ufuklar ötesinden yükselen çığlıkları?

Mühürlüdür onların kalpleri,kulakları,(**)

Görmezler,işitmeler,düşünmeyi bilmezler!(***)

Vampirlerden beterdir çürümüş vicdanları!

Bilmezler ahde vefa nedir bu çok yüzlüler,

İkili oynamayı çok güzel becerirler!

Zalimliği iş,meslek edinmişlerdir onlar!

Onlara iyilikten,şefkatten,merhametten

Söz ettiğiniz zaman kararır,morarırlar!

Bizi birbirimize kırdırmak için nice

Gizli,açık oyunlar,tuzaklar tasarlarlar!

Yamuk mantıklıların sözleri dinlenir mi?

Onlara güvenmenin ağır olur bedeli.

(Aklı selim her zaman öncelikli olmalı,

Keskin sirke küpüne zarar verir yazık ki!

Duygusallığa yer yok siyaset oyununda!)

Planlarını bozmanın tek yolu birliktedir,

Doğru açıdan bakmak,doğru görebilmektir.

Kimin dost,kimin düşman olduğunu görmeden

Canımızın daha çok yanacağı kesindir!

Umarız boşa gitmez her iki dünyada da

Karşılığını bulur bu evrensel çabalar!

Tarihe geçmek için bunca çaba boşuna!

Tarih dediğin nedir,sırı dökülmüş ayna,

Uçsuz,bucaksız çöplük,dipsiz uçurum,ya da

En leziz yalanların kotarıldığı sofra,

Dışı altın kaplama,dibi delinmiş kova!

Ne kadar kalıcıdır kişisel başarılar?

Bir iş “dünya konuşsun” diye yapılıyorsa,

Ondan “Allah rızası” beklemesin yapanlar!

(“Dünya liderliği”nde kriter ne olmalıdır,

Bu ağır görevde kim model alınmalıdır,

Kitapların Anası kimi göstermektedir?) (...önermektedir?)

Rahman’ı razı/hoşnut edemedikten sonra

And olsun hayır yoktur yapılan hiçbir işde.

(Kaş yapayım derken göz çıkarmak denir buna!)

Müslüman,müslümanı incitirken,kırarken,

Allah’ın rızasını nasıl bekleyebilir,

O’ndan bir destek,yardım,mağfiret umabilir?

İnsanlığın ufkunu,çitasını yükselten,

Güzellikler üreten-bilim,sanat türünden-

Üstün ürünler veren bilgeler,sanatçılar,

Yüzyılların onuru olur,unutulmazlar.

(Ey insan yaptığından kendine pay çıkarma,

Gururun,kibrin dipsiz burgaçlarına dalma!

Bir adım atamazsın Rahman izin vermeden,

Gerçek zaferi elde edemezsin sevmeden,

Yüceler Yücesi’ne kayıtsız güvenmeden.

Bir yararın dokunmaz yurduna,insanlığa

Bir işi yapmıyorsan karşılık gözetmeden!)

***

14-21 C.Ahir 1441//08-15 Şubat 2020

______________________________________________________

(*):BAKARA(2/286)

(**):BAKARA(2/7)

(***):BAKARA(2/18)v.b.

NAHL SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

NİÇİNLER,NEDENLER ?

 

İnsanoğlu hiçbir çağ ol(a)madığı kadar

Bu çağda özgürlüğü iliklerine kadar

(Bilimde,siyasette,yüksek teknolojide...

Elde etmiş olduğu zaferler,başarılar...)

Tattığı halde,aşkı bir türlü tadamıyor,

Mutluluğun,huzurun künhüne varamıyor!

Bir yanda gözlerimiz çok parlak ışıklarla (a)

Kamaşırken,bir yanda zifiri karanlıklar

Ufukları sarıyor,yolları kapatıyor!

Anlayışsızlık,zulüm,acayiplik,bağnazlık,

Despotizm,karamsarlık,barbarlık,yalancılık

Ruhları kemiriyor,gözleri karartıyor!

Dengesizlik,en büyük zulüm düşüncesizlik!

Allah akıllarını kullan(a)mayanları (b)

Murdar-inkarcı-kılar-zelil,hor,hakir kılar.-

Onların üzerine,bahtsız yüreklerine

Yağdırır ilencini,bırakır tüm pisliği.

(Mahkum eder hem maddi,hem manevi pisliğe.)

İdealsiz,amaçsız bir yaşam günübirlik!

Böyle mutlu olunmaz,hiç kimse beklemesin!

Hedef belirlemeden,düşünmeden,bilmeden

Atılan adımların bizi çıkaracağı

Hangi zaman,hangi yer olabilir söyleyin?!

Hiç kimse gocunmasın,bunu tek sebebi var!

(Diğer bütün sebepler arasında birinci.)

Gurur,kibir,bencillik,kendini beğenmişlik

Yüzünden Rabbimiz’e-O’nun buyruklarına-

Dudak bükmek arsızca,nankörce,onursuzca!

O bizden ne istiyor?Barış,sevgi,kardeşlik!

Biz kulak asmıyoruz “Sözün En Güzeli”ne!

(Nasıl da kanıyoruz el alemin sözüne!)

Hiç kimse öykünmesin,burnunu kıvırmasın,

Yüzünü ekşitmesin,dudağını bükmesin!

Büyüğünün sözünü dinlemeyen çocuklar

Gibi bugün insanlık,aymazlık,yaramazlık,(...şımarıklık,)

İliğine işlemiş arsızlık,şarlatanlık!

Daha çocukluğunu bile yaşayamadan,

-O duru mutluluğu bilmeden,tadamadan-

Kapılıyor sanal bir dünyanın büyüsüne,

Hayatını zindana çeviriyor gerçekten

Başına,yüreğine tüneyen yarasalar!

İnsanlar neden,niçin mutlu olamıyorlar,

Belki mutluluk nedir,niçin bilemiyorlar!

(Kendi değerlerinden habersizler de ondan!)

İnsan soyunun yakın,uzak bir gelecekte (c)

Başaracağı işler hakkında beslenilen

Umutlar üç noktada toplanabilir belki.

Bireyler ve milletler arasında görülen

Eşitsizliğin er-geç sona erdirilmesi,

(Eğitimde,servette,fırsatta eşitsizlik...)

Aynı millet içinde eşitliğin tesisi

İçin ilerlemeler,aşamalar evresi.

Ve insanın sonunda-evet-gerçek anlamda

Olgunlaşarak “insan” olarak görünmesi.

İşte en büyük zafer,başarı bu olmalı!

İnsan yitiklerini yeniden kazanmalı.

***

15-16 C.Ahir 1441//09-10 Şubat 2020

_______________________________________________________________

(a): İnsan Zekasının İlerlemesi Üzerinde Tarihi Bir Tablo Taslağı-II-

CONCORCET(Fransız filozof,matematikçi,bilim tarihçisi.1743-1794)

(MEB Yayını)Sh:62

(b):YUNUS(10/100)

(c):A.g.e.Sh:67

 

 

HATIRLATMA!

 

Çok merak ediyorum,ibretle izliyorum

İdollerin peşinden koşan,onlara tapan,

Onursuz tutsaklığı özgürlüğe yeğ tutan

İnsan kardeşlerime söz geçiremiyorum.

Onlar için gerçekten endişeleniyorum!

Duyar gibiyim sizi;”Sen de kim oluyorsun,

Sana mı kaldı bizi uyarmak?”diyorsunuz!

Hayır!Bundan kendime bir pay çıkarmıyorum!(...paye biçmiyorum!)

Kimseye akıl vermek niyetinde değilim,

Bilinen bir gerçeği paylaşalım istedim!

Yeryüzünde ne kadar yanlış yapılıyorsa,

Bu yanlışlar yüzünden zarara uğruyorsa

İnsanlar,idollerin peşinden koştuğundan,

Kendilerinin değil başkasının aklıyla,

(Tavırları,sözleri ve davranışlarıyla)

Düşünüp,davranmayı doğal saydıklarından,

Bakış açılarının dar,alçak oluşundan,

Doğru,sağlam adımlar atamadıklarından,

Ne biribirlerine,ne de kendilerine

Can,gönül gözleriyle bakamadıklarından

Kurtulmaları mümkün olmuyor mutsuzluktan! (...tutsaklıktan!)

Kula kulluktan büyük onursuzluk var mıdır,

Affedilmez bir günah VAHİD’e şirk koşmaktan?(EHAD’a)(*)

İşi zor bağnazların,kula kul olanların!

Yüzlerine bakılmaz O Gün bu bahtsızların.(...şaşkınların/sapkınların!)

Öyle kalakalırlar şaşkın bir başlarına.

Bir yardım edenleri yoktur Rahman’dan başka!

HAKİMLER HAKİMİ’nin Yüce Mahkemesi’nde;

“Sen hangi partidensin,ideolojidensin,

Taptığın,kul olduğun,ilahlaştırdığın kim,

Deist mi,ateist mi,yoksa nihilist misin?

Hangi tarikattansın,meşrepten,mezheptensin,

Kral mısın,sultan mısın,ak mısın,kara mısın,

Prenses misin,prens misin,dük müsün,kontes misin,

Soylu mu,soysuz musun,varsıl mı,yoksul musun,

Ünlü mü,ünsüz müsün,ay mısın,yıldız mısın?”

(Velhasıl herhangi bir beşeri düşüncenin

Ürünü sistemlerden hangisine mensupsun?)

Diye sormayacaktır,İslam’dan başka bir din, (**)

Bir sistem,bir düşünce kabul etmeyecektir.(***)

Soruların tamamı KİTAB’tan çıkacaktır.

(KİTAB’ın kapağını açmayanlar bir açsın!

Gelecek soruları görmek isteyenlerin

Yapacakları tek şey budur,başka şey değil!)

Duruşma’da herkes tek,tek sorgulanacaktır.

Hiç kimse,hiç kimseye el uzatamayacaktır!

Anlamıyor musunuz,düşünmüyor musunuz?

Bu nasıl bir inattır,bencilliktir,kibirdir,

Bağnazlık çılgınlıktır,kendine ihanettir,

Nasıl bir nankörlüktür,bir değer bilmezliktir.

Allah’a,Peygamber’e kafa tutuyorsunuz,(...savaş açıyorsunuz,)

Dahası saygısızca alay ediyorsunuz,

Barışa,adalete yüz çeviriyorsunuz!(...çevirdiğinizden,)

Dünyada,ahirette,geçmişte,gelecekte

Zilleti baştan kabul etmiş oluyorsunuz !

Gerçekler gerçeğini yadsıdığınız için

Kısılıyor sesiniz,soluğunuz,yolunuz

Uçurumlara doğru koşuşturuyorsunuz,

Sürükleniyorsunuz,savuruluyorsunuz!

Yol yakınken dönmeyi düşünmüyor musunuz?

***

5-8 C.Ahir 1441//30 Ocak-02 Şubat 2020

_______________________________________________________________

(*): VAHİD ve EHAD)Allah(CC)’ın kutlu isimlerinden.Bir/Tek.Eşsiz,

benzersiz Tek.Mutlak ve(nitelik/nicelik bakımından)sonsuz(luk)

ötesi Bir.Mutlak Bir/Sonsuz Tek.

(**): AL-İ İMRAN(3/19)

(***): AL-İ İMRAN(3/85)

 

YALANA ÖVGÜ!

 

Yaşasın yalancılık!Yaşasın yalancılar!

Gerçekten takdir etmek gerekiyor onları!

Doğrusu zor bir işi başarabiliyorlar!

Coşkulu stadyumlarda,güneşli meydanlarda

Kitleleri ayağa kaldıran,dalga,dalga

Sürükleyen büyülü kelimeler nelerdir?

Yalandan güzel ne var iftira atmak için,

Dostu dosta,düşmanı dosta kırdırmak için?!

Demagoglar bir yandan,bir yandan amigolar

Ve yalancı tanıklar duruşma salonunda,

Bütün hünerlerini ortaya koyuyorlar!

Aklar kara,karalar ak,kuru yaş oluyor!

Hakimler aldanınca hak(!) yerini buluyor!

Suçsuzlar,suçlu diye içeri tıkılıyor!

Yaşasın yalancılık!Alkış yalancılara!

Yalancılar olmasa,yalan söylemeseydi,

Hiç belli olur muydu kim akıllı,kim deli,

Kim zalim,kim mazlum,kim kuvvetsiz,kim kuvvetli?

“Yalancı(lar)ın mumu yatsıya kadar yanar!”

Diyenler Çağımız’da yaşasaydı ne derdi?

Bunların ne şafağı belli,ne gurubları!(...günler,geceleri...)

Velhasıl,yalancılar övgüyü hak ediyor!

Yalancılık toplumun temel taşından biri!

İyi ki varlar,yoksa ne yapardık kim bilir,

Ne olurdu halimiz dosta,düşmana karşı?!

Nerden bilebilirdik adaleti,barışı,

Özgürlüğü,sevgiyi,erinci,kardeşliği?!

***

26 C.Evvel-04 C.Ahir 1441//21-29 Ocak 2020

 

HÜZÜN VE TESELLİ

 

İçin,için gözyaşı döktüm yine bu gece...

Hayalime düşünce,yüreğime değince

Başlarına bombalar yağdırılan mağdurlar.

Düşündüm,o kamplarda yaşayan,yaşamaya

Çalışan insanları,savaştan kaçanları!

Zalimlerin zulmünden kurtulmak amacıyla

Ana vatanlarından göçen umutsuzları!

“Allah’tan ümidini ancak kafirler keser!”(*)

Siz,siz olun dayanın pes etmeyin kardeşler,(...baş eğmeyin...)

“Gerçekten inananlar her zaman üstündürler.”(**)

Üstünlük,malda,mülkte,topta,tüfekte değil,

Takvadadır,sevgide,saygıda,güvendedir...

Yorgan.çift battaniye örtünürken ben,onlar

Bir tas çorba,bir döşek,çorap bulamıyorlar!

Onları bu hallere düşüren vicdansızlar,

Köşklerde,saraylarda sefalar sürüyorlar!

Ne kadar sürecekler,hiç mi düşünmüyorlar

Bugün yaptıklarının,yarın yanlarına kar

Kalacağını sanan bu yarım akıllılar?(beton/saman kafalılar?

Gözleri,vicdanları bir türlü doymayanlar!

Tanrılığa soyunan traji-komik figürler,

Benciller,müstekbirler,megaloman cüceler,

Duygusal zekaları sıfır akılı evveller!

Sanal senaryolarda olmamasına rağmen,

Kendilerine tanrı rolü biçen aktörler!

(İlahi tebessümle karşılanan fiiller!)

REZZAK,her topluluğa her zaman fazlasıyla(***)

Ne kadar ihtiyacı,neye varsa vermiştir.

Bununla yetinmeyen,başkasının rızkında

Gözü olan doyumsuz zalimler,açgözlüler...

Myanmar’da,Suriye’de,Irak’ta,Filistin’de,

Balkanlar’da,Keşmir’de,Afganistan’da,Çin’de,

Acunun herhangi bir yerinde,ikliminde

Zulüm gören kim varsa,onların haklarına

El uzatan arsızlar aslında müflislerdir!

Varlık içinde yokluk çeken beyinsizlerdir!(...talihsizlerdir!)

Hak,hukuk,sevgi,saygı,şefkat nedir bilmeyen,

Başkalarının yaşam tarzını küçümseyen,

Hor gören,öteleyen,tahammül edemeyen,

Kendilerinde üstün,sonsuz bir güç vehmeden,

Kendilerini bir şey sanan hiçbir şeylerdir!

(Yapılanlar Çağımız için yüz karasıdır! (Yaptıkları insanlık...)

Bunların insanlığa özür borçları vardır.

Ayakları altına alıp kibirlerini,

Yakın,uzak vadede bunu yapmalıdırlar.

Yoksa ortalık daha fazla karışacaktır,

Kargaşalar,nefretler ayyuka çıkacaktır!)

İçim çaresizlikle,utançla,ızdırapla

Kavrulurken RAHMAN’ın ibret dolu sözleri(****)

Teselli oldu hüznü kanıksamış ruhuma.

(MURSİL’in ayetleri yetişti imdadıma!) (*****)

“Zulmedenler,azabı-utancı,ızdırabı-

(Zilleti,meskeneti,rezilliği,pisliği)(...faydasız nedameti)

Gördüklerinde artık onlardan bir parçacık

Azap hafifletilmez-az olsun eksiltilmez.- (...ertelenmez.-)

Onlardan ne azıcık azap hafifletilir,

Geriye dönüş için ne bir fırsat verilir!)

Onlara tövbe için,geriye dönüş için

Bir süre de verilmez,sözleri dinlenilmez,

Bir fırsat da tanınmaz,yüzlerine bakılmaz!

(İş işten geçmiş olur,bunu O Gün anlarlar!)

Rabb’e ortak koşanlar-yalancılar,şaşkınlar-(...sapkınlar-)

Dünya hayatlarında,gözleri açılıp da

Ortak,eş koştukları şeyleri gördükleri

Zaman Mahşer Günü’nde-gerçek yüzleri ile-(-maskesiz halleriyle-)

Hemen diyecekler ki;-Söze girecekler ki;-

-Rabbimiz!İşte bunlar Seni bırakıp tapmış

Olduğumuz idoller,ortak koştuklarımız!

Onlar da müşriklere-münkir ortaklarına(...şeriklerine-)

Şu sözü atacaklar;-hınçla saldıracaklar;-

(Allah’ın izin verince putlar söz alırlar da,

Onların sözlerini ağızlarına tıkar!)

“Siz yalancılarsınız,bizi de kandırdınız!

(Kuşkunuz olmasın ki-şuna emin olun ki!-

Sizler yalancıların,sapkın inançsızların

Ta kendilerisiniz,nankör müşriklersiniz,

Kör putperestlersiniz ve nasipsilersiniz!”

O Gün hepsi Allah’a-Allah’ın Huzuru’nda

-Ölümsüz Tek İlah’a-Tapılacak Allah’a-

Kayıtsız,şartsız,içten teslim bayraklarını

Çekerler,uydurmakta,inanmakta,tapmakta

Oldukları putları-iftira araçları-

(Kuruntu aracılar,günah yazıcıları!)

Onlardan uzaklaşır,yüzüstü bırakırlar,

Gözlerden kaybolurlar,sırra kadem basarlar!

(Silinir yok olurlar,fellik,fellik kaçarlar!)

Artık O Gün işten geçmiştir,kapanmıştır

Nedamet kapıları,tövbe yakarışları!)

Hakk’ı yalanlayıp da-ciddiye almayıp da-

İnsanları-kulları-Yüce Allah yolundan

Alıkoyanlar var ya,işte-evet-onlara

Yapmakta oldukları bozgunculuklarından

(Toplumsal çürümeye sebep olduklarından,

Çıkarmış oldukları fitne/fesatlarından)

Dolayı,suçlarına-ağır günahlarına-

Karşı azaplarını kat,kat arttıracağız,

Yargıladıktan sonra cezalandıracağız.”

(Azap üstüne azap tattırıp yığacağız.)(...duracağız.)

“Şaşmaz hesap görücü olarak HASİB yeter! (******)

***

28 C.Evvel-01 C.Ahir 1441//23-26 Ocak 2020

_________________________________________________________

(*):YUSUF(12/87)

(**):AL-İ İMRAN(3/139)

(***):REZZAK;(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Yaratıklarına her

çeşit rızkı(nimeti)her zaman veren.Yarattığı rızkı yarattıklarına

her daim dağıtan.

(****):NAHL(16/85-88 v.d)

(*****):MURSİL:ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Gönderen(vahyi) irsal

eden.Eşsiz,benzersiz sevk edici.

(******):HASİB.(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Varlığı bir hesap ile

yaratan.Hesabı her hesabın üzerinde olan.Kullarının hesabını gören.

Kullarına yeten.(AHZAB/33/39)

 

EMPERYALLERİN ÇILGINLIĞI
VE “SÖZ” ÜN GÜCÜ

Nasıl bu kadar çılgın olabiliyor bunlar?
Bu kadar acımasız,kibirli,önyargılı?
Akıl tutulmasından muzdarip zavallılar!
Milyonlarca insanın evsiz,barksız kalması
Umurlarında değil,yanması,kavrulması.
Nice kentin,ülkenin,yerin,yurdun,yuvanın
Yerle yeksan olması,toprağa karışması...!
Barıştan,kardeşlikten,sevgiden hoşlanmayan
Hoşlanma bir tarafa tiksinen,nefret eden,
Binlerce cana kıyan,kılı kıpırdamayan
Zalimlere en uygun sıfat nedir söyleyin!
Onlara;”Yeryüzünde kargaşa çıkarmayın!” (*)
Denildiğinde onlar sefil bir pişkinlikle;
“Biz yeryüzünü ıslah edicileriz!”derler.
Derler demesine ya,asıl ifsad edenler
Yine kendileridir kargaşa çıkaranlar
Allak,bullak edenler,dengeleri bozanlar!

Onlar için bir varil petrol daha değerli
Sayılır-ah ne korkunç-nice insan canından!
Nasıl bir açgözlülük,nasıl doyumsuzluktur
Nasıl bir onursuzluk,nasıl bir yoksunluktur
Adaletten,şefkatten,sevgiden,düşünceden...?
Özgürlük,bağımsızlık,hak,hukuk,demokrasi,
İnsan hakları derler dururlar ancak onlar
Bunları kendileri için isterler yalnız!
Bunların yanlarına kar kalacağını mı
Sanıyor emperyaller,müstekbir,muktedirler,
Zamanı geldiğinde,takdir edildiğinde
Herkes yargılanacak En Adil Mahkeme’de.
(Daha zorlu olacak onların mahkemesi!)(...duruşması!)
“Doğrusu Biz sizleri yakın bir azap ile (**)
Uyardık peygamberler,nice mucizelerle.
O Gün kişi kendine,ellerine,önüne
Ne takdim ettiğine bakar yaşlı gözlerle!(...şaşkın/kanlı...
Hakikat bilgisini-Ahiret’i,Mahşer’i,
Yeniden dirilişi,Divan’ı,Mahkeme’yi-
(Ne varsa ölçsün biçsin önceden gönderdiği!)
İnkar eden de şöyle der utançla,esefle; (...nedametle;)
“Toprak olsaydım keşke!”-”Vah başıma gelenler!”-
Oldukça kurnazdırlar gündem oluşturmakta!(...mahirdirler/ustadırlar)
Kitleleri malzeme olarak kullanmakta,
Sorunlara sorunlar,çözümsüzlük katmakta!
Çözdükleri bir sorun var mı Allah aşkına!
Ne yapıyorlar ki söz düellosundan başka?(ebeliğinden/laf salatasından)
Lafla peynir gemisi yürümez efendiler!
Bunlar merteği elif diye yutturabilir,
İnsanların gözüne sokar çoğunluk görmez!
(FURKAN’ın gözleriyle bakmayanlar göremez,
Doğru,eğri,ak,kara asla ayırt edemez!)
En büyük hedefleri İslam’dır,mü’minlerdir!
Bizi birbirimize kırdırabilmek için
Ellerinden geleni artlarına koymayan
Kalleşler bunda hiç de başarısız değiller!
Kalleşlik hafif kalır,bunlar barbardır barbar!
Bir de barış ödülü bekliyor,umuyorlar!
Biz el,ele verirsek,can,can kenetlenirsek,
Birbirimizi sever,sayarsak,desteklersek (...gözetirsek,)
Sımsıkı sarılırsak göklerden inen İP’e
En şefkatli,en güçlü,en güvenli ELER’e,
Planları alt,üst olur tuzaklar geri teper!
Sağlıklı düşününce şaşıp kalıyor insan!
Bunlar nasıl bu kadar akılsızca,çılgınca
İşler kotarıyorlar,hem kendilerine,hem
Başkalarına zarar veriyor(lar) bilmeden! (...istemeden!)
Yoksa hiç bile,bile kötülük ederler mi?
Onlar o kadar soylu,iyi kalplidirler ki,(...öyle iyidirler ki,)
Herkes için mutluluk,iyilik dilemekten
Başka düşünceleri-hiç kuşkusuz ki yoktur!
Ancak kendilerine bir hayırları yoktur!
Silaha,savaşlara harcadıklarınızı
Açların,yoksulların,dulların,yetimlerin
Eğitimi,sağlığı,beslenip,barınması,
Yeryüzünde barışın,kardeşliğin,sevginin,
Adaletin,erincin hakça tesisi için
Harcamak-hayret!-hiç mi gelmiyor aklınıza!
Elinize geçen ne,egonuzu tatmin mi?
Bu nasıl bir mantıktır,bir akıl yürütmedir?
İnsanları öldürmek övünç vesilesi mi,
Tanklar,uçaklar,toplar gövde gösterisi mi?(...bir güç göstergesi mi?)
Ne kadar ağır/modern silahlarınız varsa,
O kadar güçlüsünüz sanıyorsunuz ama,
Gerçek hiç öyle değil,ah bir görebilseniz,
Bir anlayabilseniz nesiniz,nerdesiniz?
Kaldırılmaz yüklerin altına girmişsiniz,
Farkında değilsiniz,çökmek üzeresiniz!
Buna ne dizleriniz dayanır,ne kalbiniz.
Bir gün onlar altında kalıvereceksiniz!
Yol yakınken dönseniz,kendinize gelseniz!
(Beşeri ölçüleri baz aldığınız zaman,
Yanılma payınızı arttırmış olursunuz!
Verdiğiniz kararlar,vardığınız sonuçlar
İlahi iradeyle örtüşmeyeceğinden,
Dünyada,ahirette bükük olur boynunuz!)
Kan,gözyaşı,sömürü,bin bir yüzlülük,yalan
Her an renk değiştiren maskelerin altında,
Kilitleri küflenmiş kapıların ardında
Danışıklı dövüş de olmayacak şey değil,
Biçilen rollerini sergilerken aktörler!
(Perdeleri her zaman açılmayan sahneler,
Fokur,fokur lobiler,fısıl,fısıl kulisler!)

Kendinizi bu kadar önemsemeyin baylar!
Nice ulu kametler yutmuş kara topraklar,(...toprak altında yatar,)
Zifir karanlıklarla sarılmış aydınlıklar!
Bitsin artık bu gülünç ne oldum deliliği!
(Bir taşla tuz,buz olur dev aynası bir anda!)
Kasıldıkça kısalan cüce megalomanlar,
Birbirine güvenir görünen kuşkucular,
Birbirinin ardından kuyusunu kazanlar,
Bilgelik havasına soyunan zırtapozlar,
Sükse,prestij peşinde koşuşturup duranlar,
Övgü,alkış tutkunu aferin budalası,
Dengeleri bozulmuş özveri yetimleri,
Dahilik pozlarına bürünen dangalaklar,
İpleri başkasının ellerinde kuklalar,
Sahibinin sesini,soluğunu yansıtan,
Kitleleri coşturan,gece,gündüz oynatan
Bozuk plaklar,tilkiler,kel kartallar,kuzgunlar!
Dünya liderliğini kimseye brakmayanlar...!
Tarih yazmaya kalkan,yeniliğe kapalı,
Barışla,adaletle,kardeşlikle kavgalı
Durağan kafaların beyin fırtınaları!!!
Muktedir olamayan müstekbir muktedirler!
Kaş yapayım derken göz çıkaran makyajcılar,
Rimelleri,rujları birbirine karışan,
Makyajları dökülen bin bir renkli suratlar!
Ne oldum budalası görgüsüz kasıntılar!
Ev,yemek,ayakkabı,elbise beğenmeyen,
Kapısı açılmadan arabadan inmeyen,
Gözlerini içine doğru çeviremeyen
Düşünmeyen,duymayan,görmeyen,dinlemeyen
Sonradan görmelerin traji-komik halleri
BARIŞ’a savaş açmak en büyük ahmaklıktır.
Küstahlık,saçmalıktır,ucuz kahramanlıktır!
Yerlerin ve göklerin-arasındakilerin-
Bütün ordularının başkumandanı olan (Gizli...)
Melikler Meliki’nin,Hakimler Hakimi’nin, (Sultanlar Sultanı’nın...)
Karşısında hangi güç,hangi ordu dayanır?
O’nun mağlup edilme ihtimali sıfırdır!
Saldır(g)anın yazgısı her an mağlup olmaktır!
Herkes hakkında son söz,son hüküm Allah’ındır.(Her şey...)
Bunu unutanların aklından zoru vardır!
Dünyada,ahirette karanlıkta kalmaktır!
O’nun elçilerine vermiş olduğu sözden,(***)
Asla cayacağını sanmayın müstekbirler! (...sanmasın...)
(İşlemiş olduğunuz suçlardan,günahlardan
Habir’i habersiz mi sanıyorsunuz yoksa?)
O’nun yasalarını beğenmemek,hor görmek
Nankörlükten de öte ihanettir,ihanet!
Her şeyimizi borçlu olduğumuz O’dur Tek.
Ardından gidilecek,uğrunda ölünecek,
Katıksız sevilecek,şartsız güvenilecek
Yalnız ve ancak Yüce Rahman’dır kuşkusuz ki!(...hiç şüphesiz!)
Yalnız O’nadır,O’na sonsuz teşekkür,minnet!
“Kurtarıcı” falan yok,boşuna beklemeyin!(...boşa ümitlenmeyin!)
Siz sorunlarınızı kendiniz çözemiyor,
Düştüğünüz durumdan kurtulamıyorsanız,
Niçin başkalarından çözüm bekliyorsunuz?
Akletmiyor musunuz,düşünmüyor musunuz?
Tembellikten kim hayır görmüş,kimler görüyor?
Mesih’i ve Mehdi’yi bekleyeceğinize,
Önce bir çeki düzen verseniz kendinize,
Dağınık aklınızı alsanız başınıza!
Başkasının aklıyla düşüneceğinize,
Söylenilen her söze/şeye inanacağınıza!
Rabbimizin verdiği üstün yetenekleri(...nitelikleri)
Devreye sokamıyor,kullanamıyorsanız,
Onun,bunun kuklası oyuncağı olmaktan,
(Yeni Dünya Düzeni kurmak isteyenlerin,
Süper zeka geçinen akıl yetimlerinin,
Boş emeller peşince koşturan müflislerin...)
En parlak yalanlara inanmaktan,kanmaktan
Kurtulamaz,dipsiz bir anaforun içine
Düşer yok olursunuz ki,öz benliğinize
Yabancılaşırsınız,söner can çerağınız.
Kimliğiniz silinir dijitalleşirsiniz,
Sanallaşmış bir obje haline gelirsiniz!(...dönersiniz!)
Bağlarından kurtulan,içten dıştan saldıran
Şeytanlarınız olur gözünüz,kulağınız,
Beyniniz,yüreğiniz,yolunuz yordamınız!
Kalır mı artık “insan” denecek bir yanınız?
FURKAN’dan daha güzel “kurtarıcı” mı vardır?
O en yüksek kadirli yıldızdır,som ışıktır
Ki,hem içleri,hem de dışları aydınlatır,
Can bahçesine düşen ışık sağanağıdır.
(O ışığı kalp gözü açık olanlar görür,
O yolda yürümeyi bilmeyen bakar kördür!
Görme özürlülerin kalp gözleri açıktır,
Asıl amalar gönlü karanlık olanlardır.)
Kişisel başarılar göz kamaştırıyorken,
Asıl temel sorunlar göz ardı edilirken,
Yürekleri dağlayan çığlıklar duyulmazken,
Terazide kefeler allak,bullak olmuşken,
(Mülkün temel taşları dipten sarsılıyorken,)
Duygu sömürüsünde doruklar zorlanırken,
Toplumsal huzur,barış,sevgi,kardeşlik,güven
Ortamından gitgide uzaklaşılıyorken,
Belirsiz geleceğe umutla bakabilen
Yiğitler,iyimserler,bilgeler,sanatçılar,
Canını insanlığın hayrına adayanlar (Ömrünü...)
Bizi karamsarlıktan kurtarıyor gerçekten!
“Allah’tan ümidini yalnız kafirler keser!”(****)
Yaşamıyor olsak da mutlu,aydınlık günler,
Candan niyazımızdır gönensin gelecekler!
Emperyaller sizin de sonunuz uzak değil!
Günahlarınız sizi kuşatacak her yandan...
Mazlumlara çevrilen namlular üstünüze
Çevrilecek,gücünüz tükenecek an be an...
Sinsi tuzaklarınız,çirkin oyunlarınız
Geçecek akıl/fikir kalmamış başınıza!
Belirsizlik olacak en büyük başarınız!(...zaferiniz!)
Düş kırıklığı,utanç,yenilgi de cabası!
Rahman razı olamaz bu kadar haksızlığa!
En onurlu,en güzel biçimde yarattığı
İnsanı “insanlıktan” çıkarılma kastına.
Bilinmeyen bir yerden,beklenmedik bir anda
Hakk’ın sillesi iner,amaçsız ve anlamsız (*****)
İşler çevirenlerin parçalar başlarını!
(Belini,dizlerini kırar,siler adını
Bütün hafızalardan,tarih sayfalarından...)
Dinleyin!SÖZ’ün kanat sesleridir yaklaşan...
Mazlumun evren(ler)i ürperten çığlıkları,
Şehidlerin dağları deviren bakışları...
Gücün sözünü yere serecek SÖZ’ün gücü,
Başlayacak İNSAN’ın aydınlıklara göçü.(...özgürlüklere...)
Gülecek muztazafın gül(dürül)meyen yüzü...
***
12-23 C.Evvel 1441//07-18 Ocak 2020
_____________________________________
(*):BAKARA(2/11-12)
(**):NEBE(78/40)
(***):İBRAHİM(14/42)
(****):YUSUF(12/87)
(*****):ENBİYA(21/18)

 

CEHALETİN BOYUTLARI
(Aptallığın Koordinatları Ve
Dayanılmaz Hafifliği)

Toplumda tavan yapan kavramlardan biri de
Cehalet günümüzde,her çağ olduğu gibi!
Alanında tek sayfa okumamış alimler(!)(Hayatında...)
En ciddi konularda traji-komik fikirler
İleri sürüyorlar,kimseye brakmıyorlar
Bilgeliği,bilgiyi,özümseyemeyenler
Malumatfuruşluğu bilgelik sanıyorlar!
Sabit fikirlerinden hiç ödün vermiyorlar!
Ufkun en alçağından,açının en darından
Baktıklarını bile göremediklerinden,
Akıl almaz herzeler ileri sürüyorlar!
Tefekkür boyutundan uzak kaldıklarından,(*)
Ne görebiliyorlar,ne duyabiliyorlar!
(Tam bir cehalet şovu o açık oturumlar!
Komplo teorileri,karanlık senaryolar!)

Onlara gerçek(ler)i göstermeye çalışan
Akleden yürekleri,sağlıklı beyinleri
Duymazdan geliyorlar,görmezden geliyorlar,
Kendi kendilerine haksızlık ediyorlar,
Kendi benliklerine yabancılaşıyorlar!
Yalancılar,şovmenler baş tacı edilirken,
Görmezden geliniyor bilgeler,erdemliler!
Bilgisizliğin dipsiz burgaçları içinde
Çırpınıp dururlarken,hala kendilerini
Bilginin doruğunda sanıyor zavallılar!
Cahilliğin en açık,çarpıcı göstergesi (...belirgin kanıtı)
Kabalıktır,inattır,nobranlık,bağnazlıktır!
Kendininkinden başka fikir tanımamaktır
Gerçi fikirleri de ilkeldir,önemsizdir.(...temelsizdir.)
Akılsızlar ödlektir,özveri yetimidir,
Bencildir,fitnecidir,kıskançtır,kibirlidir...
Farklı düşüncelere karşı duyarsızdırlar,
Her türlü yeniliğe,reforma karşıdırlar,(...direnirler,)
Hep antipatiktirler,tahammül edemezler!
Kendileri en doğru düşünmektedirler ya!

Ömürleri boyunca havanda su dövenler
Sağırlardır,körlerdir,bilgili bilgiçlerdir!
Kendi akıllarıyla düşünmediklerinden,
-Başkasının aklıyla düşündükleri için.-
Her zaman yanılırlar,gerçeği göremezler,
Artık hayat bir anlam taşımaz onlar için!
Kurtulamamışlardır kimlik bölünmesinden!(...erozyonundan!)
Allah selamet versin,akıl,fikir lütfetsin
Yoksa gelecekleri karanlıktır gerçekten!
Eğitim sisteminin çarpıklığı yüzünden,
Okullarda ezbere dayanan,düşünmeyi
Öğretmeyen,bilmeyen,hedef belirlemeyen (...üretmeyen)
Diplomalı cahiller boy,boy üretilirken,
Bu toplumla nereye varılır siz söyleyin!
Aptallaştırılmış bir topluma gerçekleri
Nasıl anlatırsınız,gösterebilirsiniz,
Karanlıktan ışığa yöneltebilirsiniz?
Akı kara,karayı beyaz gösterebilir,
Düşünme,duyma,görme,anlamanın dışında
Bu topluma her şeyi yaptırabilirsiniz!
İnsanlığın başına ne gelmiş,geliyorsa,
Düşünmekten,duymaktan,bakmaktan uzak kalan
İnsanın yanlış yerden yamuk bakışındandır.
Bir insan doğru yerden bakmıyor,görmüyorsa,
Doğru dürüst bir adım bile atamaz asla!
Bu görüş açısını kazanabilmek için
FURKAN’ın çağlar üstü ufkundan bakmalıdır.
Yarım akıllıların toplumlara yön verme
Girişimlerini de göz ardı etmemeli!
Bunların kaprisleri,kibirleri yüzünden
Milyonlarca insanın yuvasından,yurdundan
Olmalarının yükü kaldırılabilir mi?
Savaştan,intikamdan hoşlananların akıl
Sağlıkları ne kadar yerindedir kim bilir?
(Düşünme biçimleri,düşünce düzeyleri!)
(Eğer akıllarını kitleler kullansaydı,
Bir avuç şarlatanın kuklası olmazlardı!
Kendilerini hiçe sayanların ardından
Koşanların ne kadar payı vardır akıldan?)
Çok para kazanmayı,deste,deste yığmayı,
Yoksula,mustazafa zırnık koklatmamayı,
Makamla,malla,mülkle güç,onur kazanmayı,
Akıllılık sananlar ne kadar bahtsızdırlar!
Bilsinler ki gücün de,onurun da tamamı (**)
Yüceler Yücesi’ne aittir andolsun ki!
O’nun safında olan güçlüdür,onurludur
Dünyada/ahirette mutlular,mutlusudur
Ahirette veremez,dünyada verse bile
Mutluluğu,erinci hiçbir beşeri sistem!
Çağımız’a en uygun isim ne olabilir?
Cehalet,Savaş,Utanç,Aptallık Çağı,nasıl
Sizce de uygun mudur hüzünlü kardeşlerim!
Kim karlı,kim zararlı çıkacak göreceğiz,
Onlar da beklemekte,biz de beklemekteyiz(***)
Hakimler Hakimi’nin vereceği kararı.
***
8-11 C.Evvel 1441//03-06 Ocak 2020
_______________________________________
(*):ENFAL(8/22),
(**):NİSA(4/139),FATIR(35/10),MÜNAFİKUN(63/8)
(**):TEVBE(9/52)

 

O T O M O B İ L

Bu günlerde toplumun gözlerini boyamak,
Asıl dev sorunları arka plana atarak,
Gözden ırak tutarak,bir gündem oluşturmak,
Kitleleri gündelik söylemlerle aldatmak,
İçin kurgulanan bir gösteriyle birlikte
Dünyanın hayranlığı,hayreti,takdiriyle(!)
Karşılanan büyük bir olay var karşımızda!
Yerli ve milli olan otomobilimiz ki,
(Yok yerliymiş,milliymiş yakıştırmalarına,
Ne gerek var bu kadar tantanaya,reklama!?)
Hayırlısı diyoruz çağlar sonra gelse de!(*)
Nasıl milli oluyor İtalya’dan gelse de?
Gerçekten yerli,milli olanını,herkesten
Çok daha iyisini,daha gelişmişini
Yapmamızı diliyor gönül hiç kuşkusuz ki!
Yalnız otoda değil,diğer alanlarda da,
Bilimde,siyasette,sanatta,kültürde de
Üstün başarılara imza atmamızı da...
Hiçbir mazeret,neden ileriye sürmeden
Kolları sıvamanın zamanı gelmedi mi?
Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a gerçek kimliğimizi
Bütün boyutlarıyla-enfüsü/afakıyla-
Ortaya koymamızın,olanca görkemiyle.
Gıbta,takdir edilen,parmakla gösterilen,
Akıllı,yetenekli,kişilikli,üretken
Bir millet olmamızı hem atalarımız,hem
İnsanlık ailesi beklemiyor mu bizden!
***
5-6 C.Evvel 1441//31 Aralık-2019-01 Ocak 2020
____________________________________
(*):Otomobilin icadı 1705,ilk modern otomobilin tasarımı 1769-
1789)

 

K A N A L

Bu günlerde gündeme oturan,oturtulan
“Kanal” diye bir şey var,ahkam kesen,kesene!(...herkes ahkam kesiyor!)
Düşünen,düşünmeyen,bilenler,bilmeyenler
Konuşuyor,fikirler(!) havada uçuşuyor!
Kimi karşı çıkıyor,kimi alkış tutuyor...
Parti bağnazlığını aşamayan yurttaşlar,
Coşkuyla savunuyor,duygusal davranıyor!
Bilim adamlarının kimileri destekler,
Sakıncasız bulurken,birçoğu sakıncalı
Buluyor olmalı ki,karşı çıkmış oluyor!
Ekolojik dengenin bozulması halinde,
Tatlı sulara tuzlu su karışacağından
(Bazı su havzaları zarar göreceğinden)
Beş milyon civarında yurttaşın susuzlukla
Karşı karşıya kalma riski taşıdığını,
Söyleyenler yanında-belki çok uçuk ama,-
ABD filosunun Karadeniz’e daha
Kolay çıkması için açılacak diyen var!

Hadi her şey bir yana,diyelim ki başlandı! (...açıldı/açılsın!)
Beş yüz seksen üç milyar iç/dış borcu bulunan,
İşsizlerin sayısı beş milyona dayanan,
Eğitimde,kültürde,sanatta,üretimde,
Kimlik erozyonunda,toplumsal çürümede,
Son yılların en düşkün günlerin yaşayan,
Bir Ülke için böyle bir şey lüks sayılmaz mı?
(Madalyonun öteki yüzünü görmek gerek,
Özeleştiri yapmak zorundayız kardeşler.)
Uyuşturucu,fuhuş ilkokula inmişken,
Açlıktan,işsizlikten intiharlar artarken,
Milyonlar yoksullukla,yoklukla boğuşurken,
(Kaçınılmaz bir olgu rant meselesi zaten.)
Beyin göçünde büyük patlama yaşanırken,
İş yerleri, ard arda kepek indirirlerken,
Yoksul,varsıl arası uçurumlar,doruklar
Gitgide derinleşir,gitgide yükselirken,
Bireysel,ailevi,toplumsal ve ulusal
Bağlar koparılırken,sütunlar devrilirken,
Ufuklar ötesinden çığlıklar yükselirken,

İnançta,yaşayışta,anlayışta,ahlakta
Gün be gün yoğunlaşan bir çöküş oluşurken,
Bir hizmet “sükse” olsun diye yapılıyorsa,
Bu nasıl bir hizmettir,varın düşünün lütfen!
Yetmiş beş milyar lira şimdilik harcanırken,
Seksen milyarı bulur,geçer bitinceye dek!
Her türlü yolsuzluğun artık kanıksandığı,
Adaletin “a” sından bir eser kalmadığı,
Ruhları,beyinleri korkunun kuşattığı,
Toplumun ağır travma sendromu yaşadığı,
Ekranlarda,medyada,açık oturumlarda
Topluma yön vermeye çalışan megaloman
Aklı evvel geçinen malumatfuruşların,
-Yamuk mantıklıların,yarım akıllıların-
Kibarca(!) tartıştığı,uygarca(!) yarıştığı,
Hiçbir soruna çözüm getirilemediği,
Şefkatin,hoşgörünün,sevginin dışlandığı
Nefretin,hor görünün baş tacı edildiği
Bir zamanda,bir yerde gönüller arasında
Kapanan kanalları,koparılan bağları

Kim ne zaman açacak hangi argümanlarla?
Daha önemli,daha öncelikli sorunlar
Gerçekten aklı selim,benlikler,bilgelerle,
İnsanlığa adanmış akleden yüreklerle
Çözülse daha iyi,daha doğru olmaz mı?
***
01-03 C.Evvel 1441//27-29 Aralık 2019

 

İSLAM (VAHİY)MEDENİYETİNE DOĞRU

 

İSLAM medeniyetin tükenmez kaynağıdır...
Sevginin,esenliğin,barışın,kardeşliğin,
Liyakatin,şefkatin,dosdoğru yönetimin,
Adaletin,erincin,güvenin,cömertliğin,
Meşveretin,hikmetin,sabrın,dayanışmanın...
Mana ile maddenin muhteşem uyumunun,
Erdemin,yiğitliğin,doğruluğun,dostluğun,
Dengenin,selim aklın,emeğin,üretimin,
En iyiyi,güzeli bulmada yarışmanın,
Nezaketin,iffetin,takvanın,paylaşımın,
İnsanı “insan” yapan evrensel değerlerin,
Yeniliğin,sağlıklı,yararlı değişimin,
Edebin,terbiyenin,hayanın,mutluluğun, (...iyiliğin,)
Tefekkürün,çok yönlü,kapsamlı düşüncenin,
İnceliğin,fikirde,duyguda derinliğin (...temizliğin,)
Nerde,kim hangi renkten,ırktan olursa olsun,
Emekçiye,yetime,ezilmişe,mazluma
Kol kanat gerilmesi,sahip çıkılmasının,

Deneyimin,bilimin,sanatın,aydınlığın,(...bilgeliğin,)
Onur üstü onurun,özgürlüğün,direncin... (...birliğin...)
Beşeri sistemlerin geçersiz oluşunun
En açık kanıtıdır,en büyük tanığıdır...
(Boşuna tartışıyor,kavga ediyorsunuz,(...çırpınıyor...)
Hakim Kendi koyduğu yasaların dışında
Hiçbir beşeri sistem,yasa kabul etmiyor.
Akletmiyor musunuz,anlamıyor musunuz?
O bizden Kendisine itaati bekliyor.
Bunu idollerden çok asıl O hak ediyor.
“İnsan insana değil Bana kul olsun!”diyor.(*)
Ancak o zaman mutlu,hür olabilirsiniz,
“İnsanlık” onuruyla taçlanabilirsiniz.
(Ya da onursuzluğu yeğleyebilirsiniz!)
O zaman kendinize “insan” diyemezsiniz.
Onursuzluk en büyük utançtır hiç kuşkusuz!
Onursuz yaşamanın faturası ağırdır,
Dünyada,ahirette rezillik rüsvalıktır
O’nun yasalarına uyulmadan dünyada,
Ahirette mutluluk,adalet aramanın

Boşuna olduğunu bilmemizi istiyor.
Hangi güçle,bilgiyle,beyinle,yetenekle,
Bir avuç beyninizle,üç harflik bilginizle
Alimler Alimi’yle,Hakimler Hakimi’yle
Aşık atıyorsunuz,boy ölçüşüyorsunuz?
Nasıl bu kadar sefih olabiliyorsunuz,
Bu kadar nankör,bencil,dengesiz,düşüncesiz?
Çalab,Yalvaç aşkına siz ne yapıyorsunuz?
Her şeyimizi O’na borçlu olduğumuzu
Nasıl unutuyoruz,göz ardı ediyoruz?
(O’nun sonsuz şefkati,şaşmaz kılavuzluğu
Çıkarabilir bizi ancak aydınlıklara,
O’nun dışında başka bir yol arayanların
Kılavuzu Huzur’dan tart edilmiş Şeytan’dır.)
Ne yaparsanız yapın,çırpının,çabalayın
Nurunu bir kez daha O tamamlayacaktır. (**)
Çılgın projeleriniz,kininiz,nefretiniz
Üstün(!) çabalarınız,bahtsız tuzaklarınız,
Çoğaldıkça azalan,eriyen servetiniz(!),
(Emanet olduğunu fark edemediğiniz)
Tükenmez sandığınız erkiniz,kudretiniz
(Kendinizden bu kadar uzak kalamazsınız!)
İçinizde bir özlem olarak kalacaktır!(***) (...ukde/iç yarası...)
Bu,sizin için de bir kurtuluş olacaktır,
Eğer olan biteni fark edebilirseniz!
Güneşle,dolunayın ruhlarda buluşması,
Rahmet Peygamberi’nin muştulu çağrısıyla
(Mühürleri alınmış yürekler,kulaklarla,
Perdeleri dürülmüş,açılmış bakışlarla...)
Uyuyan insanlığın uyanması yakındır!
(Uykuda olanların.....)
(Işık/Bilgi Çağı’nın kapıları açılır.)
***
24-29 R.Ahir 1441//21-26 Aralık 2019
______________________________________________________________
(*): MAİDE(5/76),HUD(11/2-26),İSRA(17/39),MÜ’MİNUN(23/34),
ŞUARA(26/213) v.b.
(**):TEVBE(9/32),SAF(61/8)
(***): ENFAL(8/36)

AYNA(LAR) SONESİ

 

Karşı karşıya sonsuz aynanın arasında

Yanan bir mumun sonsuz ışığına kapılan

Sonsuz pervane,sonsuz dönüş çılgınlığında,

Yanarak,kavrularak kurtulma çabasında!

 

Onların kurtuluşu yanmaktadır aslında!

Yanmadan kim kurtulmuş Aşk’ın yalazlarından?

Vuslat harmanlarının alev tınazlarında

Hicranın yabasıyla sonsuza savrulmadan?

 

Bir avuç saman çöpü düştü gül bahçesine,

İçin,için tutuşan güller geldi kendine!

Mutluluk çığlıkları evrenleri ürpertti...

 

O güllerden dermeye bahçeye kim girdiyse,

Bir daha çıkamadı,çıkmak mı istemedi? (...çıkmak da...)

Ne duydu,ne duyurdu gördüğünü hiç kimse!

13-27 R.Ahir 1441//10-24 Aralık 2019

 

Y O R G U N L U K!

 

Yorgunum!İnsanlara bir türlü meramımı

Anlatamadım gitti,nedir bu duyarsızlık,

Duygudan,düşünceden bu uzaklık,aymazlık?

Kaçınılmaz bir alın yazısı mı yalnızlık?

Nasıl bu kadar bencil olabiliyorlar ki,

Bu kadar mağrur,nobran,içtenliksiz,kibirli?

Ne selam alıyorlar,ne selam veriyorlar!

İnançta,düşüncede,dostlukta,paylaşımda

O kadar vurdumduymaz,o kadar nekesler ki,

Kahrolmak işten değil ah insanlık adına!

Selamı yaymazsanız,sevmezse,saymazsanız

Eğer birbirinizi mutlu olamazsınız,

Mutlu edemezsiniz,insanlaşamazsınız!

Meşrep,takım,tarikat,mezhep,asalet,parti,

Soy,sop taassubunu aşamadıklarından

“İnsan” olduklarını anlamadıklarından,

Birbirine küsenler,girenler mi ararsın,

Birbirini öldüren çılgın fanatikler mi?

Beşeri ”ilkeleri” ilahi buyrukların

Önüne geçirenler,anlamsız bir hayatın

Sihrine kapılanlar,bitenler mi ararsın?(Seline...)

Velhasıl tutsaklığı,özgürlüğe yeğleyen

Dengesiz,düşüncesiz,duyarsız bir toplumun

Kendine,insanlığa,gelecek kuşaklara

Vereceği ne vardır söyler misiniz lütfen?

Yine de ümidimi asla yitirmiyorum!

Ölüden dirileri,diriden ölüleri (*)

Çıkaran Yüce Rahman,ölü bir toplumdan da,

Çıkarabilir bir gün Çağlar’a örnek olan

Dipdiri bir toplum da olanca görkemiyle... (...bütün ihtişamıyla.)

(Kupkuru bir topraktan fışkıran tohum gibi.)

Önderlik edebilir o toplum İnsanlığa...

Yeter ki,kulluğunun-Rabbinin buyruğunun-

Şartlarını yerine getirsin gereğince,

Olanca içtenliği,olanca imanıyla...

***

25-26 R.Ahir 1441//22-23 Aralık 2019

_______________________________________________

(*):RUM(30/19)

 

GENÇLİK VE YAŞLILIK

(Gençler ve Yaşlılar)

 

Gençlik demek enerji,çalışkanlık,dirilik,

Güzellik,sevecenlik,heyecan,efendilik,

Büyüklerine saygı,küçüklere abilik,

Ablalık,kucak açmak,koruyucu meleklik...

Evine,vatanına,topyekün insanlığa

Karşı bir sorumluluk taşıdığını bilen,

Aklı selim sahibi,soylu,duru ruhuyla,

Barış,özgürlük için çalışan,çabalayan,

Kendini feda eden,güzellikler üreten,

Aklıyla,imanıyla,kararlı duruşuyla

Gıpta edilecek bir performans sergileyen,

Gerçek bir kahramandır,üstün bir kişiliktir.

Alnından öpülecek bir insan evladıdır. (...yiğitler,yiğididir.)

O büyükleri için bir onur kaynağıdır...

Bu madalyonun bir de öteki yüzü vardır!

Çok genç olduğu halde,hiçbir şey üretmeyen (Genç göründüğü halde..)

Tembel,şımarık,kötü itiyatları olan

 

Büyük,küçük,genç,yaşlı bilmeyen,dinlemeyen,

Ne bir prensibi olan,ne bir kural tanıyan

İdealsiz,hedefsiz sorumsuzca,aymazca

Başıboş,edep dışı bir hayatı yeğleyen,

Birisi genç sayılmaz,o ihtiyar biridir.

Yaşlanmak başka şeydir ihtiyarlamak başka!

Yaşlı olduğu halde çok güzel işler yapan,

Kendini genç hisseden,kapıp koyuvermeyen,

Bir ideali olan kimse yaşlı değildir!

Hele işe yaramaz bir koca herif asla!

Onlar çıkarır nice gençleri ceplerinden!

***

12-24 C.Ahir 1441//09-21 Aralık 2019

 

YOKSULLAR VE VARSILLAR

(Açlar Ve Toklar)

 

Hüzünlü bakışları,bükülmüş boyunları,

Galaksi yürekleri,gülşen tebessümleri,

Nasır tutmuş elleri,acılı sineleri,

Eli açıklıkları,kadirşinaslıkları,

Konukseverlikleri,doğal zarafetleri,

Gönülsüzlükleriyle,samimiyetleriyle,

Tokgözlülükleriyle,iyi niyetleriyle,

Çalışkanlıklarıyla,onurluluklarıyla,

Ahde vefalarıyla,iyimserlikleriyle

Bir lokma,bir hırkaya razı oluşlarıyla...

Yoksullar insanlığın neresinde duruyor? (...kanıyor?)

Villaları,yatları,otoları,katları,

Rengarenk gardropları,mükellef sofraları,

Kartalca bakışları,tavusça çalımları,

İncik,boncuk,banknotla dolu boş kasaları!

(Gurur,kibir,övünme,konfor kumkumaları...)

 

Zebercet gülüşleri,pırlanta yürekleri,

Doldurdukça boşalan çatlamış sağrakları,

Yükseldikçe alçalan başları,bacaları,

Şişmiş egolarıyla,doyumsuzluklarıyla,

Şımarıklıklarıyla,vicdansızlıklarıyla,

Dengesizlikleriyle,bilinçsizlikleriyle,

Bilgisizlikleriyle,güvensizlikleriyle,

Şefkatten,paylaşmaktan uzak kalışlarıyla,

Savurganlıklarıyla,karamsarlıklarıyla,

Muhteşem,traji-komik,yavan hayatlarıyla

Varsıllar insanlığın neresinde duruyor?

(Ancak tenzih ederiz böyle olmayanları.)

Servetin bir emanet olduğunu var sayan,

En sevdiği şeyleri seve,seve paylaşan

İyilikte,hayırda,güzellikte yarışan

Varsıllara kimin ne diyeceği olur ki?

(........saygıdan başka ne duyulur ki?)

Rahman kimin yanında onların,bunların mı?

***

21-24 R.Ahir1441//18-21 Aralık 2019

 

D U A

 

Dua edelim dua,içimiz yana,yana!(a)

(Dua,ibadetlerin ruhudur,iliğidir!) (b)

Nedamet pınarından içelim kana,kana,

İçimizdeki ağı dönüşsün lavantaya (...gül yağına/.suyuna,)

Közleşmiş yüreğimiz volkana,nebulaya!

Bu yürekle çıkalım Çağlar’ın karşısına

Olanca imanımız,büyük onurumuzla!

“Eğer dualarınız olmasa Allah size (c)(...dualarımız...bize)

Ne diye değer versin,kuşatsın rahmetiyle?”

Allah’a yaklaşmanın bir yolu da duadır.

Dua samimiyettir,Karib’le kurbiyettir.(d)

Allah’a yakın olmak,dünyada,ahirette

Mutluluktur,güvendir,onurdur,saygınlıktır,

Mahşer’de Rasulallah ile karşılaşmaktır.

Artık varın,düşünün uzak kalmak ne demek!

Dua bir atılımdır,sonsuza açılıştır,

Sonsuzluğun bağrından sonsuz bir haykırıştır,

Koyu karanlıklarda parıldayan yıldızdır...

 

En Şefkatli Olan’a niyazdır,yakarıştır,

En Şefkatli Olan’dan mağfiret dileyiştir.

Yalnız kendimiz için değil,hiç kuşkusuz ki

Dileğimiz İnsanlık Ailesi içindir.

Çoğu kez sonuç vermez sırf duayla yetinmek!

Pasif iyilik yetmez,aktif iyilik gerek!

Yalnız dar zamanlarda değil,bol zamanda da

Dua edilmelidir,yardım istenmelidir

Gücü sınırsız olan Yüceler Yücesi’nden.

(Ne kadar haberliyiz bir adım ötemizden?)

Başkasından istemek Allah’ı gücendirir.

Allah’ı gücendirmek olacak şey değildir!

Bundan büyük bir gaflet düşünülebilir mi?(...yanılgı/nankörlük...)

(Allah’ı gücendirmek en büyük bahtsızlıktır,

Dünyada ahirette hüsrana uğramaktır!)

Velhasıl hayat dua,dua hayat olmalı.

O’na yakın olmanın erincini tatmalı!

Bu erinci bilmeyen canlarla paylaşmalı!

Hayatlarını dua haline getirenler

Çağlar’ı aşar,çağlar üstüne çıkabilir

 

Ölümsüz Hakikat’i çağ,çağ haykırabilir...

Ömürleri boyunca bir kez yüreklerini (e)

Rabb’e açamayanlar O Gün ne yapacaklar,

HAKİM’in Huzuru’na ne yüzle çıkacaklar?

***

18-20 R.Ahir 1441//15-17 Aralık 2019

_____________________________________________________

(a):ARAF(7/55-56)

(b):Hadis

(c):FURKAN(25/77)

(d):KARİB:(ALLAH(CC )’ın kutlu isimlerinden.Çok yakın.Yakınlıkta sınır tanımayan.Yakınlıkta eşsiz,benzersiz olan.

BAKARA(2/186)

(e):MÜ’MİN(40/60)

 

  MİZAHLA KARIŞIK CİDDİYET!

 

Allah’ım,güler misin,ağlar mısın şunlara?

En dengeli,güvenli olmaları beklenen

Bayanların,bayların,gençlerin,yaşlıların,

Akıl dışı,tutarsız,çarpık davranışların

Pek gülünç figürleri olarak ortalarda (...ilginç...)

Dolaşıp durmaları bir yana peşlerinden (...ardlarından)

Koşuşturup duranlar,şak-şaklayanlar var ya,

Onlardan daha garip,komik görünüyorlar!

Nasıl bu kadar aymaz olabiliyor bunlar?

(Kimliksiz,beceriksiz,kendiliksiz benlikler,(...niteliksiz,başarısız...)

Kendine bile hayrı olmayan silik tipler!)

Her bakışları sahte,her sözleri yalanken

Nasıl göremiyorlar,nasıl duyamıyorlar?

Çoğunun kimlikleri hakkında bilgisizken,

Nasıl düşünmüyorlar,nasıl akletmiyorlar?

Kimisi büyük lider,kimi entel geçinen,

Kimisi tapılacak derecede sevilen(!)

Bir hata yapmasına bile inanılmayan(!)

 

İdoller,üstün insan sanılan şarlatanlar!(...kaltabanlar!)

Bu nasıl bir mantıktır,nasıl tutuculuktur?(...onursuzluktur?)

Kula kulluk bir insan için umutsuzluktur,

Dünyada,ahirette rahmetten yoksunluktur!

İnsanlık tarihinin en üstün beyinlisi,

Çağlar üstü Mesaj’ın dosdoğru habercisi

Bile uyarılmışken zelleleri yüzünden

Kitaplar Anası’nda Rabbimiz tarafından!

Yeryüzünde,evrende hatasız,yanılmayan,

Her kararı,her hükmü tam isabetli olan,

Tek Varlık vardır O da Allah’tır unutmayın! (Hakim’dir...)

Dava adamlığına soyunan devasızlar (...davasızlar,)

Utopik düşünceli taş kafalı dahiler!

Emellerinin sonu bir türlü gelmeyenler!

Nasıl “dava adamı” oluyor yalancılar,

Anı,anına,günü,gününe uymayanlar,

Milyonları Ateş’e sürükleyen çılgınlar,

Şefkatten,merhametten nasipsiz muktedirler,

Hakim’in Huzuru’na ne yüzle çıkacaklar?

Gizli,açık sahneye konulan senaryolar,

 

Sinsi,sinsi devreye sokulan entrikalar,

Sık,sık yön değiştiren dostluklar,düşmanlıklar!

Kendi kendilerine payeler konduranlar,

(En şaşmaz mihenk olan Furkan’ın ışığında)(...alındığında,)

Rahman’ın Katı’ndaki gerçek konumlarının

Ne kadar farkındalar,bilgilerine kadar?

O halde niçin böyle davranabiliyorlar?

***

15-7 R.Ahir 1441//12-14 Aralık 2019

 

İNSAN(LAR)A DAİR (*)

 

İnsan hayra(ı) çağırır gibi şerri(e)çağrıyor!(...çağırır!)

Ve hayır duasıyla şerri davet ediyor!

(Ne kadar istiyorsa hayrı,ister şerri de!)

İnsan aynı zamanda-dünyalık hayatında-

Tez canlıdır,acele eder çoğu işinde.

-Acele şeytandandır-bunu bildiği halde!

(Öyledir gerçekten de,kısa ömür içinde

Yapılması istenen,planlanan,düşünülen

Öyle çok şey vardır ki,onları elde etmek,

Bir an önce ortaya koymak,gerçekleştirmek

İçin var gücümüzle çalışır,çabalarız.

İşler yolunda gider,bir aksilik çıkmazsa,

Mutlu keyifliyizdir,yoktur şikayetimiz!(...bizden iyisi/bahtlısı!)

Bu telaş,bu acele içinde işler bazen

Ters gider,güçlük çıkar,yerine gelmez hemen

Uzun dualarımız,içten niyazlarımız.(...saf yakarışlarımız.)

 

O zaman öfkelenir,bağırır,çağırırız,

Ardı ardına gelir küfürler beddualar!

Başımıza gelene sabırla,metanetle

Karşı koyacağımız,inancımız,aklımız,

Selim düşüncemizle-eğitim,öğretimle-

Hısım akrabamızla,eşimiz dostumuzla,

Bilgiyle,birikimle-şahsi deneyimlerle-

-Ve asıl önemlisi-Allah’ın yardımıyla

Onu aşacağımız-yumuşatacağımız-

Gelecek kuşaklara güzel,iyi,yararlı,

Şeyler brakacağımız-bu olsun mirasımız-

Yerde isyan ederiz,Rabb’e baş kaldırırız!

(Ki O ister her zaman bizlerin hayırını.)

Kötümser ve ümitsiz olarak şöyle deriz;

“Allah’ım!Canımı al,kurtar beni bu dertten!”

Bu bağışlanmaz yanlış sürükler,atar bizi

Dipsiz uçurumlara,zifir karanlıklara.

-Güzel yaratılışından esfel-i safilin’e.-(Üstün...)

En,en aşağılara dünyada ve ukbada

Hatamızdan tövbeyle hemen dönmezsek geri.)

 

-Her şey yolunda gitse bile tövbe etmeye,

Duaya,yakarışa,Allah’a sığınışa

Olmalıdır ve vardır her an ihtiyacımız.

Çünkü amellerimiz yetmez kurtulmamıza.-

***

13-14R.Ahir 1441//10-11 Aralık 2019

__________________________________________________________

(*):İSRA SURESİ(17/11)

 

İ S R A & M İ R A Ç

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

ÖLÜLER VE DİRİLER

 

Ölü olanlar yalnız kabirdekiler midir?

Onlardan bazıları braktıkları eserler,

Üstün kişilikleri,güzel ahlaklarıyla,

Asla unutulmayan güzel anılarıyla

Her zaman içimizde yaşamıyorlar mıdır?

Onlar ölümüdürler,yoksa diri midirler?

Aramızda dolaşan her birey diri midir?

Bunlardan öyleleri vardır ki,sorumsuzca,

Başına buyruk,süfli,düşüncesiz,çılgınca

Yaşamayı “yaşamak” sayıyorlarsa eğer,

Aldatmışlar demektir kendi kendilerini!

Bunlar diri midirler,yoksa ölü müdürler?

Düşünmeyen,duymayan,inanmayan,sevmeyen,

Paylaşmayı,şefkati,tebessümü bilmeyen

İnanmadığı halde inanıyor görünen,

Ömürleri boyunca havanda su dövenler,

Bir arpa boyu yolu bile aşamayanlar,

Bakış açılarını değiştiremeyenler

 

(Ne alçaltabilenler,ne yükseltebilenler)

Kendine,çevresine,yurduna,insanlığa

Olumlu bir katkısı olmayan,sırf kendini

Düşünen,kibirlinin,bencilin tekiyseler,

Bunlar ölü müdürler,yoksa diri midirler?

Bu kriterlere göre soralım kendimize.

Yaşıyor muyuz,yoksa ölümüyüz aslında?

Diri kalmamız için ne yapmamız lazımdır?

(Ne yaparsak böyle bir şey gerçek olabilir?)

Ne yaparsak ölmeden evvel ölebiliriz,(*)

Cümle kötülüklere karşı koyabiliriz,

İyilik savaşında(n)yengin çıkabiliriz?

Ne yaparsak ölümden bir şey çalabiliriz?(**)

Nasıl diri kalırız öldükten sonra bile?

Çılgın benliğimize söz geçirebiliriz?

***

10-11 R.Ahir 1441//7-8 Aralık 2019

_________________________________________________________

(*):Hadis,

(**):Andre Gide (Günceler’den)

 

İNSAN-I KAMİL SONESİ

 

Uzun bir yolculuğun başında duran adam

İlk adımını atmak için niyet edince,

Bakar ki bir karaltı yaklaşmakta ufuktan,

Bekler ulaşmasını kendisine iyice.

 

Bir de ne görsün alev kanatlı bir at apak!

Binsin mi,binmesin mi kararsız düşünürken,

Bir çocuk çıkagelir koşarak,haykırarak,

Tutar yumyumuşacık eliyle ellerinden

 

Atla birbirlerine aşina gibidirler...

Mahzun bakışlı ata sarmaş,dolaş binerler

Sınırsız arzularla,en büyük umutlarla...

 

At fırlar kişneyerek,uçar ışık hızıyla,

Sonsuz kuşaklar aşar ruhuyla,oyrumuyla...

Son durağa gelince inmez sırtındakiler!

10-11 R.Ahir 1441//7-8 Aralık 2019

 

ZAMAN SONESİ

 

Sonsuzluk pınarından fışkıran zaman nehri

Akıyor ığıl,ığıl zamansızlığa doğru.

Bilinen,bilinmeyen kuşaklardan geçişi

Sırasında gördüğü,hissettiği,duyduğu

 

Sırları da taşıyor ufuklar ötesine...

Sonsuz kanatlı,sonsuz kelebek yana,yana

Tutuşmuş yürekleri dalgırlı gözleriyle

Eşlik ediyor zorlu yolculuğunda ona.

 

Zaman zamansızlıkla,zamansızlık zamanla

Buluşuyor ufuksuz suların kıyısında!

Nabızlar çıldırıyor med/cezir demlerinde...

 

Bu büyük serüvenin biz(ler)neresindeyiz?

Ne kadar dışındayız,ne kadar içindeyiz?

Geçmiş,hal ve gelecek “o an”ın mı içinde?

7-8 R.Ahir 1441//4-5 Aralık 2019

 

BAŞARININ ÖLÇÜSÜ(SIRRI)

 

İnsan yıllar,yıllarca,ömür boyu çılgınca

Kurduğu hayalleri,planları,projeleri

Canla başla çabalar gerçekleştirmek için!

Kimi politikacı,büyük(!) devlet adamı,

Kimi sporcu,kimi doktor,mühendis,mimar,

Kimisi iş adamı,havalı iş hanımı,

Kimi profesör,kimi kalantor,bilgin,alim,

Kimi artist,şarkıcı,şair,ressam,romancı...

Bileğinin hakkıyla,yeteneği,aklıyla,

Başarılı olanlar çabasıyla,bahtıyla

Olduğu gibi vardır baş vuran bahtsızlar da

Çoğu kez yalanlara,kara entrikalara!

Amaç daha çok para,daha çok ün kazanmak,

Daha konforlu,daha gösterişli bir hayat!

(Yatlar,katlar,villalar,rezidanslar,altınlar,

Elmaslar,pırlantalar en mükellef sofralar!)

Beşeri ölçülerde her an yanılma payı

Olduğu için kimse ben ünlüyüm,zenginim,

 

Güçlüyüm,sağlıklıyım diyerek başarılı

Sanmasın,aldatmasın kendisini boşuna!

Ahlaksızlığı bile başarı(!) sayanlar var!

Kurnazlık,aç(ık)gözlü(lük),üç kağıtçılık,hile (...fitne)

(Kanıksamış değil mi toplum böyle şeyleri?)

Akıllılıkla aynı kefeye konuyorsa,

Dallara kumru değil kuzgunlar konuyorsa,

Gül bahçeleri yangın yerine dönüyorsa,

Ufuklara karanlık çöktükçe,çöküyorsa,

İnsanlar birbirini sevmiyor,saymıyorsa,

At izi it izine,it izi at izine

Karışıyor,izleri bir silen çıkmıyorsa,

Orada başarıdan söz edilebilir mi?

Yurt ve dünya çapında büyük başarılara

İmza atan yıldızlar,gençler,bayanlar,baylar

(Gurur,kibir tuzağı kişisel başarılar!)

Hiç mi akıllarına gelmez yurtta,dünyada

Milyonlarca aç,çıplak,mazlumun inim,inim

İnleyerek bir yudum su içemediğini(...bulamadığını,)

Onların,kendisinin bir öğünde yediği

 

Şeyleri yıllar boyu yiyemeyeceğini...

Bir de ömrü boyunca bir şey başaramamış,

Derler ya;bir baltaya bile sap olamamış,

Aymazlar başarılı(!) olanları alkışlar,

Akılsız başlarına taç ederler çılgınca!

Bilinmez ne beklerler onlardan,ne umarlar?

Belki böylece tatmin,mutlu olur,rahatlar,

Belki bazı dünyalık kazanımlar beklerler,

Elde edebilirler,gelip geçici zevkler

Peşinden seğirterek yaşıyoruz sanırlar!

Oysa onlar yürüyen birer kadavradırlar,

Bunun bile farkında değildir(ler) bahtsızlar.(...zavallılar!)

“İnsan” olduklarının değerini bilmezler!

Onurlarını sırça ayakları altına

Alırlar,tutsaklığı özgürlüğe yeğlerler!

O kadar beceriksiz,öyle sakardırlar ki,

Bir işe,bir eyleme girişmeye görsünler,

Birbirine dolanır elleri,ayakları,

İki adım atmadan tökezleniverirler!

Kimisi ana,baba,evlat eline bakar,

 

Kimisi taştan,dişten çıkarır ekmeğini.

Kimisi asalak bir hayatı tercih eder,

Emeksiz bir şey elde etmeye fırsat kollar!

Tembellik yarışının rekortmenidir bunlar!

Pişkinlikte kimse su dökemez ellerine!

Bunlardır toplumların fuzuli şagilleri,

Duyma,görme,akletme,idrak özürlüleri!

Başarının ölçüsü para kazanmak mıdır,

Rahman’ın rızasına uygun bir hayat mıdır?

Bundan büyük mutluluk,onur olabilir mi?

Mutluluk değil midir başarının hedefi?

Mutlu olmak erdemli olmaktan geçer ancak!(*)

HAKİM’in Huzuru’na zengin,ünlü olarak

Çıkan,çıkanlar değil,tertemiz bir yürekle

Çıkan,çıkanlar berat edebilirler ancak!

Bu da duru,erdemli bir hayat yaşamakla,

Vahyin ışıltısıyla içten aydınlanmakla

Mümkündür,başka bir yol varsa bilen söylesin!

Asıl “muhteşem zafer”-başarı-budur işte!(**)

***

5-6 R.Ahir 1441//02-03 Aralık 2019

____________________________________________________________

(*):”Mutlu olmak istiyorsan erdemli ol!”-Aristoteles

(**):TEVBE(9/72/100,),YUNUS(10/64),(HADİD(57/12)

 

Ç I Ğ L I K !

 

Hiç kimse alınmasın,kusuruma bakmasın!

Yakın,uzak çevrende,ülkemde,yeryüzünde

Gözlerimin önünde olanlar karşısında

Sesimi yükseltmeden duramıyorum işte!

Duyar gibiyim sizin;”Sen kim oluyorsun da,

Sesini çıkarmaya kalkıyorsun be adam!

Kim duyar,dinler seni bu kaos ortamında?”

Dediğinizi,ancak bilmem işittiniz mi

“Susan dilsiz şeytandır haksızlık karşısında!” (*)

Sözünü insanların en saf akıllısının?

Bir Müslüman olarak eğer O’nun yolundan

Gidiyorsam haksızlık karşısında susamam!

Her zamankinden fazla yükseltirim sesimi!

Hatta çığlık,çığlığa haykırırım Çağlar’a...

Kim duymuş,kim duymamış,elden ne gelebilir?

(Onların kulakları kurşunlu kepçelerdir!)

Elimle düzeltmeye gücüm yetmiyorsa da,

 

Dilimle düzeltmeye çalışırım çevremde

Olan haksızlıkları elimden geldiğince...

Duymayanlar kimlerdir?Zalimler,densizlerdir!

Sözde egemenlerdir,bencil müstekbirlerdir.

Münkirler,nankörlerdir,sefihler,mücrimlerdir.

Egolarını ilah edinmiş müşriklerdir,

Ucuz kahramanlığa soyunan korkaklardır!

Kasalarını akrep basmış yoksul zenginler,

Hırsızlar,vurguncular,alçaklar,arsızlardır...

“Eğlencelerini din haline getirenler,(**)

Dinlerini eğlence haline getirenler...”

Duyanlar yetimlerdir,dullardır,mazlumlardır,

Açlardır,ezilmişler,yoksullar,çıplaklardır...

Saldırıya uğrayan mağdur edilenlerdir,

Özgürlük,barış için çırpınan meleklerdir.

Nefretlere sevgiyle karşılık verenlerdir,

Hüzünlü yüreklere kol,kanat gerenlerdir,

Somurtkan çehreleri güzelleştirenlerdir,(...güldürebilenlerdir,)

Zakkum bahçelerinden gül derebilenlerdir,

Sorunlara çözümler üreten beyinlerdir.(...yüreklerdir.)

 

Onların çığlıkları aleve dönüşecek,

Kurşunlar eriyecek,kulaklar delinecek,

Sözün gücü önünde gücün sözü sinecek,

Mazlumlar,mustazaflar,yetimler gönenecek,

Yeryüzüne Özgürlük Barış Çağı gelecek!

***

3-4 R.Ahir 1441//30 Kasım-01 Aralık 2019

_______________________________________________________

(*):Hadis

(**):EN’AM(6/70),A’RAF(7/51)

 

MÜSLÜMANLIK VE İNSANLIK

 

Müslümanlık denince akla ilk gelen nedir?

Düşünmektir,çok yönlü,çok boyutlu düşünmek!

Sonra samimiyettir,hoşgörüdür,güvendir.

“Oku!”maktır,insanın kendisini,dünyayı (*)

Baştan başa evreni,insanları,doğayı...

İffettir,adalettir,erdemdir,zarafettir,

Onurdur,iyiliktir,paylaşmaktır,edeptir,

Sevgidir,dinginliktir,şefkattir,merhamettir

Kardeşliktir,barıştır,bilgidir,bilgeliktir...

“Barışta hayır vardır!”diyor,daha ne desin!(**)

“Bir kimseye/topluma duyduğunuz kin,nefret (***)

Onlara karşı sizi adaletli olmaktan

Sakın alıkoymasın!”diyor,daha ne desin!

“Sizden,birbirinizi sevmekten başka bir şey(****)

İstemiyorum!”diyor,daha başka ne desin!

“Kalpler ancak Allah’ı anarak huzur bulur,!”(*****)

(Kalbi yatıştıracak başka hiçbir şey yoktur!)

Allah’ın sözlerini dinlemediği süre (...için)

Müslümanlar,insanlık bir huzur beklemesin!

Barış,huzur,adalet kardeşlik isteyenler,

-Bilerek,isteyerek,severek,güvenerek-

Allah’a kul,Rasül’e ümmet olsunlar yeter!

(Barışa,mutluluğa kavuşmak öncelikle

Allah’a kul,Rasül’e ümmet olmaktan geçer!)

“Siz toplumlar içinden seçilmiş toplumsunuz,(******)

İyiliğe çağırır,şerden alıkorsunuz!”

Boşuna çırpınmasın başka yol deneyenler!(...arayanlar!)

Karlı yolda patinaj yapan lastik gibidir,

Bir yarın kenarına tutunmuş dal gibidir

Böylelerinin hali,hala mı anlamazlar?

Çırpınıp didinmekle bir yere varılamaz!

Müslümanlık ayağa kalkmadıkça insanlık

Belini doğrultamaz,buhrandan kurtulamaz!

Müstekbirler,müşrikler,münkirler,egemenler,

Nadanlar,kaltabanlar,taş kafalı bağnazlar

Kafanıza dank etsin,bunu anlayın artık!

Yol yakınken,iş işten geçmeden çeki düzen

Verseniz kendinize mumunuz tükenmeden!

”Allah,elçileri ve onlara tabi olan (*******)

Mü’minler bir gün elbet yengin çıkacaklardır”

Tağut oyunlarını boşa çıkaracaklar,

Vahdet meş’alesini tutuşturacaklardır.

Gurubları şafağa çevirecek olanlar

Rabbim’e and olsun ki onlar olacaklardır.

İşte ancak o zaman mutsuzluktan bunalan

İnsanlık,insanlığın künhüne varacaktır.(...varlığının farkına...)

Mutluluğu,onuru yeniden tadacaktır.

Allah’ın verdiği söz yerine gelecektir.

(En sonunda Rahman’ın dediği olacaktır.)

Dünyanın kaderini değiştirecek olan

Akıllı,yiğit,bilge,halis Müslümanlardır,

Yarım akıllı,korkak,alçak zalimler değil!

O günler uzak mıdır,belki de çok yakındır!

Ölesiye isterdim o günleri görmeyi,

O mutlu insanların gözlerinden öpmeyi,

Özgürlük yollarında birlikte yürümeyi...(Mutluluk...)

***

1-3 R.Ahir 1441//28-30 Kasım 2019

_______________________________________________________________

(*): ALAK:(96/2),(**):NİSA(4/114-128),(***):MAİDE(5/8),(****):ŞURA

(42/23),(*****):RAD(13/28),(******): AL-İ İMRAN(3/110) ,(*******):

MÜCADİLE(58/21-22)

 

 

NEDİR BU KEPAZELİK?

 

Nedir bu kepazelik,bu düzeysizlik nedir?

Bunlar nasıl tiplerdir,nasıl karakterlerdir?

Akılları,ruhları,vicdanları nerdedir?

Bu kadar hazımsızlık,kıskançlık,öfke,yalan,

Nasıl barınabilir bir insanın bağrında?

Birbirinin altını oyan,tuzaklar kuran

En ünlü,en akıllı,en güçlü görünenler!(...sanılanlar!)

Hiç mi utanmıyorlar,hiç mi sıkılmıyorlar?

Birbirinin yüzüne nasıl bakabiliyor,

Nasıl bu kadar rahat,pişkin olabiliyor,

Dolaşabiliyorlar,rahatça ortalarda?

(Bunca yalanı nasıl uydurabiliyorlar,

Bunca günahı nasıl kaldırabiliyorlar?

Allah’tan korkmuyorlar,kuldan utanmıyorlar!)

Başlarını yastığa koyabiliyorlar mı,

Uyuyabiliyorlar,kalkabiliyorlar mı,

Bir an olsun aynaya bakabiliyorlar mı?

İnsanları yönetmek için öne çıkanlar (...talip olanlar)

Bunlar mı yol verecek,gösterecek önderler?

Daha kendilerini kontrol edemiyorlar!

İnsanca tartışmayı bile bilemiyorlar!

(Yüzeysel düşünenler tartışmayı bilmezler.

Onlar kavga etmeyi iyi bilirler ancak!)

Asıl şaşılacak şey,-ya da utanılacak,-

Yalanların ardından koşturanlar olması!

Yarın Yargılama’ya çağırıldıklarında,

Ne cevap verecekler hiç mi düşünmüyorlar?

Varsa yoksa iftira,kin,haset,çamur atma!

Kumpaslar,traji-komik senaryolar,oyunlar!

Topu biçilen rolü oynayan oyuncular...

Gündem oluşturmayı iyi beceriyorlar!

Doğrusu şovmenliği kimseye brakmıyorlar!

Asıl sorunlarımız-kimlik erozyonumuz.-

(Ki öz benliğimize yabancılaşıyoruz.)

Göz ardı ediliyor,arka planda kalıyor.

Milyonlarca işsiz,aç,hasta çile çekiyor.

Fuhuş,uyuşturucu,alkolizm,intiharlar,

Karanlık bağlantılar,hırsızlar,yolsuzluklar,

Vicdanları kanatan zülümler,haksızlıklar,

Ahlaksızlık,aile içi ensest olaylar

Toplumu için,için sarsıyor,çürütüyor.(...kemiriyor.)

Kulaklarının ardı bile terlemeyenler,

Nasıl bu kadar uzak,duyarsız kalıyorlar?(...soğuk olabiliyor?)

Güdükleşmiş,pörsümüş duygusal zekaları,

Burunlarını bile görmüyor bakışları!

Köprüler,gökdelenler yükselirken görkemle,

Alçalıyor moraller,düşünceler gitgide...

Bir de yalakalıkta yarışanlar yok mu ya!

Onlardan daha feci bunları serencamı!

Her şeyini bu kadar kolay saçıp,savuran

(Aklını,zamanını,moral değerlerini...)

Bireylerin/toplumun ahvali ne ola ki?

(Tarihin niçin büyük yalanlar,boşluklarla

Dolu olduğu bugün yaşananlardan belli!)

Gönülden dileğimiz,hayalimiz odur ki

Aklı başına gelsin Millet’in bir an önce!

Bugün düştüğü yerden kalkması için ancak

Bin elle sarılması gerekir MÜSTE’AN’a (*) (...tefekküre!)

Düşüncesiz yapılan hiçbir iş sonuç vermez,

İlerlemiş olsa da bir toplum yükselemez,

Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a hiçbir şey söyleyemez!

___________________________________________________________

(*)MÜSTE’AN:ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Yegane yardım

mercii.Eşsiz,benzersiz yardım kaynağı

***

30 R.Evvel-01 R.Ahir 1441/27-28 Kasım 2019-

HAKİKİ DOST

 

Nice arkadaşlarım,dostlarım olduysa da,

Biri var ki,hiçbiri onun tırnağı bile

Olamaz asla,kimse su dökemez eline!

Hiçbir şeye değişmem onu hiçbir şekilde!

Ondan akıllısını,ondan vefalısını

Ondan bilgilisini,ondan samimisini

Tanımadım,bilmedim,tanıyacağımı da

Hiç sanmıyorum,hatta bundan eminim bile!

O bana tefekkürü,iyi insan olmayı,

Erdemi,adaleti,kardeşçe paylaşmayı

En sevdiğim şeyleri seve,seve herkesle.

Şefkati,merhameti,affetmeyi,hikmeti,

İffeti,En Yüce’ye kayıtsız güvenmeyi,

Saygıyı,baş eğmeyi,sevmeyi,adanmayı.

Selamı,tebessümü,doğruluğu yaymayı,

Alçakgönüllülüğü,karamsar olmamayı,

Korku,ümit arası hep iyimser olmayı,

Hayrı tavsiye edip,şerden alıkoymayı,

 

Kula kul olmamayı,onurlu yaşamayı,

Çağlar üstü Mesaj’ı Çağlar’a haykırmayı,

Hakikat’in nuruyla,vahyin ışıltısıyla

İliklerime kadar aydınlanabilmeyi,

Dünyanın hay-huyuna kapılıp gitmemeyi.

Akıldan daha üstün değer olmadığını,

Saf ölümsüz sevginin güç veren sancısını

Ruhumda tada,tada vuslatı yaşamayı!

Nefsin tuzaklarını başına geçirmeyi,

BASİR’in “gör” dediği yerden bakabilmeyi,(*)

Masiva gayyasından,mavera göklerine

Doğru çığlık çığlığa kanat açabilmeyi,

Sonsuz labirentosta çıkış yolu bulmayı,

Hayatın sillesini tersine çevirmeyi,

Mustazaflarla aynı sofraya oturmayı,

En büyük bağnazlığın önyargı olduğunu,

(Bağnazlığın sapkınlık,haksızlık olduğunu!)

Zakkum bahçelerinde gonca güller dermeyi,

Karanlıktan ışığa doğru emeklemeyi,

Zamandan zamansızlık ufkuna sıçramayı,

 

Altın,ün,makam,mansıp peşinden koşmamayı,

Karanlık günler için ışık biriktirmeyi,

Aşa su katmamayı,büyük konuşmamayı,

Bilgeliğin “kendini bil” mekten geçtiğini,

Ahlakın ahlaksızdan öğrenileceğini,

Sabrı,ahde vefayı,cehdi,dayanışmayı,

Haksızlık karşısında sesimi yükseltmeyi,(...gerçeği haykırmayı,)

Yoksula,horlanmışa kol ve kanat germeyi,

Hoşgörüyü,insanı,hayvanları,doğayı

Sevmeyi,korumayı,özgüveni,kayrayı

Saf inancı,takvayı,cömertliği öğretti!

Onun dostluğu varken daha ne istenir ki?

Herkese önerimdir,dileğim naçizane!

Kur’an’la dostluk kurun,Kur’an’la dostluk demek

Çalab’la dostluk demek,Yalvaç’la dostluk demek...

Özgürlük,onur demek,mutluluk,huzur demek!

“İnsan” olmak,”insanca” örnek bir ömür sürmek...

(Ondan uzak kalanlar,dostluk kuramayanlar

Dünyada,ahirette pek birşey ummasınlar!

***

28-30 R.Evvel 1441//25-27 Kasım 2019

____________________________________________________________

(*): BASİR:(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Her şeyi gören.Her

şeyi,her durumda bütün detayları/koordinatlarıyla/enfüsü/afakıyla

en mükemmel şekilde gören.)

 

  ÖĞRETMENLER(İMİZ)

 

En içten sevgilerle,en derin saygılarla

Selamlıyoruz sizi sevgili öğretmenler!

Üzerimizde ana,babalarımız kadar,

Belki-bazı yönlerden-onlardan daha fazla

Emeğiniz,hakkınız vardır hayatımızda.

Bize verdikleriniz ödenmesi imkansız

Değerlerdir ki,bunlar bilgidir,terbiyedir,

Kültürdür,içimiz aydınlatan ışıktır. (...beynimizi...)

Kimliktir,kişiliktir,güvendir,deneyimdir.

En soylu düşünceler,en ince duygulardır...

Siz çorak topraklara can veren sağanaklar,

Karanlık geceleri aydınlatan yıldızlar,

Gönül bahçelerinde hiç solmayan çiçekler (...goncalar,)

Afakta kavuşmayan güneşler,dolunaylar,

Elleri öpülesi kutlu insanlarsınız...

Sizi anlatmak için yetersiz kelimeler...

Değeriniz ölçülmez altınla,pırlantayla,

Kuru,sıkı övgüler,çakma madalyalarla.

 

Sizler maddi,manevi en büyük ödüllere

Layık bahtlılarsınız,seçkin varlıklarsınız.

Helallik diliyoruz sizlerden içtenlikle.

Rahman’dan dileğimiz her iki dünyada da

Size mutluluk,onur,huzur lütfetmesidir.

O zenginler zengini,cömertler cömerdidir...

***

27-28 R.Evvel 1441//24-25 Kasım 2019

 

A H L A K

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

SONBAHAR SONESİ

 

Sesler,renkler,kokular tavır değiştiriyor!(...ışıklar...)

Ortalıkta görünmez oldu aşina yüzler.

Ne çabuk geçti son yaz,insan inanamıyor!

Bakışlardaki hüzün kim bilir neyi söyler?

 

Aşılanmış dalların doğum sancılarını

Hayata döndürüyor köklerle buluşan su.

Ağlayan bulutların sevinç çığlıklarını

Ruhunda duyan toprak mutluların mutlusu!

 

Sonsuz goncalar açan krizantemlere bakın!

Onlar mı sırdaşları örselenmiş ruhların?

Nefesleri kesiyor alev,alev dalgalar...

 

Eriyor damla,damla canları yıldızların,

Suskunluğu sürüyor dağların,kumruların.

İçimdeki yangından tutuşuyor ufuklar!

***

25-26-R.Evvel 1441//22-23Kasım 2019

 

A K I L

 

Aklın sınırlarını ölçmeye kalkarsanız

Sonsuz adım atsanız bile ilk adımınız

Ancak atılmış olur zaman kulvarlarında!

Gözleriniz unutur bakmasını “bir an” da,

Şah damarınız çatlar,yarılır boydan boya!

Vahyin aydınlığıyla aydınlanmamış akıl,

Kanatları kırılmış albatrostan farksızdır.

Hakikat’e ulaşmak,aklın kanatlarını

Yakarak vuslat,hicran,elem kuşaklarını

Geçerek ulaşması için çırpınışıdır...

“Düşünmüyor musunuz,akletmiyor musunuz?”(*)

Pek parlak görünmüyor duruşunuz,sonunuz!

Düşünmek de yetmiyor,tefekkür etmek gerek!

Çok boyutlu,kapsamlı,derin düşünebilmek!

Düşünmeyen,duymayan,ekletmeyen roplumlar

Bir varlık gösteremez,hiçbir şey yapamazlar!

İnsanlık onuruna hiçbir şey katamazlar!

“Allah akıllarını kullan(a)mayanları (**)

Murdar,inkarcı kılar-zelil,hor,hakir kılar!-

Onların üzerine-başına/yüreğine-

Yağdırır ilencini,bırakır tüm pisliği.

Onlar için iğrenç bir hayatı uygun görür.”

Onlar için yaşamak dayanılmaz bir yüktür.

Onlar yaşadığını sanan birer ölüdür.

Ya yanlış düşünmekten,ya hiç düşünmemekten,

Aklını kullanmayı gerçekten bilmemekten

Müslümanlar,insanlık bugünkü hale geldi!

İnsanı “insan” yapan evrensel değerlerden,

Kendinden uzaklaştı,kimliğini yitirdi!

“Yeryüzünün en şerir varlıkları aklını(***)

Kullanmayan dilsizler,körlerdir,sağırlardır”

İnsanlığın başına gelen musibetlerin,

(İnsanlık dışılığın,kinlerin,nefretlerin...)

-Bireysel ve toplumsal ve evrensel ölçüde-

En önemli sebebi aklını gereğince

Amacına uygun bir şekilde kullanmamak,

-İşin asıl kötüsü-kullandığını sanmak!

Kendini yere,göğe bile sığdıramamak!

İşte-belki-bu kibri onun sonu olacak!

Duygusal zekaları sıfırın altındaki

Kafasızlar yüzünden,borusunu öttüren

Haksızlıktır,kaostur,arsızlık,bağnazlıktır,

İnsan’ı perçeminden kavrayan,sürükleyen

Tutsaklıktır,zillettir,meskenettir,yıkımdır.

“Dünyada fitne,fesat çıkarmayın!”denince;(****)

Onlar;”Biz yeryüzünü ıslah edicileriz!”

Derler ya,asıl ifsad ediciler şüphesiz

Onlardır,yaptıkları apaçık ortadadır!

İki dünyaları da zifiri karanlıktır.

Akılsızlıklarının farkında değillerdir!

 

ALLAH akılsızlıktan korusun insanları!

***

22-25 R.Evvel 1441//19-22 Kasım 2019

_____________________________________________________________

(*):BAKARA(2/44),EN’AM(6/32),MÜ’MİNUN(23/89),

SAFFAT(37/138) v.b.

(**): YUNUS(10/100)

(***): ENFAL(8/22)

(****): BAKARA(2/11-12)

 

GAZİ(LER) VE...

 

Şahadet iksirini en az şehitler kadar

İçmeye hakkı vardır gazinin,arzusu da.

Çünkü o da o niyet,o arzuyla cepheye

Koşmuştur yüreğinde din,vatan sevgisiyle.

Ama kaderde gazi olmak varsa sadece,

Bu da büyük ödüldür Rahman’dan kuşkusuz ki!

Şehit olmayı candan istemişse belki de

Yazılmış olabilir bu sevap hanesine.

Bir de insanlık için,barış,adalet için

Beyniyle,yüreğiyle,gücüyle,servetiyle

Savaşan kahramanlar,yoksula,ezilmişe

El uzatan,kol kanat geren soylu ruhlar da,

Göçtükten sonra,ya da eğer öldürülürse,

(Katıksız bir inançla şahitlik ediyorsa,

Allah’ın,Peygamber’in,ahretin varlığına.)

Bu sevaba/ödüle nail olamazlar mı?

Kararan ufukları aydınlatamazlar mı,

Acılı yüreklere umut olamazlar mı?(Umutsuz...veremezler mi?)

 

Çarpık bakışlılara,yarım akıllılara,

İçinden pazarlıklı,maskeli suratlara

Rehberlik edemezler,örnek olamazlar mı?

Birbirine ödüller,unvanlar dağıtanlar!

Beşeri ödüllerin en gösterişlisinin (...en,en değerlisinin)

Allah’ın verdikleri yanında ne değeri

Ne önemi,ne kadar ömrü olabilir ki,

Dünyada,ahirette ne yararı,etkisi?

Allah’tan ödül almak hem çok daha kolaydır,

İnsanlardan almaktan,hem çok daha karlıdır.

Ödüllerin ödülü Rahman’ın rızasıdır.

Bu ödülü kazanmak için ne yapmalıdır?

Katıksız bir imanla,takvayla,adanışla

Vahdet’e yönelmektir,Aşk’a aşık olmaktır.

Olanca içtenliği,aşkıyla,çabasıyla

İnsanlığın onuru,alınyazısı için

Hayatını ortaya koyabilmek yiğitçe.

***

16-23 R.Evvel 1441//13-20 Kasım 2019

 

ANMAK MI,ANLAMAK MI?(*)

(Sonsuzluğa göçüşünün 81.yılında)

 

Sirenler çalınıyor,çelenkler diziliyor,

Nutuklar atılıyor,saygılar sunuluyor...

Başlar,boyunlar bükük,yürekler ürperiyor,

Gözler buğulanıyor,şakaklar ağarıyor,

Soluklar tutuluyor,nabızlar hızlanıyor...

Ana baba gününe dönmüş dev Anıtkabir!

Atalarını anmak için gelmiş yurttaşlar...

Genciyle,yaşlısıyla,çoluğu,çocuğuyla

Gazi Mustafa Kemal saygıyla,gözyaşıyla

Sonsuzluğa göçünün ardından anılıyor...

Allah rızası için bir Fatiha okuyan,

Yok mu bir dua eden,birkaç ayet gönderen?

(Konferanslar,paneller,oyunlar,senaryolar,

O’nu anlatmak için ortaya konulanlar

Ne kadar kalıcıdır,ne kadar yeterlidir?

Daha başka bir şeyler yapmak mı gereklidir?)

Yeryüzünde bu kadar sevilen ve sayılan

 

Başka bir lider yoktur,ne kadar güzel bir şey...

Ananlar arasında O’nu bilen,tanıyan,

O’nun arzuladığı derecede anlayan

Kaç kişi vardır lütfen söylesinler bilenler!

(Niyetimiz hakaret,saygısızlık değildir.

Ancak iyi niyetle fikir beyan etmektir.)

Onu bir idol değil,bir insan/kul olarak

Negatif yönleriyle,pozitif yönleriyle

Değerlendirmediğimiz zaman,doğru,yerinde

Bir karar veremeyiz,bir sonuç alamayız

O’nun gerçek kimliği,kişiliği hakkında!

(Önyargılar aşılır ancak aklı selimle)(Yanlışlıklar...)

İnsanlar arasında sevilmek ve sayılmak,

Hatta tapınılarak göklere çıkarılmak,

Ya da yerin dibine geçirilmek,horlanmak

O insana Allah’ın nezdinde bir saygınlık

Çok özel,seçkin bir yer,bir statü,ayrıcalık,

Kazandırabilir mi,kaybettirebilir mi?

Onun için verdiği hükmünü,değerini

Azaltır,çoğaltır mı,değiştirebilir mi

 

(Her kul için geçerli olan bu değil midir?)

Rahman’la bağlarını koparmışsa o başka!)

“Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiştir.”(**)

Allah;”Bana temiz bir kalple gelin!”diyorsa, (***)

O insan,o kul O’na öyle yöneliyorsa,

Onun ne övülmekten,ne yerilmiş olmaktan

Artık bir endişesi kalır mı efendiler?

Onu sevip saymakla birlikte,anlamaya

Çalışsak hiç kuşkusuz ruhu şadan olacak

Çektiği ızdıraplar,çileler son bulacak...

Ne gerek var bağırıp,çağırıp tartışmaya,

Birbirimize cephe almaya,ayrışmaya?

(İlk O karşı çıkardı görse bu halimizi!)

Bilim,kültür,sanatta en ileri gitsek de,

-Ki bunu O,herkesten çok arzu etmektedir-

Bizi ”biz” yapan moral değerlerimizi de,

İhmal etmemeliyiz,elden brakmamalıyız.

Ancak o zaman devlet,ulus,halklar olarak

Her şeyin üstesinden yiğitçe gelebilir,

İç ve dış,düşmanların sinsi oyunlarının,

 

Korkunç tuzaklarının,çılgın arzularının

Farkına varabilir başlarına yıkarız!

Bu millet ne taşınmaz yükler altına girdi,

Ne büyük acıları,yaşadı,aştı,yendi!

Zifir karanlıkları aydınlığa çevirdi,

Yürekten inancıyla yüceldikçe,yüceldi.(...güçlendikçe güçlendi.)

Ne kadar asil,yiğit olduğunu gösterdi.

(Bugün de gösteriyor,gösterecek yarın da!)

Gençler!En büyük görev size düşüyor size!

Siz yön vereceksiniz geleceklerimize

Bilginiz,ahlakınız,sevginiz,gücünüzle.

“Biz milletler içinden seçilmiş bir milletiz,(****)

İyiliği önerir,kötülükten men eder,

İnsanları barışa,kardeşliğe,hayıra

Çağırırız olanca iyi niyetimizle .

Kurtuluşa erenler,erdirenler bizleriz

Allah’ın yardımıyla,izniyle,ikramıyla.

Geçmişte ettiğimiz gibi gelecekte de

İnsanlığa önderlik,rehberlik edeceğiz.

Milliyetçilik nedir?Yaşamak değil midir

 

Kardeşçe bir arada kucaklaşmak,kaynaşmak,

Yurduna,insanlığa yeni değerler katmak...

Bize düşen ulusal mirasını taşımak

Gelecek zamanlara renkler,sesler saçarak..

***

13-21 R.Evvel 1441//10-18 Kasım 2019

____________________________________________________

(*):(81 mısra)

(**):ŞEMS(91/9)

(***):ŞUARA:(26/89)

(****): AL-i İMRAN(3/104-114) vb.

M İ Y A R !

 

Asıl değerli olan nedir bilmediğinden,

Allah,Furkan,Peygamber kurtuluşa çağrırken,(...özgürlüğe...)

İnsanlar koşturuyor idollerin peşinden!

Onlar dünya ufkunu aşamadıklarından

Ezilirler hayatın ağır yükü altında.

Ve çareyi başıboş yaşamakta bulurlar,

Başına buyrukluğu özgürleşme(k) sanırlar!

(Sorumlu olan kimler başına gelenlerden?)

Bu nedenle onların büyük bir çoğunluğu

Ahmakça,ahlaksızca yaşarlar ömür boyu!

Bu yüzden tadamazlar bir türlü mutluluğu!

Bilmiyorlar Allah’ı gücendirmek ne demek!

Her şeyimizi borçlu olduğumuz Rahman’la

Bağların kopmasının neye mal olduğunu!

Asıl muhteşem zafer nasıl elde edilir?

Beşeri ölçülere göre bir yere gelmek,

En yüksek makamlara adım,adım yürümek

 

Gerçek başarı için yeterli neden midir?

İlahi kriterlere göre başarı nedir?

“Adam” gibi yaşamak “adam” gibi ölmektir.

Mutluluğun ne demek olduğunu bilmektir!

İliklerine kadar özgürlüğü içmektir!

Rabbin buyruklarına,kozmik yasalarına

Uygun erdemli,soylu,yalın,mutluluğunu

Herkesle paylaştığı bir hayat yaşamaktır.

Uymayan kim olursa olsun mutlu olamaz!

İnsanlık onurunu yaşayamaz,tadamaz!

(O’dur sonsuz pınarı onurun,mutluluğun!)

Bir insan istediği kadar akıllı olsun,

Dünya makamlarının en yüksek olanı da,

Beşeri unvanların en şatafatlısı da,

Çakma kişiliğine yamanmış bulunsa da...

Velhasıl,varlığına,fıtratına ters düşen,

Moral değerlerini zedeleyen,kirleten

Ne varsa kimliğine iliştirilmiş olsun,

En bilge ve en üstün erdem sahibi olsun

Yüzde yüz doğru karar vermesi imkansızdır,

 

Her zamanda,her şartta yanılma payı vardır.

Kalpler O’nu anmakla huzura erebilir.(*) (...mutmain olabilir!)

Doğru düşünebilir,güzel davranabilir.

İnsanı inanmaktan alıkoyan kibirdir,

Kendini bir şey sanma,gururdur,bencilliktir!

En önemsiz,değersiz şeylere önem veren,

Gözlerinde büyüten için ne gelir elden?

O kendi değerini düşürmektedir zaten!

Kim egosunu ilah edinmişse and olsun (**)

Artık söz edilemez onun insanlığından!

Bir farkı kalmamıştır içi boş bir çuvaldan!

Başka ne beklenir ki bir kula kul olandan?(,,,kula kulluk edenden?)

***

16-18 R.Evvel 1441//13-15 Kasım 2019

______________________________________________

(*): RAD(13/28)

(**): CASİYE(45/23)

BİZ(LER)VE ONLAR

 

Sevgili dünya,ukba-müslüman-kardeşlerim!

Ne olursunuz artık kendimize gelelim!

Bize karşı oynanan oyunları görelim,

Kurulan gizli,açık tuzakları bozalım,

Yolumuza döşenen kayaları kıralım!

Bizi gafil avlamak,çökertmek istiyorlar!

Bizi kendilerine benzetmek için onlar

Ellerinden geleni artlarına koymazlar!

Doğrusu başarılı olmuyor da değiller!

“Onların dinlerini,inanç sistemlerini(*)

Moral değerlerini,yaşam biçimlerini

Biz kabullenmedikçe bizden razı olmazlar,

Bize el uzatmazlar,gerçek dostluk kurmazlar!”

(Kurmuş olsalar bile samimi değildirler!)

Acımasızlıkları,megalomanlıkları,

Yoğun bencillikleri,saçma kibirleriyle

Onlar hem insanlığı,hem de kendilerini

Bitiriyorlar ama bizi bitiremezler.

 

(Başaramayacaklar,bitiremeyecekler...)

Bize duydukları kin o kadar büyüktür ki,(**)

Hınçlarından uzamış tırnaklarını yerler!

Bundan daha büyüktür içlerindeki öfke!(...haset/fitne!)

Nasıl bu hale geldik,kimlerin oyunuyla?

Rahman’dan,kendimizden bu kadar uzaklaştık,

Uyuduğumuz için farkına varamadık!

En büyük sorunumuz kimlik erozyonumuz!

Çalab,Yalvaç aşkına “Müslüman” olduğumuz

Belli mi şu halimiz,tavrımız,edamızla?

Bu cendereden nasıl çıkar,kurtulabilir,

Gerçek kimliğimize tekrar dönebiliriz?

Göklerden inen İp’e sımsıkı sarılmazsak(***)

Kopan bağlarımızı yeniden bağlamazsak,

Mevlütler,ilahiler,dualar okumakla,

Hacılık,hocalıkla,namazlar,niyazlarla

Bir yere varamayız,hatta hafız olmakla!

Bunun için tefekkür etmek gerekmektedir

Ortak akılla fikir,çözümler üretmektir.

Bu namazla,niyazla olacak iş değildir!

 

Akleden yüreklerle,düşünen beyinler de

Devreye girmelidir,bomboş yürekler değil!

Ümmet silkinmelidir,kendine gelmelidir!

İnsanlığı şefkatle kucaklayabilmeli,(****)

Seçilmiş olduğunu gösterebilmelidir.

Gündemi onlar değil biz belirlemeliyiz!

Sırf siyasette değil,bilimde,kültürde de (...sanatta da)

Biz öncü olmalıyız,biz icat etmeliyiz

En modern araçları,bizler üretmeliyiz

En bilimsel,sanatsal,düşünsel ürünleri...

İnsanlığın ufkunu yükseltebilmeliyiz...

“Gevşeklik göstermeyin,üzülmeyin,yılmayın(*****)

-Ölümlü idollerin sözlerine kanmayın!- (...peşinden seyirtmeyin!)

Üstün olan sizsiniz inanmışsanız eğer.”

“Onlar ne kadar engel olmak isteseler de, (******)

-Bunu istemeseler,kıçlarıyla havanda

Soluksuz kalana dek su dövüp dursalar da,

Allah nurunu sonsuz gücü,iradesiyle

Tamamlayacak,doğru,iyi,güzel olanlar

 

Yengin çıkacaklardır,kurtulmuş olacaktır.”

İnsanlığın-yitirmiş olduğu-onuru da.

Bilgi/Işık/Özgürlük Çağı başlayacaktır.

***

12-15 R.Evvel 1441//09-12 Kasım 2019

__________________________________________________________

(*):BAKARA:(2/120)

(**):AL-İ İMRAN;(3/119)

(***):AL-İ MRAN(3/103)

(****):Ümmet kelimesinin kökü “ümm” (anne) olup insanlığı anne

şefkatiyle kucaklayan toplum demektir

(*****):AL-İ İMRAN(3/139)

(******):SAF(61/8)

 

A Ş K -II-

 

Dolaştım mahzun,kırgın mevsimsiz bahçelerde

Sonsuz goncalar açan güllerden dermek için...

Batan dikenlerinden kanayan yüreğimin

Çığlığıyla ürperen,ürken güvercinlerin,

Çıldıran bülbüllerin,suskun kelebeklerin

Tutuşmuş kanatlarla havalanmalarıyla

Boyunları büküldü o güzelim güllerin!

Birdenbire indiren çiy sağanaklarıyla

Güller teselli buldu solan umutlarıyla.

Nabzım duracak gibi olunca sendeledim!

Oturdum bir fidanın hemen yanı başına,

Göz yaşlarım karıştı şebnem kristallerine...

Duydum zikredişini içimde evrenlerin,

Büyük çığlıklarını sevgiden ölenlerin...

O an-o hal üzere iken-ölmek istedim!

Ölmek ölümsüzlüğün,Ölümsüz Sevgili’ye

Kavuşmanın tek yolu değil midir efendim! (...erenler!)

Vuslat mı,hicran mıdır arzulanan sevgide?

 

Her şeyden hayırlısı,doğrusu ne acaba?

(Böyle bir şey mümkün mü bu dünya şartlarında?

Ne parlak yıldızlar var uzay karanlığında!)

Çevremize örülen duvarları yıkacak,

Kopan bağlarımızı yeniden bağlayacak,

“İnsan” olduğumuzun künhüne vardıracak,

Kardeşçe bir arada yaşatacak,tutacak

Başka ne olabilir Ölümsüz Sevgili’ye

Duyulan yapmacıksız,katıksız aşktan başka?

Her şeye razı olur insan aşkı uğruna,

Kılını oynatmadan olanca varlığıyla!

Unuttuğu “beşeri” değerleri yeniden(Yitirdiği “insancıl”...)

Elde edebilmeyi bile deneyebilir!

Mutluğu,barışı,özgürlüğü derinden

İliklerine kadar tadar,tattırabilir!

Bu,onun yüzyıllardır düşlediği özlemdir...(...gerçektir...)

***

11-12 R.Evvel 1441//8-9 Kasım 2019

 

A Ş K -I

Aşk’a dair söylenen sözlerin hepsi yalan,

Bir de bizden dinleyin aşkı,bir sevdalıdan…

Aşk’ı anlatabilmek yaşamaktan daha zor,

Aşk’ı yaşayabilmek anlatmaktan daha zor…

Aşk’a inanabilmek çılgınlıktan da öte,

Aşk’la aşık atmaya kalkmak kimin haddine.

-Aşk’ı Aşk bile bilmez,anlatamaz hakkıyla,

Kimdir karanlıkları delen kor bakışlarla…?-

Ne kalkarsın a çocuk boyundan büyük işe,

Aşk’ı-hele bu çağda- yazmak senin neyine…!

Aşk,ezelden çıkarak koşmak ebediyete,

Açılan sonsuz ışık kanatların önünde

Kucağında bir demet alev çiçek halinde

Evrenleri sunmaya yeltenmektir Canan’a.

Atılmak seve seve Hicran’ın kollarına,

Sipersiz,cephanesiz savaşlar savaşında…

Aşk,ilahi bir yangın vuslat ufuklarında,

Akkor bir çiy damlası çimen yapraklarında,

Kendine doğru koşmak benlik labirentinde……

Aşk,acının çarkında hançer hançer bilenmek,

Çözülmesi imkansız düğümü çözüvermek.

Sonsuz atın koşması sonsuzluk vadisinde,

Sonsuz gülün açması hazan bahçelerinde.

Aşk,sonsuz yanardağın bir anda patlaması,

Haz lavlarının kül kül sonsuza savrulması…

Aşk,evrenler içinden evrenlerin geçmesi,

Vuslat doruklarına yıldırımlar düşmesi,

Ceylanların gözyaşı ırmağına inmesi,

Gamzeli gülüşlerin,hareli bakışların

Yansıması ruhlara ötesinden çağların…

Aşk,sırlar üstü sırrın saklandığı nur fanus,

Kaptansız teknelere geçit vermez okyanus…

Aşk,acının hükmünü geçirmesi sevince,

Gönlün gülşenleşmesi zakkumlar derildikçe.

Aşk,vuslat ateşiyle hicranın potasında

Yanmaktır,erimektir zamansız mekanlarda.

Kozmik fırtınaların ışık kanatlarıyla (alev soluklarıyla)

Sürüklenmek,savrulmak evrenlerin kalbine…

Aşk,can ummanlarında suların feleklere

Değmesidir ürperten uğultular,medlerle…

Evren alfabesinin ilk harfi,ilk sınıfı,

Ve hayat okulunun son dersi,son sınıfı…

Mevsimsiz bahçelerden sonsuz ay güllerinin

Katmer katmer goncalar açması iri,narin…

Hasatsız gümrah alev tınazlarının hür hür

Taşınarak Vuslat’ın kanatlarında tül tül

Serpilmesidir gönlün münbit topraklarına,

O bire sonsuz veren hayat kaynaklarına…

Aşk,bir damlada umman,bir ummanda damladır,

Olmakla olmamanın arasında berzahtır…

Ezelle,ebediyet,ebediyetle ezel

Arasında yıldızsız göklerde gazel gazel

Savrulmaktır kesiksiz bela rüzgarlarıyla…

O’nun sonsuz kudretli nur-alev kollarında

Tatmaktır acıların en kutsal olanını…

Ve örtmek sevinçlerin altın pancurlarını

Mutluluk ülkesinin sonsuzluk sarayında

Acı bir tebessümdür Aşk,kavruk dudaklarda,

Sonsuz çiy yağmurudur alev ormanlarında.

Som altın sağraklarda sunulan ağıdır Aşk,

O ağuyu içerek soluksuz,bir yudumda

Çılgınlaşmak,yeniden canlanmak,sonsuzlaşmak…

Yüreğe tutturulmuş nebülöz taşlı iğne,

Yuvarlanmış bir billur gönül cehennemine…

Ufuksuzluk ufkundan sonsuz bedir doğması,

Canların O Bakış’la yanması,kavrulması.

Zamansız mekanlarda,mekansız zamanlarda

Ölmek,ölmek dirilmek Sonsuzluk Kapısı’nda.

Aşk,sonsuz güvercinin alev kanatlarıyla

İnmesi bulut bulut revaklı avlulara,

Nişanlı alınların süslediği başlara

Evrenleri ürperten acı haykırmalarla…

Bütün tomurcukların hep birden patlaması,

Dal uçlarından sonsuz hevenklerin sarkması.

Acılarına şerbet olmak Çağ’ın,Çağlar’ın,

Tekmil çilelerini paylaşmak mazlumların…

Hiç sönmeyen alev bir top halinde dolaşmak

Evrenleri bir uçtan bir uca tutuşturmak…

Ebemkuşağı taklar altından dolu dizgin

Zafer naralarıyla geçmek bir şafakleyin.

Fetihsiz doruklardan seyretmek can gözüyle

Tutuşmuş ufukları ruhun alevleriyle…

Nice bin sel halinde akmak,çağlamak,coşmak,

Gürül gürül sesleri,ışıkları kuşatmak…

Aşk,bir ter damlasıdır Burak Süvarisi’nin,

Şanlı,nişanlı,nurlu alnında Sevgili’nin.

Hayatı mevsim mevsim yeniden yaşamaktır,

Ufuksuz ummanları bir solukta aşmaktır…

Kabuğun yarılması,özün kıpırdaması,

Kesiksiz depremlerin yüzyılları sar(s)ması,

Debisiz nehirlerin köpürmesi,taşması,

Ateşböceklerinin yanması,kavrulması

Fosforlu küllerinin sonsuza savrulması…,

Aşk,sonsuz pervanenin,sonsuz mumlu şamdandan

Havalanıvermesi kanadın oynatmadan…

Aşk,güneşin kıvılcım olduğu sonsuz yangın,

Bir yangın ki,değişmez şifası soy ruhların…

Sonsuz yemişler veren,sonsuz dallı bir ağaç,

Renkler,sesler,mevsimler üstünde ışıyan taç.

Anbean gürleşen ses zaman labirentinde

Yakamoz şehrayini gönül denizlerinde…

Sonsuz okçunun sonsuz akla vurduğu hedef,

Felekleri coşturan,raksa davet eden def.

Kadransız,yelkovansız,akrepsiz,gongsuz saat,

Sonsuzluk Mabedi’nde sonsuz haz veren taat.

Yırtılan damarlardan fışkıran kafurlu kan,

Ve yükselen son dua onulmayan yaradan…

Bir ahu kirpiğinden damlayan kor şebnemin

Getirmesi altını üstüne evrenlerin,

Yolunu şaşırması günlerin,gecelerin…

Yüreğinde bin sızı cephedeki askerin,

Donup kalmış bir damla şakağında annenin.

Kat kat karanlıklarda içinin ışığıyla

Yürümek aydınlıklar üstü bir aydınlıkta…

Ölmezlik Ülkesi’nin dayanmak kapısına,

Nebülöz tarlasından derilmiş bir yürekle…

Ateşin,suyla,suyun ateşle barışması,

Karanlığın ışıkla beklenen andlaşması…

Kıyasıya vuruşmak sarılmış cephelerde

Galaksi gönüllerin dumansız aleviyle.

Gülşenleri çevirmek birer yangın yerine,

Frekanslar üstü Ses’in kapılmak büyüsüne,

Mahşer ürpertisini duymak iliklerinde…

Alev çemberlerinin içi içe açılması,

Işık atlar sırtında çağların aşılması.

Usul usul büyüyen ekinlerin dolması,

Hareli başakların sonsuzu zorlaması…

Sonsuz kamışlıkların can yakan inleyişi,

Azatsız kuğuların ilahi senfonisi…

Uzak,esrarengiz,loş lotus vadilerinde

Mevsimsiz sağnakların buğusu yüreklerde…

Mekansız Işık-Ses’in çember çember uzayı

Silinmez yankılarla kuşatması,sarması…

Kıyamet öncesinde kıyametin kopması,

Tahtların,sütunların,taçların paslanması…

Yokluğun nur halinde Varlık’a karışması,

Varlığın nur halinde yokluğa yansıması…

Aşk nedir,ne değildir,bilen varsa söylesin,

Ruhumu allak-bullak eden bu humma dinsin,

Kağıt,kalem bitmeden bir gerçek dile gelsin…!

(Şiir uzun yıllar önce-tahminen 15-20 yıl- yazıldığından tarihi belli değildir.)

 

HİCR SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

R U H

 

Varlık ufuklarında

Çakarken sonsuz şimşek,

Yokluk gayyalarında

Debisiz akan ırmak

Coşarak,kükreyerek

Zaman ovalarında,

Hicran doruklarını

Aşarak ürpererek,(...gürleyerek)

Vuslat okyanusuna

Kavuştuğu an başlar

Yangınlar bağırlarda

Güneş,dünya,ay,gökler,(...yıldızlar,)

Atomlar,nebulalar,

Çılgın süper-novalar,

Çimenler,galaksiler

 

Ruhun kanatlarında

Sonsuzluğa uçarlar...

Sevinç çığlıklarını

Duyanlar çıldırırlar...

***

10-11 R.Evvel 1441//7-8 Kasım 2019

 

BİR İLAHİ UYARI BİR MÜJDE!

 

Ey insanlar dinleyin!Rahman buyuruyor ki,

Ölümsüz sözleriyle bizi uyarıyor ki;

“Durmadan fena işler,kötülük tuzakları(*)

Düzenleyip kuranlar,entrikaya dayalı

Gizli,açık suçları,zulmü/haksızlıkları(...acımasızlıkları)

Yapanlar,işleyenler Rabbin kendilerini

Yere batırmasından-batırmayacağından-

Ya da kendilerine bilemeyecekleri

Bir yerden azabının-acının,ızdırabın-

*Adaleti gereği hak edilen cezanın-

Ulaşmayacağından-uygulamamasından-

-Ulaşıvermesinden,erişivermesinden-

Emniyette midirler?Bundan emin midirler?

Ya da o inançsızlar,dönüp dolaşırlarken,

-Günlük telaş içinde koşuşturup dururken,

Dünyanın hay,huyuna kapılıp gitmişlerken,(...kapılıvermişlerken,)

Pervasız,düşüncesiz,amaçsız gezinirken,

Rabbin kendilerini tutamayacağından,

(Asla savuşturmaya güç yetirilemeyen

Bir belanın onları enselememesinden) (...alt,üst etmemesinden)

Yakalayacağından-bırakmayacağından-

Güvende mi oldular?Nasıl aldanıyorlar!

Kuşkusuz onlar buna engel de olamazlar.

Onlar Ulu Allah’ı aciz bırakacak da,

-Aldatabilecek de-değillerdir elbette!

Yeryüzünde/göklerde,geçmişte/gelecekte

Yoksa Yüce Allah’ın-Ölümsüz Tek İlah’ın-

Bir süreç içersinde,endişeyle,korkuyla, (...dehşetle)

Her türlü afatlarla,çözülme,çürümeyle

Tüketerek yavaşça-için,için usulca-

Yakalayacağından-cezalandırmasından-

(Safha,safha ortadan kaldırmayacağından)

Onlar emin midirler,ne kadar emindirler?

Hiç kuşkusuz Rabbiniz-iyi kullarsanız siz-

İyidir,şefkatlidir ve pek merhametlidir.”

 

“Ey Rasul/Nebi!De ki;-İnsanlara bildir ki;- (**)

Ey Allah’ın kulları!Pis ve kötü olanla

Kuşkusuz bir değildir-olamaz eş değerde-

İyi ve güzel olan/kötü ve çirkin olan.

Aklını başına al,düşün,taşın ey insan!

Bir taraf seç kendine,duruşunu belirle!

Pislerin,kötülerin-çarpık niyetlilerin-

Çokluğu tuhafına gitse,ya da hoşuna

Bu böyledir,gerçektir,hayatın gerçeğidir.

Hayat dediğin nedir?İyiliktir,sevgidir.

O halde siz kapsamlı,çok boyutlu ve derin

Kavrayış sahipleri-saf akıl sahipleri-

O’na karşı saygıda,sevgide,baş eğişte,

Hiç kusur etmeyiniz,haşyetle ürperiniz!

Sorumluluk bilinci ile kuşanınız ki,

(Allah’a,Peygamber’e,ailene,yurduna

Karşı sorumluklar topyekün insanlığa.)

Arınabilesiniz,kurtulabilesiniz.

En üstün başarıya ulaşabilesiniz.”

***

7-9 R.Evvel 1441//4-6 Kasım 2019

________________________________________________________

(*):NAHL(16/45-47),(**).MAİDE(5/100)

 

SALAK ŞOFÖR!

 

Bir adam temiz yüzlü,iyi yürekli biri!

Direksiyon sallayan bir otobüs şoförü.

Aracında bulduğu oldukça ağır yüklü

Cüzdanı sahibine dolu(!) teslim edince,

Sosyal medyada adı “salağa” çıkmasın mı?

Dürüstlüğü “salaklık”,enayilik var sayan

Bir toplumun geldiği,bulunduğu noktayı (...konumu)

Varın değerlendirin aklı seliminizle! (...siz hesap edin...)

Asıl büyük hırsızlar,arsız vurgunculardan

Toplum hiç de rahatsız,uzak olmadığından,

Böyle tepki vermesi-tavır sergilemesi-

Pek şaşılacak bir şey değildir ne yazık ki!

Şaşılması gereken bir toplumun bu hale

Nasıl gelmiş olduğu,nasıl getirildiği,

 

Bu gidişle nereye varabileceğidir!

Bu kafayla,bu ruhla ne yapabileceği,

Geleceğe ne gözle bakabileceğidir,

Yüzyıl’a,Yüzyıllar’a ne söyleyeceğidir?

***

5-7 R.Evvel 1441//2-4 Kasım 2019

 

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ

 

Amerika Birleşik Devletleri deyince,

Megalomani,gurur,şımarıklık,bencillik,

Entrika,doyumsuzluk,hoyratlık,dengesizlik,

Riyakarlık,haksızlık,acımasızlık,kibir,

İkiyüzlülük,fitne,tahakküm,yüzeysellik

Kıskançlık,tutarsızlık,kaypaklık,güvensizlik,

Akla gelen şeylerdir,başat özelliklerdir!

 

Bakmasını bilince,doğru ölçüp,biçince,

İsabetli,kararlı adımlar atabilir,

Ruganlarınız kirden,pastan arınabilir!(...kurtulabilir!)

Lale bahçelerini kurtarabilirsiniz,

(Lotus bahçelerinden kor güller derersiniz!)

Erdemi,özgürlüğü yüceltebilirsiniz,

Şiiri,kardeşliği önerebilirsiniz.

İnce,derin,çok yönlü fikir üretebilir, (... düşünebilir,)

Kurulan tuzakları fark edebilirsiniz.

Karanlıklardan ışık üretebilirsiniz...(...devşirebilirsiniz...)

 

Düşünceden,duygudan uzaklaştıkça insan,

En anlamsız,en korkunç eylemleri sergiler!

Vahşeti kahramanlık ölçüsü sayabilir!

Lafazanlıkta kimse su dökemez eline! (Lüpçülükte...)

En iyi başardığı iş katakulliliktir!

Tamtakır bir yürekle,hiçbir önlem almadan

Labirente girene kim yol gösterebilir?

(En çok sevdiklerinin başında altın gelir!) (...petrol...)

RAHMETEN LİL ALEMİN tek rehber bilinince,

İnsanlık işte o gün kendine dönecektir!(...felaha erecektir!)

***

05-07 R.Evvel 1441//02-04 Kasım 2019

 

DİN VE HİKMET (*)

 

Katımdan kime hikmet verilmişse lütfumla,

Ona büyük bir nimet,bir hayır verilmiştir. (...servet...)

(Sorumluluk bilinci kuşanmış olanlara,

Rabbin buyruklarını ciddiye alanlara,

O’nun ilkelerine uygun yaşayanlara,

Adalet,aşk,iyilik peşinde(n) koşanlara,

Aka,karaya aynı gözlerle bakanlara,

Çalab’a kul,Yalvaç’a has ümmet olanlara,

Kahhar’dan gayrısından korkmayan yiğitlere,

Vahid’den başkasına boyun eğmeyenlere,

Bir yetimin başını şefkatle okşayana,

En sevdiği şeyleri severek paylaşana,

Yoksula,ezilmişe kol,kanat gerenlere,

Gönülsüz olanlara,sözünü tutanlara,

Ömrünü göz kırmadan Hakk’a adayanlara,

Zakkum bahçelerinden ak güller derenlere,

Aile,yurt,insanlık için koşturanlara,

Velhasıl “insan” olmak için and içenlere...)

 

Hikmet verilen nefsin kalp gözü açılmıştır.

Hikmet duru kalplerin ilahi gıdasıdır.

Hikmet sahibi insan Allah’ın “bak” dediği (...”gör”...)

Yerden baktığı için gerçeği görebilir.

Yanlış ile doğruyu,kötü ile iyiyi

Birbirinden kesinkes ayırt edebildiği (...ayırabilmesiyle)

İçin sağlam,güvenli adımlar atabilir.

Hayatın eğri,büğrü,sürprizli yollarında

Yolunu şaşırana rehberlik edebilir.

***

2-3 R.Evvel 1441//30-31 Ekim 2019

________________________________________________

(*):BAKARA(2/269)

 

YANILANLAR VE YANILTANLAR

(Aldatılanlar Ve Aldatanlar)

 

Yanıltıyorsunuz,aldatılıyorsunuz!

Doğru,gerçek olandan uzaklaşıyorsunuz!

Uzaklaştırılıyor,saptırılıyorsunuz!

Sınırlı olan insan aklıyla üretilen

Beşeri sistemlerin,ideolojilerin

Sınırsız külli aklın ürettiği kusursuz

Sistemin karşısında ne gelir ellerinden?

Ancak gurura,kibre öyle kapılmışlar ki,

Kendilerini bir şey sanıyorlar yazık ki!(...ne yazık!)

Evren(ler)i yaratan,yöneten,yönlendiren

İlahi iradenin önüne geçmek için

-Bilerek/bilmeyerek-çabalayıp duranlar,

Bir kuldan başka bir şey olmayan idollerin

Peşinden koşturanlar,kullukta yarışanlar

Seçeneğiniz yanlış,davranışınız çarpık!

 

Önünüz ya uçurum,ya zifiri karanlık!

Nasıl bu kadar sefih olabiliyorsunuz? (...ebleh...)

KİTAPLAR ANASI’nın çizdiği,önerdiği

Profile hiç uymuyor taptığınız ilahlar!

Aklınız başınıza bir geliverse(ya)artık!

Yıllardır,yüzyıllardır arayıp durduğum(n)uz,

Mutluluğa,huzura,barışa,adalete

Kısa akıllarıyla kavuşmayı umanlar,

Hüsrana,pişmanlığa her an hazır olsunlar!(...dünden razı...)

Bugün hatırlatılan,size söylenenlerin

Dosdoğru olduğunu yarın göreceksiniz!

Birer fal taşı gibi açılan gözleriniz,

Böğrünüze kenetli günahkar elleriniz,(...güçsüz ellerinizle)

Bir düşünün o zaman ne olacak haliniz?

***

1 R.Evvel 1441//29 Ekim 2019

 

NUR VE ZULMET

 

Etle,tırnak gibidir,yerle,gök nur ve zulmet!

Aydınlıkla,karanlık,imanla,imansızlık!

Bir zar,bir çizgi vardır ancak aralarında!

O kadar hassastır ki dengeler evren(ler)de,

Bir bakış,bir dokunuş,bir haykırış,bir anlık

Bir tebessüm her şeyi değiştirmeye yeter!

Nur zulmetin bağrında,zulmet nurun alnında

Kesiksiz sema eder,çılgındır semazenler!

Güneş,yer,ay,yıldızlar,esrimiş nebülözler

Sonsuz,ufuksuz zulmet deniz(ler)inde yüzer!(...yüzerler.)

Nur onları kuşatır limitsiz bir merhamet,

Ölümsüz bir sevgiyle,beklemez bir karşılık!

Aydınlık düşünceler,karanlık düşünceler

Savaşırlar çılgınca alacakaranlıkta,(Tartışırlar...)

Yengin çıkan kesinkes belli olmaz genelde!

Ne zulmet nursuz,ne nur zulmetsiz yapabilir!

Yerle,gök,etle,tırnak,yürekle kan gibidir!

Beden ve ruh,gün/gece,ruh,beden nur ve zulmet!

 

Her şey olağan üstü yeryüzünde,evrende,

Sevgiler üstü sevgi ürperen yüreklerde.

Duyan,düşünen için hayretler üstü hayret!

***

26-27 Safer 1441//25-26 Ekim 2019

 

HAKİKATİ GÖREBİLMEK

 

Hiçbir şey göründüğü gibi değil and olsun!

Sizde biliyorsunuz,sezebiliyorsunuz!

En akıllı görünen,sanılanlara bakın!

En akılsız işleri bunlar yapmıyorlar mı?

O kadar megaloman,o kadar benciller ki,

Bir değer vermiyorlar hiç kimsenin fikrine!

Yaptıkları her işin doğru,yerli yerinde

Olduğuna o kadar,kesinkes eminler ki, (...kesin inanmışlar ki,)

Onlar Arap saçına çevirdikleri halde,

Olayları,işleri,yola koyduklarını,

Yeryüzünde barışı tesis ettiklerini

Söyleyebiliyorlar tuhaf bir pişkinlikle,

Gözlerimiz içine baka,baka sinsice!

(Barıştansa daha çok savaştan yanadırlar,

Onlara göre böyle çözülürmüş sorunlar!

Ne kadar akıllıca bir yol,yordam değil mi?

Nitekim yerkürede azalacağı yerde,

 

Sorunlar artmıyor mu bunların sayesinde?

Onları pohpohlayan,destekleyen savunan,

Olduklarından başka gösteren,göz boyayan,

Gözlerinde büyüten,hatta ilahlaştıran

-Böylelikle en büyük günaha-şirke-batan-

Medya organlarının-çıkar odaklarının-

Kula kullukta yarış eden yandaşlarının, (...tutsaklarının)

Allah aşkına var mı onlardan kalır yanı!

İnsanları aldatmak,bilerek isteyerek

Yanlışa yönlendirmek,örterek,gizleyerek

Gerçek,doğru olanı,onursuzluk olmaz mı,

Haksızlık,sorumsuzluk,ahlaksızlık belki de!)

İçtensizliklerini,çaresizliklerini

Gizleyebiliyorlar yalan maskeleriyle!

Göremiyor musunuz,duyamıyor musunuz

Traji-komik profiller çiziyorlar aslında!

Bir ışık,bir parıltı var mı bakışlarında,

Tumturaklı,ama boş,anlamsız sözlerinde?

Onlara güven duyan,inanan toplumların (...bahtsızların)

Vay haline dünyada,arafta,ahirette!

 

Aldatılıyorsunuz,oyalanıyorsunuz,

Kullanılıyorsunuz,savuruluyorsunuz...

Sevgili kardeşlerim,aklınızda bulunsun!

Aklınız ne kadarsa görebiliyorsunuz(*)

Demektir o kadar da doğruyu,hakikati!

Birilerinin özel,kişisel başarısı

Kendisine aittir,siz alkışlıyorsunuz!

İnsanlık onuruna siz ne katıyorsunuz,

Kendinizin adına siz ne yapıyorsunuz?

***

22-23 Safer 1441//21-22 Ekim 2019

________________________________________________________

(*):İnsan aklı kadar görür-Göethe

GÜNCEL DEVAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN