ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

 

KAR ANTİLOPU

 

Olağanüstü güzel vahşi,doğal ortamda,

Yüce Himalaya’nın yalçın platolarında

Yaşam(an)ın en ağır,en çetin şartlarında

Hayatta kalmak için büyük bir savaş veren

(İmrenilen bir yaşam savaşı sergileyen)(Muhteşem...)

Olağanüstü güzel,olağanüstü güçlü

Bir yaratık karbeyaz,asalet,onur yüklü

Kar leoparı gibi olabilseydim ben de!

Güçlüklere sevgiyle,şefkatle,iyilikle

Karşı koyabilseydim en güç şartlarda bile

Yaşama sevincimi,aşkımı yitirmeden!

Erinç saçabilseydim yakın,uzak çevreme...

Velhasıl “yaşamanın” anlamına,hazzına

Varabilseydim her an,her mevsim fazlasıyla.

Son nefesimi sonsuz bir huzurla,onurla

Verebilseydim ruhum kavrularak hicranla!

Özgürlüğün,sevginin,acının coşkusuyla

 

Haykırabilseydim ah,yerler/zamanlar üstü

Işık kuşaklarında(n) Hakikat’i Çağlar’a

Ta can evimden kopan frekanssız bir sayhayla...(Şah

Ve yürüyebilseydim yananlarla Canan’a... damarımdan...)

***

12-13 Safer 1441//11-12 Ekim 2019

 

TOPLUMLAR VE ÖNDERLER

 

Toplumlar ve önderler etle,tırnak gibidir,

Ağaçla kök gibidir,yürekle kan gibidir.

Ne bunlar onsuz olur,ne olur onlar bunsuz...

Ne toplumlar lidersiz,ne liderler toplumsuz...

Akılsız toplumları akılsızlar yönetir!

Fikirsiz,düşüncesiz,duygusuz toplumlarda(*)

Yalancılar,hırsızlar başlara taç edilir!

Toplum,toplum olmaktan çıkarak sürüleşir!

Kişisel çıkarları,başarıları(!) için

Nice değerli insan harcanır göz kırpmadan,

Haber alınmaz olur doğrudan,doğrulardan!

“Toplanacağı zaman Bir Gün liderleriyle (**)

Aldatılan toplumlar Hakimler Hakimi’nin

Arasat Meydanı’nda kuracağı Divan’da

Yargılanmak üzere çağırıldıklarında;(...arz edildiklerinde;)

“Rabbimiz!Bu liderler bizleri kandırdılar,(***)

Tatlı yalanlarıyla peşlerine taktılar

 

Tumturaklı sözlerle,tükenmez vaadlerle

Sürükleyip durdular bilinmez hedeflere!

İşte şimdi Bu Gün’de görüyoruz açıkça

Geldiğimiz konumu,Cehennem karşımızda!

Bizlere vereceğin cezanın çift katını

Onlara ver!”diyecek utançla,pişmanlıkla!

 

İnanan,inanmayan,yaşayan,yaşamayan(!)

İnsan kardeşlerimiz,mü’min kardeşlerimiz,

Bu ilahi ihtarlar ne zaman aklımızı

Başımıza getirir,yok mu hiç niyetiniz?

Yakın,uzak tarihten hiç mi yok haberiniz?

***

11-12 Safer 1441//10-11 Ekim 2019

_____________________________________________________

(*)Niccolo Machiavelli;Ünlü İtayan(Floransa’lı)düşünür,devlet

adamı,askeri stratejist,şair,oyun yazarı.

(**):İSRA(17/71)

(***):AHZAP(33/67-68)

 

HAYRET VE UMUT!

 

Son defa akıllıca bir laf etmiş bay başkan!

“Artık çekilmemizin zamanı geldi,geçti

Bu saçma sapan,kanlı,anlamsız savaşlardan.

Evlerine dönmeli yorgun çocuklarımız!”

(Yorgun çocuklar dönsün sıcak yuvalarına!)

Bunca yıl kan döktükten,bunca canı yaktıktan

Sonra mı başınıza geldi akılcığınız?

Egonuzun keyfine göre harcadığınız

Dolarlarla yeniden bir dünya kurulurdu.

Bir günde savaşlara yapılan harcamayla

Açlar,çıplaklar doyar,gözyaşları dinerdi!

Barışın aydınlığı başlara taç olurdu!

Siz sözünüzde durur,sizin sözlerinizi

Öteki zalimler de ciddiye alırlarsa,

(Siz bu düşüncenizi onlarla paylaşınız!)

Yeryüzünde anlamsız,aptalca savaşların,

-İnsanı insanlıktan çıkaran bu utancın-

 

Sonu gelebilir mi,gelebilir belki de!

O zaman tarih yeni baştan yazılabilir,

Çağımız savaş değil,sulh çağı olabilir.

Dünya ahir ömründe çağlarca özlediği

Huzura esenliğe,aşka kavuşabilir.

Bir varil daha fazla petrol için mi bunca

Kıyımlar,düşmanlıklar,yalanlar,haksızlıklar?

Paylaşacak başka bir şey mi yok dünyan(m)ızda?

Bir çiçek,bir tebessüm yok mu hayatınızda?

Bağrınıza şefkatle basabileceğiniz

Bir sevdiğiniz yok mu,bir dostunuz,eşiniz?

Anneniz,bebeğiniz,kediniz,köpeğiniz?

Ne kadar çok olsa da gücünüz,kudretiniz,

Çıldırmış egonuza karşı açacağınız

Savaşı kazanmanız en üstün başarınız,

Olacaktır and olsun,en büyük zaferiniz!

Bir inanabilseydik samimi olduğuna!

Uymuyor ki adamın bir anı,bir anına!

Birileriniz sesi maşası olduğundan,

Denge,olgunluk uzak,çok uzak kalmış bundan!

 

Ulusu bile güven duymuyor kendisine!

(Bir de) Açmış ağzını yummuş çipil gözlerini de,

Dil uzatmaya kalkmış yurduma,ulusuma!

Bakın siz şu densize,şu kendini bilmeze,

Yellowstone üzerinde eğleşen şımarığa,

Tarihe not düşmeye çalışan gevezeye,

Aklı sıra gözdağı verecek rakibine!

(Bunlar,bunlar gibiler kişisel ikballeri,

Başarıları için her yola baş vururlar!)

Sonuna yaklaşıyor,farkında mı acaba?

Kendisiyle birlikte batacak ülkesi de!

HAKİM razı olamaz bunca zülme,kıyıma!

Hesap Günü yakındır,o kadar uzak değil!

Zalimin,zulmün sonu yenilgidir,zillettir!

 

Tükenen umutların,frekanssız çığlıkların,

Üstümüze çöktükçe çöken karanlıkların

Işığa dönüşmesi niçin mümkün olmasın!

Bir son verilsin artık bu insanlık suçuna...

 

Gelin birlik olalım sevgide,kardeşlikte,

Barışta,iyilikte,hayırda,düşüncede...

Bizi yavrularımız,masum torunlarımız,

Kendilerine bir şey brakmış olduklarımız

İster miyiz lanetle ansın,gelecek çağlar?

***

8-10 Safer 1441//7-9 Ekim 2019

 

KOŞANLAR,KOŞUŞTURANLAR

 

İnsanlar koşturuyor,koşuşturup duruyor...

Kimi mal-mülk peşinde,kimi kadın,ün,unvan,

Kimi kariyer,kimi bilim,sanat,siyaset,

Kimi, Şeytan,para-pul,gavs,kutup,falan,filan...

Kimi intikam,haset,kimi kibir,hamaset...

Karanlıklar,kuşkular,sonu gelmez tutkular,

Gölgeler,frenlenemez emeller,haykırışlar...

İlahlaştırdıkları idollerin ardından

Koşuşturup duranlar kimliğini siliyor!(...kimliğinden oluyor!)

Kendinden uzaklaşan,yabancılaşan insan,

İnsanlıktan çıkıyor,kula kulluk ediyor!

Peşinden koşulanlar,koşuşturanlar kadar

Tehlikeli,ölçüsüz adımlar atıyorsa,

Hele varın düşünün ne olur kahramanlar!(...hale gelirler...)

Hakikatin peşinden koşmayan,koşamayan

Ancak oyuncak olur şer güçlerin elinde!

Hakikat,hakikat ki,Hakk’ın ta kendisidir.

 

Sonsuz mutluluklara,sonsuz aydınlıklara,

Özgürlüğe,sevince,erince,saf sevgiye,

Sonsuz iyiliklere,sonsuz güzelliklere

İnsan’ı çıkaracak tek güvenli rehberdir...

***

3-4 Safer 1441//2-3 Ekim 2019

 

İBRAHİM SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

HÜZÜN SONESİ

Hiçliğin burgaçları içinde çırpınırken,

Üzerimize düşer rahmet sağanakları... (...varlık...)

Zamansızlık ufkunda(n) yangınlar yükselirken,

Ürken taylar soluksuz aşar karanlıkları!(...kor kuşakları!)

 

Nazlanan,nazlandıkça güzelleşen,özlenen (...sevilen,)

Sevgili’nin narıyla mutlu olur aşıklar!

Ondan ayrı düşmenin coşkusuyla ürperen(...inleyen)

Narinler kavuşmanın nuruyla kavrulurlar..

 

Eğilmiş başakların hüzünlü susuşları (...bakışları)

Sarar,sarsar yerleri,gökleri çember,çember

İncinmiş yüreklerin frekanssız sayhaları!

 

Durur zaman,dönüşür karanlık aydınlığa

İner sonsuz güvercin ipek kanatlarıyla

Revakları kuşatır alevler çember,çember...

***

24-25 Muharrem 1441//23-24 Eylül 2019

 

İSLAM DÜNYASINI YIKAN ÜÇ ŞEY(*)

(3 M ve 3 D)(a),(b)

Bir zamanlar dünyaya adalet,bilim,sanat,

Erdem,şefkat,merhamet,yiğitlik,yüksek ahlak

Örneği sergileyen Müslümanların hali

Son beş,altı yüzyıldır yürekler acısıdır.

Bunun oluşmasında birçok sebep yanında,

Üç tanesi vardır ki,tümünden önemlidir.

Bunlar;3 M;Mucize-Mülk(edinme),Mevzu’dur.

Müslümanlık Kerbela olayında bitmiştir.

(Ağır yara almıştır tümden yok olmasa da.)

Müslümanlar,”Müslüman” olduğunu sananlar,

Her zamanda/mekanda değişik alanlarda

Görülmüş,yaşamıştır,saf İslam’dan habersiz!

(Bu ağır,kutlu yükü taşımak güç şüphesiz!)

Müslümanlar,dünyaya adalet,barış,huzur,

Mazlumları savunma,yanlarında yer alma, (...onlara arka çıkma)

Ezilen toplumların sesi,soluğu olma (...müşfik sinesi...)

Misyonunu brakarak,fetih adı altında

2

İşgallerle,şan,servet,iktidar,bol ganimet

Elde ettiler,oysa elde ettiklerini

Yoksullar,mazlumlarla paylaşacaklarına,

Yağmalamayı,yakıp,yıkmayı yeğlediler!

(Böyle olmayanların oranı çok düşüktü.)

Rasulallah’ın yolu,yöntemi bu değildi!

Hatta birbirlerine girdiler,öldürdüler!

Oysa;”Mü’minler ancak din kardeşleridirler.”(c)

Kopan bağlar bağlanır,aralar düzeltilir.(...küsler barıştırılır.)

“İnkar edip de küfre sapanlara gelince,(d)

Dost ve yaranıdırlar,yardımcılarıdırlar,

Yardakçılarıdırlar birbirlerinin onlar.

Eğer siz böyle yapmaz,Rabbin buyruklarına

-Dikkat çekilenlere,size söylenenlere-(-tebliğ edilenlere-)

Boyun eğmez,yaklaşmaz,özenle uygulamaz,

Birbirinize destek olmaz ve arka çıkmaz,

Adaleti savsaklar,ayakta tutmazsanız,

Yakın dost olmazsanız,candan bağlanmazsanız,

Bir de birbiriniz(l)e,yeryüzünde bir fitne,

Büyük bir fesat olur,dengeler alt/üst olur!

3

(Baskı zorbalık çıkar,değerler ters/yüz olur,

Kuruların yanında yaş olanlar da yanar,

Olanlar size olur,bunun şakası yoktur!)

Varsıl,yoksul arası derin uçurumların,

Dolması,köleliğin tümden kaldırılması,(Kalkması...)

Kadınları toplumsal hayata katılması,

Toprak ağalığının sona erdirilmesi,

Meşverete,rızaya ve sosyal adalete

Dayalı,özgür,soylu bir toplumun inşası

Gerekirken bunların hiçbiri yapılmadı!

(KUR’AN’ın amacına uygun davranılmadı.)

Daha doğrusu toplum bunu kaldıramadı,

Kolay yolu seçtiler,mülk peşine düştüler!(...iktidar,servet...)

Müslümanları-bir de-“mucize” tutkuları (...sendromları)

Akıldan,gerçeklikten çağ,çağ uzaklaştırdı!(Bilgiden/bilimden...)

Çağ atlarken bilimde,teknolojide dünya,

Müslümanlar havanda su dövdüler çağlarca!

Başkaları koşarken kırlarda,bayırlarda (...ufuklarda,)

Onlar derin uykuya daldılar mağralarda!

İnsan,doğa,kainat her şey bir mucizeyken,

4

Mucize beklediler onlar duayla gökten!

Bilgi kaynaklarından,dünya gerçeklerinden

Zihinsel ve bedensel bir emek sarf etmeden

Sadece dua ile yetinmenin yeterli

Olduğunu düşünen Müslüman aklı çöktü!

(Hakikat ile bağı kopmuş olduğu için.)

Bu,aklın gelişmesi,ilerlemesi için,

Hakikate dönmesi,bir şeyler üretmesi

Gerekiyordu,ancak bunu başaramadı! (...bu başarılamadı!)

Kapsamlı düşünmeyen,üretmeyen bir akıl,

Her şeyi,her fiili sırf Allah’tan bekleyen

Kendisi hiçbir gayret,atılım göstermeyen

Akıl,akıl değildir,tutsaktır,karanlıktır!

Asıl tehlikelisi,en tehlikeli olanı

Bu anlayış,bu akıl siyaset alanında

Allah yerine şahsı-Sultanı,Kralı-koydu!

(Sultan da onlar gibi düşünmeye başladı!)

Beşeri akıl külli aklın yerine geçti,

Rahman’ın ilkeleri bir kenara itildi!

Yeryüzünde “Allah’ın gölgesi” olan sultan,

5

Kusursuz,sorgulanmaz,her yaptığı doğrudur.

Ve hikmetinden sual olunmaz çok uludur! (...kutludur!)

Artık o kural koyar,muradınca uygular!

O yasalara değil,yasalar ona uyar!

O tek otoritedir,kudreti tartışılmaz!

Bütün her şey ve herkes kendini ona göre

Ayarlamak zorunda olunca bir şey kalmaz,

Halkların iradesi hiç hesaba katılmaz!(...söz konusu olamaz!)

Ülkesini kişisel mülkü gibi görünce,

Sultan’a yan bakmayı kimse düşünmez bile!

(Buna,kula kulluktan başka ne denilir ki?)

Üçüncü “M”,MEVZU’dur,uydurulmuş demektir.

Hz.Muhammed’in vefatının ardından

Binlerce,on binlerce hadis uydurulmuştur.

Peygamber’in Allah’tan getirdiği Mesaj’a

Uymayan fiilleri meşrulaştırmak için

Peygamber’in adına hadis uydurulmuştur.

Din’de olmayan,ancak var gibi gösterilen

Örfler,adetler Din’in önüne geçirildi.

(Düşüncesiz,davasız,dünyevileşmiş insan,

6

Allah’tan,Peygamber’den,Furkan’dan,aydınlıktan

Hedefinden,kendinden uzaklaşan Müslüman

Kimliğine uymayan,kendine yakışmayan

Aykırı davranışlar içine girebilir...)

“Dinlerini eğlence,eğlencelerini din (e)

Edinenler tutsağı çılgın nefislerinin!”

Paylaşma,dayanışma ilkeleri brakıldı,

Ne iktidar,ne servet,ne bilgi paylaşıldı!

Yani Allah’ın mülkü insanların sanıldı!

(Rabbim bu ne küstahlık,nankörlük,ahmaklıktı!)

Mülk Allah’ındır demek,iktidarın,servetin

Tüm toplum tarafından paylaşılması demek...

Mülkiyetin tabana yayılması demekti,

Söz,karar,ve yetkinin toplumda olması da!

Ki bunların hiç biri gerçekleştirilmedi.

Mülk Allah’ın olmadı,insanların sanıldı!

“Allah’ın,fethedilen o malum beldelerin,(f)

Yerlerin halklarından Peygamber’ine hakça

Verdiği ganimetler-aktardığı nimetler-

Önce Ulu Allah’a,sonra Peygamber’ine,

7

Onun yakınlarına,yetimler,yoksullarla,

(Yol(lar)da kalmışlarla-ve yol oğullarına-

Aittir kuşkusuz ki,uygun görülmüştür ki,

Böyle bir düzenleme,yasa konulmuştur ki,

Artık her türlü varlık,mal,mülk,güç,kudret,servet

Zenginler arasında dolaşan haksız devlet,

Bir üstünlük,bir gurur,bir üstünlük sebebi

Haline dönüşmesin,işte sosyal adalet

İçin ölümsüz prensip ve evrensel bir ilke!”

Sonra,”mucize” ile dünyayı algılama,

Gerçeklik anlayışı,algılayışı koptu,

Yeryüzünde bir varlık,güç gösteremez oldu!

Bilim,sanat,felsefe bir kenara itildi!

Sultanlar,gelenekler ön plana çıkarıldı.

(Bu Kur’an’ın,İslam’ın ruhuna aykırıydı!)

Uydurma rivayetler,hadislerle,örflerle (...hurafeler...)

Müslümanların sosyal hayatı alt,üst oldu,

Neyin dini olduğu,neyin kültür olduğu,

Neyin örf ve gelenek,birbirine karıştı

Davranışlar,duruşlar,düşünceler şaşırdı! (...sapıttı!)

8

Din’in kaldırılarak onun yerine insan (g)

Ürünü sistemlerin konması,aydınlıktan (...fikirlerin...)

Karanlığa düşmektir,mutsuzluktur,utançtır,

Çıkmaz yola sapmaktır,bağnazlık,tutsaklıktır...

(Beşeri sistemlerin geldiği nokta belli,

Ortada insanlığın utanç verici hali!

Yanlışta bile,bile bu kadar inat etmek,

Bunca olan bitenden sonra ibret almamak,

İnsanı ürpertiyor iliklerine kadar!)

Modern çağlar önünde,karşısında Müslüman,

Mülkle ilişkisini yeniden düzelterek,

İktidarı,serveti adilce paylaşarak,

Mucize algısını aşarak,düzelterek, (...tutkusunu yenerek...)

Uydurma adetlerden.örflerden arınarak,

Din’i yalnız Allah’a özgü/halis kılarak (h)

Kitaplar Anası’nın duru,evrensel,yüce

Değerlerine-bütün varlığıyla-dönerek,

(Sorumluluk bilinci,adanmışlık ruhuyla)

Düştüğü,yıkıldığı yerden doğrulabilir,

En büyük dayanağı SAMED’ dayanarak,(ı)

9

Zamanlar/yerler üstü vahiy uygarlığını,

-Aşk medeniyetini yeniden kurabilir...

(Kendisinden beklenen,ona yakışan budur!

İNSAN için başka bir çıkış yolu da yoktur!)

***

18-20 Muharrem 1441//17-19 Eylül 2019

__________________________________________________________

(*): R.İhsan ELİAÇIK’ın,aynı isimli makalesinden.(aynı fikirleri

büyük ölçüde paylaştığımızdan.)Katkılarımızla.

(a): 3 M: MÜLK-MUCİZE-MEVZU.(uydurma hadisler),

(b): 3 D : DÜŞÜNCESİZLİK-DAVASIZLIK-DÜNYEVİLEŞME.

(c): HUCURAT(49/10)

(d): ENFAL(8/73)

(e): EN’AM(6/70),A’RAF(7/51)

(f); HAŞR(59/7)

(g): İSLAM’DA AHLAK(Osman PAZARLI;Sh.34)

(h): RUM(30/30)

(ı): SAMED.(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Her şeyin dayandığı ilk

sebep ve son gaye.Her şey Zat’ına dayanan,Zat’ı hiçbir şeye dayan-

mayan.Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan,tüm ihtiyaçları gideren.

 

 

AĞLAMAYI UNUTMAK!

 

Ağlamayı unuttuk,kalplerimiz taşlaştı!

Gözleri yaşar(t)mayan yürek taştan beterdir!

Gözyaşı dökmeyen göz kuru pınar gibidir,

Şefkatten,merhametten,sevgiden nasipsizdir.

O göz,ne bakmasını,ne görmesini bilir!

Ağlamayı unutmak hayattan vaz geçmektir!

Günahlarımız için dökülen göz yaşları,

Mutluluk yaşları mı,mutsuzluk yaşları mı,

Vuslat gözyaşları mı,hicran göz yaşları mı

Daha etkileyici,daha ürperticidir?

Ağlamayı unutan bir bireyden,toplumdan

Bir hayır beklemenin var mıdır bir yararı?

Mazlumların “ahı”yla vicdanları kavrulan(....savrulan)

Zalimlerin bahtına mümkün mü ağlamamak?

Gözyaşı ırmağıyla sulanmayan topraklar,

Akletmeyen yürekler gibi çoraklaşırlar!

Bet,bereket getirir göklerin göz yaşları...

 

Kendini bir şey sanan makam,unvan kurbanı (...tutkunu)

Zavallı benliklere hüngür,hüngür ağlamak!

Şahidin,anaların,mazlumun gözyaşları

Cehennem ateşini bile söndürebilir.

Allah için dökülen gözyaşıyla boy atar,

Firdevs’in çiçekleri sonsuz goncalar açar...(*)

Geçici dünyamızdan sonsuzluk iklimine

Göçenlerin ardından dökülen göz yaşları...

Yeni doğan bebeğin çığlıklı gözyaşları,

Düş kırıklıklarının coşkulu gözyaşları...

Çaresizlik içinde gözyaşı dökenlere

Çare aramak için kolların sıvanması...

Yabanlara gidiyor çoğumuzun hayatı...

Ömürleri boyunca gözyaşı dökmesini

Bilmeyenlerin farkı var mıdır bir kalastan,

En küçük bir nasibi erdemden,insanlıktan?

***

18-19 Muharrem 1441//17-18 Eylül 2019

________________________________________________________

(*)Firdevs Cenneti.

 

K O R K U !

 

İnsanlar neden,niçin korkar,sebebi nedir?

Ölümden mi,ölümcül ağır hastalıktan mı,

Yılandan,depremden mi,fareden,böcekten mi?

Kimisi sağlığını,kimisi varlığını, (...servetini)

Kimisini sarayını,yatını,villasını,

Kimisi tarlasını,bağını,bahçesini,

Kimisi çok sevdiği işini yitirmekten,

Kimi eşinden korkar,kimi ebeveyninden,

Önündeki kadehin boşalıvermesinden,(Elindeki...)

Tuttuğu takımının mağlup edilmesinden,

Taptığı sevdiğinin onu terk etmesinden,

Düşünmkten,duymaktan,sevmekten,sevilmekten...

Kimi korkudan korkar,kimi korkusuzluktan!

(Korkudan korkulur mu söyleyin Allah için!)

Korkunun ecele de bir yararı yoktur ki!

Korkudan korkmayandan korkmak gerekir asıl!(...belki!)

Korkudan korkmayanın çalımı yapmacıktır!(...korkusu...)

 

Ben bir de insanlardan korkuyorum gerçekten!

Başıboş,hiçbir kural tanımadan yaşayan

Yaşadığını sanan şımarık arsızlardan,

Egolarını ilah edinen tutsaklardan,

Karanlık emelleri olan beyinsizlerden,

Nadanlardan,kibirli,bilgisiz bağnazlardan,

Hiçbir değere önem vermeyen zalimlerden,

Gözleri puldan başka bir şey görmeyenlerden,

Ahlaksızlığı yaşam tarzı edinenlerden,

Bir “insan” olduğunu fark edemeyenlerden,

Arkadan çekiştiren yüze gülücülerden,

(Onları bu hallere sokan lanet kibirdir!

Bir selam vermeyenden,bir selam almayandan,

Sözünü tutmayandan,deyyustan,yalancıdan,

Saati,saatine uymayan kaypaklardan...

 

Bir insan için,hele,hele Müslüman için

En korkulacak şey ki,en büyük bahtsızlıktır,

RAHMAN’ın rahmetinden,VEDUD’un sevgisinden,(*),(**)

(Eşsiz güzelliğinden,sonsuz iyiliğinden...)

 

Yetim,mahrum kalmaktır,bırakılmış olmaktır!

Dünyada,ahirette mekanı karanlıktır.

***

13-14 Muharrem 1441//12-13 Ağustos 2019

___________________________________________________________
(*)RAHMAN:ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Rahmetin sonsuz

kaynağı.Özünde sonsuz rahmet kaynağı olan.

(**):VEDUD;ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Çok seven,çok sevilen.

mutlak,sınırsız,eşsiz ve benzersiz sevgi kaynağı.

 

ACILI ANNELER (*)

 

Anne denince akla şefkat feragat gelir!

Canını göz kırpmadan verir evladı için!

Irgatıdır evinin,bağının,bahçesinin,

Lalezarlara düşen rahmet konfetleridir...(...şebnemleridir...)

Işığıdır,ruhudur,süsüdür evren(ler)in...

 

Analar,baş tacımız,canımız,ciğerimiz...

Ninnilerinin sonsuz yankıları ürpertir

Nergislerin,güllerin,mahzun karanfillerin

En soylu duygularla çarpan yüreklerini!

Letafetleri kadar ünlü yiğitlikleri!

Ellerinden tutarsak sendelemez,düşmeyiz,

Ruhlarımız onların bakışıyla gönenir...

***

11-12 Muharrem 1441//10-11 Ağustos 2019

_________________________________________
(*):Akrostiş

 

RAD SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İNSANIN İNSANLA İMTİHANI

 

Rahman buyuruyor ki Ölümsüz Kelamı’nda;

“Ey insanlar!Sizleri biribirlerinizle (*)

İmtihan ediyoruz,davranışlarınızı

Görelim ona göre puan verelim diye.”

(Sizi birbirinizin tanıkları yaparak,

Bir arada değişik şekilde yaşatarak...

Kaldı ki,Biz sizlerin tüm yaptıklarınızı,

Zaman/mekan içinde yapacaklarınızı

Biliriz ulaşılmaz,limitsiz bilgimizle.) (...ilmimizle.)

 

Bir insanın çok ünlü,çok üstün başarılı,

Büyük,coşkulu hayran kitlesinin olması

Ancak kendini bağlar,başkalarını değil!

 

Birisini havada uçuyorken görseniz,

Birisini ağzıyla kuş tutarken görseniz,

Başını hiç secdeden kaldırmıyor görseniz,

En yüksek makamlarda bulunuyor görseniz,

Saraylarda,köşklerde oturuyor görseniz,

Elinden Furkan’ı hiç düşürmüyor görseniz,

Ve dilinden Allah’ı,Peygamber’i,imanı...

Onun yaşayışına,ahlakına bakınız.

Gurur,kibir içinde bir ömür sürüyorsa,

Yoksulu horluyorsa,tepeden bakıyorsa,

Rezzak’ın sonsuz lutfu,limitsiz ikramıyla (**)

Vermiş olduklarını kendinin sanıyorsa,

-Emanet olduğunu kabul edemiyorsa- (...görmek istemiyorsa-)

Acınası halinin bilincinde değilse,

Ona ne denebilir,söz bulunabilirse?

 

Başkalarının elde ettiği başarılar

Bizim için bir övünç nedeni oluyorsa,(...vesilesiyle eğer,)

Zedelenmiş olmaz mı-sizce-özgüvenimiz,

Silikleşmiş olmaz mı “insan” kişiliğimiz?(Ağır yara almaz mı...)

 

Sen ne yaptın ailen,yurdun,insanlık için

Diye bir soran çıksa,ne cevap vereceğiz?(...vereceksin?)

(Tapınmaya dönüşür aşırı hayranlıklar

Bu,insanın insana kulluğu olur ancak!

Ki en büyük utançtır,zillettir,meskenettir.)

“Kim(ler) ünde,unvanda,malda,mülkte,makamda,(***)

Kim(ler) başkalarında şan,şeref arıyorsa,

Bilsin(ler)ki,onurun da,şerefin de,şanın da

Tamamı-hiç kuşkusuz,Tek AZİZ’e aittir.”(****)

Bir insan “insan” gibi onurlu ve erdemli

Yaşamak istiyorsa,şan şeref arıyorsa,

Rabb’in buyruklarına kayıtsız,şartsız uysun,

O’nun safında,O’nun cephesinde bulunsun.:(...yer alsın.)

Yoksa insanlık dışı onursuz bir hayata

Razı olmuş demektir,”ALLAH hidayet versin!”

Demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

(Ne zaman görecekler ecel anı gelmeden (...gelip çatmadan)

Nasıl anlayacaklar bu gerçeği insanlar?)

***

1-4 Muharrem 1441//31 Ağustos-03 Eylül 2019

______________________________________________________

(*):FURKAN(25/20)

(**):REZZAK(ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden Bütün yaratıkların rızkını veren.

(***):NİSA(4/139),FATIR(35/10),MÜNAFİKUN(63/8)

(****):AZİZ: ALLAH(CC)’ın kutlu isimlerinden.Sonsuz şeref

kaynağı.Gücü mükemmel,şerefi yüksek olan.

 

A N K E T

 

Bir anket başlatıyor,bir soru soruyorum!

Bugün-her zaman-yakın ve uzak çevrenizde

Yaşamış olduğunuz,tanıklık ettiğiniz,

Olaylar arasında-olanlar karşısında-

Hissettiklerinizin,düşündüklerinizin

Rehberliğinde Çağ’a-bu topluma-bir isim

Bulduysanız paylaşın,lütfen çekinmeyiniz!(...ne olur gizlemeyin!)

Yeryüzünde çok güzel şeyler olduğunu da,

(Zakkum bahçelerinde güller açmasını da!)(...açtığını da)

Göz ardı etmeksizin kararınızı verin!

Sizden özgün fikirler,isimler bekliyorum!

(Bizim düşündüğümüz bir isim var aslında,

Sizin fikirleriniz daha önemli bizce!)

İnançsızlığın inanç,ahlaksızlığın ahlak

Sayıldığı bir Çağ’a en uygun ismi bulmak

O kadar kolay değil,bu konuda konuşmak

Kaç kişinin hakkıdır o da ayrı bir sorun!

 

 

“Dinlerini eğlence,eğlencelerini din (*)

Edinenler tutsağı çılgın nefislerinin!”

İnsanlığın bu kadar irtifa kaybettiği (...seciye...)

Bir çağ görülmüş müdür yeryüzü tarihinde?

Rabbinden,kendisinden bu kadar uzaklaşan

Kaç topluluk geçmiştir zaman kuşaklarından?

(İnsanları RAHMAN’dan bu kadar uzaklaşmış

Gördükçe bir anımız geçmiyor ızdırabsız!)

İnsan,insanlığından yitirdiklerin nerde?

Yitirdiklerini kim geri verecek sana?

(Beşeri sistemlerin geldiği nokta belli,

Ortada insanlığın içler acısı hali!)

Bu korkunç ahlaksızlık furyasından kurtulmak,

Furkan’ın çağrısına uymaktan geçer ancak!

Kurşunlanmış kulaklar,perdeli bakışlar mı,

Görecek duyacaklar,mühürlü yürekler mi

Furkan’ın çağlar üstü frekanssız sayhasını?

Sevgili kardeşlerim,sabırla bekliyorum,

Çağımız’a yaraşan bir isim arıyorum!

Gelecek kuşaklara verebileceğimiz,(...bırakabileceğimiz)

 

Hiç olmazsa böyle bir şey olsun istiyorum! (...bu kadar...diyorum!)

***

28-30 Zilhicce 1440//29-31 Ağustos 2019

____________________________________________

(*)EN’AM(6/70),A’RAF(7/51)

 

ŞER ODAKLARI

 

Şer güçler yeraltında(n) akan nehir gibidir.(...lav ırmağıdır.)

Ne zaman,nasıl nerden bir yolunu bulup da,

Fışkıracaktır, yakın,uzak vadede kime

Ne kadar zarar/ziyan verecek belirsizdir.

Kış uykusuna yatmış yılan,köstebek,ayı,

Yarasa,kaplumbağa,beyaz köpek balığı,

Kemirgenler,böcekler,sürüngenler ve sair...

Onların maskeleri öylesine ustaca

Yapılmış,yüzlerine öylesine ustaca

Yapıştırılmıştır ki,fark etmek imkansızdır.

Ancak gönül gözleri açık olabilenler,

Görebilir onların maskesiz yüzlerini! (...hallerini!)

Beklenmedik bir anda,beklenmedik bir yerden

Gelebilecek olan sinsi saldırılara

Karşı koyabilmenin yolu,yordamı nedir?

Kalp gözünü açacak katıksız bir imandır.

İmansızlığa karşı en büyük silah budur.

 

Sözün gücü üstündür her an gücün sözünden.

Son söz,en büyük zafer sözündür,kuşku yoktur.

İyiliktir,imandır şerri yerlere seren!

***

10-25 Zilhicce 1440//11-26 Ağustos 2019

 

A H L A K

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

O N L A R

İnsanlığa zararı en çok dokunan kimler?

Aklı evvel geçinen düşünme özürlüler,

Vicdanları kararmış benciller,muhterisler!

Kişisel çıkarları için hiç düşünmeden

Her türlü mizanseni devreye sokabilen,(...mizansene tevessül edebilen)

Duygusal zekaları varla yok arasında (...sıfırın çok altında)

Sevgiden,merhametten,adaletten,şefkatten

Yetim kalmış,kurtlarla dans etme konusunda

Kimsenin ellerine su dökemeyeceği,

Egolarına tutsak olmuş bahtsız benlikler!

Ne de gösterişlidir rengarenk maskeleri!

Kalp gözleri kapalı olanlar göremezler

Bu karanlık ruhların maskesiz yüzlerini!

Bu yüzden aldanırlar,peşlerinden giderler

Aptallaştırılarak sindirilen kitleler! (...büyülenen...)

Birbirlerine çamur atmakta ustadırlar. (Rakiplerine...)

(Kendileri çamurda debelenip dururlar!)

Bitmeyen savaşların çıkış sebepleri ne?

Bunların zıtlaşması,kaprisleri değil mi?

Yeryüzünde bunların sayesinde düzelen

 

Söyler misiniz ne var daha iyiye giden?

Savaşlar mı azaldı,işsizlik,ölümler mi?

Dünyamıza adalet,barış,huzur mu geldi?

Dünyayı düzelteyim derken bunlar değil mi

Daha bir karıştıran,sorunları içinden

Çıkılmaz hale sokan traji/komik figürler?

(Yaşamak varken dostça,insanca,akıllıca,

Nedir bu kin,bu nefret,bu savaşlar aptalca!)

Paylaşmaya bir türlü razı olmadığınız (...olmadıkları)

Doğalgazlar,petroller,altınlar,uranyumlar,

Düşmanlara göz dağı veren füzeleriniz,(...caydırıcı/sindiren)

Yürekleri ürperten etkin söylemleriniz (...hoplatan...)

Değer mi bir insanın hayatına kıymaya?

Nasıl bu kadar bencil ve acımasızsınız,

Nasıl bu kadar arsız,doyumsuz,patavatsız?

Size ne yaptılar ki,yakıp,yıktıklarınız?

Ne biçim inansınız,nasıl Müslümansınız?

Kursağınızdan nasıl geçiyor kor lokmalar?

Düşlerinizin süsü masum karabasanlar!

Geleceğe ipotek koymaksa niyetiniz,

 

Boylarınız aşan işe girişmişsiniz!

İçinizde en sinsi,en büyük düşmanınız,

Egonuzun oyunu yaptığınız yanlışlar!

İnsan hakları,barış,huzur,özgürlük derken,

Zifiri karanlıkta iğne arıyorsunuz,

(Kayalarda iğneyle kuyu kazıyorsunuz!)

Adaletin çanına zulüm tıkıyorsunuz!

İnsan içine nasıl çıkabiliyorsunuz?

Bunca günahı nasıl,nasıl taşıyorsunuz?

Nasıl bu kadar pişkin olabiliyorsunuz?

Başınıza gelenler,başkasının başına

Gelse utançtan ölür bu yükü taşıyamaz.(...kahırdan...)

ALLAH’ın Huzuru’na nasıl çıkacaksınız,

Peygamber’in yüzüne nasıl bakacaksınız

Divan kurulduğunda,en Adil Duruşma’da,

Hiç kimse,hiç kimseye elini uzatmazken,

Ne olacak haliniz,düşünmüyor musunuz,

Ürpermiyor musunuz,akletmiyor musunuz?

İnsanların gözünün içine baka,baka

Nasıl bu kadar kolay yalan söylüyorsunuz?

Onları aldatmaktan zevk mi alıyorsunuz?

(En büyük günahlardan biri değil mi yalan?

“Yalan söyleyen bizden değildir!”buyrulmuşken,(*)

Kendinizi nereye koyabiliyorsunuz?

Akşama bile çıkmaz sönüverir mumunuz!)

Herkesi kucaklamak,kaynaştırmak dururken,

Siz ne yapıyorsunuz?Ayrıştırıyorsunuz!

Kardeşlik bağlarının çözülmesi yüzünden

Kasıp kavurur oldu sevgisizlik toplumu!

Sizin olan bitenden hiç haberiniz yok mu?

İnsan’ı can evinden vuruyor,can evinden

Önü alınamayan inançsızlık sendromu!

Bu gidişle İnsanlık aydınlığa çıkamaz.

Ufuklarını saran sisleri dağıtamaz!

(Yok mu hiç haberiniz,sizlerden önce gelen

Kafadarlarınızın başına gelenlerden?)

Bunların övünçleri-başarı kriterleri-

Ürettikleri silah,öldürdükleri insan

Sayısı,sarayları,zırhlı arabaları,

Şahin korumaları,atmaca orduları,

Ultrasonik jetleri,ipekli gömlekleri,(...kravatları,)

 

Altın tabaklarında mazlumun gözyaşları. (...gözyaşı sofraları.)

 

(Demagoji bir diğer güçlü silahlarıdır.)

 

Velhasıl dışı parlak,içi kof hayatları

 

Sürükler usul,usl karanlığa onları! (...acı sona...)

Ya,onlara inanan,tapan,toz kondurmayan,

Kimlik erozyonundan,akıl tutulmasından

Muzdarip hastalara,gönüllü tutsaklara, (...azatsız...)

Bilerek,bilmeyerek ağır günahlarına

Onay vererek kula kul olan bahtsızlara,

Kanatları kırılmış uçamayan kuşlara...

(Ne fark eder kafeste olsalar,olmasalar.)

Ne demeli a dostlar,ne denilebilir ki?(...kardeşler...)

Onların çevresini dalkavuklar sarmıştır. (...kasalisler)

Onlar en tehlikeli,en yakın düşmanlardır.

Sonlarını getiren onlar olacaklardır.

***

_____________________________________________

(*):Hadis

18-27 Zilhicce 1440//19-28 Ağustos 2019

HUD SURESİ

GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

GÜNCEL DEVAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN